… kmetdir kim 242b ba‘zı çıkıları yarup içinden niçe yüz siyâh başlı kurdlar ve
kelebek
misillü mahlûk haşerâtlar çıkar. Bir yalçın kayadan kaynayup çıkar. Berrâk ve l …
Evsâf-ı âb-ı müshilât, İçme : Her sene mâh-ı temmûzda kiraz mevsiminde cümle İslâmbol'dan ve gayrı büleydelerden niçe bin âdem cem‘ olup çadırlarında bir sâz [u] söz u ayş ve nûş edüp kırk gün kırk gice leb-i deryâda top u tüfenk ve fişenk şâdmânları olur kim diller ile ta‘bîr ve tavsîf olunmaz. Ehl-i derd olup ahlât-ı fâside marazına mübtelâ olanlar bunda üç gün üç gice İçme suyından nûş edüp bi-emrillahi Te‘âlâ kimi istifrâğ edüp sarı sarı ve yeşil yeşil safrâ ve sevdâ ve balgam ve ahlâtlar çıkar kim râyiha-i habîsinden âdem helâk mertebesine varır. Ba‘zı âdemin aşağısından safra ve sevdâ ve ahlât ve kara balgam ve namazbur ve okran ve sîrence nâm emrâz-ı muhtelifeler çıkar kim âdem hayât-ı câvidân bulur. Ba‘zısından bilâ-teşbîh, tesbîh gibi dizilmiş çıkınca çıkınca şeyler çıkup kırkar ellişer boğum bağırsak-misâl çıkıları çalılara sererler, gelüp gidenler temâşâ ederler. Aceb hikmetdir kim 242b ba‘zı çıkıları yarup içinden niçe yüz siyâh başlı kurdlar ve kelebek misillü mahlûk haşerâtlar çıkar. Bir yalçın kayadan kaynayup çıkar. Berrâk ve latîf sudur ammâ sehel şûrcadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242a–242b ·
metinde göster ·
… olup üzerlerinde kalabakları küçük olup tepelerinde durduğiyçün gûyâ kîr-i hara
kelebek
kuşu konmuş gibi durur. El-hâsıl bir turfe-hey’et mecmû‘a-i aceblü keferelerdir …
Der-câme-i eşkâl-i aceblü-yi re‘âyâ vü berâyâ: Cümle re‘âyâsı Rûm ve Arnavud kefereleri olup başlarında bir sivri 349b siyâh takye geyerler. Anın sivri ucuna bir karış yüksek Arnavud kalabağı geyerler, ammâ başlarına aslâ fâ’ideleri olmayup hemân geymemiş gibi durur. Ol kalaba[k] bir pirincli zencîr-i musanna‘lar ile başlarına boğazlarından bağlarlar. Başları Adana kabağı kadar büyük olup üzerlerinde kalabakları küçük olup tepelerinde durduğiyçün gûyâ kîr-i hara kelebek kuşu konmuş gibi durur. El-hâsıl bir turfe-hey’et mecmû‘a-i aceblü keferelerdir. Libâsları cümle koyun yapağısından şâllardır, ammâ gâyet dîv tüvânâ zeber-dest ve rencber Ferhâd-vâr çalışır re‘âyâları vardır ve gâyet ankâlardır. Ve cümle (---) aded kenîseleri vardır. (---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349a–349b ·
metinde göster ·
… ler ile ta‘bîr olunmaz. [[(---) (---) (---)]] ve hevâyî ve kestâne ve tarakı ve
kelebek
ve ra‘dî ve fişeng-i bahrî ve koç ve kal‘a-i [[(---) (---) (---)]] ve feres ve …
Beri tarafdan dahi Şâm âteşbâzları çatal [[(---) (---) (---)]] Mısır huccâcı üzre atınca tarakı ve delice fişekler Mısır'ın şerrânî atları içine düşünce âdem âdeme girüp bir hây ve bir hûy ve bir hande ve şâdumânî oldu kim diller ile ta‘bîr olunmaz. [[(---) (---) (---)]] ve hevâyî ve kestâne ve tarakı ve kelebek ve ra‘dî ve fişeng-i bahrî ve koç ve kal‘a-i [[(---) (---) (---)]] ve feres ve hımâr ve kelb ve papas ve Yahûdî ve dîv ve cemâl sûretleri ki eşkâl-i garîbe ve Q 135a acîbe-i gûnâ-gûn fişengler ve niçe âteş-pâre hıyel-i musanna‘lara âteş edüp bu ordu-yı İslâm içinde bir hengâme ve bir şâdumân olmuşdur kim ehl-i Mekke değil belki hubût-ı Âdem'den berü böyle bir temâşâ olmamışdır. Cümle ehl-i Mekke "Lehhe’ât yâ Osmâniyân" derlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328a ·
metinde göster ·
… ûsî ve horosî ve kepşî ve sürhâbî ve cünûnî ve kestâne ve şâzrevânî ve ra‘dî ve
kelebek
ve semekî — deryâya yedi sekiz kerre girüp bir gayrı yerden çıkar ve Nîl içre g …
Ve'l-hâsıl ol gece sabâha dek paşa huzûrunda ve âdem deryâsı nazarında niçe yüz bin elvân fişeng ve tarakı ve badaluçka ve âsumânî ve havâyî ve semâyî ve evcî ve perîşânî ve bahrî ve tâvûsî ve horosî ve kepşî ve sürhâbî ve cünûnî ve kestâne ve şâzrevânî ve ra‘dî ve kelebek ve semekî — deryâya yedi sekiz kerre girüp bir gayrı yerden çıkar ve Nîl içre gavvâs-vâr Nîl'in dibinde şinâverlik etdüği nümâyândır, yine çıkup yine dalar, garîb temâşâdır — ve kâğızdan kal‘alar birbirleriyle Y 154b birer sâ‘at âteş-feşânlık edüp ceng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a–Y154b ·
metinde göster ·
… yüz bin gûnâ-gûn tüfeng ü fişeng ve tarakı ve âsumânî ve badaluçka ve bahrî ve
kelebek
ve koçlar ve deliceler ve kestâneler ve tâvûs ve horoslar ve fişekden atlar ve …
Bu meydân-ı melâhatde bir gürûh-ı enbûh ricâlullâh dahi bu dârâtla âlûde olup on gün on gecede her hayme ve hargâh önünde niçe kerre yüz bin gûnâ-gûn tüfeng ü fişeng ve tarakı ve âsumânî ve badaluçka ve bahrî ve kelebek ve koçlar ve deliceler ve kestâneler ve tâvûs ve horoslar ve fişekden atlar ve kal‘alar ve papaslar ve Yahûdîler ve dîvler ve perîler ve cemâller ve şâzrevânlar ve havânlar ve tulumbalar ve şebpereler ve pervâneler ve bunun emsâli niçe sûret fişekleri ve bârûd u neft ile memlû’ fânûslar ve çarh-ı felekler ve âteşden çadırlar ve fişekli hımârlar ve kelbler ve câmûsların fişeklerine âteş edince ve bu hayvânlar havfından bu deryâ-misâl askerin içine düşüp bir hây hûy vâveylâ şâdumânı olur kim gûyâ gulgule-i Hind'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y293b ·
metinde göster ·