İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

keşf

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
162
isabet
157 cümle/beyitte
60,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
35 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi16266,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 162

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“keşf” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 70a … ı ba‘dehu zâkirbaşı olup bir gün yedi sene tamâmında İbrâhîm Gülşenî hazretleri keşf edüp,
EÇS I 70a … hammedî kitâbın tilâvet edüp anda hatm-i kelâm eyle" deyü bu gûne rumûzlar edüp keşf ederler.
EÇS I 98b … vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl-i cehennemdir" deyü ta‘yîn-i keşf ederlermiş. Âhir azîz Nûrü'l-hüdâ'ya bâzâr ta‘âmı yedirüp mükâşefeden men‘ etdi …
EÇS I 111a Merre Hüseyin Paşa ağalarından bir vezîr ağası ve Hacı Subaşı gelüp keşf edüp Yahûdî'nin lâşe-i murdârın ol dükkânçe-i mübârekden kaldırup yine Na‘lıncı …
EÇS I 112a … üp techîz [ü] tekfî[n]inize dahi masrûf eyleniz" buyururlar. Hikmet-i Hudâ gûyâ keşf etdi. Andan Zâkirî Efendi hânesine geldikde bir rîh-ı akîm zâhir olup minârenin …
EÇS I 112b … ıniçün aşinâlığımız ezelî olduğundan rûz-merre cemî‘i ahvâlâtlarına ve niçe yüz keşf [u] kerâmâtlarına vâkıf olmuşuz.
EÇS I 113a … er. Dervîş Alî'nin okuduğu ebyâtlarına mutâbık cevâbları Kapanî Mehemmed Efendi keşf edince ân-ı sâ‘atde zuhûr etdi. Alimallâh böyle vâkı‘ olmuştur.
EÇS I 113a … düp cân halâs edüp bir ânda mâl-ı firâvândan ayrılup müflise oldu. Bu gûne niçe keşf [ü] kerâmetleri bî-nihâyedir.
EÇS I 113b … olup neccârlar dahi fevkinde bir mismâr mıhlamağa cür’et edemezlerdi. Niçe gûne keşf [u] kerâmâtları zâhir olmuşdu. Âhir bir gece bir rîh-ı akîm esüp külbe-i Hasan' …
EÇS I 114b … "Ahmed Dede bunlara âşinâlık etmedi ki" dediğimizde "Gavur Beşe Çufud Ağa" deyü keşf edüp cümle avret yerin açup gazab-âlûd olurdu.
EÇS I 127b … n taş kopardı" deyü (---) senede ma‘nûkan başın koparup şehîd etdiler. Niçe yüz keşf [ü] kerâmâtları ızhâr olmuşdur. Kabr-i şerîfleri Kâsımpaşa'da Tershâne ardında …
EÇS I 127b … se ism [ü] resmiyle görmediği ve bilmediği âdeme safâ geldin, fülân efendi deyü keşf ederdi. Ve kendiler semâ‘a girdikde dervîşân mest [ü] medhûş olurlardı. Kabr-i …
EÇS I 137b … 'yi İslâmbol'a getürüp bu hisârda bırağup anda neşv [ü] nemâ bulmuşdur. Giderek keşf [ü] kerâmât sâhibi olup ba‘zı gemiye süvâr olanlar[a] "Bu sefer zarar çekersin, …
EÇS I 137b … [a] "Bu sefer zarar çekersin, bu sefer assı edüp doyum gelirsin" deyü niçe gûne keşf [ü] kerâmetler izhâr edüp yigirmi sene mu‘takad-i âlem olup sene (---) târîhind …
EÇS I 188a … tahammül etmez. Ve bu kâr bu potacılara mahsûsdur kim terkîblerin gayrı enâyiye keşf etmeyüp bu kâr kendülere munhasır olmuşdur. Sâ’ir diyârlara dahi çoğu İslâmbol' …
EÇS I 199a … zeyn edüp ayak sahhâfları "Mültekâ ve Dürer [u] Gurer'im eydir ammâ Keşşâf'ımı keşf edüp Tarîkat-ı Muhammedî'den ayrılman, ey kitâbdır" deyü torba tobra kitâblarla …
EÇS II 234a Nice bin keşf [u] kerâmetleri zâhir ü bâhir olmuşdur. Merkad-i pür-envârların Tatar beğlerini …
EÇS II 237b … Ahmed-i Yesevî fukarâsı idi. Horâsân'dan Hacı Bektaş ile Rûm'a geldi. Niçe yüz keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuşdu. Cümleden biri Geyikli Baba'ya kor olmuş âteşi pe …
EÇS II 237b–238a … nergisleri bi-emrillah rûşen olup Ivaz Paşa'nın cenâzesine imâm olmuşdur. Aceb keşf [u] kerâmet-i ulemâdır. Sene 833 merhûm olup Bursa'da kendü medreseleri cenbind …
EÇS II 238b … . Ve bir imâret-i it‘âmı var, şeb u rûz ni‘meti âmme-i nâsa mebzûldur. Niçe bin keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuş mutasarrıfînden ulu sultândır.
EÇS II 238b–239a … â‘ olunca hemân azîz-i merkûm savt-ı a‘lâ ile azîz Yâsîn-i şerîfi tilâvet eder. Keşf u kerâmet sâhibi azîzdir. Andan Bursa'ya gelüp sene 856 târîhinde Zeynîler Zâvi …
EÇS II 244a … dil derler, bir sivri kumsal burundur. Ve dervîş hazretleri karşu cânibe geçüp keşf [ü] kerâmet etdikleriyçün derhâl rûh-ı pâklerin cânib-i Hakka teslîm edüp Gekbi …
EÇS II 273b–274a … kuyulara doldurup nâmına Kuyucu Murâd Paşa deyü tevârîhlere tahrîr oluna" deyü keşf eder. Hakîkatü'l-hâl, Murâd Paşa cümle celâlîyi Haleb ve Aziz ve Kilis altında …
EÇS II 274b … u atarak babasının tahtı yanına geldikde Sultân Ahmed Hân dâğ-ı derûnunda olanı keşf edüp Osmân'a hitâben eydür
EÇS II 280a Ziyâret-i Burhân Dede: Niçe yüz keşf [ü] kerâmeti zuhûr etmiş ulu sultândır. Bu cisr dahi Sultân Bâyezîd-i Velî'nin …
EÇS II 282a … giymişlerdir. Şeyh Zekeriyyâ'dan sonra seccâde-nişîn bunlar olmuşdur. Niçe yüz keşf [ü] kerâmâtları vardır. Hatta Murâd-ı Sânî’nin üç şehzâdesi bu azîzin dest-i şe …
EÇS II 282b … da Sevâdiye nâm bir mürtefî‘ cihân-nümâ bir âsitâne-i âlîde medfûndur. Niçe bin keşf [u] kerâmetleri âşikâre olmuşdur. Hatta merhûm olduklarında cesed-i şerîfin gas …
EÇS II 284b … sırruhu: Sene (---) târîhinde (---) Hân meşâyihlerinden ulu sultânmış. Niçe yüz keşf [u] kerâmâtları zâhir u bâhir olmuşdur. Bir binâ-yı pür-envârın içinde medfûnla …
EÇS II 313b … erse elbetde yedi günde dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtı hâsıl olur. Ve niçe bin keşf [u] kerâmâtları zâhir u bâhir olmuşdur. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
EÇS II 328a … seriyyâ halkı bu sultâna dahi ziyâdesiyle mu‘tekıdlerdir. Karîbü'l-ahd olmağıla keşf [ü] kerâmetlerin görmüş âdemler vardır. Sehl münhedim olmuş kubbe-i âlîde medfû …
EÇS II 351b–352a … hümâm ziyâreti var. Hacı Bayrâm Velî Kuddise sırruhu hulefâlarından imiş. Niçe keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuşdur. Cümleden biri, kendiler kifâf-ı nefsleriyçün ba …
EÇS II 352b–353a … r. İsm-i şerîfleri Hamza'dır. Tarîk-ı Hamzavî bunlardan kaldı, derler. Niçe bin keşf [u] kerâmâtları zâhir ü bâhir olmuşdur. Hattâ bir cum‘a günü cemî‘î âşıkânı sal …
EÇS II 359a … cihâz-ı fakrı kabûl edüp anların irşâdıyla niçesine kutbü'l-aktâb olup niçe bin keşf [u] kerâmetleri zâhir ü bâhir olmuş ulu sultândır. Hattâ seyâhatle sene (---) t …
EÇS II 359a … olmuşdur. Tarîk-i Kâdirî'de Şeyh Hâmid hazretlerinin şeyhlerindendir. Niçe bin keşf [u] kerâmetleri âşkâre olup hamd-i Hudâ bu hakîre dahi ziyâreti müyesser olup v …
EÇS II 368b … da "Bu ehl-i cennetdir, bu ehl-i cehennemdir", deyü niçe âdem hakkında ta‘yîn-i keşf edermiş. Âhir azîz Nuru'l-hüdâ'yı bâzâra götürüp bâ-zârî bâzâr ta‘âmın yedirüp …
EÇS II 368b … a götürüp bâ-zârî bâzâr ta‘âmın yedirüp mükâşefeden men‘ etdirmiş. Bu gûne niçe keşf [ü] kerâmeti zâhir olup Sultân Mehemmed, Evlek nâm karyeyi kendüye temlîk ihsân …
EÇS III 9a … rım Bâyezîd Hân'da neşv [ü] nemâ bulup fazîlet-i bâhire sâhibi olup hâzır-cevâb keşf [u] kerâmet sâhibi ulu sultân idi. Timur ile hem-meclis olup Timur şeref-i sohb …
EÇS III 14b–15a … düğü Lârende Mevlevîhânesinde defn edüp yine tayy-ı mekân ile Konya'ya gelüp bu keşf [u] kerâmetini ifşâ etdiklerinde âhir sene isnâ ve aşere ve seb‘a-mi’e târîhind …
EÇS III 17b … yok kıla / Zâhir olur anda settaru'l-guyûb / Setr eder aybını Settaru'l-uyûb / Keşf olur ana hakâyık dürleri / Zâhir ederler çü bâtın erleri / Lûtf ile kılur tecel …
EÇS III 17b … / Setr eder aybını Settaru'l-uyûb / İbn Ebî Tâlib Alîdir şâh-ı dîn / Dedi bana keşf olupdur bu yakîn / Cümlemiz suya yazalım bir kitâb / Yazalım hem ismimiz şeyh i …
EÇS III 35b … ar ma‘lûm değildir. Lâkin alâ’imât-ı azîmeleri gûnâ-gûn hatt-ı garîbeler ile ve keşf [u] kerâmet-i evliyâ ve evliyâ ile ma‘lûmdur. Ammâ ba‘de't-Tûfân olan enbiyâ-ı …
EÇS III 37a–37b … düp cesed-i Hazret-i Şîs'in sağ cânibinde mübârek dest-i şerîfleri ve uylukları keşf olup ter ü tâze altı bin yedi yüz elli seneden berü zâhir olunca Şâm Vâlîsi Der …
EÇS III 50b … futa ile girüp ba‘zı havâtînlere kîse ve sabun sürüp hizmet ederdi. Niçe kerre keşf [ü] kerâmet edüp "Bu senin karnında dünyâ ve âhiret kızım olsun ve oğlum olsun" …
EÇS III 87b … erâtın verüp ilm isteyüp kurbân keser. Hikmet-i Hudâ ana ulûm-ı garîbe vü acîbe keşf olur ve niçe Müslim ve gayri Müslimler tanbûr u çenk, rebâb u santûr ve ney [ü] …
EÇS III 111a … rin ol sultâna Sultân Bâyezîd Sultân vakf etmişdir kim Bâyezîd-i Velî'dir. Niçe keşf [ü] kerâmetleri, Moton, Koron ve Kili ve Akkirmân kal‘aları fethinde âşikâre ol …
EÇS III 111a … fsin kay edüp katl etmişdir ammâ Bâyezîd bu mertebede ulu sultân iken ilhâm ile keşf ile istihâre ile Sarı Saltık Bây Muhammed-i Buhârî kim edüğün bilmeyüp o kadar …
EÇS III 123a … sına urulan âdem eğeri rikâbları ile âsitânede zâhir ü bâhirdir. Niçe bin böyle keşf u kerâmetlerden sonra Akyazılı Sultân, Murâd Hân-ı Sânî asrında dâr-ı bâkîye ir …
EÇS III 127b–128a … ğirmi iki aded Âl-i Osmân pâdişâhlarının her birinde yetmişer evliyâ kuvveti ve keşf [u] kerâmetleri vardır, ammâ cümleden Gâzî Hudâvendigâr 128a ve Hazret-i Ebü' …
EÇS III 128a … kutbiyyete kadem basmış Kara Şemseddîn Sivasî dahi ol işe me’mûr idi. Anlara da keşf olup be-dürüstî şehâdet etdi. Ebü'l-feth ile Akşemseddîn, Bâyezîd Hân ile Kara …
EÇS III 141b–142a … ğe niçe hedâyâlar ile Ebussu‘ûd'u azîze gönderüp vardıkda hemân azîz hazretleri keşf edüp "Hoca-i zâhir Ebussu‘ûd (---) safâ geldin. Şer‘-i Resûl'e pek hizmet eyle. …