kim gûyâ her biri birer yed-i Kudret kemeridir. {Ve hakîkatü'l-hâl mezkûr kemer …
mazmûnunca bir kavs-ı kuzah-vâr kemerlerdir kim gûyâ her biri birer yed-i Kudret kemeridir. {Ve hakîkatü'l-hâl mezkûr kemerlerin târîhi Kudret kemeridir. Sene 944.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… zkûr uyûnun başına nisâr edüp esâsına şürû‘ edüp yedi yılda üç bin yedi yüz göz
kemerlerdir
kim ba‘zı yerleri eflâke ser çekmiş ikişer üçer kat kantaralardır. İslâmbol içr …
Hemân bism-i İlâh ile bir kîse altunı mezkûr uyûnun başına nisâr edüp esâsına şürû‘ edüp yedi yılda üç bin yedi yüz göz kemerlerdir kim ba‘zı yerleri eflâke ser çekmiş ikişer üçer kat kantaralardır. İslâmbol içre girüp Atbâzârı kurbünde Yanko'nun Kırkçeşme kemerleri üzre geçirmek iktizâ edüp şehr-i İslâmbol içre mezkûr âb-ı nâbı taksîm eyleyüp şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46a ·
metinde göster ·
… ir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ
kemerlerdir
kim vâcibü's-seyrdir. Buna karîb,
Mesîregâh-ı Su Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp bu mahalden İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir su getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı beşer değildir. Ba‘zı kemerler bir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ kemerlerdir kim vâcibü's-seyrdir. Buna karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… n ihâta edüp cümlesi kârgîr binâ ve tertîb üzre mebnî cümle kurşum örtülü toloz
kemerlerdir
ve câ-be-câ yerlerinde demir pencereleri vardır. Ve her kûşe başında elbette bi …
Ve bu cümle zikr olunan on aded esnâfın dekâkînleri bedâstenin cânib-i erba‘asın ihâta edüp cümlesi kârgîr binâ ve tertîb üzre mebnî cümle kurşum örtülü toloz kemerlerdir ve câ-be-câ yerlerinde demir pencereleri vardır. Ve her kûşe başında elbette birer çeşme mukarrerdir kim ikişer lüleli âb-ı hayâtlardır. Rûz-ı temmûzda bu esvâklara huddâmlar çeşmelerden âb-ı hayât nisâr edüp cümle sûklar serdâb-ı hâne-i Bağdâd'a müşâbih olur. Bursa'nın cümle a‘yân-ı kibârı şiddet-i hârda bu kapalı çârsû-yı hüsnlerde oturup hüsn-ı cemâl bâzârı ederler ve bu mezkûr esvâklardan mâ‘adâ niçe yüz yirde tertîb üzre binâ olunmuş bâzâr-ı muhabbetler vardır. 228b Seyyâhân-ı büldânların rivâyetleriyle bu çarsû-yı bâzârların binâsına mu‘âdil bir binâ-yı şîrîn bir diyârda yokdur, illâ Haleb'de ve Edirne'de Alî Paşa çârsûsu vardır, deyü medh ederler. Hakkâ kim Bursa'nın çârsûları İslâmbol'da bile yokdur. Sarrâchânesi dahi bir şâhrâh üzre vâkı‘ olmuş bir müzeyyen çârsûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228a–228b ·
metinde göster ·
… bek mermer-i hâmdan maksûreciklerdir. Ve kubbe-i kebîr altında cümle sekiz aded
kemerlerdir
kim gûyâ her biri birer kavs-ı kuzahdır. Kubbe-i azîm bu kemerler üzre vâkı‘ ol …
Ve bu kubbe-i Selîmiyye'nin içinde mezkûr dör[d] amûd pâyelerden mâ’adâ dörd aded amelî pâyeler dahi var, amma anlar derûn-ı câmi‘de duran dörd pâyeler gibi meydânda değildir. Çâr-kûşedeki dîvârlara muttasıl pâyelerdir. Bu pâyelerin köşelerinde dîvâra muttasıl gûnâ-gûn ibret-nümûn eczâhân kürsîleri var kim her biri birer gûne sihr-i i‘câz ü müşebbek mermer-i hâmdan maksûreciklerdir. Ve kubbe-i kebîr altında cümle sekiz aded kemerlerdir kim gûyâ her biri birer kavs-ı kuzahdır. Kubbe-i azîm bu kemerler üzre vâkı‘ olmuşdur. Bu kemerler altında câmi‘in yemîn ü yesârında ve kıble kapusu içre cümle yan maksûreleridir kim cemâ‘at-ı kesîre oldukda bu mahâfillerde ibâdet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 154b ·
metinde göster ·
… şâhları asrında tertîb üzre binâ olunup her dükkânın önlerinde taş amûdlar üzre
kemerlerdir
kim şehre ziynet vermiş hemvâr esvâk-ı sultânîlerdir. Zamân-ı kudemâda cümle sû …
Ba‘dehû ana karîb Küçük Arasta, böyle kârgîr binâ haffâfhâne değildir, ammâ müzeyyen sûk-ı latîfdir. Bu bâlâda tahrîr olunan (---) aded bâzâr-ı sultânîler cümle esnâfıyla birer semte vâki‘ olup şeyhleri ve nakîbleri [ve] yiğitbaşıları ve kethüdâları ve çavuşlarıyla mazbût ehl-i hıreflerdir. Ekseriyyâ bu mezkûr çârsû-yı bâzârların dekâkînleri selef pâdişâhları asrında tertîb üzre binâ olunup her dükkânın önlerinde taş amûdlar üzre kemerlerdir kim şehre ziynet vermiş hemvâr esvâk-ı sultânîlerdir. Zamân-ı kudemâda cümle sûk-ı sultânî saçakları kârgîr binâ ile mebnî olup kurşum ile mestûr imiş. Niçe kerre ihrâk vâki‘ olup kurşumu kâl olup hâlâ bu hâl üzre hâlî kalmış bâzâr-ı müzeyyenlerdir. Bunlardan gayri kırk bir yerde dahi niçe sûk-ı sultânîler ve niçe bâzârgâhlar vardır kim (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 162b ·
metinde göster ·
… e sağîr ü kebîr (---)(---) aded göz tâk-i kisrâdan nişân verir kavs-ı kuzahvâr
kemerlerdir
ammâ Bosna serhaddinde Mostar köprüsü ve Kürdistân'da Batman köprüsü kadar tâkl …
Evvelâ bu şehr-i Edirne-i taht-ı İdrivne içre ibret-nümâ-yı azîm Mihal Beğ köprüsüdür kim nehr-i Arda ve nehr-i Tunca ve nehr-i Meriç bu üç aded deryâ-misâl nehr-i azîmler birbirine mahlût olduğu mahalde binâ olunmuş bir sedd-i azîm ve bir tarz-ı tarh-ı kadîm, bir cisr-i arîz [u] vâsi‘ [u] tavîldir kim bu rûy-ı arzda mânendi yokdur. İllâ ki diyâr-ı Alaman'da nehr-i Tuna üzre Gulvar cisri ola yâhûd bu Edirne'ye bir menzil ba‘îd Koca Murâd Hân'ın (---) altmış dört göz Ergene cisri ola, ammâ bu kantara-i Mihal Beğ üç aded dîvâne enhâr üzre binâ olunması mu‘cez mertebesi bir kantara-i ibret-nümâdır. Bir tarafı cânib-i garba ve bir ucu taraf-ı şarka vâki‘ olup tûlu kâmil (---) adımdır. Ve gayet arîzdir kim her bâr üç araba yan yana ubûr eder. Ve fil cüssesi kadar taşlar ile mebnî ve kaldırımlı musanna‘ püll-i azîmdîr. Ve cümle sağîr ü kebîr (---)(---) aded göz tâk-i kisrâdan nişân verir kavs-ı kuzahvâr kemerlerdir ammâ Bosna serhaddinde Mostar köprüsü ve Kürdistân'da Batman köprüsü kadar tâkları âlî değildir, süflî de değildir. Kaddi kırk arşın âlîdir. Ammâ gûyâ sedd-i İskender'dir. Bu kantara-i ibret-nümânın tâ ortasında şehre girerken sol tarafda çâr sütûn üzre bir ârâmgâh [u] mesîregâh kubbe-i âlî kasr-ı kisrâsı vardır. Anda bu püllün târîhi böyle mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a ·
metinde göster ·
… üzre bir cisr-i tavîldir. Cümle on üç aded iri gözlerdir ve altısı cümle küçük
kemerlerdir
, lâkin ol kadar serâmed âlî tâk-ı kisrâlar değildir. Bir başdan bir başa tûlu b …
Sene (---) târîhinde bu kulle-i azîmleri ve bu cisr-i kavîleri Gâzî Hüsrev Paşa binâ etmişler kim nehr-i Çetine üzre bir cisr-i tavîldir. Cümle on üç aded iri gözlerdir ve altısı cümle küçük kemerlerdir, lâkin ol kadar serâmed âlî tâk-ı kisrâlar değildir. Bir başdan bir başa tûlu beş yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
… ur kim dörd kat-ender-kat demir kapulardır. Bu kapuların mâbeynleri cümle toloz
kemerlerdir
, aslâ gök görünmez Temmûz'da sermâ yerlerdir. Ve kapunun mâbeynleri ellişer ger …
Andan yine bu orta hisârın bir kapusu dahi mağrib tarafında Gül Baba tarafına Beç kapusudur kim dörd kat-ender-kat demir kapulardır. Bu kapuların mâbeynleri cümle toloz kemerlerdir, aslâ gök görünmez Temmûz'da sermâ yerlerdir. Ve kapunun mâbeynleri ellişer germe levend adımıdır, tiryâkî adımı değildir, âdem adımıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
… ruhu: Bu câmi‘-i pür-envâr bir müdevver dîvâr üzre sekiz aded tâk-i Kisrâ-misâl
kemerlerdir
kim her biri birer kavs-ı kuzahdan nişân verir gûyâ kudret kemeri üzre kubbe-i …
Temâşâhâ-yı câmi‘-i Sultân Hortaç kuddise sırruhu: Bu câmi‘-i pür-envâr bir müdevver dîvâr üzre sekiz aded tâk-i Kisrâ-misâl kemerlerdir kim her biri birer kavs-ı kuzahdan nişân verir gûyâ kudret kemeri üzre kubbe-i nîlgûn-ı ser-nigûn kâsesi İslâmbol'da olan Ayasofya-i Kebîre'nin kubbesinden beş ayak küçükdür, deyü mi‘mârârân-ı hısârân eyle nakl etdiler. Eyle bir kubbe-i bâlâdır kim âdem ibret nazarıyla nigerân etdikde dembeste vü hayrân olup merdüm-i dîdeleri hîrelenüp engüşt ber-dehen eder, zîrâ bu kubbe-i âlînin sekiz aded tâkleri ve kâse-i nîlgûnu hurde münakkaş zî-kıymet ahcârlar ile nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn olup üstâdân-ı selef var makdûrun sarf edüp bu kubbe-i mînâya eyle tasarruflar etmiş kim bu atlâs-ı felek-gerdûnda eyle bir kârgerliği Şeddâd'ın bâğ-ı İrem'inde bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… en dağlardan ve deşt-i hâmûnlardan Ferhâd gibi su getirmişdir kim kat-ender-kat
kemerlerdir
. Ancak bu varoş içinde Mustafâ Paşa câmi‘i önünde elli aded kemer gözler var ki …
Diğer binâ-yı ibret-nümâ-ı hayrât-ı mâ-i kevser: Mukaddemâ bu şehr-i azîm susuz olmak ile sene (---) târîhinde Kapudan Halîl Paşa bu şehre beş sâ‘atlik yerden dağlardan ve deşt-i hâmûnlardan Ferhâd gibi su getirmişdir kim kat-ender-kat kemerlerdir. Ancak bu varoş içinde Mustafâ Paşa câmi‘i önünde elli aded kemer gözler var kim her biri kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kavs-ı kuzah-misâl tâk-i Kisrâlardır kim aceb hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249a ·
metinde göster ·
Çârsû-yı bâzâr kurbunda olmak ile cemâ‘at-i kesîreye mâlik olup tûlu ve arzı yüz seksener ayakdır. Ve mihrâbı tarafı dörd aded amelî sütûn üzre nev-binâ toloz kemerlerdir. Gayri yerleri mâ-tekaddemden olageldüği üzre servi kirişler üzre kurşum örtülü câmi‘dir, ammâ bunun dahi mihrâbı ve minberi ve cümle billûr ve necef ve moran câmları gâyet musanna‘ olup nûrun alâ nûr bir câmi‘-i pür-nûrdur. Ve mihrâbı önü şâhrâh sokakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… kıymet kâlâ-yı metâ‘ anda mevcûddur. Ve cemî‘i çârsû-yı bâzârları kâ[r]gîr binâ
kemerlerdir
. Ve kûçe-be-kûçe dervezeleri vardır. Her şeb pâsbânları bâbları sedd edüp niçe …
Ve iki bezzâzistân-misâl hânları vardır. Niçe yüz bin guruşa mâlik sevdâgerler andadır. Cân otundan mâ‘adâ cânlar cânı anda râyegândır. Ve cümle zîkıymet kâlâ-yı metâ‘ anda mevcûddur. Ve cemî‘i çârsû-yı bâzârları kâ[r]gîr binâ kemerlerdir. Ve kûçe-be-kûçe dervezeleri vardır. Her şeb pâsbânları bâbları sedd edüp niçe bin kanâdîlleri çerâğân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y173a ·
metinde göster ·
… u‘allak ve ber-hevâ kal‘a-i bâlâ görmedim. Serâpâ altı metîn ve müstahkem toloz
kemerlerdir
. Ve cümle şehirlinin devâbbâtları ve atları bu kal‘a altında yatırlar gûyâ serd …
Ve hâlâ kal‘ası leb-i deryâdan şarka dörd yüz adım ba‘îd karada bir kal‘a-i fevkânîdir. Yedi binden mütecâviz kal‘aları im‘ân-ı nazarla seyr [ü] temâşâ etdim. Böyle mu‘allak ve ber-hevâ kal‘a-i bâlâ görmedim. Serâpâ altı metîn ve müstahkem toloz kemerlerdir. Ve cümle şehirlinin devâbbâtları ve atları bu kal‘a altında yatırlar gûyâ serdâb-ı Bağdâd'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179b ·
metinde göster ·
. Dahi fevkinde sütûhu harpüşte tahta tavandır. Ve yigirmi aded servi haşebi kir …
Ve bu câmi‘in iki cânibi sonradan binâ olunup amelî sütûnlar üzre toloz kemer kubbelerdir. Ammâ ortasındaki kadîmî binâsı kat-ender-kat bu yed-i kudret sütûnları üzre kemerlerdir. Dahi fevkinde sütûhu harpüşte tahta tavandır. Ve yigirmi aded servi haşebi kirişler üzre nakş-ı bûkalemûn tavan ibret-nümûndur. Ve ferşden kubbeye kaddi kırk arşın bâlâdır. Ve iki cânibindeki yeni binâların kaddi yigirmişer arşın âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211a ·
metinde göster ·
… kat dahi vardır, dîvâr değildir. Cümle yigirmi dörd sütûn-ı müntehâ üzre mebnî
kemerlerdir
kim mezkûr kubbe-i âlîye müntehîdir. Ammâ bu yigirmi dörd sütûnun on altısı Hud …
Ve bu evvelki kat dîvârın iç yüzünde bir kat dahi vardır, dîvâr değildir. Cümle yigirmi dörd sütûn-ı müntehâ üzre mebnî kemerlerdir kim mezkûr kubbe-i âlîye müntehîdir. Ammâ bu yigirmi dörd sütûnun on altısı Hudâ hakkıyçün Yed-i Kudret ile halk olunmuş nûr-ı Hudâ ebrî amûd-ı müntehâ sommâkî sütûnlardır kim vasfında zebân kâsırdır. Ve sekizi amelî çâr-kûşe imâdlardır kim çâr rükünden nişân verir. Ammâ üstâd Ferhâd bu sütûn-ı amelîleri eyle zer-ender-zer halkârî nakş-ı bûkalemûn etmiş kim gûyâ sâ‘at mînâsı-misâl nakş-ı Mânî'dir. Cümle câmların şa‘şa‘ası bu amûdlara pertev urdukça garîb insânın çeşmi hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y213a ·
metinde göster ·
… ve garbî ve şimâlîsi taraflarında üç yüz altmış amelî sütûnlar üzre kubâblar ve
kemerlerdir
. Ve cümle kemerlerde her şeb kanâdîller ile çerâğân olup rûz-ı rûşen-misâl olup …
Ve bu haremin kıble ve garbî ve şimâlîsi taraflarında üç yüz altmış amelî sütûnlar üzre kubâblar ve kemerlerdir. Ve cümle kemerlerde her şeb kanâdîller ile çerâğân olup rûz-ı rûşen-misâl olup bu soffalar üzre mihmân olan Hindî ve Sindî ve Belhî ve Acem Kürd ve Tatar ve Moğol ve Ervâm fukarâları şem‘a muhtâc olmayup kırâ’at-i Kur’ân ve tevhîd ü tezkîr edüp sâhibü'l-hayrâta hayır du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·
… nın zîr [ü] bâlâsında sağîr ü kebîr yüz elli sütûndur ve sağîr ü kebîr yüz elli
kemerlerdir
. Ve bu kemerler üstü tavandır. Ve gâyet münakkaşdır ki gûyâ kalem-i Bihzâd [u] …
Ve bu haremin cânib-i erba‘ası kırk iki sommâkî ve beyâz mermer sütûnlardır. Ve yigirmi dördü çâr-kûşe amelî sütûnlardır. Ve bu sütûnların mâbeynleri dâ’iren-mâdâr yan soffalardır. Ve bu soffa sütûnlarının kemerleri üzre birer kat dahi rakîk hurde sütûncuklardır. Kimi sommâkî ve kimi tûtyâ ve ba‘zısı beyâz şeşhâne mermer ve yerekânî zıhlı amûdcuklardır ki her birinde birer gûne burma ve münakkaş san‘atlar vardır. Bu amûdcuklar üzre dahi otuz iki hurde kemercikler vardır kim üstâd-ı mebânî binâ sakîl olmasın içün otuz iki sütûn ve otuz iki kemer etmişdir. Bu hisâb üzre haremin cânib-i erba‘asının zîr [ü] bâlâsında sağîr ü kebîr yüz elli sütûndur ve sağîr ü kebîr yüz elli kemerlerdir. Ve bu kemerler üstü tavandır. Ve gâyet münakkaşdır ki gûyâ kalem-i Bihzâd [u] Mânî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243b ·
metinde göster ·
… ütûnlardır. Cümlesi yigirmişer (---)(---)(---) sütûnlar üzre yine üç yüz aded
kemerlerdir
kim her biri kavs-i kuzahdan nişân verir.
Ve bu câmi‘-i şerîfin serâpâ (---)(---) pûşîde. Ve bu câmi‘in içinde haremiyle cümle sağîr ü kebîr üç yüz amelî müdevver sütûnlardır. Cümlesi yigirmişer (---)(---)(---) sütûnlar üzre yine üç yüz aded kemerlerdir kim her biri kavs-i kuzahdan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·
Ve bu Safâ soffası olduğu mahal iki amûd üzre mebnî
kemerlerdir
. Serâpâ kanâdîller ile müzeyyendir. Ba‘zı huccâc sa‘y etmeden fâriğ olup eğer S …
Ve bu Safâ soffası olduğu mahal iki amûd üzre mebnî kemerlerdir. Serâpâ kanâdîller ile müzeyyendir. Ba‘zı huccâc sa‘y etmeden fâriğ olup eğer Safâ'da ve eğer Merve soffalarında istirâhat edecek maksûre-misâl bir ârâmgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y317a ·
metinde göster ·
… ekmişdir. Ba‘zı yeri uçurum yere gelmek ile seksen kulac, ba‘zı yeri elli kulac
kemerlerdir
. Ve alçak olan yerlerde yüz mikdâr kemer gözleri mesdûddur.
Ve beş yerden dollâblar ile sığırlar Nîl'den su çeküp havuzlara, andan su kemerleri ile tâ iç kal‘a sâkıyelerine gelince bir sâ‘atlik yerde üç yüz on üç göz kâ[r]gîr kemer binâlardır kim eflâke ser çekmişdir. Ba‘zı yeri uçurum yere gelmek ile seksen kulac, ba‘zı yeri elli kulac kemerlerdir. Ve alçak olan yerlerde yüz mikdâr kemer gözleri mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85b ·
metinde göster ·
… lardır, ammâ ellisi amelî pâyelerdir. Bu hisâb üzre cümle amûdlar üzre dörd yüz
kemerlerdir
.
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında revâk ta‘bîr etdikleri mahallerde cümle iki yüz elli beyâz mermer amûdlardır, ammâ ellisi amelî pâyelerdir. Bu hisâb üzre cümle amûdlar üzre dörd yüz kemerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y91a ·
metinde göster ·
Âl-i Eyyûb'un âhiridir kim bu câmi‘i fevkânîdir. Altı kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir câmi‘-i münevverdir. Ve henüz üstâd bennâ elinden çıkmış gibidir. Bir musanna‘ ve ferah-fezâ câmi‘dir. Bu dahi Sultân Sâlih câmi‘i-misâl mihrâb tarafı soffaları toloz kemerlerdir, ammâ yanlarında soffalar yokdur, hemân dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y98a ·
metinde göster ·
. Ve hareminin etrâfında olan dîvâra kaplı gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ ebrî taşlar kapl …
Âl-i Abbâsiyân kullarındandır. Ol kadar büyük değildir, ammâ gazâ mâlıyla binâ olunmağın ruhâniyyet vardır. İçinde aslâ sütûnları yokdur, cânib-i erba‘ası çâr soffa üzre toloz kemerlerdir. Ve hareminin etrâfında olan dîvâra kaplı gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ ebrî taşlar kaplıdır kim her biri birer seccâde cirminde gâyet musaykal ve mücellâ ruhâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y98b ·
metinde göster ·
… r edüp cenûb cânibine kâmil yedi yüz adım yürüyüp bir şâhrâh yoldur, üstü toloz
kemerlerdir
kim yigirmi zirâ‘ âlîdir.
Bir kerre dahi varışda imrahor ağanın ve Behlûl Ağa'nın ve gayrı ağavâtların ba‘zı tevâbi‘atlarından kırk beş âdem olup meş‘aller ve muşammâlı fânûslar ve şem‘-i rîhler getürüp herem-i kebîrin şimâl cânibindeki bâbın rimâl ve hâr u hâşâkdan tathîr edüp te‘avvuz [u] besmele ile girdükde hakîr kıble-nümây ve sâ‘ate nazar edüp cenûb cânibine kâmil yedi yüz adım yürüyüp bir şâhrâh yoldur, üstü toloz kemerlerdir kim yigirmi zirâ‘ âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233a ·
metinde göster ·
… arzan yüz yigirmişer ayakdır. Ve otuz sekiz beyâz mermer sütûn-ı mevzûnlar üzre
kemerlerdir
. Dahi sütûhu sâde tahta tavandır, münakkaş değildir. Ve minberi haşebdir, taş d …
Câmi‘ü'l-kebîr: Gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Tûlen ve arzan yüz yigirmişer ayakdır. Ve otuz sekiz beyâz mermer sütûn-ı mevzûnlar üzre kemerlerdir. Dahi sütûhu sâde tahta tavandır, münakkaş değildir. Ve minberi haşebdir, taş değildir. Ve mihrâbının sol cânibindeki dîvâr üzre bu târîh var:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y296a ·
metinde göster ·
… yakdır. Ve câmi‘ ve harem içinde cümle elli bir mermer ve sommâkî sütûnlar üzre
kemerlerdir
. Dahi üstü sâde tavandır. Minberi ağacdır. Mü’ezzinân mahfili dahi hemçünân haş …
Ve şehri Nîl'den beş yüz adım ba‘îd bir mürtefi‘ yerde ma‘mûr beleddir. Câ-be-câ bâğçeleri dahi vardır. Ve altı mihrâb ve bir câmi‘-i selâtîndir kim Mısır pâdişâhlarından Sultân Kayıtbay binâsıdır. Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca bu câmi‘in tûlu yüz yigirmi ayakdır ve arzı yüz otuz ayakdır. Ve câmi‘ ve harem içinde cümle elli bir mermer ve sommâkî sütûnlar üzre kemerlerdir. Dahi üstü sâde tavandır. Minberi ağacdır. Mü’ezzinân mahfili dahi hemçünân haşebdir. Ve mihrâbı tarz-ı kadîm sâde mihrâbdır. Üstünde celî hat ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301a ·
metinde göster ·
… Tûlen ve arzan yüzer ayak câmi‘dir. Ve otuz iki mevzûn sütûn-ı gûnâ-gûnlar üzre
kemerlerdir
. Dahi fevkında levha tavandır, kubbe değildir. Ve üç kapusu var, iki yan kapula …
Câmi‘-i Merhûm: Câmi‘-i atîkdir. Cümle mevtâ salâtın anda edâ etdükleriyçün câmi‘-i Merhûm derler. Tûlen ve arzan yüzer ayak câmi‘dir. Ve otuz iki mevzûn sütûn-ı gûnâ-gûnlar üzre kemerlerdir. Dahi fevkında levha tavandır, kubbe değildir. Ve üç kapusu var, iki yan kapular, biri kıble kapusu. Ve haremi ortasında iki hûrmâ ve bir nâbıka dırahtı vardır. Ve bu dırahtların dibinde bir mâvî taşdan Hanefî musluğu var, mezheb-i Hanefî cemâ‘ati andan tecdîd-i vuzû‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306a ·
metinde göster ·