İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kelimei

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
23
isabet
22 cümle/beyitte
8,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi239,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–23 / 23

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kelimei” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 66a … geldim" deyüp hâk-i pâye yüz sürüp iki dizi üzre yüzü kıbleye müteveccih çöküp kelime-i şehâdete başladı.
EÇS I 150a … rakları tevbedir, yemişi inâyetullâhdır. Ma‘nâ-yı îmân yakınlıkdır, îmânın aslı kelime-i tevhîddir, îmânın cemî‘isi yoldan dikeni götürmekdir ya‘nî şeb [u] rûz ayağa sa …
EÇS II 265a âyetiyle kelime-i şehâdete meşgûl oldum, anı gördüm bir kaç kefereler geminin sandalını ipinden ç …
EÇS II 363a–363b … lillah" deyüp her ân ve her sâ‘atde cellâd-ı feleğe muntazır olup lisânlarında kelime-i Tevhîd gitmezdi. Gör felek atlasının hâlin kim bir ân evvel bu kadar kerr u fer …
EÇS III 97a … Mustafâ Paşa'ya bir tuğ dahi vardıkda hâlet-i nez‘de imiş. Tuğı görüp hamd edüp kelime-i şehâdet ile rûh teslîm edüp tuğların dâr-ı bâkî menziline dikdi.
EÇS III 101a–101b … sir kenarında kırk altı âdemleriyle ale't-tertîb dizüp Daşnık Mirza [ve] Halîfe kelime-i şehâdeti getirüp {Hanîfe Halîfe} eydür: "İlâhî! Bu husûsda Melek Ahmed Paşa mec …
EÇS III 101a–101b … e sebeb olanları ân karîbu'z-zamân benim gibi katl edesin" deyü Bismillah deyüp kelime-i şehâdetle kıbleye müteveccih olup "Al imdi emânetin efendim" dedikde Aşçı Alî n …
EÇS III 177a … ve'l-hâsıl yetmiş aded ser-i kârda olan kimesnelerden harc-ı râh içün ve bizim kelime-i tayyibemiz içün {deyü} iki bin yetmiş üç altun ihsânlar alup hemşîremize teslîm …
EÇS IV 215b Köylerinde aslâ mesâcidleri yokdur ve savm [u] salâtdan ve hacc [u] zekâtdan ve kelime-i şehâdetden berîlerdir. Bağlarında âbdâr engürleri olmağile cümle meyhorlardır. …
EÇS IV 393a … edikde Yâ Muhammed bî‘at deyüp Hazret-i Risâlet-penâhın dest-i şerîfin bûs edüp kelime-i şehâdeti getirüp ibtidâ ecinne kavminden İslâm ile müşerref olan Melik Sırfeyâî …
EÇS V 10a Bu iş de zuhûr edince kelime-i şahâdeti dilimden eksik etmeyüp mebhût [u] dem-beste idim. Artık derûnuma âteş …
EÇS V 80b … l-i deryâda ale't-tertîb dizüp cümlesin uryân edüp kimi hay ve kimi vay ve kimi kelime-i şahâdet getirüp, kimi "Vay anacığım", kimi "Vay babacığım" ve kimi "Vay oğulcuğ …
EÇS V 105a … med'i seversen bu sır burada kala" deyüp, hamd-i Hudâ şahâdet parmağın kaldırup kelime-i şahâdeti getirüp İslâm ile müşerref olup pâk âbdest alup salât-ı zuhru ikimiz e …
EÇS V 124b … ân barmağın yeniçeriler kurşum ile ururlardı. Meğer küffâr taşra çıkup barmağın kelime-i şahâdet içün kaldıraydı, ana çün çerâ yok idi, ammâ yine böyle iken kal‘anın ra …
EÇS VII 131b–132a … r fakîh getirüp öğrenirim" dedikde Mu‘âz ibn Cebel gazab-âlûd olup Cingiz Hân'a kelime-i tevhîdi ve îmân du‘âsın okudup bâtıl dînden çıkup hak dîne girüp Hazret-i Îsâ A …
EÇS VII 132a … â sünnet olmayup hacca gelmemek ile mü’min muvahhid olmamak iktizâ etmez. Hemân kelime-i tevhîd ile îmân du‘âsın okutdun mu?"
EÇS VII 132a … kabûl edüp mü’min olmuş, ammâ tîz bu bizim nâmemiz götür, selâmımız teblîğ edüp kelime-i tevhîdi ve âmentü billâhi ve me[lâ’i]ketihî ve kütübihî ve rusulihî âyetlerin t …
EÇS VIII 244b … mî‘i küffâr seğirdüp azîzin bu hâlin görüp ol ân yedi bin aded küffâr-ı bî-îmân kelime-i şehâdet getirüp sâhib-i îmân mürîd-i azîz olup kulluğa dururlar.
EÇS VIII 244b–245a Kral dahi bu hâli görüp ol dahi şehâdet parmağın götürüp kelime-i tevhîdi yâd edüp İslâm ile müşerref olup cümle evlâd [u] ıyâlleri dahi mü’min ü …
EÇS VIII 364b … med Hân-ı Gâzî'ye gelüp şehâdet parmağın kaldıru[p] Hudâ-yı Bî-zevâl'i birleyüp kelime-i tevhîd getirüp huzûr-ı pâdişâhîde Akşemseddîn hazretlerinin ta‘lîm [ü] telkîniy …
EÇS IX Y309a "Hullî yâ arz" deyüp derhâl Sürâka atıyla halâs olup ol ân kelime-i şehâdeti zebânına getirüp şeref-i İslâm ile müşerref olup izn-i Resûlullâh ile …
EÇS X Y76b–Y77a … e üçer miskâl idi. Bir tarafında salavât-ı şerîf ile kûfî hat ile kûfî ceng ile kelime-i şehâdet tahrîr olunmuşdu. Bir yanında selâtîn-i zamân Me’mûn Halîfe azze nasruh …
EÇS X Y450b … -kemâlin göricek karârı kalmayup mahabbet edüp der-ân şehâdet parmağın kaldırup kelime-i tevhîdi getürüp İslâm ile müşerref olup Sahâbe-i kirâmdan oldu. Ve ulûm-ı ledün …