İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kefen*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
77
isabet
58 cümle/beyitte
28,5
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
20
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7530,6
Dede Korkut Kitabı261,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 77

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kefen*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 68a Andan şehr-i azîm kal‘a-i Bitlîs ve kal‘a-i Kefender ve kal‘a-i Hazzo ve kal‘a-i Mîfârıkîn ve kal‘a-i Diyârbekir ve kal‘a-i Malatıyy …
EÇS I 99a … r vücûd-ı insânın rüknüdür. Bunu techîz ü tekfîn ile defn etmek gerekdir." deyü kefenleyüp ve cema‘ât-i kesîre ile namâzın kılup hâlâ kubbe-i pür-envârı kurbünde bir küçü …
EÇS I 110a … in) kubbesi içre hâk-i pâ-yı pederinde defn ederken pederlerinin pâ-yı sa‘âdeti kefenden taşra nümâyân olup mâbeynden elli tokuz sene mürûr etmişken pâ-yı şerîfi ter ü …
EÇS I 113b … be-i Hasan'ın hüsnün bozup münhedim edüp ale's-sabâh Hasan Dede'yi savma‘asında kefenini sarılı bulup Kestelzâde yanında defn etdiler.
EÇS I 120b … seng-i hârâyı ref‘ edüp (---) seneden berü vücûd-ı Eyyûb za‘ferân ile boyanmış kefen içre ter ü tâze bulunup mübârek yed-i yümnâlarında bir tuç mühre bulunup yine h …
EÇS II 286a … ûpler ile kal‘ayı rahnedâr edüp derûn-ı kal‘adan Abaza eman ile kılıcın boynına kefen ber-gerden edüp Husrev-i şîrin huzûruna çıkup emân ile Husrev Paşa, Abaza Paşa' …
EÇS II 286b … r‘-i Resûl-i Mübîn sarâyı ve Ca‘fer Efendi sarâyı ve Küçük Abaza Paşa sarâyı ve Kefeniğnesioğlu sarâyı ve Hacı Murâd sarâyı ve Hânım sarâyı, meşhûr olan sarây-ı alîler bunlard …
EÇS II 288b … bâğçesi yokdur, amma Paşa sarâyında gül bâğçesi ve Hacı Murâd bâğı gülistânı ve Kefeniğnesioğlu güllüğü ve Bedros bâğı güllüğü ve niçe gül bâğları dahi vardır. Ammâ bu zikr ol …
EÇS II 359a … yururlar. Sabâhen mahbûshânede deyyâr-ı cân u cinn yok iken bir sarı hurma lifi kefenine sarılmış mağsûl ve mu‘attar merhûm olmuş bulunup cümle ahâlî-i Engüri âlem-i ha …
EÇS III 46a … h-rû deryâdır. Hulefâ-yı Emeviyyûn'a gelince bu buhayre üzre her sabâh niçe bin kefenli ter ü tâze meyyitler bulunurmuş. Meğer rahmet develeri ile mü’ekkel melâ’ikeler …
EÇS III 46a … ûtîleri kabrinden çıkarup bu buhayreye dökerlermiş. Lût şehri hâkimi tarafından kefenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan …
EÇS III 46a … âkimi tarafından kefenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan çözüp kefenlerin alınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdlar …
EÇS III 46a … a emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan çözüp kefenlerin alınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdları necis kokarmış. Hemân leşlerind …
EÇS III 46a … ınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdları necis kokarmış. Hemân leşlerinden kefenleri çıkınca bu buhayrenin köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerl …
EÇS III 46a … bu buhayrenin köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerler imiş. Kefen içün başka bir emânetkâr âdemi olurmış. Beher sene kırk elli bin kefen tahsîl o …
EÇS III 46a … er imiş. Kefen içün başka bir emânetkâr âdemi olurmış. Beher sene kırk elli bin kefen tahsîl olurmuş.
EÇS III 46a–46b … üz Lûtî kavmi bu buhayre üzre gezüp kenara gelince fellâhîn beyâz miskâlî pembe kefenlerin alınca ibtidâ zekeri ve hayâların buhayre balıkları harp harp koparup yerler" d …
EÇS III 85a–85b … hr-i Batman'a gelüp nef‘in müşâhede edemeyüp nehr-i Batman'a mahlût olan nehr-i Kefender'den nûş edüp andan hazz eder. Anın kenarınca nûş ederek şehr-i Bitlis'e gelince neh …
EÇS III 111a … yüz seneden berü hâlâ ter ü tâze pirinç halfesi otuyla sarılmış dururlar. Lâkin kefen ile türâb içre medfûn değillerdir. Ba‘zılar Sarı Saltık ile Rûm'a gelenlerdir, …
EÇS IV 216a … üp maşadına niçe kelle soğan korlar. Hele her mürdelerinin lâşe-i murdârlarının kefenine kelb tüğü koyup maşadlarına defn ederler. Niçe kerre esîrlerinden su‘âl etdim, …
EÇS IV 216a … b doğursa şâdmân ederler. Bir kelb-i siyâh mürd olsa soğan suyuyla gasl edüp ve kefenleyüp vâveylâ ile mûristân-ı kelbe götürüp defn ederler ve kelb câniyçün koyun kebâbl …
EÇS IV 221a … adı nedir?" Gulâm-ı mazlûm "Kefindir kal‘ası derler" der. "Tiz Kara Alî! Bunun kefenin boynuna ur." dedikde Cellâd Kara Alî fakîr Hüsrev gulâmın kellesin teninden cüd …
EÇS IV 221a … Alî fakîr Hüsrev gulâmın kellesin teninden cüdâ edüp kal‘a-i Kefindir cenbinde kefenine sarup defn idince vakt-i gurûbdan ta vakt-i Şâfi‘îye varınca ol hürr-i şehîd Hü …
EÇS IV 241b … ı kıbâblar içre serîrler ve mastabalar üzre katîfe eyvânlarıyla ve niçesi beyâz kefenleriyle saçları ve sakallarıyla cümle vücûdları ter ü tâze durup serîr üzre pâdişâhâne …
EÇS IV 269b … nden Mahmûd beği ve Manur beği ve Güvaz ve Kesvatil ve Tanahlı ve Kendir dereli kefenleri der-gerden edüp Güzeldereli Muslı Ağa güzel hempâ olup Hayderîler ile Haydâr-ı …
EÇS IV 271a … llah [u] Tallah ile cümle kal‘anın zükûr [u] inâsları ve bây [u] gedâları tîğ ü kefen ber-gerden gelüp envâ‘-ı tazarru‘ ve tezellül birle kal‘adan taşra silâhsızca e …
EÇS IV 296a Ba‘dehû fukarâlar azîzin ma‘sûm sıfatında halk olan külünü alup bir kefene sarup yine musallâda niçe kerre yüz bin ibâdullah namâzın kılup tevhîd [ü] tezk …
EÇS V 8b Menzil-i kal‘a-i Kefender : Bitlis hânı hükmünde olduğu bâlâda Van'a giderken mufassal tahrîr olunmuşdur.
EÇS V 12a … âna getirmem, ammâ her gün atlar binüp kar ve boranlar söküp Rahova yolların ve Kefender kal‘ası yollarının karın söküp hânın ve gayrının çiftliklerine uğrayup ba‘zı ta …
EÇS V 77a–77b … en boşanup beyâz izâr bürünüp koltuğuna dörd âdem girüp götürdükleri beyâz izâr kefendir . Dörd âdem götürdüğü tabutun götürecekleridir ve Sultân Ahmed'in, ‘Elbette Kaya …
EÇS V 133b Hâlâ meşhed-i şerîfi içi müşk ü amber-i hâm kokar, ammâ kefeni beyâz çarşaflar ile dahi mestûrdur.
EÇS VI 103a … bi girüp tarfetü'l-ayn içre iki bin aded küffârı tu‘me-i şemşîr-i âteş-tâb edüp kefen der-ten tîğ ber-gerden oldular.
EÇS VII 131b–132a … el değirmeden mübârek kamîsleri üzr[e] gasl edüp kamîs-i şerîfleri üzre iki kat kefenler sarup hâlâ Medîne-i Münevvere'de Ravza-i Mutahhara içre defn etdiler. Rahmetull …
EÇS VIII 293a … rîfin leb-i deryâdan bir kilimle kaldırup götürürken on üç yerden âb-ı zemzemli kefenler gelüp Kara Şehîdlik nâm kurbunda hakîr gasl edüp anda niçe yüz bin asâkir-i İsl …
EÇS VIII 304a Hakîr dahi ale'l-acele techîz [ü] tekfînin görüp yetmiş yerden âb-ı zemzemli kefenler gelüp cümlesine Alî Dede'nin vücûdun sarup sarmalayup bir tâbût içre koyup yüz …
EÇS VIII 339b … ân yanından güzer ederken görseler kim bizim dünkü gün defn olunan Arab kölemiz kefeniyle kabirden taşra yatup durur, ammâ kefenin bir tarafı yırtılup bir siyâh keçi aya …
EÇS VIII 339b … m dünkü gün defn olunan Arab kölemiz kefeniyle kabirden taşra yatup durur, ammâ kefenin bir tarafı yırtılup bir siyâh keçi ayakları kefenden taşra yemeniyeleriyle nümâ …
EÇS VIII 339b … den taşra yatup durur, ammâ kefenin bir tarafı yırtılup bir siyâh keçi ayakları kefenden taşra yemeniyeleriyle nümâyân olup durur. Bu hâl-i pür-melâli ahâlî-i vilâyet d …
EÇS VIII 339b … inde ahâlî-i Kastel ve ahâlî-i Zebân şehri yanında mektûbu getiren âdemler dahi kefenli keçinin mezârdan taşra çıkdığın bu sabâh gördük deyü yemîn billâh ile şehâdet e …
EÇS VIII 339b Doğru mezâristâna varup niçe bin âdem cem‘ olup kefenli siyâh keçi ölüsün seyr [ü] temâşâ ederler. Hakîr dahi ileri varup atdan enüp,
EÇS VIII 339b … i. Bu ne hâldir, bak senin dünkü gün defn etdiğimiz Arab bu gece mezârdan taşra kefeniyle bir keçi çıkdı" dediklerinde gördüm ki hakkâ bir siyâh keçi. Sübhânallâh deyüp …
EÇS VIII 340a … i. ‘Diyâr-ı gurbetdir, eyle olur, avret yerin tırâş etmemiş’ deyüp ba‘de'l-gasl kefenleyüp musallâda namâzın kılup tevhîd [ü] tezkîr ile cebbâneye götürüp defn edüp telkî …
EÇS VIII 340a … üp cümle dönüp geldik. Ale's-sabâh gelüp cümle halk eyle gördük, benim sardığım kefen içinde işte bu keçiyi gördük" deyü bu gûne şehâdet etdiğinde Müftî Alî Efendi f …
EÇS VIII 340a … keçiyi gördük" deyü bu gûne şehâdet etdiğinde Müftî Alî Efendi fetvâ verüp yine kefeniyle küşâde olan kabrine kefenli keçiyi defn edüp cümle halk târumâr oldular.
EÇS VIII 340a … hâdet etdiğinde Müftî Alî Efendi fetvâ verüp yine kefeniyle küşâde olan kabrine kefenli keçiyi defn edüp cümle halk târumâr oldular.
EÇS IX Y23a … -ahterlerimiz bu şehirden taşra çıkarup sâ’ir kurâ halkına vermeziz, yine bunda kefene veririz. Ve gayri yerden kız dahi almazız. Anıniçün cümle şehrimiz halkı hasîbü …
EÇS IX Y206b–Y207a … mişler. Ammâ türbedârlar bunların yanına varmağa men‘ edüp rızâ vermezler, zîrâ kefenleri mürûr-ı eyyâm ile rîze rîze olup ba‘zı Y 207a avret yerleri mekşûf imiş. Ol e …
EÇS IX Y227b … ene pâdişâh olup bu mahalde bir gâr-ı azîme içre âsûdedir. Ammâ hâlâ hurmâ lîfi kefeniyle ter ü tâze durur. Ve bu gâr içre Hazret-i Îsâ bir nahl dikmiş. Ol ân âye[t] ⟦Ar …
EÇS IX Y281a … m ile su sab edüp kamîsım tenşûy üzre döşeyüp beni üzerinde gasl edeler. Ve iki kefen edeler. Ve Hazret-i (---) namâzım kılup beni bu beyt-i şerîfe defn edün" deyü t …
EÇS IX Y296b … ir sabb ederlerdi. Ammâ mübârek kamîslerin çıkarmadan gasl edüp ba‘dehu iki kat kefen dahi sarup defn etdiler. Bunlar ol Abbâs-ı ammi-i Resûlullâh'dır.