… ir tîğ-i Ahmedî eyle ururlar kim kâfir kellelerin[den] cereyân eden hûn-ı insân
kelleyi
kelle üstüne yuvarlayup gider. Bakıyyetü's-seyf olan küffârlar firâr edüp dağla …
Tâ İskender-i Kübrâ zamânında karavulhâne içün binâ olunmuş bir küçük kal‘a imiş. Âb [u] havâsının letâfetinden ve hâk-i pâk-i amber-nâki mahsûldâr olduğundan kavm-i Hırvad ve Islovin ve Dodoşka kavimleri sengistân yerlerden firâr edüp bu mezra‘aları hûb ve hâk-i pâki mergûb bu vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr olan zemînde tavattun edüp tenâsül bularak bu cây-ı mu‘teberi amâr edüp şehr-i mu‘azzam olur. Ba‘dehû sene 944 târîhinde bu şehr-i ma‘mûr içün Âl-i Osmân tama‘a düşüp sene-i mezbûrede Gâzî Hüsrev Paşa bu şehrin etrâfların feth ederek etrâf-ı şehr-i Dirniş'i şemşîr-i nîş ile harâb ve hânelerin yebâb mesken-i bûm u gurâb ederek bu şehr-i Dirniş'e bir iş oldu kim kaht [u] galâdan işleri teşvîş oldu. Âhirü'l-emr derûn-ı hisârda mütehassın olan küffâr krallarına başları dûd ve her bâr cümle kapuları mesdûd olup bir vech ile derûn-ı kal‘ada bir ân ârâma imkân olmaduğın kral-ı dâll-ı bed-fi‘âllerine bildirüp ol ân kral-ı bî-îmân kırk bin asker-i be-nâm bed-fercâm ile şehr-i Dirniş'e gelüp imdâd eder. Hersek sancağında Ahmed Paşa bu işden haberdâr olup Gâzî Hüsrev Beğ'e ve Malkoç Beğ'e ve Murâd Beğ'e ve Bektaş Beğ'e ve İzvornik Beği Pılak Beğ'e ve bunun emsâli niçe ümerâlara ve serhad gâzîlerinin bahâdırân-ı dilâverân şahbâzlarına haber gönderüp otuz üç bin güzîde "Benem, diğer nîst!" diyen yarar ve bahâdır ve akrânları nâdir yiğitler ile ılkarup bir gece vakt-i şâfi‘îde kal‘a-i Dirniş altında mest ü harâbât evkâr-ı bî-kâr yatırlarken cümle gâzîler şeb-revânî esbâblarıyla kâfire şebhûn edüp kâfire bir tîğ-i Ahmedî eyle ururlar kim kâfir kellelerin[den] cereyân eden hûn-ı insân kelleyi kelle üstüne yuvarlayup gider. Bakıyyetü's-seyf olan küffârlar firâr edüp dağlara ve gârlara girir. Bu cengde bile mevcûd olan yüz kırk dokuz yaşında bir pîr-i fânîden bu hakîr bu cengin evsâfın istimâ‘ etdikde anlar buyururlar ki,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147a ·
metinde göster ·
… üp yâ halâs olur yâ ıkâb-ı elîm ile meydân-ı siyâsetde iki koç bu herîfe on iki
kelleyi
urduklarında herîf-i zarîf değil ol kelleleri koçlar fîl-i Mengerûsîye ursalar …
Kaçan kim bir âdeme siyâset edeceklerdir, ol âdemi bu koçlar önüne getirüp iki eli ve iki ayaklarının baş parmakların bir yere bağlayup mezkûr iki koçun dokuşacakı ortasındaki yerin kemerinde mücrim herifi tobra gibi elleri ve ayaklarından salb ederler. Herîf-i mücrim başından geçerse cân ber-cehennem gider eğer koçların baş urmasından havf edüp cürmünü ikrâr edüp yâ halâs olur yâ ıkâb-ı elîm ile meydân-ı siyâsetde iki koç bu herîfe on iki kelleyi urduklarında herîf-i zarîf değil ol kelleleri koçlar fîl-i Mengerûsîye ursalar hurd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
Yâ Vedûd'a [[(---)]] ol dem içinde ol dem cellâd "Maktûlün rûhuna Fâtiha" deyüp …
mazmûnunca herîf kelleyi Yâ Vedûd'a [[(---)]] ol dem içinde ol dem cellâd "Maktûlün rûhuna Fâtiha" deyüp pîri olan şeyhin âsitânın bûs edüp gider. Garîb temâşâdır. Q 107b "Mazlûmların gerdenlerine kılıç geçmeyüp halâs olmuşlardır" deyü nakl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y255b ·
metinde göster ·