İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kelim*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
530
isabet
474 cümle/beyitte
196,4
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
34
farklı biçim
36 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi509207,9
Dede Korkut Kitabı12369,9
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası9236,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 530

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kelim*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 27/27b2 … rdılar bıçıġlarını yırattımız olarnı taḳı ḳıldımız köŋüllerini katıġ aḍnaturlar kelimeni orunlarındın unıttılar ülüşni andın kim pend bėrildiler anıŋ birle hemişe köz t …
KuT Ku. T. 27/46b2 … ş eşitgenler yalġannı üküş eşitgenler aḍın boḍunlarḳa kelmezler saŋa aḍnaturlar kelimelerni kiḍin orunlarındın ayurlar eger bėrilse munı tutuŋlar eger bėrilmese siz saḳını …
KuT Ku. T. 29/30b3 … ler birle körmez sizler anı ḳıldı anlarnıŋ sözini [kim] tandılar astın taŋrınıŋ kelimesi ol üstün ol ol taŋrı küsüş bütün işlig turur
KuT Ku. T. 29/53a3 74 andıḳarlar taŋrı tuta aymadılar çın-oḳ aydılar küfr kelimesini tandılar boyun sumışlarında kiḍin oġradılar ol neŋke kim bulmazlar öç almadılar …
KuT Ku. T. 34/90a1–3 19 ol kimerseke kim seza boldı anıŋ üze ʿazab kelimesi sen mü ḳurtġarur sen anı kim ot içinde turur
KuT Ku. T. 35/18a3 … rḳıtġuçılar ceza küniŋizke ḳarışġu bu ayġaylar: oḳ ançası bar vacib bolur ʿazab kelimesi kafirler üze
KuT Ku. T. 36/9a2 … dılar meger anda kiḍin ol kim keldi olarḳa bilig yaġılıḳ üçün olar ara eger bir kelime ozmasa iḍiŋdin atanmış zamanḳa tegi hükm ḳılġaytı olar ara her-ayine anlar kim …
KuT Ku. T. 36/15a2 … r mu belgülüg ḳıldılar olarḳa dindin anı kim destur bėrmez aŋar taŋrı eger fasl kelimesi bolmasa hükm ḳılıġaytı olar ara her-ayine zalimlerḳa olarḳa ḳın açıtıġlı
KuT Ku. T. 37/45a3 … di taŋrı amrulmaŋı yalavaçı üze hem müʾminler üze vacib ḳıldı anlarḳa saḳnuḳluḳ kelimesi erürler seza aŋar anıŋ boḍın erür taŋrı ḳamuġ neŋni bilgen
EÇS I 22a … p yatırlar. Ahvâl-i cidâlin haber-i sıhhatin alup derhâl kırala gelüp bir hayli kelimât edüp kıral Şeyh Maksûd'un maksûd [u] merâmı zamîrinden anlayup,
EÇS I 24a … ı Bârî yârî kılup fursatı bana verüp seni ele getirüp yine seninle zânû-be-zânû kelimât edüp ta‘zîm ederem ammâ ben senin eline girsem nice ederdin" dedikde hemân sâf- …
EÇS I 29a … hib-i iz‘ân kimesne idi. Beyâz tûtîyi siyâha boyayup Arapça pâdişâh sağ olsun kelimâtların ta‘lîm edüp Cem [Sa‘dîsi] huzûr-ı pâdişâhîye na‘ş-ı Cem ile vardıkda cemî‘i muh …
EÇS I 31b … ekâretin izâle etdiği[ni]z içün size biz dahi hünkâr dedik" deyü bu gûne latîfe kelimâtlar eder. Ve,
EÇS I 35a … azret-i Risâlet vücûda gelince bu ferişte sûretleri göbeğinde olan ağızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü vakâyi‘âtları ayân …
EÇS I 65a … eri çok Yûsuf Şâh kahvesine yâhûd bizim odaya gidelim’ deyü tahkîrâne niçe yâve kelimâtlar etdikde Osmân Hân rızâ vermeyüp Osmân Hân'ın pençerede olan bâzûlarına birer mu …
EÇS I 65b Bu kelimâtlara Pâdişâh-ı cem-azamet gûş-ı hûşile sâmi‘înden olup şehâdet-i Osmân Hân yâd olduk …
EÇS I 66a … geldim" deyüp hâk-i pâye yüz sürüp iki dizi üzre yüzü kıbleye müteveccih çöküp kelime-i şehâdete başladı.
EÇS I 66b–67a … ürbesinde defn eyledik anı bilürüm ve's-selam" deyü bu kelâma niçe bin nâ-tamâm kelimâtlar olup Erzurûm'a hatt-ı şerîf ile bir kapucubaşı gelüp Abaza Paşa'yı Aşağı Dîvânh …
EÇS I 68b … Hân'a intisâb etdiğimizi ve huzûr-ı şerîfinde olan ba‘zı letâ’ifâta müte‘allik kelimâtlarımız beyân olunur
EÇS I 69a … r verüp Pâdişâh huzûruna vardıkda âdâb-ı meclisi ve du‘â vü senâ etmeği ve niçe kelimâtları ta‘lîm edüp hakîri Hâsoda'ya götürüp anda bir sâ‘at oturup temâşâ etdik.
EÇS I 69b "Hay şakî göre ne gûne nezâketlerle ne kelimâtlar etdi" deyüp vâlih [ü] hayrân oldu.
EÇS I 71a–71b … pâdişâh-ı Cem-cenâb'ın hayr du‘âların almışız, eğer cümle sohbetlerimizde olan kelimâtları tahrîr eylesek bir müdevven 71b kitâb olup tatvîl-i kelâma bâ‘is olur.
EÇS I 71b … dir. Ve böyle hûn-rîz iken yine sagîr ü kebîr ile hüsn-i ülfet edüp bilâ-vâsıta kelimât ederdi.
EÇS I 78a … ere rîş-hand edüp yüzlerine gülerdi. Ve her sâ‘at ol pâdişâh-ı mazlûmu hoş-âmed kelimâtlar ile mağrûr edüp sû’-i tedbîr ederdi. Zîrâ umûr-ı devletde bir iş görmemiş Za‘fr …
EÇS I 80a–80b … nda sa‘âdetlü pâdişâha 80b buluşup yine semmûr lepâçeler ile kâmyâb olup niçe kelimâtdan sonra yine Üsküdar'[a] ubûr edüp {geldikde} yüz kurbân edüp ertesi İslâmbol'a g …
EÇS I 83a … etirüp sâhib-i cülûs Mevlevî Koca Vezîr huzûruna Kara Haydaroğlun getirüp birez kelimâtdan sonra gördüler kim kurşum zahmından uyluğu pâre pâre olup ilâc-pezîr değildir. …
EÇS I 98a … u fâkada bir meczûb-ı ilâhî kimesne idi. Ammâ ilhâm-ı Rabbânî ile dürr-i meknûn kelimâtları vardır.
EÇS I 98b … tmişlerdir kim gûyâ mu‘cize-gûdur. Ammâ aşk-ı ilâhî ile alûde olan kimesnelerin kelimât-ı dürer-bârları ile sâdır olur. Müddet-i ömrü (---) sene iken sene (---) târîhind …
EÇS I 138b … Mâbeynehümâları nısf mîldir. İki cânibin halkı birbirleri ile savt-ı Dâvûdî ile kelimât edüp istimâ‘ ederler. Ammâ bu boğazdan Karadeniz aşağı doğru Akdeniz'e eyle cer …
EÇS I 144a … nî Dede kabri, tarîk-i Yesevî'den bir mecâzib kimesne imiş dâ’imâ âsumâna bakup kelimât edüp gûnâ-gûn hâletler zâhir olur bir kimesne imiş. {Anıniçün Âsumânî derler}. …
EÇS I 147b … â edüp Arapça mertebesine varup Cenâb-ı Bârî'nin cemâlin müşâhede edüp binbir kelimât etdi. Kâbe kavseyn oldur kim bir yayın iki başı mâbeyni kadar ola. Ve esahh-ı k …
EÇS I 147b … mâbeyni kadar. Hazret-i Risâlet, Cenâb-ı Bârî'ye karîb olup ba‘zılar yetmiş bin kelimât etdi derler. Yine ol gece hânesine gelüp câme-hâbın ıssı buldular.
EÇS I 148b … a tâcı ve hulleyi geydirüp huzûr-ı Rabbi'l-Bârî'ye varup bilâ-vâsıta yetmiş bin kelimât etdi. Ba‘de'l-mi‘râc Resûl hânesine gelüp ol hulle ve imâmeyi cemî‘i Sahâbe-i k …
EÇS I 149b … düm, senin vücûdunun pâklığına tanıklık eyledim" dedi. Hazret-i Mûsâ, taşdan bu kelimâtları istimâ‘ edüp taşdan özür dileyüp eyitdi:
EÇS I 150a … rakları tevbedir, yemişi inâyetullâhdır. Ma‘nâ-yı îmân yakınlıkdır, îmânın aslı kelime-i tevhîddir, îmânın cemî‘isi yoldan dikeni götürmekdir ya‘nî şeb [u] rûz ayağa sa …
EÇS I 151a … a başka lehce-i mahsûsaları vardır. Ve bu kavmin cümle yüz kırk yedi lisân üzre kelimâtlarını fesâhat u belâğat üzre elli bir sene seyâhatimizde tahrîre getirüp zabt etmişiz …
EÇS I 151a Hikmet bu kim yine cümle lisânlarının kelimâtları yigirmi tokuz hurûf ile kelimât ederler. Niçe kerre yüz bin akl-ı Arasto bu cih …
EÇS I 151a Hikmet bu kim yine cümle lisânlarının kelimâtları yigirmi tokuz hurûf ile kelimât ederler. Niçe kerre yüz bin akl-ı Arasto bu cihâna gelüp bir hurûf dahi nazîre …
EÇS I 151a … vardır. Ammâ aslı yine hurûf-ı teheccîdir. Ammâ lisân-ı Çerkes-i nâkesde ba‘zı kelimâtlarında saksığan kuşu sadâsı gibi kaleme gelmez boğazdan beyne'l-fükemeyhden kelâmlar v …
EÇS I 151a Ammâ anlardan gayrı cümle lisân yigirmi tokuz hurûf ile kelimâtlar ederler. Zîrâ cemî‘i ulûmun aslı hurûf-ı teheccî ve ebced [ü] hevvezdir kim hur …
EÇS I 154b … ân-ı siyâsete getirüp gûnâ-gûn tesellîler ile tecdîd-i îmân getirdüp ve şehâdet kelimesin getirdüp yüzünü kıbleye müteveccih edüp bir kerre sağ eliyle katl olunacak kime …
EÇS I 156b … d-i meymûn ve tâli‘-i menhûs ve maksad [u] merâmlarınız görelim" deyü remmâlâne kelimât ederek ubûr ederler. Pîrleri yine Hazret-i Alî'dir kim reml-i Alî meşhûrdur, ul …
EÇS I 169a … e yüz sürüp cemî‘i yırtıcı vahşî hayvânlar kendülere mûnis olup zebân-ı hâl ile kelimât ederler. Kabr-i Alî, Bağdâd'a beş konak karîb (---) medfûndur.
EÇS I 170b … e, vere Asan Beşe'ye, ala iki ahça Ahmet Beşe'den" deyü lehce-i mahsûsaları ile kelimât ederek dükkânları üzre ve ba‘zıları işkembe hımârları üzre Urumca hoş-âvâz ile …
EÇS I 204a … pden nerdübân ile eflâke kemend atup urûc ederek kerrûbiyân ve Hazret-i Îsâ ile kelimât etmeğe yakın olmuşlardır. Evvelâ Üsküdarlı Mehemmed Çelebi ve Mağribli Hacı Nâs …
EÇS I 205a … k seksen ahçanı alup ağardıram, yatmiş ahça disan olmaz" deyü Ermenî lehcesiyle kelimât ederek geçerler.
EÇS I 205b … ah, çoh kâriz bâdâmı çıhardı, harnımız acdur bâdâm yisah" deyü Ermenî elfâzıyla kelimât ederek ayaklarında şapşal siyâh çizmeler ile ve hırka-i mülevvesleriyle omuzlar …
EÇS I 208b … Nefer 100, kuklabâzlar çalar, iki kemik pâresi arasında deri ile ağızda çalınup kelimât olunur.
EÇS I 210a … -i Mûsâ gazab-âlûd olurdu. Âhir bir gün Hazret-i Mûsâ, Cenâb-ı Bârî ile bin bir kelimât ederken,
EÇS I 216b "Pâdişâhım seni Hudâ'ya ısmarladım Îsâ Nebî ile kelimâta gideriz." deyü evc-i âsumâna urûc ederken temcîd [u] temhîdler ederek dahi yanı …