zikr olunan on iki çengi kolları, var kuvvetlerin bâzûya getirüp birbirlerinin …
Hâsıl-ı kelâm bâlâda zikr olunan on iki çengi kolları, var kuvvetlerin bâzûya getirüp birbirlerinin kollarına tağallüben gûnâ-gûn arz-ı mahâretler ederek cümle dilberleri zer-ender-zerdûza gark olup gûnâ-gûn rakslar ve şakalar ile her bir kol birer san‘at icrâ ederek Hüseyin Baykara fasılları edüp alay köşkü dibinden cümle ubûr ederler. Âl-i Osmân devletinde değil hübût-ı Âdem'den berü bu bâlâda tahrîr olunan hânende ve sâzendelere ve bu çengilere bir mülûk mâlik olmamışdır, illâ zamân-ı Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘de olmuşdur kim her bir esnâfı birer bilâdın yegâne-i asrlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 210a ·
metinde göster ·
tahrîr olunan kavm-i Kılmahların her biri birer gûne lisân ile tekellüm edüp bi …
Hâsıl-ı kelâm bâlâda tahrîr olunan kavm-i Kılmahların her biri birer gûne lisân ile tekellüm edüp birbirlerinin lisânların aslâ anlamazlar cihânı dutmuş kavm-i azîmlerdir. Tâ Çîn ü Mâçîn ve Fağfûr ve Hıtâ vü Hoten ve vilâyet-i Kazak ve vilâyet-i Zenân ve vilâyet-i kelb-i şerrân [ve] vilâyet-i Zulumât'a varınca andan kûh-ı Kâf'a ve Sedd-i Ye’cûc Me’cûc'a varınca müstevlî olmuş kavm-i benî asferdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179b ·
metinde göster ·
Hâsıl-ı kelâm bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre cümle yetmiş kalemdir. Cümle hâceler kânûn-ı Selîm Hânî üzre dîvân-ı Mısır'da kat-ender-kat mevcûdlardır. Ammâ bu dîvân-ı Mısır'da sâ’ir eyâlet gibi tîmâr ve ze‘âmet defterdârı ve defter emîni gibi kimesneler yokdur. Kânûn-ı Selîm üzre cümle eyâlet-i Mısır'da tîmâr ve ze‘âmete müte‘allık bir şey yokdur. Zîrâ cümle Mısır eyâleti hîn-i tahrîrde cümle mîrî Y 63a kayd olunmuş kurâlardır kim erbâb-ı tîmâr ve zu‘amâ ve çeribaşı ve alaybeği istimâ‘ olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y62b–Y63a ·
metinde göster ·
tahrîr olunan yüz yetmiş boğça tevzî‘ olunup kifâyet etmediğinden mâ‘adâ kapu k …
Hâsıl-ı kelâm bâlâda tahrîr olunan yüz yetmiş boğça tevzî‘ olunup kifâyet etmediğinden mâ‘adâ kapu kethudâsı yüz boğça dahi aldım deyü sûret-i defter gönderüp ve bu boğçaler ile vezîr-i a‘zamın on iki bin altun ıydıyyesinden mâ‘adâ bu hazîne ile on bin altun dahi sâ’irlere ıydıyye içün gönderilir. Mısır vezîrlerine azîm şebeke ve belâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y196a ·
metinde göster ·
tekyeler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Bir du‘â müstecâb olacak âsitânedir. Allâ …
Netîce-i kelâm bâlâda tekyeler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Bir du‘â müstecâb olacak âsitânedir. Allâhümme âfinâ, bunda olan mevlûda mevlûd-ı fukarâ derler, cümle âşıkân [u] sâdıkân cem‘ olurlar. Andan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y222b ·
metinde göster ·
tahrîr olunan meyvelerin ve eşcârâtların birisi bu Mısır diyârında olmaz. Cümle …
Hulâsa-i kelâm bâlâda tahrîr olunan meyvelerin ve eşcârâtların birisi bu Mısır diyârında olmaz. Cümle kereste ve ahşâbât Rûm'dan gemilerle gelmeğe muhtâcdır. Anıniçün odun kıtdır. Bir hamle odun seksen vukiyyedir, yigirmi otuz paraya fürûht olunur. Ba‘zı mahalde tûtiyâ-misâl attâr dükkânlarında vukiyyesi bir paraya bey‘ olunur. Rûm'dan tüccâr odun getirsinler deyü odundan gümrük alınmaz. Anıniçün cümle Mısır a‘yân [u] eşrâf kibârı nebâtât [u] giyâhâtdan hâsıl olmuş gâv u bakar cüllesi ya‘nî sığır tezeği yakarlar. Cümle halkı boka muhtâcdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y240b ·
metinde göster ·
… -bevâra ubûr edüp Gavrî ecel gavrına erdi dediler. Netîce-i kelâm u merâm merâm
kelâm bâlâda
Selîm Hân'ın Mısır fethinde ale'l-ihtisâr tahrîr olunmuşdur.
Selîm Hân mansûr [u] muzaffer Şâm'a gelüp meştâ fermân edüp evvel bahârda Mısır üzre mütevekkilen alallâh Q 281b deyüp adâlet ederek Arz-ı Hâsân ki Katıyye ve Ümmü'l-Hasan çölüdür, ol hâmûnu Selîm Hân yüz bin asker ile ubûr edüp Bilbeys şehri fezâsına vardıkda Abbâs dağları P 278b kemîngâhından Sultân Gavrî yüz bin küheyl-süvâr ve yüz bin piyâde-i pâ-süvâr tüfeng-endâz yarar ile ale'l-gafle âl-i Osmân askeri üzre koyulup vakt-i seherden tâ vakt-i gurûba dek ceng-i sultânî ve neberd-i hâkânî olup âhir Gavrî askeri üzre ahşam olup dendân-ı tîğ ile kelleleri galtân olup Gavrî dahi gurûrundan bu ceng-i âşûb içre bir seccâde üzre bî-ser cesedi bulunup dâr-ı gurûrdan dârü'l-bevâra ubûr edüp Gavrî ecel gavrına erdi dediler. Netîce-i kelâm u merâm merâm kelâm bâlâda Selîm Hân'ın Mısır fethinde ale'l-ihtisâr tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y318b ·
metinde göster ·