… kündeden atma ve kabak dikme ve kabak atma ve girdimân dikme ve boğma ve ter[s]
kepçe
ve şîrâzî bulma ve göğüs şakısı ve yanbaşı ve sergele ve Tâlût bendi ve Alî ben …
Pehlivânların fünûnlarından ters kabza ve iç kabza ve tış kabza ve kesme ve kesme-bend ve şîrâzî ve hevâyî ve karakuş ve sâde sarma ve Cezâyir sarması ve kündeden atma ve kabak dikme ve kabak atma ve girdimân dikme ve boğma ve ter[s] kepçe ve şîrâzî bulma ve göğüs şakısı ve yanbaşı ve sergele ve Tâlût bendi ve Alî bendi, ve'l-hâsıl Hazret-i Risâlet huzûrunda cümle kemer-beste ve miyân-beste olan pehlivânlardan Hazret-i Ma‘dî Kereb ve Hazret-i Ukayl ibn Ebî Tâlib (ve Hazret-i Ma‘dî Kereb) ve Süheyl-i Rûmî ve Sa‘d ve Sa‘îd ve Hazret-i Hâlid ibn Velîd ve Esved ibn Mikdâd ve (---) Haddâd ve Hazret-i Ömer ve Hazret-i Alî ve Hazret-i Hamza ve Hazret-i Mâlik Ejder bu cümle Ashâb-ı güzîn Hazret-i Risâlet huzûrunda küşte-gîrlik ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71b ·
metinde göster ·
… eri vardır. Anların mahzenlerinde tekyenin binden mütecâviz sahan ve tencere ve
kepçe
ve kazgan ve bakır âvânî vardır, murâd edinen yârân beş on gece mihmân olup saf …
Zîrâ bu tekyede niçe bin uşşâkân sâkin olacak soffalar ve dehlîzler ve yetmiş ocak matbah-ı Keykâvûs ve kilar ve yigirmi aded dükkân ve bir furun ve bir kahvehâne ve bir câmi‘ ve bir çâh-ı âb-ı hayât vardır. Ve iki yüz hücre acemî oğlanları hücreleri vardır. Anların mahzenlerinde tekyenin binden mütecâviz sahan ve tencere ve kepçe ve kazgan ve bakır âvânî vardır, murâd edinen yârân beş on gece mihmân olup safâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145b ·
metinde göster ·
… aşı olan cümle tabaklar arasına girüp hân önündeki mümessek u muza‘fer pilavdan
kepçe
ile alup herkesin önündeki tabağa pilav-ı gûnâ-gûn kor idi. Meselâ, dâhil-i mec …
Ba‘dehû meydâna sâfî fağfûrî tabaklar ile yigirmi elvân pilavlar gelüp ve yigirmi kâse çobra gelüp çâşnigîrbaşı olan cümle tabaklar arasına girüp hân önündeki mümessek u muza‘fer pilavdan kepçe ile alup herkesin önündeki tabağa pilav-ı gûnâ-gûn kor idi. Meselâ, dâhil-i meclis olanlara kepçe ile hân önünden pilav ve cilav vermek ri‘âyet ola. Hulâsa-i kelâm Acem'in pilavından gayrı ni‘metleri memdûh değildir. Ve birkaç gûne çobraları var idi. Câ-be-câ dûzde bünyânları da memdûh-ı âlemdir. Gayri ta‘âmları olmadığından Kızılbaş-ı bed-ma‘âş derler. Hakîkatü'l-hâl Karaçi halkının ve Tülüngi nökerlerinin ma‘îşetleri gâyet bed olduğundan bed-ma‘âş derler. Ammâ efsâne kelâmdır. Her ne gûne ta‘âm tenâvül olunsa yine benî Âdem def‘-i cû‘ eder. İstersen şîr-i hurma [vü] katr-ı nebât ye, istersen siyâh kara darı ekmeği ye, cümle def‘-i cû‘ etmede yeksândır. Niçe ta‘âmlar tenâvül olunup destehânlar kalkup hoş-âblar gelmedi. {Zîrâ} diyâr-ı Acem hoşâb u zerde memdûh değildir. Zîrâ hoşâbı Hazret-i Osmân te’lîf etdi. Zerdeyi Yezîd'in pederi Mu‘âviye ibn Ebî Süfyân peydâ etdiğinden bu iki ni‘met ülke-i Acem'de memdûh değildir. Ammâ niçeler nihânîce yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 290b ·
metinde göster ·
… kesin önündeki tabağa pilav-ı gûnâ-gûn kor idi. Meselâ, dâhil-i meclis olanlara
kepçe
ile hân önünden pilav ve cilav vermek ri‘âyet ola. Hulâsa-i kelâm Acem'in pilav …
Ba‘dehû meydâna sâfî fağfûrî tabaklar ile yigirmi elvân pilavlar gelüp ve yigirmi kâse çobra gelüp çâşnigîrbaşı olan cümle tabaklar arasına girüp hân önündeki mümessek u muza‘fer pilavdan kepçe ile alup herkesin önündeki tabağa pilav-ı gûnâ-gûn kor idi. Meselâ, dâhil-i meclis olanlara kepçe ile hân önünden pilav ve cilav vermek ri‘âyet ola. Hulâsa-i kelâm Acem'in pilavından gayrı ni‘metleri memdûh değildir. Ve birkaç gûne çobraları var idi. Câ-be-câ dûzde bünyânları da memdûh-ı âlemdir. Gayri ta‘âmları olmadığından Kızılbaş-ı bed-ma‘âş derler. Hakîkatü'l-hâl Karaçi halkının ve Tülüngi nökerlerinin ma‘îşetleri gâyet bed olduğundan bed-ma‘âş derler. Ammâ efsâne kelâmdır. Her ne gûne ta‘âm tenâvül olunsa yine benî Âdem def‘-i cû‘ eder. İstersen şîr-i hurma [vü] katr-ı nebât ye, istersen siyâh kara darı ekmeği ye, cümle def‘-i cû‘ etmede yeksândır. Niçe ta‘âmlar tenâvül olunup destehânlar kalkup hoş-âblar gelmedi. {Zîrâ} diyâr-ı Acem hoşâb u zerde memdûh değildir. Zîrâ hoşâbı Hazret-i Osmân te’lîf etdi. Zerdeyi Yezîd'in pederi Mu‘âviye ibn Ebî Süfyân peydâ etdiğinden bu iki ni‘met ülke-i Acem'de memdûh değildir. Ammâ niçeler nihânîce yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 290b ·
metinde göster ·
… ne koyalardır ve azîm sefer tedâriki idelerdir. Ammâ hânım Van şehri kazgan min
kepçe
olmışam Îzid-i Yezdân ve Perverdigâr hakkiyçün ve kırmızı Murtezâ Alî'nin pâk r …
Çaşıt Gökdolak eydür: "Hânım kayser-zemîn hânı Van'da Gökmeydânı'nda serâperdesin kurmuş. Heze başına nöker birikdirüp hayme vü hargâhıyla ve bâr [u] bengâhıyla ol çerâgâhda meks edüp diha diha kal‘a-i Van'da balyemez toplar ve gülle gülle kûblar hânın çetr-i mülammâ‘ı pîşine koyalardır ve azîm sefer tedâriki idelerdir. Ammâ hânım Van şehri kazgan min kepçe olmışam Îzid-i Yezdân ve Perverdigâr hakkiyçün ve kırmızı Murtezâ Alî'nin pâk rûhiyçün bu kadar cüst ü çâlâklik edüp çaşıtladım, yek zerre haber aparabilmedim ki sefer ne cânibe ola bilmedim" deyü cevâb-ı nâ-savâb verdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 302b ·
metinde göster ·
Ve a‘yânından Ermenioğlu ve Murâdoğlu ve Yeniçeri serdârı
Kepçe
Alî Beşe semmûr geyüp mâ‘adâsı bogası kaplı kuzu ve tilki kürkü ve başlarına Ta …
Ve a‘yânından Ermenioğlu ve Murâdoğlu ve Yeniçeri serdârı Kepçe Alî Beşe semmûr geyüp mâ‘adâsı bogası kaplı kuzu ve tilki kürkü ve başlarına Tatar kalpağı geyerler, zîrâ nâhiye kurâları cümle Tatar köyleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
… up küpler üzre kehrübâr-misâl sarı sarı yağlar zâhir olup hekîmbaşı kendi eline
kepçe
alup ol sarı yılan yağların kepçe ile alup iri katremîz sırça şîşeler vardır, a …
Ba‘dehu cümle tathîr olmuş tuzlanan yılanları on iki kıt‘a kıt‘a sırçalı küplere koyup haremin bir köşesinde matbah ocakları üzre koyup altına santa ağacı âteşi germâ-germ verüp hekîmbaşının bir elinde asâsı ve bir elinde sâ‘ati. Aşçılar yine kendü halîfeleridir kim her biri tekmîl-i fünûn etmiş üstâd-ı kâmil telâmizlerdir, ancak hekîmbaşı hâzır olup evkât gözedir, üç sâ‘at yılanlar küpler içre kaynayup küpler üzre kehrübâr-misâl sarı sarı yağlar zâhir olup hekîmbaşı kendi eline kepçe alup ol sarı yılan yağların kepçe ile alup iri katremîz sırça şîşeler vardır, anlara doldurdu. Cümle küplerden böyle yağları cem‘ edüp katremîz şîşelerine doldurup yine yılanların küpleri altına germâ-germ âteş urdular. Ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim yılanlar tabh olduğu bakır âleti tancere ve kazgan değildir, zikr olunduğu üzre içi ve tışı sırçalı toprak küplerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123a ·
metinde göster ·
… sarı yağlar zâhir olup hekîmbaşı kendi eline kepçe alup ol sarı yılan yağların
kepçe
ile alup iri katremîz sırça şîşeler vardır, anlara doldurdu. Cümle küplerden bö …
Ba‘dehu cümle tathîr olmuş tuzlanan yılanları on iki kıt‘a kıt‘a sırçalı küplere koyup haremin bir köşesinde matbah ocakları üzre koyup altına santa ağacı âteşi germâ-germ verüp hekîmbaşının bir elinde asâsı ve bir elinde sâ‘ati. Aşçılar yine kendü halîfeleridir kim her biri tekmîl-i fünûn etmiş üstâd-ı kâmil telâmizlerdir, ancak hekîmbaşı hâzır olup evkât gözedir, üç sâ‘at yılanlar küpler içre kaynayup küpler üzre kehrübâr-misâl sarı sarı yağlar zâhir olup hekîmbaşı kendi eline kepçe alup ol sarı yılan yağların kepçe ile alup iri katremîz sırça şîşeler vardır, anlara doldurdu. Cümle küplerden böyle yağları cem‘ edüp katremîz şîşelerine doldurup yine yılanların küpleri altına germâ-germ âteş urdular. Ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim yılanlar tabh olduğu bakır âleti tancere ve kazgan değildir, zikr olunduğu üzre içi ve tışı sırçalı toprak küplerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123a ·
metinde göster ·
ile alduğı yılan yağı üzre Mağrib vilâyetinde Sûsa şehrinin âb-ı hayâta benzer …
Ba‘dehu hekîmbaşı kepçe ile alduğı yılan yağı üzre Mağrib vilâyetinde Sûsa şehrinin âb-ı hayâta benzer âlü'l-âl zeyt yağı ile yılan yağın vezn edüp beş vukiyye yılan yağı ve beş vukiyye zeyt-i hâlis yağı berâber bir şîşelere doldurup şîşeleri âteş-i nerm üzre koyup ba‘dehu âteşi germ edüp üç sâ‘atden sonra endirüp say yağı-misâl müşk [ü] amber-i hâm râyihalı bir yağ oldu kim râyiha-i tayyibesinden huzzâr-ı meclisin demâğları mu‘attar oldu. Hakîr sabra tahammülüm kalmayup hekîmbaşıya su’âl etdim;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123a ·
metinde göster ·
… vardır, şiddet-i hârda zehirnâk mahlûkât haşerât ve akreb ve yılan ve çıyan ve
kepçe
kuyruk misilli mesmûm mahlûklardan ölüp kalmış kurdlanmış ve müsta‘mel olmuş ni …
Ve bu Nîl bir ay yeşil cereyân edüp muzır olmasının aslı oldur kim sene-i sâbıkdan halîc ve tur‘a ve buhayrelerde yıllamış sular vardır, şiddet-i hârda zehirnâk mahlûkât haşerât ve akreb ve yılan ve çıyan ve kepçe kuyruk misilli mesmûm mahlûklardan ölüp kalmış kurdlanmış ve müsta‘mel olmuş niçe bin buhayrelere Y 160b Nîl-i cedîd girüp dâhil olunca cümle zehirnâk suları sürüp çıkarup Mısır'a cereyân etdikde Nîl-i mübârek yemyeşil akar. Andan nûş edenlerin elbette yâ ayağı tulum gibi şişer yâhûd bedeninde ur olur yâhûd hayâsı debe olup ol mahalde hâtûnu gebe olur, mütevellid olan ma‘sûm cüzâm olur. Pek ihtirâz lâzımdır, bir ay sebîllerden âb-ı hayât sular içmek gerekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160a–Y160b ·
metinde göster ·
… ve berr ü beyâbân arslan ve kaplan ve fîl [ü] gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve
kepçe
kuyruğ ve kûsfend-i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve elvân elvân hımârân-ı berrîler …
Bu kal‘adan Habeş tahtı olan şehr-i Musova cânib-i şimâle kâmil yigirmi germe konakdır, inşâallâh mahallinde terkîm olunur. Her menzili çöl çölistân ve berr ü beyâbân arslan ve kaplan ve fîl [ü] gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve kepçe kuyruğ ve kûsfend-i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve elvân elvân hımârân-ı berrîler ve mahûf u vahşî canavarlar ile mâl-â-mâldir. Hattâ bu Sây kal‘asında üç aded arslan var idi, Hudâ âlimdir herbiri fîl cüssesinde siyâh esedler idi, herbirin birer hîle ile dâma düşürüp vâdîlere sığmayan sübû‘ları dâm-ı belâ ile kamışdan bir dam içinde habs etmişlerdi. Hakîr eyle mehîb sübû‘lar görmemiş idim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y393b ·
metinde göster ·
… ûn imiş. Fîli Y 398b kapup havâya götürür ukkâb kuşları ve fîl ü gergerdân ve
kepçe
kuyruk hayvânları var imiş. Ammâ ba‘zı fedâyî ve tüvânâ yigitler bu Vârdân kal‘ …
Ve bu Vârdân kal‘asının Nîl aşırısı garb cânibidir. Gâyet mahûf u muhâtara yerler imiş. Benî âdemden amâr yok bir çöl çölistân ve berr [ü] beyâbân sahrâ-yı hâmûn imiş. Fîli Y 398b kapup havâya götürür ukkâb kuşları ve fîl ü gergerdân ve kepçe kuyruk hayvânları var imiş. Ammâ ba‘zı fedâyî ve tüvânâ yigitler bu Vârdân kal‘asından bu cânibe ubûr edüp kemîngâhlarda kemend-bendler ile ve harbe ve gûnâ-gûn fendler ile pîl ü gergerdân ve gayrı hayvân sayd [u] şikâr ederlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a–Y398b ·
metinde göster ·
… ramadan gelür. Ve niçe yüz bin tur‘alar içinde yılan ve çıyan ve mûr [u] mâr ve
kepçe
kuyruk nâm zehirnâk hayvânlar gark olmuş tur‘alara uğramadan hemân tulû‘ edüp b …
Ve âb-ı Nîl bu mahalde âb-ı zülâldir. Zîrâ tulû‘u mahalli cenûba bir aylık yoldur, şûre yerlere ve neft ü katrân ve kükürd ve hadîd ve zirnîh ma‘âdinlerine uğramadan gelür. Ve niçe yüz bin tur‘alar içinde yılan ve çıyan ve mûr [u] mâr ve kepçe kuyruk nâm zehirnâk hayvânlar gark olmuş tur‘alara uğramadan hemân tulû‘ edüp bu Fûncistân'a gelir. Anıniçün bu diyârda Nîl âb-ı hayâtdır. Ammâ gâyet ıssı cereyân eder, ammâ ceyrân tulumlarına doldururlar, kesb-i havâ edüp buz pâresi olur. Ammâ i‘tidâl üzre olan sudan içmek ma‘kûldür, zîrâ pek bârid su ol diyârda şiddet-i hâr kavmine ziyâde harâret verdikçe kesret üzre nûş etdükçe ishâl emrâzına uğrar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416b ·
metinde göster ·
… n gelemeziz. Zîrâ yolları gâyet mahûf u muhâtara yerlerdir kim semm-i helâhilli
kepçe
kuyruk gibi ve su‘bân ve evren gibi havfnâk canavarlar vardır. Ve yılan u çıyan …
"Biz bu şehre Nîl başından gelince karadan gelemeziz. Zîrâ yolları gâyet mahûf u muhâtara yerlerdir kim semm-i helâhilli kepçe kuyruk gibi ve su‘bân ve evren gibi havfnâk canavarlar vardır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr ü peleng ve ukkâb ve gayrı yırtıcı canavarlar gâyetü'l-gâye çok olup dağıstân sengistân yerler olduğundan âbâdân değildir. Ol ecilden karadan gidilmez. Ve ol mahallerde Sencere derler bir kavm vardır, dîn diyânet nedir bilmezler, kendülerden gayrı bir mahlûk görseler elbette dutup kebâb edüp yerler", dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430a ·
metinde göster ·
Sultân-ı Dumbiye hudûdudur. Bu mahalde birkaç ukkâb leşi iki
kepçe
kuyruk leşi bulduk. Bunlar birbirleri ile ceng edüp kepçe kuyruk zehrinden ukkâ …
Sultân-ı Dumbiye hudûdudur. Bu mahalde birkaç ukkâb leşi iki kepçe kuyruk leşi bulduk. Bunlar birbirleri ile ceng edüp kepçe kuyruk zehrinden ukkâblar helâk olmuş, kepçe kuyruklar dahi ukkâbların minkârları zahmından helâk olmuşlar. Ammâ râyihalarından yanlarına varılmak mümkin olmayup bed-râyiha-i sümûmlarından temâşâ edemedik, zîrâ râyihaları sam yeli gibi gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·
… birkaç ukkâb leşi iki kepçe kuyruk leşi bulduk. Bunlar birbirleri ile ceng edüp
kepçe
kuyruk zehrinden ukkâblar helâk olmuş, kepçe kuyruklar dahi ukkâbların minkârla …
Sultân-ı Dumbiye hudûdudur. Bu mahalde birkaç ukkâb leşi iki kepçe kuyruk leşi bulduk. Bunlar birbirleri ile ceng edüp kepçe kuyruk zehrinden ukkâblar helâk olmuş, kepçe kuyruklar dahi ukkâbların minkârları zahmından helâk olmuşlar. Ammâ râyihalarından yanlarına varılmak mümkin olmayup bed-râyiha-i sümûmlarından temâşâ edemedik, zîrâ râyihaları sam yeli gibi gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·
… k. Bunlar birbirleri ile ceng edüp kepçe kuyruk zehrinden ukkâblar helâk olmuş,
kepçe
kuyruklar dahi ukkâbların minkârları zahmından helâk olmuşlar. Ammâ râyihaların …
Sultân-ı Dumbiye hudûdudur. Bu mahalde birkaç ukkâb leşi iki kepçe kuyruk leşi bulduk. Bunlar birbirleri ile ceng edüp kepçe kuyruk zehrinden ukkâblar helâk olmuş, kepçe kuyruklar dahi ukkâbların minkârları zahmından helâk olmuşlar. Ammâ râyihalarından yanlarına varılmak mümkin olmayup bed-râyiha-i sümûmlarından temâşâ edemedik, zîrâ râyihaları sam yeli gibi gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·
kuyruk var imiş, garîb âdem bizden ileride idi, kepçe kuyruk mel‘ûn sidiğin her …
"Vallâhi bir kepçe kuyruk var imiş, garîb âdem bizden ileride idi, kepçe kuyruk mel‘ûn sidiğin herîfin üstüne serpince atdan yıkılup at size kaçdı", derken hemân at dahi tepesi üzre yıkılup cân verüp ân-ı vâhidde at şişüp dağ gibi olup atın yanından cümle halk firâr edüp at top gibi çatladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434b ·
metinde göster ·
"Vallâhi bir kepçe kuyruk var imiş, garîb âdem bizden ileride idi,
kepçe
kuyruk mel‘ûn sidiğin herîfin üstüne serpince atdan yıkılup at size kaçdı", der …
"Vallâhi bir kepçe kuyruk var imiş, garîb âdem bizden ileride idi, kepçe kuyruk mel‘ûn sidiğin herîfin üstüne serpince atdan yıkılup at size kaçdı", derken hemân at dahi tepesi üzre yıkılup cân verüp ân-ı vâhidde at şişüp dağ gibi olup atın yanından cümle halk firâr edüp at top gibi çatladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434b ·
metinde göster ·
kuyruk dedikleri mel‘ûn hemân ceyrân sıfatlı ve kadd [ü] kâmetde dahi ol cüssed …
Kepçe kuyruk dedikleri mel‘ûn hemân ceyrân sıfatlı ve kadd [ü] kâmetde dahi ol cüssede, ammâ kuyruğu salkım saçak bir mel‘ûn, dağlara çıkup gitdi. Mezkûr herîfin yanına vardık, gûyâ pıhtı olup mahv-ı vücûd etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434b ·
metinde göster ·