yek-dil [ü] yek-cihet olup rûz-merre Kostantıniyye'ye istîlâ eden İşpanya kefer …
Ba‘dehu Galata'da Aronda Kıral, Rûm keferesiyle yek-dil [ü] yek-cihet olup rûz-merre Kostantıniyye'ye istîlâ eden İşpanya keferesiyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederek İşpanya şeb [u] rûz cenge tâkat getiremeyüp bir gece Yedikulle tarafından gemilerine süvâr olup İşpanya'ya firâr edüp Rûm keferesi yine Kostantıniyye'ye mâlik olup boybeği şeklinde hükûmet ederlerdi. Ammâ Ciniviz kıralı Aronda, Galata'da müstakil kıral olup bin pâre yelken gemiye mâlik olup dörd karındaş iştirâk-i seviy üzre Galata'yı ol kadar ma‘mûr etdiler kim hâlâ eser-i binâlarından ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… siyle yek-dil [ü] yek-cihet olup rûz-merre Kostantıniyye'ye istîlâ eden İşpanya
keferesiyle
ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederek İşpanya şeb [u] rûz cenge tâkat getirem …
Ba‘dehu Galata'da Aronda Kıral, Rûm keferesiyle yek-dil [ü] yek-cihet olup rûz-merre Kostantıniyye'ye istîlâ eden İşpanya keferesiyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederek İşpanya şeb [u] rûz cenge tâkat getiremeyüp bir gece Yedikulle tarafından gemilerine süvâr olup İşpanya'ya firâr edüp Rûm keferesi yine Kostantıniyye'ye mâlik olup boybeği şeklinde hükûmet ederlerdi. Ammâ Ciniviz kıralı Aronda, Galata'da müstakil kıral olup bin pâre yelken gemiye mâlik olup dörd karındaş iştirâk-i seviy üzre Galata'yı ol kadar ma‘mûr etdiler kim hâlâ eser-i binâlarından ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… " derler. Bin pâre gemi alır bir liman-ı azîmin cânib-i garbında bin hâneli Rûm
keferesiyle
müslim hâneleri mahlût kasabadır. Üç câmi‘i,
Evvelâ kefere zamânı sâfî deyristân imiş. Hâlâ Servi Burnu'nda kilisaların âsâr-ı esâsları zâhirdir. Ammâ cümleden istinye nâm bir râhibin kenîsesi ziyâretgâhları idi. Ciniviz keferesi Galata'ya istîlâ etdikde istine nâm râhib deyrini bırağup cezîre-i Girid'e varup anda bir deyr binâ edüp anda sâkin oldu. Hâlâ ana dahi istiye kal‘ası derler. Anıniçün bu istinye'ye Rûm lisânınca "istiniye" derler. Bin pâre gemi alır bir liman-ı azîmin cânib-i garbında bin hâneli Rûm keferesiyle müslim hâneleri mahlût kasabadır. Üç câmi‘i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b ·
metinde göster ·
… vala üçer pâre yarar kalita sâhibidir, 40412 ze‘âmet-i bahâsıdır, üç bin voynuk
keferesiyle
der-i devletde emîr-i âhûr ağa hizmetinde Kâğıthâne çayırında üç ay pâdişâhın a …
Evvelâ ze‘âmet-i mîr-i İhtimân 900, ze‘âmet-i mîr-i Vize 300, ze‘âmet-i mîr-i yürükân-ı Yanbolu 535, ze‘âmet-i mîr-i Tekirdağı 600, ze‘âmet-i Na‘ldöken 335, ze‘âmet-i kapudan-ı Kavala üçer pâre yarar kalita sâhibidir, 40412 ze‘âmet-i bahâsıdır, üç bin voynuk keferesiyle der-i devletde emîr-i âhûr ağa hizmetinde Kâğıthâne çayırında üç ay pâdişâhın atların bekleyüp hizmet ederler. Ve ze‘âmet-i defterhâ-yı Rûmeli 52000. 138b Bu bâlâda tahrîr olunan sekiz aded mîr-i yürükân ze‘âmetlerinin ve Kavala emîr-i ze‘âmetinin kânûn-ı Süleymân Hân üzre cebelüleriyle cümle kâhice deryâda tuğyân-ı kefere olursa üç pâre kadırgasıyla kapudan paşa ile sefer eşer, kânûn budur. Ammâ paşa sancağı ki, Sofya şehridir, yalnız bu sancakda cümle ze‘âmet 322 adeddir ve timar cümlesi 1782 adeddir. Bunlar dahi kânûn üzre cebelüleriyle hîn-i gazâda üç bin güzîde asker olur. Sağ kol ve sol kol beğleri ta‘bîr ederler cümle Rûmeli eyaleti zu‘amâ ve erbâb-ı timarına ve cemî‘i alaybeğlerine hükm-i hükûmet edüp meterise ve gayri mesâlihe asker kolunan bunlardır. Ve sekiz aded mîr-i yürükânın askerlerine top-keşân câmûsların koşdurup top çekdirüp top çitleri urduran, iktizâ ederse yürükânı öldüren iki aded sağ ve sol kol beğleridir kim hîn-i gazâda hüküm bunlarındır. Rûmeli vezîri değil sa‘âdetlü pâdişâh dahi bu iki âdemin emrine râmdır, zîrâ bunlar ceng eri olmağıla şeb [u] rûz âteş içinde cân u bâş oynadırlar, müstakil beğlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138a–138b ·
metinde göster ·
söyleşirlerken meğer paşa bu kelimât-ı turrehât-ı kalenderîleri yatdığı obadan …
Bu Abaza lehceleriyle mezkûr Uskok keferesiyle söyleşirlerken meğer paşa bu kelimât-ı turrehât-ı kalenderîleri yatdığı obadan istimâ‘ edüp görse kim bir fedâ’î Uskok kâfiri pür-silâh ve âteş-pâredir. Hemân paşa-yı bahâdır başı ucundan koca Hoş-kadem kılıcın kapup obadan taşra bir kadem-i hoş-kademle pertâb edüp Uskokun kellesine bir sâtûr-ı Melek'i eyle çekdi kim felek reşk etdi, ammâ yine böyle iken mezbûr iki üç gulâmlardan gayrı bu kâfir kesilmesinden bir âdemin rûhlarının haberleri olmayup hâb-âlûd yatırlardı. Meğer maktûl kâfirin taşrada on iki aded yunak ve fetâ çoyik refîkleri var imiş. Anlar dahi otak içine bir yerden girüp Peşkircibaşı nâm Çerkes şahbâz nâm şehnâz ve Gürcî Zülfikâr nâm merd Alî-vâr Zülfikâr'ın ellerine alup bu iki nâmdâr yiğitler on iki kefereye otak içre kılıçlar ururken cümle iç ağaları içinde bir hay huy kopup on iki aded kâfirlerin kellelerin kesüp köpeğî galtân etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143a ·
metinde göster ·