Receb Kethudâ'yı serdâr edüp kendüleri ol gice ılgâr edüp Zırzıvân Boğazı'n geç …
Ammâ bu esrârdan bir ferd-i âferîde âgâh olmadılar. Hemân ol ân Gınâyî Efendi Bitlîs hânına muhabbetnâme ve istimâletnâmeler yazup nâme ile Erganeli Ahmed Ağa mektûblar ile Bitlîs hânı tarafına merkûm muslihîn âdemler ile cânib-i Bitlîs'e müteveccih oldukları sâ‘at tuğların hân üzre gitmeden avdet edüp gelince nefîr-i rıhletler çalınup paşa-yı müdebbir yetmiş bin asker ile Şatt'ı yine Diyârbekir cânibine geçüp "Ağırlık akabimce gelsin", deyü Kudde Mehemmed Kethudâ ile Receb Kethudâ'yı serdâr edüp kendüleri ol gice ılgâr edüp Zırzıvân Boğazı'n geçüp ertesi vakt-i zuhurda kal‘a-i Mardin altında müfîd ü muhtasar çadırlar ile meks edüp anda yem kesdirüp yine ılgâr edüp vakt-i Şâfi‘îde yüğrük atlı olup gelen kırk bin asker ile Saçlı dağın çevirdikde anı gördük, Diyârbekir altından gönderdiği Mehemmed Emîn Paşa meğer cebel-i 214b Saçlı'nın cânib-i erba‘asın muhâsara etmişler. Kûh-ı bî-amân içre sâkinân-ı bî-îmân Ekrâd-ı Yezîdiyânlar taraf taraf paşa-yı mûmâ’ileyh ile tara taba tak deyüp tarafeynden kurşumlaşmada idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 214a–214b ·
metinde göster ·
şehir mollası ve şehir müftîsi ve gayrı ağavâtlar ile hân bâğına varılup hânın …
Andan yine kethudâ ile şehir mollası ve şehir müftîsi ve gayrı ağavâtlar ile hân bâğına varılup hânın cümle hücrelerin kapucular kethudâsı mühriyle bulup cümle hazîne ve çilhâne ve cebehâneyi Ziyâeddîn Hân ma‘rifetiyle yüz elli katıra tahmîl edüp mismâr makûlesinden bir dane-i hardal kalmayup cümle otağa getirüp püşte püşte kûhlar gibi yığılup cemî‘i asâkir-i İslâma ve cemî‘i ümerâlara haber olunup Rahova sahrâsı âdem deryâsı olup mezâd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274b ·
metinde göster ·
… dıkda hakîr Melek Ahmed Paşa'nın dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayr ile Yûsuf
Kethudâ ile
beş gulâmım ve bir sebükbâr seyishânemiz ile Seykel seferine azîmet etdik.
"Sultânım siz bu Seykel diyârına (diyârına) gidemezsiz, zîrâ bu kadar cebehâne ve bu kadar bin arabalar ve develer ve katâr ve matâr ve mehâr ağırlıkları vardır. Hemân salt [u] sebükbâr asker gerekdir, zîrâ Seykel memleketinin cânib-i erba‘ası sarp sengistân ve çengelistân dağlardır. Hemân bu asker-i İslâm içinden yigirmi bin güzîde hayyâl atlı pür-silâh yiğit ve on bin aded tüfeng-endâz piyâde ve bahâdır şehbâz u şehnâz yiğitlere Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa'yı Budin eyâleti askeriyle serdâr edelim ve Cerrâh Kâsım Paşa'yı çarkacı ve Yentür Hasan Paşa'yı dündâr ve Melek Ahmed Paşa Kethudâsı Yûsuf Ağa'yı yigirmi bayrağile karavul ta‘yîn edelim. Ve on oda kapukulu yeniçerileri ve bir oda topçu ve bir oda çeteci ve on pâre şâhî darbuzen toplar ve mükemmel cebehâneleri ile ta‘yîn edelim. Ve Yalı Tatarından on bin koşkol atlı sadaklı ve savatlı batır yiğitler ta‘yîn edelim" deyüp müşâvereyi bir yere koyup du‘â ve senâ olup müşâvere olduğu üzre her ocağa tenbîh ü te’kîd olunup ertesi ale's-sabâh Cerrâh Kâsım Paşa çarkacı gidüp İsmâ‘îl Paşa'nın dahi kös-i rıhletlerine turralar urulup nefîrler çalındıkda hakîr Melek Ahmed Paşa'nın dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayr ile Yûsuf Kethudâ ile beş gulâmım ve bir sebükbâr seyishânemiz ile Seykel seferine azîmet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20a ·
metinde göster ·
… altun ve birer çuka ve birer kumâş ve küffârların birer aded tüfenglerin verüp
kethudâ ile
ve esîrlikden halâs olan Kara Hasan Hoca ile ve gayri ülfet etdiğimiz gâzîler i …
Zîrâ "Küffâra gılâl satmak memnû‘dur" deyü kendüsi deryâda gezerken kendüsi buğdayı kâfire satdığından sıkılup hakîre bir kîse ve hüddâmlarıma kırkar altun ve birer çuka ve birer kumâş ve küffârların birer aded tüfenglerin verüp kethudâ ile ve esîrlikden halâs olan Kara Hasan Hoca ile ve gayri ülfet etdiğimiz gâzîler ile vedâ‘laşup bunda atlarımız yine hâzırlayup mezkûr bir kîse mâl bâr-ı sakîli ve niçe bâr [u] büngâhı Holumiç kal‘ası dizdârına emânet komak içün atlara süvâr olup iki sâ‘atde evc-i âsımâna urûc edüp kal‘a-i Holumiç dizdârında mihmân olup cümle 264b eşyâ-yı bâr-ı girânları dizdâra emânet koyup salt sebükbâr kaldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264a–264b ·
metinde göster ·
… ndan gereği gibi alayın tedârik eyle" deyü fermân edüp muhtesib tekrâr yer öpüp
kethudâ ile
taşra gider ve muhtesib ile paşa kethudâsı yerine kapucular kethudâsı cümle paş …
"Var imdi elzem-i levâzımâtından gereği gibi alayın tedârik eyle" deyü fermân edüp muhtesib tekrâr yer öpüp kethudâ ile taşra gider ve muhtesib ile paşa kethudâsı yerine kapucular kethudâsı cümle paşa ağalarına serdâr olup paşadan bir hil‘at-ı fâhire geyüp zemîn bûs edüp gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165b ·
metinde göster ·
… alayı ve vâcibü'r-re‘âyâ alayı ve kapucubaşı alayı ve kethudâ alayı ubûr eder.
Kethudâ ile
çavuşlar kethudâsı atbaşı berâber ve müteferrikabaşıyla şehir havâlesi dîvân ef …
Mukarrer ile gelirken mehterhâne tabl döğerek gelin deyü tenbîh edüp ibtidâ Tatar alayı ve deli alayı ve gönüllü alayı ve çâşnigîr alayı ve kilârcı alayı ve sarrâcân alayı ve müteferrikagân alayı ve vâcibü'r-re‘âyâ alayı ve kapucubaşı alayı ve kethudâ alayı ubûr eder. Kethudâ ile çavuşlar kethudâsı atbaşı berâber ve müteferrikabaşıyla şehir havâlesi dîvân efendisiyle kapucular kethudâsı cümle zer-ender-zere {müstağrak} köçekleri ile Mısır içinden güzer edüp Bâb-ı Nâsır'dan Y 193a taşra çıkarlar. Ammâ bu alayda Mısır'ın askerî tâ’ifesinden bir âdem yokdur, cümle sûk-ı sultânî dükkânçelerinde seyr [ü] temâşâya muntazırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y192b–Y193a ·
metinde göster ·
… olunduğu minvâl üzre alaylar yürür. Ammâ paşa kethudâsıyla mukarrer getiren ağa
kethudâ ile
at başı berâber giderler.
Andan Âdiliyye'ye varup mukarreri getiren imrahor-ı sultân mıdır, kapucular kethudâsı ve salahor ve vezîr-i a‘zam ağalarından mı, her kim ise kethudâya ayağa kalkup ba‘de'l-musâfaha summât-ı Muhammedî çekilüp cümle ağavât ve a‘yân tenâvül edüp kahve ve buhûrdan sonra yine atlara süvâr olup bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre alaylar yürür. Ammâ paşa kethudâsıyla mukarrer getiren ağa kethudâ ile at başı berâber giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y193a ·
metinde göster ·
… îde eder. Sâ’ir ağavâtlara dahi hedâyâları mebzûldür. Zîrâ Mısır'ın imrahorluğu
kethudâ ile
avâyid [ü] fevâyid berâberdir. Mısır imrahorluğundan Şâm beğlerbeğisi olmak kân …
Ve paşa kethudâsına ve hazînedârına birer at keşîde eder. Sâ’ir ağavâtlara dahi hedâyâları mebzûldür. Zîrâ Mısır'ın imrahorluğu kethudâ ile avâyid [ü] fevâyid berâberdir. Mısır imrahorluğundan Şâm beğlerbeğisi olmak kânûndur. Senevî iki yüz kîse çayır satar. Ve iki yüz kîse sâ’ir tayârâtdan olur. Paşaya senevî iki bin at hedâyâlar gelür, ekalli mâ-yekûn her at başına birer çuka ve birer kumâş imrahora verilmesi mukarrerdir. Bundan kıyâs oluna kim Mısır imrahorunun mahsûlâtları ne mertebededir. Eğer efendisinin katında vaka‘ [u] vakârı dahi ziyâde ise kethudâ ile berâber kâr eder. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226a ·
metinde göster ·
… ları ne mertebededir. Eğer efendisinin katında vaka‘ [u] vakârı dahi ziyâde ise
kethudâ ile
berâber kâr eder. Andan,
Ve paşa kethudâsına ve hazînedârına birer at keşîde eder. Sâ’ir ağavâtlara dahi hedâyâları mebzûldür. Zîrâ Mısır'ın imrahorluğu kethudâ ile avâyid [ü] fevâyid berâberdir. Mısır imrahorluğundan Şâm beğlerbeğisi olmak kânûndur. Senevî iki yüz kîse çayır satar. Ve iki yüz kîse sâ’ir tayârâtdan olur. Paşaya senevî iki bin at hedâyâlar gelür, ekalli mâ-yekûn her at başına birer çuka ve birer kumâş imrahora verilmesi mukarrerdir. Bundan kıyâs oluna kim Mısır imrahorunun mahsûlâtları ne mertebededir. Eğer efendisinin katında vaka‘ [u] vakârı dahi ziyâde ise kethudâ ile berâber kâr eder. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226a ·
metinde göster ·
Abdurrahmân Paşa'ya emir ve hatt-ı şerîf gelüp (---)(---) sene cemî‘i kul mevâ …
(---)(---) başı Ve Mehemmed Kethudâ ile Abdurrahmân Paşa'ya emir ve hatt-ı şerîf gelüp (---)(---) sene cemî‘i kul mevâcibleri Defterdâr Ahmed Paşa'dan mutlak (---) matlûb olup mâla bezl-i himmet edüp Ahmed Paşa'nın bir sene muhâsebesin görüp Q 352bP 346b gönderesin, deyü fermân sâdır olunca Abdurrahmân Paşa "Semi‘nâ ve ata‘nâ" deyüp Ahmed Paşa'nın elli yedi gün Mısır'a mutasarrıf olup gulû-yı âm ile ma‘zûl olduğu günden sene âhirine dek Mısır mansıbı kâmil bir sene Ahmed Paşa'nın olup Âsitâne tarafından kendüye ne kapucubaşı ve ne salahor ve ne emîrâhûr gelmeyüp bu kavme vereceği mâl hedâyâlar cümle yanına kalup alâ-rağm-ı asâkirü'l-Mısrî kâmil bir sene Mısır'da sâkin olup cümle mevâcibât ve hazîne ve surre Abdurrahmân Paşa tahsîliyle Ahmed Paşa'dan matlûb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·