… esine, binüp bir efsûn eder. Ol ân süvâr olup her ne cânibe isterse gider. Eğer
kedi ve
koyun ve köpek ve gayrı zî-rûh kısmından birisine süvâr olsa Düldül-i Alî-vâr A …
Çâşnigîrbaşı eyitdi: "Hazret-i Sultân Evhadullah'ın pâk rûh-ı şerîfiyçün böyledir. O monlâ yârândan ehl-i mezâk-ı kaşmer ve kazak-ı kozak kimesnedir. Kâh amûd pâresine kâh tekneye ve kâh küpe ve kâh posta ve kâh böyle bir dıraht pâresine, binüp bir efsûn eder. Ol ân süvâr olup her ne cânibe isterse gider. Eğer kedi ve koyun ve köpek ve gayrı zî-rûh kısmından birisine süvâr olsa Düldül-i Alî-vâr Abraş-ı Gülendâm-vâr raks etdirüp cirit oynar." deyü yemîn billah etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221b ·
metinde göster ·
… up lâşeden (...) ve cığaların yolup gevdesin bırakdım, zîrâ bu hûş [u] tuyûr ve
kedi ve
köpek makûlelerine mezârsız derler, ya‘nî yere gömmezler. Anıniçün hakîr de bu …
Öbür toykun ve iki sunkur kuşlarım sağ kalsın deyü ölen kuşun kündeleri ve cılkısın ayakları ve boğazından alup lâşeden (...) ve cığaların yolup gevdesin bırakdım, zîrâ bu hûş [u] tuyûr ve kedi ve köpek makûlelerine mezârsız derler, ya‘nî yere gömmezler. Anıniçün hakîr de bu toykunun lâşesin hâk-i mezellete atup geçdik, zîrâ bugünkü gün Çerkez'den perîşân olup sovuk cehennem azâbın çekerek giderken bir kimesnenin seyishânesi yıkılsa hüddâmları yükletmek ihtimâli olmayup geçüp giderlerdi. Netîce-i kelâm bu derd-i belâları niçe gün çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192a ·
metinde göster ·
… n ve çıyan ve akreb ve kaplıbağa ve timsâh ve deniz mâliki ve niçe bin sıçan ve
kedi ve
arslan ve kaplan ve bebr ve pars ve şak ve gûlbeyâbân ve gûnâ-gûn Kerrûbiyân ve …
Ve gûnâ-gûn mahûf ve bed-çehre ve bed-likâ dîv ve cinnî ve şeytân-ı vesvâs ve deli ve hannâs ve zarrât ve zebânîler ve perîler ve melekler ve ejdehâlar ve dâbbetü'l-arzlar ve deccâl ve hameletü'l-arş ve hameletü'l-arz ve hût ve hamele-i arz sevr ve niçe bin aded ecnâs-ı mahlûkâtdan evrenk ve neheng ve fîl ve ger[ge]dân ve zürefâ ve kepçekuyruk ve yılan ve çıyan ve akreb ve kaplıbağa ve timsâh ve deniz mâliki ve niçe bin sıçan ve kedi ve arslan ve kaplan ve bebr ve pars ve şak ve gûlbeyâbân ve gûnâ-gûn Kerrûbiyân ve Cebrâ’il ve İsrâfîl 253a ve Azrâ’îl ve Mîkâ’îl ve Arş u Kürsî ve Sırât u Mîzân ve cennet ü cehennem ve a‘râf u meydân-ı haşrde cem‘ olan cemî‘i ecnâs-ı mahlûk-ı Hudâ'nın ehl-i cenneti, cennete melâ’ike-i Kerrûbiyânlar sürüp götürürken şâdımân ederek gider tasvîrlerin yazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252b–253a ·
metinde göster ·
… a bâğ u bâğçe ve hûrmâ ve bersîm olmaz. Halkının me’kûlâtları darı ve timsâh ve
kedi ve
tilki ve misk kedisi ve Nîl balığı yerler. Timsâh eti tenâvül etdiklerinden şec …
Şehri Nîl'in garbında yedi mihrâblı ve birkaç çalaş dükkân ve gayrı imâret ve hân yokdur. Ve bunda bâğ u bâğçe ve hûrmâ ve bersîm olmaz. Halkının me’kûlâtları darı ve timsâh ve kedi ve tilki ve misk kedisi ve Nîl balığı yerler. Timsâh eti tenâvül etdiklerinden şecâ‘at sâhibi olup gâhîce Berberistân ile ceng edüp mansûr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a ·
metinde göster ·
… akar ve cemel ve fîl ve gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve devekuşu yumurtası ve
kedi ve
devekuşu ve kazık boynuz ve arslan ve kaplanları besleyüp yerler ve lezzetin gâ …
Me’kûlâtları darı ve arpa ekmeği ve koyun keçi ve câmûs ve bakar ve cemel ve fîl ve gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve devekuşu yumurtası ve kedi ve devekuşu ve kazık boynuz ve arslan ve kaplanları besleyüp yerler ve lezzetin gâyet medh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a ·
metinde göster ·
gergerdân ve hımâr-ı berrî ve toprakdan hâsıl olur yer sıçanı ve maymun ve ceyr …
Kavmi Mâlikiyyü'l-mezheblerdir, ammâ kedi ve gergerdân ve hımâr-ı berrî ve toprakdan hâsıl olur yer sıçanı ve maymun ve ceyrân ve sığın ve hargûş yerler. Ve dağlarında karman derler kestâne lezzetinde içi çekirdekli bir meyvedir, anı yerler. Ve levzûrimte meyvesi hurde balık gibi bir meyvedir. Alçacık ağaclarda biter. Gâyet lezîz ve mukavvîdir. Ammâ eşkâlde hemân balık gibidir, kuyruğundan biter. Ağacın kat‘ etsen balık yağı gibi râyihalı yağı çıkar. Başına bit üşen İbrân kavmi bu ağaç yağından başına sürünüp bitden halâs olur. Ve ak düşen göze vesme gibi üç gün çekseler kırk yıllık akı mahv eder. Ammâ kesret üzre çekmeye, gözün kuvvet-i basarın zâ’il eder. Hakîr bir hokkasına mâlik olduk. Hamd-i Hudâ iksîr-i a‘zamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424a ·
metinde göster ·
arslan ve zurnapâ ve kazık boynuz ve lahm-ı ceyrân yerler. Ve Habeş tavuğu yerl …
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtları kedi ve arslan ve zurnapâ ve kazık boynuz ve lahm-ı ceyrân yerler. Ve Habeş tavuğu yerler kim Bağdâd'da Şattü'l-arab büklükleri içre tûrâc nâm bir murg-ı vahşî vardır, bu Habeş tavuğu anın lezzetinde bir lahm-ı tarî ve semiz murgdur. Ve gâyet mukavvîdir kim tenâvül eden safâ-yı hâtır ile ehlilye on kerre gazâ eder. El-hâsıl bu iklîm-i Habeş'in cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtı mukavvî ve serî‘u'l-hazmdır. Ve meşrûbâtları boza ve üç dörd günlük deve südüdür, âdeme sekir verir; bu dahi müferrih ü mukavvîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·