İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kele*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
232
isabet
206 cümle/beyitte
86,0
milyonda
tüm derleme göre
6
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi22591,9
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)292,4
Kutadgu Bilig227,2
TT I-X1392,5
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 232

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kele*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
TT T II Y 36.13. -41–45 etüz -üŋin küzedser sn [.] kelen keyik müyüzi teg atıŋ küüŋ kötlürgei [.] birök bu taġ atlġ ırḳ kelser sawın inç …
Mait Mai.Tek.060.23 … .. ıglayu / / / [yigirminç ülüş] / / 8 ? = 110 ... -r biz munta ... yalınlıg kelemin suḳin öz ėlgin öz et-özümüz--ni karnımıznı uçamıznı eniŋümüzni butumuznı başımı …
Mait Mai.Tek.107.18 … .. ... bit / / / ıdar ... -tm / / - ... ... malark(a ö)güg kaŋġıg baḳş(ıg) ... - kelerig içilerig toḳış ... ? tod tolı kılsarlar ...
KuT Ku. T. 33/39a3 … ey iḍimiz yıratġıl seferlerimiz arasını. küç ḳıldılar özleriŋe ḳıldımız olarnı keleçüler tardımız olarnı tegme tarmaḳ bütünlükin anıŋ içinde belgüler ḳamuġ sergen şükr …
KB 560 ḳayu öḍte ḫacib tilese mini / ol öḍte keleyin tidi söz küni
KB 5964 ÖGDÜLMİŞ CEVABI YUMUŞÇIḲA / / yanut birdi ögdülmiş aydı kele / negü erse yigil baralım bile
EÇS I 23b … alup ve niçe yolların ahvâline vâkıf olup mansûr [u] muzaffer yedi günden yine kelekler ile karşu Kapudağı nâm mahalle ubûr edüp bu kadar mâl-ı ganâyim ile şehr-i Burs …
EÇS I 46a Ammâ kal‘a-i Avlonya, Selânik'de kulle-i Kelemerye , Eğre serhaddinde kal‘a-i Segedin ve Seğitvar'da kal‘a-i Türbe ve Özi serhaddin …
EÇS I 137b … ısı ve Hâdım Alî Ağa yalısı ve Beğ yalısı bunlar meşhûr yalılardır. Ve nev binâ Kelemser Boşnak {İsmâ‘îl} Efendi yalısı cümleden mükellef sarây-ı âlî olmadadır. Ve ziyâ …
EÇS I 183a … ûsî ve horosî ve kepşî ve surhâbî ve cunûnî ve kestâne ve şâzrevânî ve ra‘dî ve kelebekî ve semekî deryâya yedi kerre ve sekiz kerre gavvâs-vâr dalup bir gayrı yerden ç …
EÇS I 183a … evrenler ve ejdehâlar ve havân ve kumbaralar ve husrevânî küpler ve mârîler ve kelebekler ve'l-hâsıl bin yüz elli pâre âlât-ı âteşbâzlıklar san‘atı Freng-i pür-renge mah …
EÇS II 242a–242b … kmetdir kim 242b ba‘zı çıkıları yarup içinden niçe yüz siyâh başlı kurdlar ve kelebek misillü mahlûk haşerâtlar çıkar. Bir yalçın kayadan kaynayup çıkar. Berrâk ve l …
EÇS II 265a–265b … hûm olunca emr-i Hudâ deyüp na‘şların deryâya ilkâ edüp yine 265b sandal içre kel-evvel sekiz âdem kaldık. Ammâ yanımız sıra yigirmi zirâ‘ kaddi bir çam tahtası kovuşl …
EÇS II 278b kelem / lahana
EÇS II 293a–293b … kenarında iki cânibde kasr-ı âlîleri temâşâ ederek hıyâbân [u] gülistân-ı İrem Kelenter bâğına varup anda dahi bir ziyâfet-i âli-i kal‘a-i sultânî edüp elçiye ve hakîr …
EÇS II 293b … ammâmı ve üç yüz kadar dükkânce bâzârlı şehr-i sağîredir. Bu dahi Revân hâkinde kelenterlikdir . Bir şeb bu cây-ı zîbâda mihmân olup andan 14 sâ‘at,
EÇS II 294b–295a … ân hudûdunda başka hânlıkdır kim hânı iki bin askere mâlikdir. İhtimâdevlesi ve kelenteri ve münşîsi ve darûgası ve dizçöken ağası ve çiğyeyen akası vardır kim bu esnâfl …
EÇS II 296b … henüz imâr olmadadır. Tebrîz hudûdında başka sultânlıkdır. Bin askere mâlikdir. Kelenteri ve darûgası ve münşîsi ve binbaşısı ve dizçöken ağası vardır. Şehri bir vâsi‘ s …
EÇS II 296b–297a … âk-ı muhtasarlı 297a kenddir. Hâkimi sultândır. Bin nökere mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve kadısı vardır. Bâğ u bâğçesi dünyâyı dutmuşdur. Bunı dahi Murâd …
EÇS II 297a … n şehirlerinden başka sultânlıkdır kim biri nöker-i şerefgere mâlikdir. Kadısı, kelenteri , münşîsi ve darûgası ve dizçöken ağası vardır. Tebrîz'e on dörd fersah karîbdir …
EÇS II 297b … âb ve buhûrdan sonra hân-ı âlîşân bizi mihmândâra ve korucubaşıya ve darûgay ve kelentere teslîm edüp alay ile bizi kelenter bâğına getirüp anda karâr etdik. Cihân-ârâ b …
EÇS II 297b … zi mihmândâra ve korucubaşıya ve darûgay ve kelentere teslîm edüp alay ile bizi kelenter bâğına getirüp anda karâr etdik. Cihân-ârâ bir bâğ-ı İrem'dir. Akîbimizce hammâ …
EÇS II 298b … ı olmuşdur. Cümle on bin askere mâlikdir. Müftîsi ve şeyhu's-sâdâtı ve mollası, kelenteri ve münşîsi ve darûgası ve korucubaşısı ve dizçöken ağası ve çiğ yiyen ağası ve …
EÇS II 299b … -ı Ca‘feriyye, hân-ı Fîrûz Hân, hân-ı Gevher Hân, hân-ı Ciğâl Paşa, bekârhâne-i kelenter .
EÇS II 300b–301a … kâ‘a-i Vâmık u Azrâlar var kim henüz dillerde dâstândır. Hattâ sâkin olduğumuz Kelenter bâğı kasrının hatt-ı Kutbeddîn Muhammed Yezdî ile târîhi budur:
EÇS II 303b … brîz sahrâlarının cümle suları zîr-i zemînden olmağıla Acısu derler. Bunda kend kelenteri , Hâna ol gice yahşı mihmândarlık edüp ziyâfet-i âlî etdi. Andan yine ale's-sabâ …
EÇS II 304a–304b … arı vardır. Ve bu şehir, Tebrîz hâkinde başka sultânlıkdır. Bin kadar nökere ve kelentere ve darûgaya mâlikdir ve kadılıkdır. Bunda dahi azîm ziyâfetler tenâvül olunup s …
EÇS II 304a–304b … ı vezîria‘zama derler. Kapucubaşı (---) derler. Münşî, re’îsü'l-küttâba derler. Kelenter , alaybeğine derler. Darûga, subaşıya derler. Yasavul ağası alay çavuşuna derler …
EÇS II 304b … ne meyilli şehr-misâl câmi‘li ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kenddir. Kelenteri gelüp Hân'a mihmândârlık edüp bir şeb cân sohbeti edüp ale's-seher kalkup cânib …
EÇS II 304b … nde Tebrîz hudûdunda başka sultânlıkdır. Bin mikdârı askere mâlikdir. Kadısı ve kelenteri ve darûgası ve münşîsi vardır. Zamân-ı kadîmde Hûşenk Şâh binâ edüp Azerbaycân' …
EÇS II 305a … ra varoşunda hânesi çokdur. Cümle üç bin hâk-i amber-i pâk örtülü evlerdir deyü kelenteri nakl etdi. Yedi câmi‘ ve üç hammâm ve yedi hân-ı mihmânsarây ve altı yüz dükkân …
EÇS II 305a–305b … ûba Erdebîl kapusu var. Hâlâ sultânlıkdır kim bin askere mâlikdir. Ve kadısı ve kelenteri ve münşî ve darûgası vardır. Ammâ taşra varoşu bâğ u bâğçe ve gül-i gülistânlı …
EÇS II 305b–306a … âr olup hâlâ İrân-zemîn hükmünde hânlıkdır. Üç bin askere mâlikdir. Darûgası ve kelenteri ve münşîsi ve korucubaşı ve kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı vardır. Ş …
EÇS II 306b … yine şehr-i Tebrîz-i dilâvize dâhil olup niçe gün dahi zevk [u] safâ edüp cümle kelenter ve darûga ve mihmândârlar bin baş kârbân âmâde edüp Hoy cânibine ve şehr-i Behi …
EÇS II 307a … mihmândârlık eyledi. Ale's-sabâh bu kendden iki yüz yekkesüvâr âdem refîk olup kelenter vedâ‘ edüp avdet etdi. Andan cânib-i şimâle (---) sâ‘at kend-i imâristân içre g …
EÇS II 307a–307b … ltânlıkdır kim bin mikdârı nökere mâlikdir. Kadı ve müftî ve nakîbi ve münşî ve kelenter darûgası ve korucusu ve diz çökenleri ve mihmândârları vardır. Ve bu şehr-i Hoy …
EÇS II 307b Menzil-i şehr-i Behistân-ı bâğistân: Hoy şehirlerindendir. Başka kelenteri vardır. Kadîm-i eyyâmda Tebrîz'e mânend şehr imiş. Hülâgû kavmi bu şehr kavmini …
EÇS II 307b–308a … r. Bu ferah-fezânın cânib-i cârında hem-civâr olan kend-i levendlerin darûga ve kelenterleri cümle levâzımât, me’kûlât [ü] meşrûbâtlarımız ve âbdâr meyve-i gûnâ-gûnlarımız …
EÇS II 308a … âsı Sünnî mezheb Avşar kabîlesi Türkmânı olduğundan Avşarlı kendi derler. Başka kelenteri ve mihmândârı vardır. Andan yine nehr-i Araz sâhilince imâristân ve mesîregâh g …
EÇS II 309b … vardır. Birkaç kerre hânlar hânlığı olmuşdur. Kadı ve molla ve şeyh-i şerîfi ve kelenteri ve darûgası ve münşîsi ve yasavul ağası ve korucubaşısı ve eşik ağası ve dizçök …
EÇS II 310a … m ipeği meşhûr} ve bu şehr hânlıkdır. Üç bin nöker-i mekkâre mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve on iki yâr aşkına kadı ve hâkimleri vardır, ammâ ibtidâ Âl-i Osm …
EÇS II 311b–312a … vardır. Hâlâ sultânlıkdır. Bin kadar nökere ve on iki hâkimi ve kadısı vardır. Kelenterinin şehâdetiyle altı binden mütecâviz bâğ u bâğçeli behişt-âsâ hânedânlardır, deyü …
EÇS II 312a … yine sadede rücû‘ edelim. Bâlâda tahrîr olunan menzil-i Gökçay kend-i azîmdir. Kelenteri ve mihmândârı vardır. Cümle yedi yüz hânedir. Bâğı ve bâğçesi vardır. İpeği mem …
EÇS II 313a–313b Menzil-i Pîr Merîzât Sultân: Kelenterhânesinde hân mihmân olup bu hakîr âsitâne-i pîrde mihmân olduk. Pîr Merî-zâd derler, amm …
EÇS II 316a–316b … Hâlâ dest-i Acem'de hânlıkdır ve kadılıkdır. Ve on iki hükûmetdir kim münşî ve kelenteri ve darûgası ve yasavulu ve korucu ve dizçöken ağası ve çiğyiyen akası ve iki bi …
EÇS II 318a–318b … b müsâfir olmağıla ol kadar temâşâ edemedik. Ammâ yine hânlıkdır ve kadılıkdır. Kelenteri ve münşî ve darûgası ve bin mikdârı nökeri ve dizçökeri ve şâhçöreği yiyüp bend …
EÇS II 318b … âmi‘ ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kenddir. Tiflis hudûdunda bâğlı ve kelenterli kenddir. Andan (---) sâ‘atde,
EÇS II 319b … ç tengi bu Tiflis eyâletidir. Hâlâ Tiflis hânı iki bin nökere mâlikdir. Kadı ve kelenteri ve münşîsi ve on iki yâr aşkına hâkimleri vardır.
EÇS II 324b … emenzâr sahrâ ile bir konak gidüp nehr-i Araz kenarına varup andan karşu tarafa keleklerle ubur edüp,
EÇS II 325a … uruş ve iki Mahmûdî at ve iki Gürcî gulâmı alup Kağızmân'dan yine nehr-i Araz'ı kelekler ile güzer edüp Kars hâkiyle 9 sâ‘at cânib-i şarka gidüp,