… hikmet-i Hudâ maraz-ı felce mübtelâ olup altı ay sâhib-firâşlığında mühür yine
kendüde
durup Melek Ahmed Paşa kubbe altında kâ’immakâmlığın ederdi.
Yerine kapudan olan Bıyıklı Dervîş Mehemmed Paşa sadrıa‘zam oldu. Osmân Hân'ın Kızlar Ağası Mustafâ Ağa kullarından idi. Çerkeziyyü'l-asl bir vezîr-i dilîr, sâhib-i tedbîr idi. Umûr-ı devlet-i Âl-i Osmân'a ve ahvâl-i re‘âyâ ve berâyâya mukayyed iken hikmet-i Hudâ maraz-ı felce mübtelâ olup altı ay sâhib-firâşlığında mühür yine kendüde durup Melek Ahmed Paşa kubbe altında kâ’immakâmlığın ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80a ·
metinde göster ·
… efrakı ve balaban u muzmer ve'l-hâsıl yüz altmış aded muzmerrât ve sâz makûlesi
kendüde
mevcûd olup zühre-i Sührâb ve Baba Çengî ve Alî Rübâb 228b kadar sâzende idi.
Ve eyle üstâd-ı sâzendedir kim benî ve mûsîkâr ve çeng ve santûr u tanbûr u şeştâr u çârtây u ûd ü kemân ve kânûn u ceng ve nefîr ü nefrakı ve balaban u muzmer ve'l-hâsıl yüz altmış aded muzmerrât ve sâz makûlesi kendüde mevcûd olup zühre-i Sührâb ve Baba Çengî ve Alî Rübâb 228b kadar sâzende idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228a–228b ·
metinde göster ·
Dellâl eydür: "Sultânım, şu Şâhnâme'yi Hakkarî Beği kethudâsı Çölümerik kal‘alı Hân Murâd Beğ bin dörd yüz guruşa mezâd-ı sultânîde alup kabz etmişken bir Tireli Hacı Mustafâ bin altı yüz guruşa alup kabz edüp üç gice kitâb kendüde yatup meğer herîf Kadızâdeli imiş. Tasvîr harâmdır deyü cümle sûretlerin gözlerin delüp ve bıçağıyla boğazladım deyüp her tasvîrleri pâbuç süngeri ile {silüp} bu Şâhnâme-i zî-kıymetin elli meclis tasvîrlerin telvîs edüp kitâbı bî-kıymet etdiğinden mâ‘adâ benim bu kadar dellâliyeme gadr etdi." deyü Şâhnâme'yi paşanın huzûruna bıkağup, paşa Şâhnâme'yi gördükde bir nâ[ğ]me "âh" edüp erbâb-ı dîvâna gösterdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 276b ·
metinde göster ·
bulunan on tazı ve on re’s kelb-i mu‘allem zağarlar ve yedi aded bâz-ı hümâ-per …
Bu cezîre-i Bozcaada'yı seyr [ü] temâşâ ederken ertesi gün muhâfazaya me’mûr olan Sührâb Mehemmed Paşa sayd [u] şikârdan geldiği sâ‘at hakîr buluşup emr-i pâdişâhîyi ve Cânpoladzâde Çakırcıbaşı mektûbların verüp kırâ’at etdikde mefhûmu ma‘lûm olup "El-emrü emrüküm, fermân pâdişâhımındır" deyü kendüde bulunan on tazı ve on re’s kelb-i mu‘allem zağarlar ve yedi aded bâz-ı hümâ-pervâz doğanlar verdi. Ve cezîre muhâfazasında olan alaybeğlerinden ve erbâb-ı zu‘amâdan cümle yigirmi tazı ve on beş taraş ve tula ve sunar ve arayıcı zağarlar ve beş aded şahin ve zağanos ve balaban ve doğanlar bulunup mektûblar tahrîr olundukda hakîre bir kîse na‘l-bahâ ve huddâmlarıma yüz guruş ve birer çuka verüp ertesi gün cümle doğan ve tazı ve zağarları erbâb-ı tîmâra verüp Paşa ile vedâ[‘]laşdıkda iskele başında yigirmi oturak firkate ile tarfetü'l-ayn içre karşu tarafda Kazdağı hâkinde (---) geçüp anda atlarımıza süvâr olup vakt-i asırda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 92b ·
metinde göster ·
"Budin serhadleri boşdur, andan muhâfız olan asker bize mukâvemete kâdir değildir" deyü anların serhadlerine müşâ olan kal‘alarımız üzre Nemse ve Donkarkız ve Danimarka ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Korol ve İslovin ve Hırvat keferelerinden kâmil elli bin cünûd-ı cünüb asker-i küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr cem‘ edüp Budin kurbu serhadlerinden kal‘a-i Hamza Beğ, Erçin, Penteli, Cânkurtaran, Cânbeğ, Val, Kızılhisâr, Polta, Çavka, Began, Nadaj nâm palanka ve kılâ‘-ı metînelere ve sâ’ir kurâ vü kasabât-ı İslâmiyyenin tedmîrlerine ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu ve Kettanoğlu nâm hersek kâfirlerin başbuğ edüp mezkûr kal‘aları meymene ve meysere alâ mehil bî-bâk ü bî-pervâ döğe döğe kal‘alara istîlâ edüp bu kadar mâl-ı hazâ’in ve defâin ve üsârâ-yı ümmet-i Muhammed'i alup koyun sürüsü gibi bu kadar mahlûk-ı Hudâ'yı sürü sürü sürüp kal‘a-i Belgrad ve kal‘a-i Çakatornalarına gönderüp cümle kılâ‘-ı mezbûrelerimizin cümle cebehâne ve topların alup hamu kal‘aları âteş-i Nemrûd ile ihrâk bi'n-nâr edüp karâr-dâde olamayup karârlari firâra mübeddel olup diyâr-i menhûslarına gitdikleri haberi Serdâr Ali Paşa-yi gayyûra bu haber-i mûhiş gelince hemân ol ânda kendüde tâb [u] tüvân kalmayup gayretinden gûyâ bî-cân olup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp ol demde dem çekmeyüp dâmen der-miyân edüp dîvân-i pâdişâhîye Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa'yi katina kiğirdup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
… astalığına mübtelâ olan kimesneler bu yılan balığın pişirüp yeseler yâhûd başın
kendüde
götürseler bi-emrillâhi Ta‘âlâ ısıtmadan ve ağrı hastalığından halâs olup şifâ …
Bâ-husûs bu İskenderiyye halîcinde çıkan yılan balığı ne Gölikesri'de ve ne Ohri'de ve ne Beşik göllerinde çıkmak ihtimâlleri yokdur, bu İskenderiyye buheyresinde çok çıkar ve semîn ü lezîz olup balığı misk gibi kokar. Bu râyiha-i tayyibe dahi bir diyâr göllerinin mâhîlerine mahsûs değildir, illâ bu İskenderiyye balığına mahsûsdur. Ve gâyetü'l-gâye nâfi‘ yılan balığıdır kim dünyâda nazîri yokdur, hummaya ve ağrı hastalığına mübtelâ olan kimesneler bu yılan balığın pişirüp yeseler yâhûd başın kendüde götürseler bi-emrillâhi Ta‘âlâ ısıtmadan ve ağrı hastalığından halâs olup şifâ bulur, tâ bu mertebe nâfi‘ yılan balığı olur kim İskenderiyye şehrinde humma ve ağrı hastalığı olmazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 34b ·
metinde göster ·