… alup ve niçe yolların ahvâline vâkıf olup mansûr [u] muzaffer yedi günden yine
kelekler
ile karşu Kapudağı nâm mahalle ubûr edüp bu kadar mâl-ı ganâyim ile şehr-i Burs …
Andan ılgar ile Tekirdağı ve İslâmbol kurbünde tâ Silivri kal‘asına varınca mezkûr kırk kişi şebhûnlar edüp bu kadar mâl-ı ganâyim [ve] üsârâlar alup ve niçe yolların ahvâline vâkıf olup mansûr [u] muzaffer yedi günden yine kelekler ile karşu Kapudağı nâm mahalle ubûr edüp bu kadar mâl-ı ganâyim ile şehr-i Bursa'ya dâhil olup cümle asker-i İslâmın demâğına lezzet hâsıl olup niçe kerre gemilerle Rûm tarafına geçüp niçe yüz kurâ ve kasabât ve kılâ‘lar feth [u] fütûh edüp her bâr İslâmbol'un cânib-i erba‘asın gâret ü alan tâlân kâfirlerin nâlân [u] giryân ve esîr-i bend-i hicrân edüp anlara mukâbil bir düşman gelmek ihtimâlleri yok idi. Ve şikâr etdükleri dûşîze ve bâkire duhterleri akd-i nikâh ile merbût edüp tenâsül buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b ·
metinde göster ·
… uruş ve iki Mahmûdî at ve iki Gürcî gulâmı alup Kağızmân'dan yine nehr-i Araz'ı
kelekler
ile güzer edüp Kars hâkiyle 9 sâ‘at cânib-i şarka gidüp,
Kars paşasından ve on bir ağavâtdan ve Kağızmân beğinden ve a‘yânlarından ücret-i kadem hakîre bir kîse guruş ve iki Mahmûdî at ve iki Gürcî gulâmı alup Kağızmân'dan yine nehr-i Araz'ı kelekler ile güzer edüp Kars hâkiyle 9 sâ‘at cânib-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325a ·
metinde göster ·
… Furât kenarında ma‘mûr köydür ve geçit başıdır. Bu mahalde nehr-i Furât-ı azîmi
kelekler
ile geçüp bundan ötesi gayri eyâlet-i azîm-i Diyârbekir'dir ve Çemişkezek sanca …
Menzil-i karye-i Dutluca: Nehr-i Furât kenarında ma‘mûr köydür ve geçit başıdır. Bu mahalde nehr-i Furât-ı azîmi kelekler ile geçüp bundan ötesi gayri eyâlet-i azîm-i Diyârbekir'dir ve Çemişkezek sancağı hudûdudur. Bu mahalde bir karyede mihmân olduk, ammâ ismi hâtırda değildir. Andan yine düz sahrâ içre cânib-i şarka (---) sâ‘atde nehr-i Murâd'ı gemilerle geçüp karşu tarafda yine Diyârbekir hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
… rsel ve Kara Koca ve Kara Hoca ve Kara Evren nâm gâzîler kapıdağından sallar ve
kelekler
ile Bismillah ile Rûm'a geçüp şebhûrlar edüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ …
Âhir Hicret-i Nebeviyyenin sene (---) si târîhinde 149a tulû‘-ı Âl-i Osmân'da ulemâ-yı Rûm ve müfessirîn ve muhadisîn-i zevi'l-mefhûm cemî‘i va‘z [u] nasîhatlerinde ale'l-umûm Arapça âyet-i şerîfinin tefsîr-i dürerbârın Rûmeli arzında Edirne-i İrem'dir, deyü ümmet-i Muhammedî ve cüyûş-i muvahhidîn-i fethin tergîb ederdi. Ve sûret-i Hak'dan görünüp Edirne'ye ve gayri kral-ı dâllere elçiler gönderüp yolların ve bellerin ve âyîn-i bed-nâmların görüp gelirlerdi. Tâ ki sene (---) târîhinde Orhân Gâzi saltanatında Bursa Rûm keferesi destinden feth olup Edirne şehrinin dahi fethine bezl-i ihtimâm edüp taht-ı sânî olmasına karâr verüp bizzât Hacı Bektâş-ı Velî huzûrunda gülbang-ı Muhammedî çekilüp Fâtiha tilâvet olunup bizzât Hacı Bektâş-ı Velî üç yüz fukarâsıyla ve yetmiş nefer asâkir-i İslâmdan Ece Ya‘kûb ve Haladere ve Yalvac Dede ve Kara Mürsel ve Kara Koca ve Kara Hoca ve Kara Evren nâm gâzîler kapıdağından sallar ve kelekler ile Bismillah ile Rûm'a geçüp şebhûrlar edüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ cum‘a namâzın anda kıldıkların "ibtidâ salâ"dan galat İpsala derler. Sene (---) târîhinde feth olan hâk-i Rûm'da bu kal‘adır. Zamân-ı Orhân Hân, be-dest-i Süleymân Şâh b. Orhân Gâzî. Hulâsa-i kelâm yedi senede guzât-ı müslimîn yetmiş pâre şehir ve kal‘a-i metîn [u] müstahkemler feth olup âhir Süleymân Şâh bir turnaya şâhin salup şikâr almağa atıyla seğirdirken tekerlenüp merhûm olunca cümle küffâr kızıl yumurta boyayıp gûyâ şâdumân ettiler. Anın akîbince Gâzî Murâd Beğ Edirne altına ve İslâmbol altına varınca şebhûnlar ve çapullar ve yortumlar bırağup küffâr-ı bed-girdârı Edirne'den taşra çıkarmaz olup her bâr guzât ile mâl-ı firâvânlar olup yine selâmetle İpsala'ya kaytavul ederdi. Tâ ki sene (---) târîhinde Gâzî Murâd Hân-ı Evvel müstakil pâdişâh olunca "Bismillah, niyyetü'l-gazâ-i İdrivne" deyüp yedi yerden gayret kılıcın kemerine bend kılup Tatar ve Moğol-ı Rûm'dan yüz yetmiş bin asker cem‘ edüp kal‘a-i Edirne'yi muhâsara edüp cânib-i erba‘adan gelen imdâdların dendân-ı tîğdan geçirüp derûn-ı kal‘ada mütahassın olan küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr "el-Amân ey güzîde-i asker-i Âl-i Osmân!" deyüp kal‘ayı emân ile verüp nice bini Sofya cânibine, nice bini Kostantiniyye'ye gidüp hamd-i Hudâ sene 762 târîhinde bizzât Gâzi Hudâvendigâr kal‘a-i Edirne'yi {İslâmbol'dan sene (---) mukaddem, ammâ feth-i İslâmbol sene 857} feth edüp anda karâr-dâde olup taht-ı sânî Edirne oldu. İnkırâzu'd-deverân dest-i Âl-i Osmân'da mü’ebbed ola, âmîn yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b–149a ·
metinde göster ·
… şlemez ammâ tulumdan kelek gemileri Diyârbekir'den ve kal‘a-i Birecik'den işler
kelekler
vardır.
Ve nehr-i Kuti gerçi bu nehr-i Furât'dan ayrılır ammâ nehr-i Melik altından geçüp arz-ı Irâk'ı reyy edüp yine nehr-i Melik kurbünde Şatt'a mahlût olur. Bu nühûrları nehr-i Şatt'dan ve nehr-i Furât'dan ayıranlar cümle Âl-i Abbâsiyân pâdişâhlarıdır ve gayrı niçe yüz mülûklardır kim memâlik-i Irâk'ın çölistânın bu enhârlarla âbâdân edenlerin evveli El-Melik Sultân İsâ ibn Alî b. Abdullah b. Hazret-i Abbâs'dır kim amm-i mansûrdur ve bu meliklerin zamân-ı hilâfetlerinde bir nehrin tarafeyninde bir kurrâdan bir beldeye fâsıla yok idi ve bu mezkûr nehirler içre cümle gemiler işlerdi. Hâlâ niçesinde gemiler işlemez ammâ tulumdan kelek gemileri Diyârbekir'den ve kal‘a-i Birecik'den işler kelekler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344a ·
metinde göster ·
… kelek gemileri gelse cisir dîdebânları cisirin ortasında iki gemiyi küşâde edüp
kelekler
ubûr edüp yine sedd ederler.
Ve cümle üç aded kapudur. Evvelâ cânib-i garba mekşûf bâb-ı Tur, Hadîd kapusu dahi derler ve ikinci kapuya Bâbu'l-mâ derler, ya‘nî Şatt kenârı kapusudur. Cânib-i kıbleye meftûhdur. Ve üçüncü kapuya Bâbu'l-cebel derler. İç kal‘anın altındadır ve cânib-i şimâle nâzırdır. Ve bu kapu önünde Şatt-ı azîm üzre yigirmi aded gemi üzre cisr-i kavî vardır kim vâcibü's-seyrdir. Kaçan kim Diyârbekir ve Hasankeyfâ'dan {ve Fındık kal‘asından} kelek gemileri gelse cisir dîdebânları cisirin ortasında iki gemiyi küşâde edüp kelekler ubûr edüp yine sedd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 385b ·
metinde göster ·
… mümkin değildir" deyü Tuna üzre üç yerden cisr-i azîmler ve sığır derilerinden
kelekler
üzre azbarlı çitler döşeyüp Tatar ve cümle asker geçüp üç gün ceng-i azîmden so …
"Bu tabur bunda iken Yanık kal‘ası feth olmak mümkin değildir" deyü Tuna üzre üç yerden cisr-i azîmler ve sığır derilerinden kelekler üzre azbarlı çitler döşeyüp Tatar ve cümle asker geçüp üç gün ceng-i azîmden sonra bi-emrillâhi te‘âlâ nesîm-i nusret Âl-i Osmân tarafına esüp cümle küffâr münhezim olup tu‘ma-i şemşîrden mâ‘adâsı Komaran kal‘aları dibindeki cisirden karşu geçüp Uyvar'a firâr eder. 47a Cümle guzât tabur içre girüp ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim olurlar kim bir harbende garîb bin altuna ve altı yedi esîr ile sîr olurlar. Sâ’ir guzât hemçünân ve cemî‘i cebehâne ve hazâ’ini topları mîrî içün zabt edüp {târîh-i feth-i gazâ-yı tabur-ı Yanık:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46b–47a ·
metinde göster ·