… dır. Beğiyle bir gice hüsn-i ülfet edüp bize elli aded zerdeva postu ve beyâbân
kedisi
postları cebeleyüp hakîr dahi ana üç aded münakkaş Kaya Sultân makramesi verdik …
Ülke-i kend-i Zahor: Bu dahi yüz elli pâre, kasaba-misâl bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li ve hân [u] hammâmlı kend-i azîmlerdir kim Dağıstân pâdişâhının boybeğlerinden Emîr Yûsuf Beğ hükmündedir. Lâkin bir kaç kerre Acem'e tâbi‘ olmışlardı. Hâlâ sünnî Şâfi‘iyyü'l-mezheb yedi bin cengâver ü dilâver ü server-i hünerver âdemleri vardır. Beğiyle bir gice hüsn-i ülfet edüp bize elli aded zerdeva postu ve beyâbân kedisi postları cebeleyüp hakîr dahi ana üç aded münakkaş Kaya Sultân makramesi verdik. Bu kend içre
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318b ·
metinde göster ·
… ve katır yokdur ve Mikril diyârında zerdeva çokdur. Ve sansar ve tilki ve yaban
kedisi
ve kur tavuğu çok olur. Buğday ve arpası azacık ekdiklerinden az olur ammâ lazu …
333a Bu Mikrilistân'da niçe bin aşâ’ir [u] kabâ’iller vardır ve niçe gûne lisânlar vardır. Zîrâ azîm ülke-i vâsi‘dir. Yetmiş aded mahsûlâtları vardır. Koyunu ve keçisi ve hınzırı ve dağlarında sığını ve karacası ve tablalısı çok olur ve küheylân atları vardır, ammâ cümle Tataristân'da ve Gürcîstân'da ve Mikrilistân'da aslâ eşek ve katır yokdur ve Mikril diyârında zerdeva çokdur. Ve sansar ve tilki ve yaban kedisi ve kur tavuğu çok olur. Buğday ve arpası azacık ekdiklerinden az olur ammâ lazudi ve pasta darısı çok olur. Kûh-ı bâlâlarında balı ve cevzleri ve çimşîr dırahtları ve çam ve ardıçları firâvândır, ammâ servi ağacı nâdirdir. Ve bu Mikrilistân, Abaza ve Çerkes diyârının halkı gibi dağlar içre sâkin olup köyleri dâ’imâ sâbitedir, konup göçmezler. Bâğlı ve bâğçeli ve kenîseli ma‘mûr kal‘alı köyleri vardır. Zîrâ millet-i kadîm ve diyâr-ı azîmdir. Netîce-i kelâ[m] yetmiş yedi günde Gönye'den ba‘de'l-feth bu Mikrilistân-ı Gürcîstân'ı deverân edüp mâh-ı mezbûrun (---) günü cânib-i kıbleye Erzurûm tarafına cümle guzât-ı müslimîn ile avdet edüp üçüncü günde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a ·
metinde göster ·
… eli ola. Ve küheylân atları olur. Ve dağlarında semmûr-misâl zerdevası ve yaban
kedisi
ve yaban tavuğu kor tavuğu meşhûrdur.
Memdûhâtından: Mahbûb u mahbûbeleri bu cihânda yokdur. Meğer Nemse'de ve Şâm-ı şerîfin Havrân vilâyeti güzeli ola. Ve küheylân atları olur. Ve dağlarında semmûr-misâl zerdevası ve yaban kedisi ve yaban tavuğu kor tavuğu meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152b ·
metinde göster ·
… erinin ismi (---)(---)ndir. Hakîre elli çift zerdeva derisi ve elli çift yaban
kedisi
derisi verdi.
Bu kavmin sâ’ir Çerkezlere muğâyir mezhebleri olduğundan Çerkes kavmi bu Takaku aşîretine "Çufud kavmidir" derler. Anıniçün bunların mâllarına ve rızklarına bir kavm-i Çerkes yapışmazlar ve köylerin urup esîr etmezler. Ol kadar hayvânât ve evlâdları çokdur kim mâlları dağları ve taşları dutmuşdur. Hattâ dağlarının cenûb tarafı ardı cümle Abaza'nın Sadşe kavmi vilâyetidir. Ve bunlar cümle 154b ehl-i sanâyi‘ kavimlerdir. Derzileri nâzik sıkma sık nigendeli ve yakalı hil‘atler dikerler kim insânın vücûduna münâsib diker üstâd-ı kâmil derzileri ve demircileri var. Beğlerinin ismi (---)(---)ndir. Hakîre elli çift zerdeva derisi ve elli çift yaban kedisi derisi verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a–154b ·
metinde göster ·
… askere mâlikdir. Sarp Abaza'nın dağları içre olmak ile kaplan ve vaşak ve yaban
kedisi
ve zerdeva ve tilki ve fîl kadar sığınları ve kara ve tablalı ve yağmurca nâm m …
Menzil-i pişköv-i Bozoduk: Bozoduk beği Azamet Girey bunda sâkin olur. Cümle üç bin askere mâlikdir. Sarp Abaza'nın dağları içre olmak ile kaplan ve vaşak ve yaban kedisi ve zerdeva ve tilki ve fîl kadar sığınları ve kara ve tablalı ve yağmurca nâm mahlûkları gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
… i gibi mırlar ve âdemden ırağ bir yerde yatır. Necâseti Habeş vilâyetinin zebat
kedisi
gibi necâseti kokar, keferelerde makbûldür. Kedi gibi et ve ekmek dahi yer cumr …
İbtidâ bu şehirde beyâz ve siyâh semmûrun sağların gördük. Hemân Rûm'un sansarı gibi bir mahlûkdur ve gâyet enîs ü mûnis hayvândır kim şehir oğlancıkları omuzlarında gezdirüp beslerler, ammâ beyâz semmûru gâyet mahbûb oluyor. Ve beyâz kakum dahi gâyet çokdur. Kedi gibi evlerde beslerler. Bu dahi kediden küçük mahbûb ve münîs cândır. Ve cumran nâm sincâb gibi tüğlü ve ol kıt‘ada ve cüssede bir mahlûk var, ammâ kuyruğu sincâb gibi uzun değildir. Lâkin ol kadar şûh ve şengül ve şakrak hayvândır kim kaçan karnı aç olsa kendü kendüye âdemler önünde taklalar ve rakslar ve perendeler atup ol kadar perendebâz ve lu‘bedebâzlıklar eder kim âdem gülmeden hayrân olur, ammâ karnı doydukdan sonra batıyyü'l-hareke olup âdem yanına gelmez ve gâyet müstağnî olur. Hattâ incecik çubuk ile ursan feryâd edüp oynamaz, kedi gibi mırlar ve âdemden ırağ bir yerde yatır. Necâseti Habeş vilâyetinin zebat kedisi gibi necâseti kokar, keferelerde makbûldür. Kedi gibi et ve ekmek dahi yer cumran nâm bir mudhik hayvândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Nazdi ve vâdî-i Abraş ve vilâyet-i Maymûnistân ve menzil-i Donkalâb …
(---) varakda, şehr-i Porega ve eşkâl-i kalyemisk kedisi ve kal‘a-i Nazdi ve vâdî-i Abraş ve vilâyet-i Maymûnistân ve menzil-i Donkalâb ve cezîre-i Lü’lü’ ve menzil-i Etle.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y457a ·
metinde göster ·
… t etdi. Ve bir redab [erdeb??] altun tibri ve on gâv boynuzu zebât ve beş zebât
kedisi
kafesiyle ve on kafes tûtî-i gûyâ ve bir kutu misk ve bir kutu anber ve bir kut …
"Bunlardan gâyet ihtirâz üzre olun, hâyinlerdir ve firâr ederler. Kayd-bend edüp her gece Berâbire kavmine verin, anlar hıfz [u] hırâset etsinler" deyü nasîhat etdi. Ve bir redab [erdeb??] altun tibri ve on gâv boynuzu zebât ve beş zebât kedisi kafesiyle ve on kafes tûtî-i gûyâ ve bir kutu misk ve bir kutu anber ve bir kutu pânzehir ve bir hecîn yükü kakule-i kebîr verüp bu kadar ihsân u in‘âmlardan sonra vâfir i‘tizârlar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y402a ·
metinde göster ·
… ve bersîm olmaz. Halkının me’kûlâtları darı ve timsâh ve kedi ve tilki ve misk
kedisi
ve Nîl balığı yerler. Timsâh eti tenâvül etdiklerinden şecâ‘at sâhibi olup gâhî …
Şehri Nîl'in garbında yedi mihrâblı ve birkaç çalaş dükkân ve gayrı imâret ve hân yokdur. Ve bunda bâğ u bâğçe ve hûrmâ ve bersîm olmaz. Halkının me’kûlâtları darı ve timsâh ve kedi ve tilki ve misk kedisi ve Nîl balığı yerler. Timsâh eti tenâvül etdiklerinden şecâ‘at sâhibi olup gâhîce Berberistân ile ceng edüp mansûr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a ·
metinde göster ·
… işi ve on çift gergerdân şâhası ve bir izâr keler derisi ve bir izâr alaca misk
kedisi
derisi. Ve on kız ve on gulâm-ı Habeşî, ellerinde birer kutu ile geldiler, her …
Ertesi gün râh hedâyâları yürüdü. Evvelâ yigirmi deve yükü arpa ve darı ile mülemma‘ baksumât misilli yenice pişmiş ekmek ve elli sindiyân Zengî mızrak ve yigirmi fîl kalkanı ve yigirmi çift fîl dişi ve on çift gergerdân şâhası ve bir izâr keler derisi ve bir izâr alaca misk kedisi derisi. Ve on kız ve on gulâm-ı Habeşî, ellerinde birer kutu ile geldiler, her kutuda amber ü misk ve seylân u akîk ve zeberced ve kallemisk ve pânzehir ve aynü's-semek makûlesi taşlar ile mâl-â-mâl. Ve bir tâvûsî nâka getirdiler kim gûyâ bir hûrî idi, lahm [u] şahmı yerinde gûyâ Burâk-ı Refref idi. Ve taht-ı hükûmetinde olan kılâ‘ hâkimlerine rüsûmlar verdi. Bu kadar ihsânları alup kabûl etdik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418a ·
metinde göster ·
… ift kaplan postu ve yüz çift bebr postu ve bir yük keler derisi ve beş yük misk
kedisi
postu ve on yük âbnûs ve on yük sindiyân ağacı ve iki yük tibr ve bir denk zebâ …
Ertesi gün paşanın hedâyâları geldi. Yüz tâvûsî hecîn-i müzeyyen üzre elli siyâh memlûk ve ellisi siyâh-çerde pâkîze kızlar ve elli deve yükü defteriyle fîl dişleri ve gergerdân boynuzları ve iki yüz fîl kalkanı ve bin çift kargı ve yüz çift kaplan postu ve yüz çift bebr postu ve bir yük keler derisi ve beş yük misk kedisi postu ve on yük âbnûs ve on yük sindiyân ağacı ve iki yük tibr ve bir denk zebât ve bir denk zımrân ve bir kutu misk ve altmış aded şemâme anber ve bir kutu hannebân —bir gûne siyâh nebâtâtdır, âdemin demâğın râyihası mu‘attar eder; ve bir kutu-yı kebîr karçıdan— bu dahi bir ot köküdür, râyihası benefşeden mü’essirdir; ve bir kutu sakankûr-ı berrî ve bir kutu dühn-i seğsebân ve bir hokka dühn-i kibrît ve altı kutu-yı kebîr kakule-i sagîr verüp bu cümle makbûzumuz olup nâmeler içinde tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418b ·
metinde göster ·
… e beş çift gergerdân boynuzu ve bir kara derim çadır ve bir harar misk Y 432b
kedisi
postu ve bir garar kaplan ve bebr postu verdi. Ertesi âmâde olup melik karındaş …
Ertesi gün sultânın karındaşı hakîre üç at on deve zahîre ve beş hecîn üzre beş kız ve beş gulâm-ı siyâh-çerde ve altı çift fîl dişi ve beş çift gergerdân boynuzu ve bir kara derim çadır ve bir harar misk Y 432b kedisi postu ve bir garar kaplan ve bebr postu verdi. Ertesi âmâde olup melik karındaşı Kan Cercîs ile vedâlaşup Habeş askeriyle mülâkat olup azm-i Habeş etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432a–Y432b ·
metinde göster ·
… erdir. İki câmi‘i ve birkaç yüz hânesi vardır. Ve evlerinde herkesin birer misk
kedisi
mukarrerdir.
Bu şehr-i Porega hâkimi ol gece bizi bekleyüp kârbân halkından ba‘zı hedâyâlar verdiler, hikmet-i İlâh ol bize hedâyâ verdi. Şehri cümle hasırdan ve kamışdan evlerdir. İki câmi‘i ve birkaç yüz hânesi vardır. Ve evlerinde herkesin birer misk kedisi mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b ·
metinde göster ·
… ahbûbe-i cihâne duhterler ve zebât ve fîl dişi ve gergerdân boynuzları ve zebât
kedisi
ve keler derisi ve âbinûş ve minkâr-ı koknos ve lâşe-i tuyûr-ı hümâ ve dehnec-i …
Elçi kâmil cenûb cânibine bizim geldiğimiz yollar ile bir ayda varırlar, hedâyâları sultâna teslîm edüp elçilere ve Bânyân'lara i‘zâz u ikrâm edüp ol dahi paşaya kırk elli Habeşî nevreste gulâmlar ve kırk elli Habeşe mahbûbe-i cihâne duhterler ve zebât ve fîl dişi ve gergerdân boynuzları ve zebât kedisi ve keler derisi ve âbinûş ve minkâr-ı koknos ve lâşe-i tuyûr-ı hümâ ve dehnec-i a‘mâ ve kakule-i kebîr ve amber-i hâm anîr [abîr?] ve pânzehr-i sagîr ve kalkan-ı fîl ve kırbac-ı pîl, el-hâsıl bu makûle hedâyâlar ile paşaya ve nısfı kadar hedâyâ ile gelen elçi ağaya verüp paşaya gönderir. Andan sonra vilâyetinde ne kadar bâzergân var ise cümlesin metâ‘ları ile paşaya gönderüp paşa dahi gümrüğün alup Habeş diyârı ganîmet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439a ·
metinde göster ·
… ihalı nebâtât u giyâhât cem‘ ederler. Ve her haymelerinden beşer onar kalyemisk
kedisi
besleyüp kâr ederler.
Ve kal‘adan taşra Zengî Urbânları kara obalar ile meks etmişler. Ve bu kavmin kârları dağlarda kakule-i kebîr ve ba‘zı mümessek râyihalı nebâtât u giyâhât cem‘ ederler. Ve her haymelerinden beşer onar kalyemisk kedisi besleyüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y441a ·
metinde göster ·
ve gûnâ-gûn maymun-ı mudhikler beslerler. Ve misk kedisi ve maymunlar birbirler …
Ve evlerinde niçe kerre yüz bin misk kedisi ve gûnâ-gûn maymun-ı mudhikler beslerler. Ve misk kedisi ve maymunlar birbirleri ile üns ülfet edüp boş gezerler, aslâ makyûd değillerdir, ve evlerde yavru hâsıl ederler, garîb temâşâdır. Hakîre bunlar yigirmi, yigirmi beş maymun-ı gûnâ-gûn ve misk kedisi yavruları verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… içe kerre yüz bin misk kedisi ve gûnâ-gûn maymun-ı mudhikler beslerler. Ve misk
kedisi
ve maymunlar birbirleri ile üns ülfet edüp boş gezerler, aslâ makyûd değillerdi …
Ve evlerinde niçe kerre yüz bin misk kedisi ve gûnâ-gûn maymun-ı mudhikler beslerler. Ve misk kedisi ve maymunlar birbirleri ile üns ülfet edüp boş gezerler, aslâ makyûd değillerdir, ve evlerde yavru hâsıl ederler, garîb temâşâdır. Hakîre bunlar yigirmi, yigirmi beş maymun-ı gûnâ-gûn ve misk kedisi yavruları verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… , garîb temâşâdır. Hakîre bunlar yigirmi, yigirmi beş maymun-ı gûnâ-gûn ve misk
kedisi
yavruları verdiler.
Ve evlerinde niçe kerre yüz bin misk kedisi ve gûnâ-gûn maymun-ı mudhikler beslerler. Ve misk kedisi ve maymunlar birbirleri ile üns ülfet edüp boş gezerler, aslâ makyûd değillerdir, ve evlerde yavru hâsıl ederler, garîb temâşâdır. Hakîre bunlar yigirmi, yigirmi beş maymun-ı gûnâ-gûn ve misk kedisi yavruları verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·