… e-i nüh-tâkdır. Türbedârları dahi Hüseyn-i Baykarâ'nın evlâd-ı evlâdıdır. Ve bu
kend bu
âsitânenin evkâfıdır, deyü cevâb etdiler. Andan kalkup 7 sâ‘at gidüp,
Ziyâret-i Mirzâ Rızâ ibn Hüseyn-i Baykarâ: 296b Ahâlî-i kend, Hüseyn-i Baykarâ oğludur, dediler. Ammâ kabrinin mermer sandûkasında "Nâ-murâd b. Bahâdır-ı Şağad b. Hüseyn Baykara" hattı tahrîr olunmuşdur. Eflâke ser çekmiş bir kubbe-i nüh-tâkdır. Türbedârları dahi Hüseyn-i Baykarâ'nın evlâd-ı evlâdıdır. Ve bu kend bu âsitânenin evkâfıdır, deyü cevâb etdiler. Andan kalkup 7 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a–296b ·
metinde göster ·
… if-i örfiyyeden mu‘âf ve müsellem 304a edüp bu kal‘ada iskân etdirdi. Ba‘dehû
kendüye bu
türbe-i pür-envârı inşâ etdirüp Irâk-ı Acem'de ve Irâk-ı Arab'da ve Irâk-ı Dâdy …
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Hazret-i Muhammed Şâm-ı Gazan: Zamân-ı kadîmde Âl-i Cengiziyân asrında bu mahal bâğ-ı İrem olup Şâm-ı cennet-meşâm gibi olup ve Şâm tarafı olmağıla bu mahalle Şâm derler imiş. Sene 694 târîhinde Muhammed Şâm-ı Gazan bu mahalde bir kal‘a-i metîn ve hısn-ı hasîn inşâ edüp ismine Şâm-ı Gazan dediler ve on bin ma‘dûd re‘âyâ vü berâyâyı tekâlif-i örfiyyeden mu‘âf ve müsellem 304a edüp bu kal‘ada iskân etdirdi. Ba‘dehû kendüye bu türbe-i pür-envârı inşâ etdirüp Irâk-ı Acem'de ve Irâk-ı Arab'da ve Irâk-ı Dâdyân'da mühendisân [u] mi‘mârân ve berr [u] bihâr seyyâhân çeşm-i ibretler ile böyle bir ibret-nümâ-yı âlî binâ görmüş değildir. Hâlâ İslâmbol'da Galata kullesi-misâl eflâke ser çekmiş bir burc-ı Kahkahâ'dır, ammâ hakîr gördükde kapusu tarafının bir cânibi zelzeleden münhedim olup cümle seng-i cibzi pâymâl-ı rimâl olup yatardı. Vâcibü's-seyr bir binâ-yı azîm ve ziyâret-i kadîmdir. Hamd-i Hudâ, Hân ile girüp ziyâret edüp rûh-ı şerîfiyçün bir Fâtîha-i şerîf tilâvet etdik. Kabr-i münevveresinin mermer sandûkasında böyle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 303b–304a ·
metinde göster ·
… ve kâ’immakâm olup Silistre eyâleti ihsân olunup 106b Boynueğri Mehemmed Paşa
kendüyi bu
Silivri'de katl edüp kellesin der-i devlete götürüp na‘şın bu tekyede defn etdi …
Ve ziyâret-i Vezîr Haydar Ağazâde: Yine bu cisr başındaki tekye içinde Sa‘dî Baba cenbinde medfûndur. Âl-i Osmân'ın menâsıb-ı âlîlerinde yeniçeri ağası ve Bağdâd ve Diyârbekir ve Mısır ve kapudân ve kâ’immakâm olup Silistre eyâleti ihsân olunup 106b Boynueğri Mehemmed Paşa kendüyi bu Silivri'de katl edüp kellesin der-i devlete götürüp na‘şın bu tekyede defn etdiler. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a–106b ·
metinde göster ·
Bu Pirevadi şehrine karîb Kazan balkanı dediklerinin aslı Muhammed Buhârî kim Sarı Saltuk'dur. "Anlar bir ejderi katl edüp bir ruhbân ben katl etdim" deyü da‘vâ-yı merd edince Muhammed Saltık Bay re’yiyle papas ile ikisi bir kazana girüp kazana ateş edüp papas herîse-misâl pişüp Saltık Bây taşra 111a çıkup ancak mübârek alnı arak-âlûd olup niçe bin küffâr imâna gelüp kendileri bu kerâmetden sonra Leh diyârına gidüp cümle kâfiristânda nâm [u] nişânı söylenüp muhabbet etdiklerinin aslı odur. Ba‘de's-seyâha yine bu Pirevadi mahallinde kazanda tabh olduğu mahalde merhûm olup kendilerin vasiyetiyle yedi tâbûta koyup yedi kral yedi tâbûtu alup bir cesed-i şerîfin Babadağı'na getirüp ter ü tâze defn ederler. Biri İdrone kral Edrine kurbunda Babaeskisi'nde defn ederler. İlâ hâze'l-ân defn olunaldan berü şeb [u] rûz kandili sönmemişdir. Bir tâbût Moskov diyârında, bir tâbût Leh diyârında (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110b–111a ·
metinde göster ·
… gibi yumuşak. Tokmak Hân eydür: "Hay hay sihr ile ve riyâzet ü perhîz ile şeyh
kendüyi bu
hâle koymuş." der. "Tiz bu şeyhi bir kilim içine koyasuz ve kal‘a-i kule handak …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde merhûm olmuş cesed-i şerîf beyâz billûr gibi berrâk ve ter ü tâze ve pembe gibi yumuşak. Tokmak Hân eydür: "Hay hay sihr ile ve riyâzet ü perhîz ile şeyh kendüyi bu hâle koymuş." der. "Tiz bu şeyhi bir kilim içine koyasuz ve kal‘a-i kule handakı kenârına getüresiz" dedikde zâlimler Koçağa Sultân'ın na‘şını ol mahalle getürüp niçe yüz araba ve deve yükü odunları yığup âteş-i Nemrûd edüp cesed-i azîzi âteşe endâht ederken "Menem İbrâhîm-i sânî, yâ Hay, yâ Hay!" sadâsı istimâ‘ olunup yedi sâ‘atden sonra âteş sönüp cesed-i azîzin hâkisterin Cenâb-ı Allah bir ma‘sûm-ı pâk hey’etinde halk etmiş. Bunu görenler feza‘ u çeza‘ edüp Tokmak Hân'a rû be-rû vâfir şütûm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 296a ·
metinde göster ·
Sene 920 târîhinde Selîm Hân-ı Evvel asrında Çıldır muhârebesinde şâh-ı gümrâha imdâd eden Zülkadirli Şâhruh Beğ oğlu Muhammed Şâh Beğ Çıldır'da münhezim olup Selîm Hân havfinden bir dahi Mar‘aş'a varamayup Şâh İsmâ‘îl kendüye bu ülkeyi sadaka edüp bu kal‘ayı binâ etmeğile kal‘a-i Sultâniyye derler. Kal‘ası Nehrevân Hânlığı hudûdunda bir yalçın püşte üzre müfîd ü muhtasar bir seng-binâ ve bir sûr-ı ra‘nâdır. Şarka nâzır bir kapusu vardır ve derûn-ı kal‘ada gâyet beytleri dardır ve sultânları nâ ber-hudârdır. Yine hâlâ Zülkadir nâbekârlarındandır. Aşağıda rabâtı bin {aded} hânedândır. Câmi‘ ve çârsû-yı bâzâr var ammâ vîrânkândan kıbleye kend-i Alemdâr kend-i Ustaşâyird dahi derler, bin hâneli ve cümle imâreti âbâdân kend[di]r. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304b ·
metinde göster ·
Kend-i Semâdühün: Bu dahi iki bin hâneli ve câmi‘ ve hân u hammâmlı
kenddir. Bu
kendler şehr-i Kazvîn'e ve şehr-i Karakan derbendine gâyet karîb kendlerdir. An …
Kend-i Semâdühün: Bu dahi iki bin hâneli ve câmi‘ ve hân u hammâmlı kenddir. Bu kendler şehr-i Kazvîn'e ve şehr-i Karakan derbendine gâyet karîb kendlerdir. Andan cânib-i cenûba 5 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304b ·
metinde göster ·
… ‘dehû cemî‘i âyende vü revende ubûr ederler. 343a Ve cemî‘i dilberân-ı Bağdâd
kendülerin bu
cisir üzre Şatt'a ilkâ ederler. Bağdâd'ın bir mesîregâhı dahi bu cisir başlarıd …
İbret-nümâ-yı cisr-i Şattu'l-Arab: Kal‘a-i Bağdâd'ın cânib-i kıbleye nâzır olan Cisir kapusundan karşu Kuşlar kal‘asına varınca nehr-i Dicle üzre cümle kırk beş aded tombaz kemerleri üzre bir vâcibü's-seyr cisr-i azîmdir. Karşu Mekke hâkinde cisir başında Kuşlar kal‘asıdır. Bu cisr-i haşebin Bağdâd'dan Kuşlar kal‘asına gelince kâmil (---) adımdır ve üç araba yürür enlidir. İşte nehr-i azîm-i Şatt'ın dahi eni (---) adım olmuş olur. Ve bu cisre Şatt içre bendler ve sepetlerle taşlar bırağup yaban asması ile ve demir {zencîrlerle} gemileri bâğlayup cisir ber-karâr olur. Ve bu cisre Diyârbekir'den ve Hasankeyfâ'dan ve Musul ve Cezîre'den bir kelek gemisi gelse cisir üzre cessârlar cisrin üç dört gemisin kapu gibi açup kelek gemileri geçüp gümrük önüne yanaşup yine cisrin kapusun sedd ederler. Ba‘dehû cemî‘i âyende vü revende ubûr ederler. 343a Ve cemî‘i dilberân-ı Bağdâd kendülerin bu cisir üzre Şatt'a ilkâ ederler. Bağdâd'ın bir mesîregâhı dahi bu cisir başlarıdır. Kahvehâneler ve Mevlevîhâneler ile ârâste ve memerr-i nâs ile pîrâste olmuş bir cisr-i ibret-nümâdır. Cümle masrafı mîrîdendir. Cisir başında pâsbânlar âyende vü revende yüklerden bâc-ı öşr-i sultânî alup cisrin meremmâtına ve gayrı kal‘a mühimmâtına {2.000 guruş}masrûf olunur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 342b–343a ·
metinde göster ·
… Legandır: Akra hâkinde üç yüz hâneli câmi‘ ü hân u hammâmlı ve besâtînli ma‘mûr
kenddir. Bu
mahalde Murtezâ Paşa efendimizin hedâyâ atlarından biri bir kayadan uçup pâre p …
Menzil-i karye-i Legandır: Akra hâkinde üç yüz hâneli câmi‘ ü hân u hammâmlı ve besâtînli ma‘mûr kenddir. Bu mahalde Murtezâ Paşa efendimizin hedâyâ atlarından biri bir kayadan uçup pâre pâre oldu. Andan yine taraf-ı şimâle meyyâlce 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 374b ·
metinde göster ·
… serdâr olup Abaza'yı Larende kal‘ası altında münhezim edüp Abaza firâr etdikde
kendisi bu
Tokat'da kışlayup sene 1034 {Rebî‘ulâhir'inde} târîhinde merhûm olup bu şehr-i …
Ziyâretgâh-ı Çerkes Mehemmed Paşa: Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in silihdârlığından eyâlet-i şâm ile çıkup ba‘dehû mühr ile Celâlî Abaza Paşa üzre serdâr olup Abaza'yı Larende kal‘ası altında münhezim edüp Abaza firâr etdikde kendisi bu Tokat'da kışlayup sene 1034 {Rebî‘ulâhir'inde} târîhinde merhûm olup bu şehr-i ma‘mûr Tokat'da medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 25b ·
metinde göster ·
mahalde dündâr ve hâzır-bâş kalup etrâf-ı erba‘aya yarar karavullar kodu ve pus …
Menzil-i vâdî-i Virpolise: Bu mahalde paşa-yı müdebbir yedi yerde pusuya asker koyup on bin aded müsellâh ve mükellef ü mükemmel askere Yûsuf Kethüdâ'yı serdâr ta‘yîn eyleyüp hil‘at-i fâhire ihsân edüp kendüleri bu mahalde dündâr ve hâzır-bâş kalup etrâf-ı erba‘aya yarar karavullar kodu ve pusuda olan asâkirlere haberler gönderüp "gâfil mebâş" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Yablaniçse: Bu dahi Öziçe nâhiyesinde ma‘mûr [u] âbâdân kefere-i Sırf ve Bulgar ve ze‘âmet kendidir. Bu mahalde nehr-i Verça cereyân edüp ibtidâ bu nehrin tulû‘ı tâ İştavna dağlarından gelüp Istariulah hâkinde Pirboy hânına karîb nehr-i Lim'e karışır. Nehr-i Lim dahi tâ Arnavudluk içinde Bihor dağları kurbunda Plav kal‘ası dağlarından gelüp Foça şehri kurbunda nehr-i Drin'e, Drin dahi nehr-i Sava'ya, Sava dahi Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya, Tuna dahi Kili ve Tolça ve Karahırmen kal‘aları kurbunda Karadeniz'e beş yerden mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141b ·
metinde göster ·
… 'l-feth asrında Risnalı Yûsuf Beğ'in ecdâdları Venedik kâfiri elinden feth edüp
kendülere bu
kal‘a temlîk ihsân olunmuşdur. Zamân-ı keferede iken bârûthâne kal‘ası imiş, zî …
Lisân-ı Latince (---)(---) demekdir. Bânîsi Hersek krallarıdır, ammâ fâtihi sene (---) târîhinde Ebü'l-feth asrında Risnalı Yûsuf Beğ'in ecdâdları Venedik kâfiri elinden feth edüp kendülere bu kal‘a temlîk ihsân olunmuşdur. Zamân-ı keferede iken bârûthâne kal‘ası imiş, zîrâ dağlarında aceb latîf ve beyâz ve keskin güherçileleri olur ve kal‘ası deryâdan bir hayli mesâfe-i ba‘îde yerde yalçın kayalar üzre bir küçük kal‘adır, ammâ âteş-pâredir ve dâ’iren-mâdâr seng binâ bir hisâr-ı ra‘nâdır kim bir tarafdan havâlisi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158a ·
metinde göster ·
… ya‘nî ziyâret-i Hazret-i Penç Hasan radıyallâhu anhu'nun makâm-ı şerîfleridir.
Kendüleri bu
mahall-i mübârekeye gelmemişlerdir, ammâ zamân-ı sa‘âdetlerinde Dağıstân ve Kum …
Ziyâretgâh-ı imâm-ı şehîdân sâhib-i sadr u hümâm-ı alî-kadr ve şeyh-i millet ve kutb-ı devlet ve zübde-i evliyâ ve umde-i asfiyâ ve makâm-ı nazargâh-ı (---), ya‘nî ziyâret-i Hazret-i Penç Hasan radıyallâhu anhu'nun makâm-ı şerîfleridir. Kendüleri bu mahall-i mübârekeye gelmemişlerdir, ammâ zamân-ı sa‘âdetlerinde Dağıstân ve Kumuk ve Kaytak kavimlerin dîne da‘vet etmeğe elçi irsâl eylediklerinde mübârek yed-i yümnâsının resmini mürekkeble bir kâğıza basup yarlığ-ı belîğ-i şâhî olmak üzre Kumuk ve Kaytak kavimlerine gönderüp anlar dahi "Sem‘an ve tâ‘aten" deyü cümle İslâm ile müşerref olup pençe-i şerîfin resmini bu mahalde demir sandûka içre koyup sandûka bir seng-i hârâ içine koyup bu mahalde defn edüp üzerine bir azîm binâlar ile âsitâneler edüp mihmânsarâylar etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156a ·
metinde göster ·
gûne doyum olduk. Emir Hudâ'nındır, koç yiğit kurbân içün doğar. Sere yazılan b …
"Vallâhi Vallâhi zulümden kurâlarımızda oturmağa iktidârlarımız kalmayup dâğ-ı derûnumuzdan varalım kırmân-ı(?) Alman'da doyum olalım, deyü gelüp ceng edüp işte kendimiz bu gûne doyum olduk. Emir Hudâ'nındır, koç yiğit kurbân içün doğar. Sere yazılan bozulmaz, elbetde olacak olsa gerekdir" deyü cevâb etdiklerinde cümlemiz bir yere gelüp meşveret etdik. Her biri birer gûne pâ der-hevâ tama‘-ı hâm kelimâtlar etdiler. Hakîr eytdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67a ·
metinde göster ·
Ve kal‘a kapusunun eşiği dibinde Güzelce Alî Paşa'nın ceddi ve
kendüleri bu
Pili kal‘asında hâsıl olmak ile bir kârgîr binâ şekl-i murabba‘ bir câmi‘-i müf …
Ve kal‘a kapusunun eşiği dibinde Güzelce Alî Paşa'nın ceddi ve kendüleri bu Pili kal‘asında hâsıl olmak ile bir kârgîr binâ şekl-i murabba‘ bir câmi‘-i müferrih binâ etmiş, bir minâresi ve bir kıble kapusu var ve üstü kireç sıvalıdır. Bundan Y 108a gayri câmi‘ yokdur. Ve bir hammâm ve bir çeşme ve bir havz-ı azîm ve yigirmi dükkân, cümle hayrât Alî Paşa'nındır. Gayri hân ve imâret ve medrese yokdur, ancak iki mekteb-i sıbyân vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107b–Y108a ·
metinde göster ·