İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kesb*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
234
isabet
226 cümle/beyitte
86,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
11
farklı biçim
36 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi23495,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 234

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kesb*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 2b 146. Hübût-ı Hazret-i Âdem'den berü cümle peygamberlerin kâr [u] kesblerin beyân eder.
EÇS I 4a 183. Ehl-i kâr, kepekciyân ve ehl-i kesb , kantârcıyân ve ehl-i vezn, mîzâncıyân.
EÇS I 4a 183. Ehl-i kesb , destereciyân ve sevdâgerân-ı burgucıyân ve ehl-i rû-siyâh, kömürciyân ve dağla …
EÇS I 8b … eymânîyi kurup meks etdükde bir gece hâb-ı râhat edüp âb [u] hevâsından tarâvet kesb edince ol mahalde bir sarây-ı âlî ve gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreler inşâ etdi …
EÇS I 14b … kde âşiyânı olan Belde-i Tayyibeyi dürr-i beyz-âsâ gördükde cihân cihân safâlar kesb edüp inşâ’allâh hidmetiniz mukâbelesinde ihsân-ı azîmeye mazhar olup inkırâzu'd …
EÇS I 18b … deryâda katre ve güneşde zerre mikdâr tenezzül bulmamışdır. Zîrâ be-emr-i Sânî‘ kesb-i hevâdan rûz-merre bitmededir. Ammâ Hızır Ma‘deni derler bir sengîn taşdır. Ayas …
EÇS I 40b … niçün alçak edüp iki direğim kesdin’ deyü benim iki ellerim kesüp beni kâr [ü] kesbimden ve kifâf-ı nefsimden alıkoyup ehl [ü] iyâlim beslemeğe iktidârım kalmadı. Emir …
EÇS I 79a … halîm [u] selîm idi. Ba‘dehu yigirmiye bâliğ oldukda sayd [ü] şikâra mâ’il olup kesb-i hevâ etmeden tarâvet hâsıl edüp vasatü'l-hâl semîn ü cesîm olup cesedi cüssedâr …
EÇS I 112b Kesbî târîhin dedi ol fâzıl-ı nazm-âverin / Adne kıldı azmi geçdi Azmîzâde Hâletî. / …
EÇS I 117b … regâh vâdîsi vardır. Cümle yârân-ı bâ-safâ ba‘de'l-asr ol câ-yı ma‘hûda var[u]p kesb-i tarâvet hâsıl edüp cilvelenirler.
EÇS I 123b … eğildir. Ba‘dehu ol tînı gemilerden çıkarup ma‘cenelere doldurup kırk gün durup kesb-i hevâ etdükden sonra ummâllar tîn-i zülâlin içine girüp püşt-i pâ ile tahmîr edü …
EÇS I 125b … r-ı azîmler var kim her biri eflâke ser-çeküp şâhaları sâyesinde ehl-i teferrüc kesb-i hevâ ederler. Bu haremin dahi dörd kapusu vardır, garb tarafı kapusunun yemîn [ …
EÇS I 143b … nda dahi cümle âşıkân ba‘de'l-asr gelüp âyende ve revende kayıkları temâşâ edüp kesb-i hevâ ederler.
EÇS I 144a Ve halkının kâr [u] kesbleri ve libâsları ve lisânların beyân eder: Ahâlî-i Üsküdar (---) fırkadır. Bir fırk …
EÇS I 146a … ndır. Bu bâğın taşrasında niçe bin dırahtlar sâyesinde cümle uşşâkân cilvelenüp kesb-i tarâvet ederler. Ve,
EÇS I 146b … Anıniçün ba‘zı zamân bu morina balığı küçük iken gelüp Çekmece gölünde tarâvet kesb edüp kâhîce zâhir olur. Ve,
EÇS I 148b … vardır, ol su’âllerin cevâbına kâdir olmayan yolun erkânın pâk etmeyüp kâr [u] kesb etse kârı harâmdır. Merd-i meydân olan pîr-perver gerekdir. Hudâyî-perver olan …
EÇS I 149a … n söyleme ve harâm yeme ve geyme ve içme ve nân u nemeke ihânet etme ve hukûkun kesb etdüğin pîrlere hakâret nazarıyla nazar etme ve ulular önünde gitme ve sâbır ol …
EÇS I 149b "Yürü Allâh destgîrin ola, revânın ve postun mübârek olup kâr [u] kesbin helâl [ü] zülâl ola" deyü hayır du‘â etdiklerinde hemân ol ferzend(in), bism-i …
EÇS I 149b … l asup haps ederler. Eşedd-i haps üç gündür ziyâde olsa iyâl sâhibidir, kâr [u] kesbinden kalır. Ammâ şerî‘at ve tarîkat ve hakîkat ve ma‘rifetden hâric söz söylemeyeler …
EÇS I 156b … huzûrunda Mekke ve Uhud ve Bedr-i Huneyn gazâların kırâ’at etdikce Hazret ferah kesb edüp Suheyb'e ihsânlar edüp hakkında hadîs buyurdu:
EÇS I 164a … Yâ Karamanî yâ kara îmânî" derler, bî-rahm ribâhor âdemlerdir. Bunların kâr [u] kesbleri gemicilerle olmağın anların yamağı olup seyishâneler üzre dükkânlar edüp harar …
EÇS I 164a … n fî-sebîlillâh idi. Hadîce-i Kübrâ mâlıyla Şâm kurbünde Busrâ şehrinde kâr [u] kesb edüp fâ’idelerin Hadîce ile pay ederlerdi. Bu tâ’ife dahi tahtırevânlar üzre dü …
EÇS I 173b … heyûlâsız. Ve sayd etdiğiniz mâhîler ekseriyyâ Bekrî cânlara ta‘âmdır. Kâr [u] kesbleriniz dâ’imâ fâsıklar ve kefereler iledir. Bizim helvâmız dersen tatlu ballu şekerler …
EÇS I 183b Esnâf-ı ehl-i kesb , kantârcıyân: Dükkân 80, neferât 200, pîrleri yine Dâvûd Nebî ve Ebû Zeyd-i Müs …
EÇS I 184a Ehl-i kesb , destereciyân: Dükkân 80, neferât 200, pîrleri ibtidâ Benî İsrâ‘îl'den Semâ’îl' …
EÇS I 195a "Varın herkes yine kâr [u] kesbinizde olun, gene lâzım oldukda hâzır-bâş olun" deyü me’zûn olup cümlesi bekârhâneleri …
EÇS I 195b "Gidiyi ey yakdım" deyü tefâhur kesb eder bî-insâf kavmdir. Ammâ ne çâre cümle kavm bunlara muhtâclardır. Ve bu,
EÇS I 200a … reti vardır. Bu kuş sûretin bu kapu üzre tasvîr etmeden rumûz oldur kim kâr [u] kesb dedükleri ber-hevâ tayerân eder bir vahşî kuşdur. Eğer kuşı bir nezâketle sayd …
EÇS I 200b–201a Ehl-i kesb , peştemâlciyân: Dükkân, kârhâne birdir, ammâ neferât 400, pîrleri (---) (---) ( …
EÇS I 217b … ûr gulâm, Unkapanı semtinde Azebler mahallesinde bir attâr dükkânı açup kâr [u] kesb ederdi. Ammâ İslâmbol halkı bundan bir metâ‘ almasına bahâne edüp bî-bahâ bu he …
EÇS II 218a 32. Dârü'z-ziyâfe imâretleri ve halkının reng-i rûyları ve kâr [u] kesblerin bildirir.
EÇS II 224b … m çınar-ı müntehâlar var kim her biri eflâke ser çeküp sâyesinde cemî‘î cemâ‘at kesb-i safâ ederler. Bursa'nın bir teferrücgâh yerinde vâkı‘ olmuş bir câmi‘-i selâtîn …
EÇS II 231a Evsâf-ı kâr [u] kesb-i lisân u libâs-ı ahâlî-i Bursa
EÇS II 231a … îb-dost, ehl-i zevk ve ehl-i teferrüc, hoş-sohbet âdemlerdir. Ekseriyyâ kâr [u] kesbleri harîr peydâ etmekdir ve katîfe ve sereng ve Bursa çatma yasdıkları dokumakdır.
EÇS II 240a–240b … imiz 240b tahrîr olunan sultânlardır kim her birine birer takrîb ile âşinâlık kesb eyleyüp hamd-i Hudâ ibtidâ seyâhatimizde bu kadar kibâr-ı evliyâullahın âsitâne …
EÇS II 240b Bursa şehri içre kırk gün kırk gice zevk u safâlar edüp âşinâlığı ve hukukun kesb etdiğimiz a‘yân [u] eşrâflardır. Bursa içre hânedân sahibi velîni‘metleri ve gü …
EÇS II 246b … yândan iki bin hâfıze ve hâfız-ı Kelâmullah vardır deyü a‘yan-ı vilâyet tefâhur kesb ederler. Ve bir imâreti ve bir dârü'l-hadîsi ve üç dârü'l-kurrâsı var. Ve cümle …
EÇS II 252a Evsâf-ı kâr [u] kesb-i ehl-i Tarabzen
EÇS II 252a … -i sanâyî‘-i gûnâ-gûndurlar. Cümlesi çuka ferâce ve bogasi hil‘at giyüp kâr [u] kesb ederler. Beşinci kavmi keştîbânlardır kim Bahr-i siyâh içre mellahlık edüp kâr …
EÇS II 281b Der-vasf-ı reng-i rûy ve kâr [u] kesb-i ehl-i beled: Cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk olmağıla reng-i rûyları dâ’im …
EÇS II 281b–282a Der-sitâyiş-i mahbûb u mahbûbe: Gerçi Türkistândır, ammâ kesb-i tarâvetden mahbûb u mahbûbeleri hüsn-i cemâlde ve lutf ü i‘tidâlde olup kelimât …
EÇS II 282b … unlardır. Her birinin rûh-ı şerîfleriyçün Yâsîn ve Fâtiha tilâvet edüp âşinâlık kesb etdik ve rûhâniyetlerinden istimdâd taleb edüp inşirâh-ı sadr-ı derûn hâsıl etd …
EÇS II 287a … r Allahuekber, dese cümle sağîr u kebîrin vücûdları lerzân olur. Herkes kâr [u] kesbin ve ta‘âm [u] yemesin terk edüp câmi‘e gelirler. Zirâ bu Erzurûm halkı gâyetü'l- …
EÇS II 287b … n bir aded odalardır. Cemî‘î erbâb-ı ma‘ârif garîbü'd-diyârlar sâkin olup kâr u kesb edüp kifâflanırlar. Başka bevvâbları ve odabaşıları vardır. Her bir odalar bire …
EÇS II 287b … ân giyerler, dahi ednâsı ehl-i hıref olup abâ-kabâ ve bogasi hil‘at giyüp kâr u kesb ederler.
EÇS II 289b … ayr du‘âsın alup rûh-ı Ebû İshâk içün bir hatm-i şerîf tilâvet eyleyüp âşinâlık kesb etdik. Erzurûm'da müstecâbü'd-da‘ve türbe-i pür-envârdır.
EÇS II 291a–291b … la ahâlî-i bilâdları dahi bu Hınıs'ın cânib-i garbîsinde Bingöl yaylağına çıkup kesb-i tarâvet ederler.
EÇS II 296b–297a … yve-i Tesuy'ı dahi meşhûr-ı âfâkdır. Bunun dahi halkı cümle Şi‘îlerdir. Kâr [u] kesbleri ; bâğ u bâğçe ile kâr [u] kesb edüp kifâflanırlar. Andan cânib-i cenûba deşt [u] …
EÇS II 296b–297a … r. Bunun dahi halkı cümle Şi‘îlerdir. Kâr [u] kesbleri; bâğ u bâğçe ile kâr [u] kesb edüp kifâflanırlar. Andan cânib-i cenûba deşt [u] sahrâlar içre câh-ı mâlardan …