… e leb-ber-leb berf-i rahmet oldukdan sonra yine Okmeydânı'nda Dîvdâr deresin ve
Kepez
deresin ve Ganîzâde deresin ve Eyne Ayazma 173a deresin ve Tozkoparan deresin …
Ve bu karcıbaşı hükmünde İslâmbol etrâfında karlığ-ı hazâyin-i rahmet tokuzdur. Ammâ neferâtları yokdur, hîn-i şitâda rahmet-i berf yağdıkda bizzât sadrıa‘zam ve yeniçeri ağası ve bostâncıbaşı ve kapudan paşa, bunlar cümle iki kerre yüz bin eli kürekli ve kızaklı asker olup Okmeydânı'nda Atıcılar tekyesi dibinde Hünkâr karlığın ve Hasan karlığın ve Şücâ‘ karlığın ve Lenduhâ karlığın cemapur askeri üşüp karları hammâm kubbesi gibi top edüp yuvarlıyarak karlıklar içine itiverirler. Cümle leb-ber-leb berf-i rahmet oldukdan sonra yine Okmeydânı'nda Dîvdâr deresin ve Kepez deresin ve Ganîzâde deresin ve Eyne Ayazma 173a deresin ve Tozkoparan deresin ve Çoban deresin ve Kanlı deresin cümle bu dereleri rahmet karıyla asker-i deryâ-misâl doldurup depme ile cümle püşt-i pâ urup yerleşdirirler kim gûyâ yekpâre yahkend olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b–173a ·
metinde göster ·
… kim el-azamet[ullâh] her gülle kubbe kadar deryâ üzre keklik gibi seke seke tâ
Kepez
burnuna ve Piyâle Paşa Bâğçesi'ne ve Kamışlı buruna gıjgırup pâdişâhın başdarda …
Ve bu şehirden sa‘âdetlü pâdişâh başdarda-i hümâyûna süvâr olup aşağı Boğazhisârlar henüz tamâm olmadan anların seyr [ü] temâşâsına giderken Rûmeli ve Anadolu kal‘alarından iki yüz aded balyemez ve şayka ve pranka toplar atıldı kim el-azamet[ullâh] her gülle kubbe kadar deryâ üzre keklik gibi seke seke tâ Kepez burnuna ve Piyâle Paşa Bâğçesi'ne ve Kamışlı buruna gıjgırup pâdişâhın başdardasının kayalığından ve solundan deryâyı Galata handakı gibi açarak talattum-ı deryâ ederek gülleler geçüp karaya çıkup dağları ve bâğları âlân u tâlân ederdi ve ba‘zı keklik gibi seken sekdirme gülleler deryâ içinde birbirlerine râst gelüp bir mehîb sadâ zâhir olurdu. Bu dahi bir acâ’ib ü garâ’ib temâşâ idi. Bizler dahi bu seyri Anadolu tarafında atlar üzre karada seyr [ü] temâşâ edüp cânib-i cenûba (---) sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91a ·
metinde göster ·
… e eşcâr-ı acîbeler vardır. Cümle bâğları kayanın garbında bir top menzili ba‘îd
Kepez(
?) dağı dibinde üç bin aded bâğ-ı mahsûldâr ve her bâğda bir bâğdârı vardır, dar …
Ve bu kal‘a içre bâğ u bâğçe dahi yokdur, ammâ câ-be-câ üzüm asmaları ve köhne eşcâr-ı acîbeler vardır. Cümle bâğları kayanın garbında bir top menzili ba‘îd Kepez(?) dağı dibinde üç bin aded bâğ-ı mahsûldâr ve her bâğda bir bâğdârı vardır, dar değildir, vâsi‘ evlerdir. Cümle ehl-i kal‘a altı ay bâğlarında sâkin olup mahsûl alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97a ·
metinde göster ·
… aca Ahmed Sultân, aceb âsitâne-i azîmdir. Sarı Baba Sultân ve Ilkınlı Sultân ve
Kepez
Dede ve Alî Balı Dede ve Gülüm Dede. Bu kibâr-ı evliyâullâhlar cümle bu tekye-i …
Ziyâretgâh-ı kal‘a-i Davaz: Evvelâ taşra kal‘ada tekye-i Karaca Ahmed Sultân, aceb âsitâne-i azîmdir. Sarı Baba Sultân ve Ilkınlı Sultân ve Kepez Dede ve Alî Balı Dede ve Gülüm Dede. Bu kibâr-ı evliyâullâhlar cümle bu tekye-i kadîmin sâhasında medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97a ·
metinde göster ·