Menzil-i karye-i Göllü: Mardin hükmünde ve kazâsında 500 hâneli Ermenî ve Ekrâd köyüdür ve suları sarnıçdır. Bu mahalden kal‘a-i Mardin nümâyândır. Dârâ Şâh Rûm kefereleriyle bu sahrâda ceng-i azîm edüp Dârâ Şâh münhedimen kal‘a-i Nasîbîn kurbünde taht-ı kadîmi olan Karadar nâm mahalde karâr etdi, ammâ hâlâ bu Göllü sahrâsında Dârâ Şâh'ın helâk olan Acem üstühânları püşte püşte nümâyândır. Rûm keferelerinin kemikleri başka kümlerdir kim niçe küffârlar ol hâk-i nâ-pâke yüzlerin sürerler. Andan yine çöl ile (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 212a ·
metinde göster ·
… -câ mahbûb u mahbûbesi olur ve cemî‘i halkı ticâret ile geçinüp Eflâk ve Boğdan
kefereleriyle
bey‘ [ü] şirâ ederler.
Ve âb [u] havâsının letâfetinden câ-be-câ mahbûb u mahbûbesi olur ve cemî‘i halkı ticâret ile geçinüp Eflâk ve Boğdan kefereleriyle bey‘ [ü] şirâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
şaykaları Der-i sa‘âdet'e geldi, ya‘nî bu Özü Kazağı tâ bu mertebe div-dest kav …
Ammâ garâbet bunda kim bu kal‘a ile karşusundaki Kılburun kal‘alarının ve Özü kal‘alarının topları sular üzre kirpi gibi kat-ender-kat nâzır iken sene (---) İbrâhîm Hân asrında Kazak kâfiri bir gece yüz pâre şaykaların sırık hamalları gibi arkalarında ve gâh felenkler ve gâh kızaklar üzre gemilerin karadan getirüp Karadeniz'e çıkarup Karadeniz etrâfın nehb u gâret edüp Kâsım'dan sonra yine bu mahalle gelüp arkalarında gemilerin getirirken Tatar askeriyle Özü askeri yetişüp cümle kâfirleri dendân-ı tîğdan geçirüp cemî‘i İslâm esîrlerin halâs edüp bakıyyetü's-seyf olan kefereleriyle şaykaları Der-i sa‘âdet'e geldi, ya‘nî bu Özü Kazağı tâ bu mertebe div-dest kavm-i Benî Asfer kâfirlerdir. Her bâr Özü kal‘ası gâzîleri atlanup şeb [ü] rûz bu kâfirler ile ceng eder bir alay yarar ve bahâdır ve şecî‘ dilâver server-i hünerver gâzîlerdir. Bu gâzîlerin birkaç ağavâtlarıyla kayıklara binüp karşu tarafda Kılburun kal‘ası seyr [ü] temâşâsına gitdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
… ı ve vardiyân zebânîleri ve niçe boru ve tabıl 64b küffâr çalmak bilir pâyzen
kefereleriyle
gelüp cümle çorbacılara ve kapudanlara Kaya Sultân birer yağlık hedâyâlar ile c …
Asesbaşıyla altı bin bozacı ve bakkal ve meyhâneci kefereleri gelüp âmâde durdular ve beş yüz aded topçu ve beş yüz aded cebeci neferâtları cümle müsellâh ve mükemmel ü mükellef çorbacılarıyla gelüp andan kâmil bin aded pür-silâh tüfengli pâk ve mülebbes ve müzeyyen azebistân askeri kapudanları ve vardiyân zebânîleri ve niçe boru ve tabıl 64b küffâr çalmak bilir pâyzen kefereleriyle gelüp cümle çorbacılara ve kapudanlara Kaya Sultân birer yağlık hedâyâlar ile cümle cebecilere ve topçulara ve Tershâne neferâtlarına birer kîse guruş ihsân edüp kelleleri getiren şâmlı Halîl Ağa'ya ve hakîre ve Kapu kethüdâsı Zühdü Efendi'ye üçümüze birer semmûr alay kürkü geydirüp ve birer küheylân raht ve bahtlı dikme som sırma dikdikli atlara süvâr olup alaya âmâde olup ibtidâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64a–64b ·
metinde göster ·
esîr düşüp inşâ’allâh anı da huzûr-ı şerîfe gönderirim. Ol esîr kapudanın cevâb …
Ve bir büyük kapudanları kırk nefer kefereleriyle esîr düşüp inşâ’allâh anı da huzûr-ı şerîfe gönderirim. Ol esîr kapudanın cevâbı üzre Nemse çâsâr-ı nâçâr hâlâ cümle ümerâ-yı küffârlara ve cemî‘i goroflara ve cümle kapudanlar ve banlara papinteler, ya‘nî hatlar gönderüp kal‘a-i Yanova ve Göle kal‘aları üzre hareketleri var. Husûsan Rim Papa dedikleri nâ-pâk melâ‘în-i bî-mu‘în ki re'îs-i kıssîsân kallâş bu sanki millet-i Mesîhiyyenin küfr âyînini icrâ edüp riyâzet ile kadîd olan bî-dîn yedi kral ki Donkarkız ve Danimarka, Filimenk, İsfaç, Çeh, Leh banlarının kral-ı menhûslarına la‘netnâme-i Marya kot kapurhandlar yazup cümle melâ‘înler müttefik ve müttehid {olup} niçe turrehât-ı bed-nesâyih küfr-âmîz ve gûnâ-gûn dalâlet-engîz bed-vasiyyetler yazup Türk üzre sefer edelim deyü cenge tergîb edüp hâlâ papa mel‘ûnun fitne ve fesâda terğîbi sebebiyle Erdel vilâyetinde Rakofçi kral ve Kemen Yanoş la‘înler nehr-i Tisa kenârında Huşvâr kal‘ası altında yüz bin kâfir fecereler cem‘ olduğu giriftâr olan keferelerden istimâ‘ olunup ve Budin Vezîri Seydî Ahmed Paşa karındaşımızdan hakîre mektûblar gelüp esîrlerin cevâblarına mutâbık olduğundan Seydî Ahmed Paşa'nın mektûbların dahi sultânıma göndermişdir. Manzûr-ı sa‘âdet-me’âbları olup Erdel'e ve Vârat câniblerine ve şarbatak ve Segelhît câniblerine asker-i deryâ-misâl ile azîmet etmeğe bezl-i himmet buyurasız, ve's-selâm" deyü mektûb hatm-i kelâm olup, Zirinoğlu mektûbu dahi bu bu siyâk [u] sibâk üzre idi. Köpürlü bu mektûblardan şâd [ü] handân olup sefer açmak sevdâsında olup hakîre eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164b ·
metinde göster ·
… esidir ve Köstendil beğinin hâssıdır kim subaşısı hâkimdir, ammâ ol dahi haydud
kefereleriyle
yek-dil [ü] yek-cihetdir ve niyâbetdir. Cümle re‘âyâsı âşikâre haydudlardır kim …
Lisân-ı Bulgar'da (---)38b(---) demekdir. Kıratova nâhiyesidir ve Köstendil beğinin hâssıdır kim subaşısı hâkimdir, ammâ ol dahi haydud kefereleriyle yek-dil [ü] yek-cihetdir ve niyâbetdir. Cümle re‘âyâsı âşikâre haydudlardır kim kârbâ[n] bozarlar. Cenâb-ı Kibriyâ bizi hıfz edüp bunda Kâsım Ağa'nın hânesine dahil düşüp cânımız halâs etdik. Eğer bu serencâmımız bir bir tahrîr eylesek Hudâ âlimdir bir kürrâs olur. Bu kasaba bir (---) deresinin kenârında ve bir vâsi‘ öz içinde cümle altı yüz aded saz ve kamış ve tahta ve kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâbânlı mesîregâh ve sayd [u] şikârgâh dağlar ve ormanlar içinde vâkı‘ bir rabta-i vâsi‘ zemîn-i mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır, ammâ deyyâr halkında merhamet yokdur. Dağlarına sayd [u] şikâra giden haydudlara kendi şikâr olup şehre uryân gelüp yâhûd başdan olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a–38b ·
metinde göster ·
… mini tu‘ma-i şemşîr ve kimini esîr-i bend-i zencîr etdirüp dil getirenlere yine
kefereleriyle
yüzer altun ihsân ederdi.
Hamd-i Hudâ cümle guzât-ı müslimîn mansûr [u] muzaffer olup herkes şâdımân u handân olup Sadrıa‘zam huzûruna niçe bin kelle ve paça ve niçe yüz esîr haça perestiş edenleri huzûr-ı vezîre getirüp kimini tu‘ma-i şemşîr ve kimini esîr-i bend-i zencîr etdirüp dil getirenlere yine kefereleriyle yüzer altun ihsân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19a ·
metinde göster ·
… . Ve âyîn-i bâtıla ve ıyd yerine bednâm günleri, ya‘nî Kızılyumurta günleri Rûm
kefereleriyle
berâberdir ve Ermeni kavmiyle hüsn-i ülfet ederler, ammâ Yahûd'u aslâ sevmezler …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi gâyet çokdur. Husûsan pâkîze kızları cümle başı kına siyâh kâküllerin târ kılup kubâdî sarı pâbûc ile reftâr etdikde âdemin aklı kâkül nigârpâre gibi perîşân olur, ammâ ekseri fâhişeciklerdir. Ve cümle zenânesi yüzü açık gezüp dîbâ ve zîbâ ve şîb ve zerbâf fisdân-ı elvânlar geyerler, ammâ cümle kefereleri mâvî dolama ve çuka kontuş ve serhadli geyüp başlarına Tatar kalpağı geyüp sağîr ü kebîrlerinin boğazlarında altundan ve gümüşden yâhûd pirinçden birer haç asılıdır, zîrâ bu kefereler millet-i Mesîhiyye'den olup kitâbları İncîl'dir. Ve âyîn-i bâtıla ve ıyd yerine bednâm günleri, ya‘nî Kızılyumurta günleri Rûm kefereleriyle berâberdir ve Ermeni kavmiyle hüsn-i ülfet ederler, ammâ Yahûd'u aslâ sevmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102a ·
metinde göster ·
… i ve eyâlet-i Özü ve asâkir-i Bucak Tatarı ve eyâlet-i Eflak ve eyâlet-i Boğdan
kefereleriyle
yüz elli bin asker-i deryâ-misâl olup bu Toğan geçidi kal‘asın müceddeden bir k …
"Hamd-i Hudâ, İslâm Geray Hân ile bu Toğan Hân kal‘ası yine amâr ola" deyü du‘â etdiğimiz âsârı gelüp mürûr(?) etdiğim sene 1076 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında be-dest-i Vezîr-i a‘zam-ı sâbık Süleymân Paşa bâ-fermân-ı Köpürlü Vezîr-i a‘zam Mehemmed Paşa ağasıyla Tatar Hân ve eyâlet-i Rûmeli ve eyâlet-i Özü ve asâkir-i Bucak Tatarı ve eyâlet-i Eflak ve eyâlet-i Boğdan kefereleriyle yüz elli bin asker-i deryâ-misâl olup bu Toğan geçidi kal‘asın müceddeden bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn olmuşdur kim hâlâ Kazak-ı âk-ı dâll-i Kazak içinde binâ olunmuş bir böğür iği kal‘a-i bî-misâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 110b ·
metinde göster ·
… n'in yerine Erduğrul Rûm'a müstakil beğ oldu. Andan Ertuğrul Bursa kurbunda Rûm
kefereleriyle
Yalakâbâd kal‘asında ceng ederken şehîd olup Söğüd kasabasında defn etdiler.
Ba‘dehu sene 600 târîhinde Âl-i Selçukiyân Sultân Alâeddîn'de inkırâz-ı nesil bulup devlet-i Âl-i Osmân Mâverâü'n-nehir'de vilâyet-i Tûrân'da şehr-i Mâhân'dan Ertuğrul doğrulup gelmiş idi. Alâeddîn'in yerine Erduğrul Rûm'a müstakil beğ oldu. Andan Ertuğrul Bursa kurbunda Rûm kefereleriyle Yalakâbâd kal‘asında ceng ederken şehîd olup Söğüd kasabasında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·
Ve Cebel-i Elheme'nin bir oğlu Dukadin bu dağlarda sâkin olmağile hâlâ Dukat dağı derler. Bu Cebel-i Elheme kavmi tenâsül bularak ve İşpanya kefereleriyle ihtilât ederek lisân-ı Arab-ı Kureyş'i unudup Arnavud lisânın peydâ edüp kavm-i Arnavud kavm-i Arab-ı Kureyş'den mürted olup Ârnâbûd'dan galat Arnavud olmuşlar, ya‘nî âr u nâmûsların terk edüp kefere olduklarından Ârnâbûd derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148b ·
metinde göster ·
kal‘aya kapanup kal‘a içinden taşra çıkmayup re‘âyâ olmak şartıyla Duka nâm kra …
Ve yedi kerre mukaddemâ muhâsara olup fethi müyesser olmayup âhıru'l-emr kralın birin Ferhâd Beğ avda avlayup esîr eder. Öbür karındaşı Rûm kefereleriyle kal‘aya kapanup kal‘a içinden taşra çıkmayup re‘âyâ olmak şartıyla Duka nâm kral kal‘anın miftâhların Ferhâd Beğ'e teslîm edüp ba‘dehu asker-i İslâm alâ mehil kal‘ayı kabza-i tasarrufa alırlar. Yohsa bu kal‘a sademât-ı top-ı kûb ile feth olur hisâr-ı üstüvâr değildir. Ammâ hîn-i fethde küffâr kal‘a içinde olmak üzre akd-i sulh olunduğiyçün hâlâ kal‘ada dizdârdan gayri müslim yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… Yahûdî mâlik var idi. Akdeniz içinde Sakız cezîresinde Ciniviz Frengi pür-cengî
kefereleriyle
yek-dil [ü] yek-cihet olup Selânik kal‘asına müstakillen mâlik olup yetmiş sene …
İçlerinde bir Karâyî mezhebinde bir Yahûdî mâlik var idi. Akdeniz içinde Sakız cezîresinde Ciniviz Frengi pür-cengî kefereleriyle yek-dil [ü] yek-cihet olup Selânik kal‘asına müstakillen mâlik olup yetmiş sene dahi Yahûdîler Selânik'e hükm edüp Arz-ı Mukaddese'de bir kavm-i Cuhûd kalmayup bizim Selânik diyerek Rûmeli mâl-â-mâl kavm-i Yahûd olunca hemân Rûm krallarından Ağıştaş nâm kral Makedonya şehrinden ya‘nî Filibe şehrinden hurûc edüp altı kerre yüz bin Rûm keferesi leşkeriyle Selânik üzre gelüp muhâsara edüp ceng-i cidâl esnâsında iken Ciniviz Frengi bin pâre gemi ile Selânik'e gelüp Yahûdîlere imdâd edüp Rûmlar Selânik'e zafer bulamadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 223a ·
metinde göster ·
… atolu'dan Türkmân kabîlesinden sürüp bu diyârda tavattun etdirüp Bulgar ve Urûm
kefereleriyle
ülfet-i ihtilât ederek başka bir lisân-ı lehçe-i mahsûsa ile kellim ederler. Ev …
Bu kavm-i nâ-tırâş-ı kallâşların ibtidâ dedelerini Süleymân Beşe ibn Orhân Gâzî Anatolu'dan Türkmân kabîlesinden sürüp bu diyârda tavattun etdirüp Bulgar ve Urûm kefereleriyle ülfet-i ihtilât ederek başka bir lisân-ı lehçe-i mahsûsa ile kellim ederler. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234a ·
metinde göster ·
olup fasîh Rûm lisânı tekellüm eder müselmânları var.
Memdûhâtından: ipeği ve ibrîşimi ve pırankop nâm boya kökü ve siyâh ekşi tutu ve siyâh inciri memdûhdur. Cemî‘i halkı Urûmşadır, zîrâ şeb [ü] rûz ihtilât-ı bey‘ [u] şirâları Rûm kefereleriyle olup fasîh Rûm lisânı tekellüm eder müselmânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275a ·
metinde göster ·
dâ’imâ ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl eder yarar mel‘ûnlardır kim ne Malta'ya …
Ve halkı gayri kurâların kefereleriyle dâ’imâ ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl eder yarar mel‘ûnlardır kim ne Malta'ya ve ne Venedik'e belî demez mel‘ûn ve hınzîrdan eşedd kavmdir, zîrâ karada ve deryâda cemî‘i ümmet-i Muhammed'e vâveylâ verüp esîr-i bend-i zencîr eden bir bî-dînlerdir. Niçe bin ümmet-i Muhammed'in ehl [ü] ıyâllerini ve körpe kuzularını ve mahbûbe kızlarını tasarruf ederlerdi. Ve hâlâ yine tasarruflarında niçe ümmet-i Muhammed'in kızları var ammâ bizden saklarlardı. Ve bu karyeden bin beş yüz aded nâmdâr firkate sâhibi tüfeng-endâz kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b ·
metinde göster ·