… îh paşa sanup Yûsuf Kethudâ üzre berk-i hâtif gibi at bırağup otağı içine girüp
kethudâya
bir cıdâ eyle aşk etdi kim gûyâ hışt-ı İpşir Paşa'dır. Hemân fakîr Yûsuf Kethud …
Hakîr eyitdim "Bre nişlersiz?" deyü bunları men‘ etdim, "Ey lolo işte paşa!" deyü Yûsuf Kethudâ'nın çadırın gösterdim. Hemân paşanın huddâmları "Bu otak sokakların kılıç ile bu Kürd'ü kesdi" deyü çadır tokmağı ve balta [ve] nacak üşürüp herîfi atıyla kaçırdılar. Bu kerre herîf-i mezkûr benim gösterdiğim gibi Yûsuf Kethudâ'yı sahîh paşa sanup Yûsuf Kethudâ üzre berk-i hâtif gibi at bırağup otağı içine girüp kethudâya bir cıdâ eyle aşk etdi kim gûyâ hışt-ı İpşir Paşa'dır. Hemân fakîr Yûsuf Kethudâ cân havliyle yerinden pertâb edüp "Bre urun şu gidiyi!" deyince Kürd'ün cıdâsı Yûsuf Kethudâ'nın yasdığında zerk olmuş kalup hemân Kürd-i nâmdâr dal-tîğ olup üzerine gelenleri anı anda kimin şunda tekerleyüp pâreleyüp âhir mezkûr Kürd'e şu kadar yüz âdem birkaç zahm-ı mühlik irgirüp Kürd-i akûr kudurmuş kelb gibi köpek cengi ederken meğer ibtidâ bize Paşa'nın otağı yanına geldikde yigirmi aded güzîde serdengeçdi Yezîdî refîkleri serâperde-i Paşa kemîninde âmâde imişler, anlar dahi bu hâli görüp refîkinin halâsına yigirmisi de dal-mızrak {olup} "Ho!. Ho!." deyüp Yûsuf Kethudâ çergesiyle paşa otağı mâbeynindeki fezâda niçe bin âdem haymelerinden çıkup bir ceng-i âyî olmuşdur kim yigirmi âdem niçe yüz âdemi mecrûh edüp yedi âdemi hâke salup şehîd etdiler. Âhir-i kâr bu yigirmi Kürd şehbâzları fecc-i amîk deryâya düşer gibi asker deryâsı içre düşmüşlerdi. Evvel kethudâya hamle edenle yigirmi bir aded Ekrâd dilâverlerin topa tutulmuş maymuna döndürüp yetişdikleri yerde pâre pâre edüp mâlların ve atların guzât-ı müslimîn gâret edüp kellelerin serâperde önüne döküp cesedlerin Hüsrev Paşa Hânı cenbinde defn etdiler. Hudâ âlimdir kim bu kadar seyâhatde anlar gibi cengâver fetâlar ve dilâver ser verici serverler görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265b ·
metinde göster ·
… şehbâzları fecc-i amîk deryâya düşer gibi asker deryâsı içre düşmüşlerdi. Evvel
kethudâya
hamle edenle yigirmi bir aded Ekrâd dilâverlerin topa tutulmuş maymuna döndürüp …
Hakîr eyitdim "Bre nişlersiz?" deyü bunları men‘ etdim, "Ey lolo işte paşa!" deyü Yûsuf Kethudâ'nın çadırın gösterdim. Hemân paşanın huddâmları "Bu otak sokakların kılıç ile bu Kürd'ü kesdi" deyü çadır tokmağı ve balta [ve] nacak üşürüp herîfi atıyla kaçırdılar. Bu kerre herîf-i mezkûr benim gösterdiğim gibi Yûsuf Kethudâ'yı sahîh paşa sanup Yûsuf Kethudâ üzre berk-i hâtif gibi at bırağup otağı içine girüp kethudâya bir cıdâ eyle aşk etdi kim gûyâ hışt-ı İpşir Paşa'dır. Hemân fakîr Yûsuf Kethudâ cân havliyle yerinden pertâb edüp "Bre urun şu gidiyi!" deyince Kürd'ün cıdâsı Yûsuf Kethudâ'nın yasdığında zerk olmuş kalup hemân Kürd-i nâmdâr dal-tîğ olup üzerine gelenleri anı anda kimin şunda tekerleyüp pâreleyüp âhir mezkûr Kürd'e şu kadar yüz âdem birkaç zahm-ı mühlik irgirüp Kürd-i akûr kudurmuş kelb gibi köpek cengi ederken meğer ibtidâ bize Paşa'nın otağı yanına geldikde yigirmi aded güzîde serdengeçdi Yezîdî refîkleri serâperde-i Paşa kemîninde âmâde imişler, anlar dahi bu hâli görüp refîkinin halâsına yigirmisi de dal-mızrak {olup} "Ho!. Ho!." deyüp Yûsuf Kethudâ çergesiyle paşa otağı mâbeynindeki fezâda niçe bin âdem haymelerinden çıkup bir ceng-i âyî olmuşdur kim yigirmi âdem niçe yüz âdemi mecrûh edüp yedi âdemi hâke salup şehîd etdiler. Âhir-i kâr bu yigirmi Kürd şehbâzları fecc-i amîk deryâya düşer gibi asker deryâsı içre düşmüşlerdi. Evvel kethudâya hamle edenle yigirmi bir aded Ekrâd dilâverlerin topa tutulmuş maymuna döndürüp yetişdikleri yerde pâre pâre edüp mâlların ve atların guzât-ı müslimîn gâret edüp kellelerin serâperde önüne döküp cesedlerin Hüsrev Paşa Hânı cenbinde defn etdiler. Hudâ âlimdir kim bu kadar seyâhatde anlar gibi cengâver fetâlar ve dilâver ser verici serverler görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265b ·
metinde göster ·
kırk sekiz aded miftâhları teslîm edüp hamd-i Hudâ sene 1065 Ramazânı'nın yigir …
Beri tarafda kal‘a içre Yûsuf Kethudâ kal‘a kapusun sedd edüp hân kal‘asında kapanan kal‘a serdârına amân verüp kulleden çıkmaz, "Bre, kal‘a kabza-i teshîre girdi, çık taşra, seni vallahi paşadan halâs edeyim." deyü yemîn Billah etdikde taşra çıkup kal‘anın miftâhların ve Hân sarâyının hazînesi miftâhlarıyla kethudâya kırk sekiz aded miftâhları teslîm edüp hamd-i Hudâ sene 1065 Ramazânı'nın yigirmi beşinci Salı günü kal‘a-i Bitlîs suhûletle feth olup Yûsuf Kethudâ baş bölükbaşı bin aded güzîde yiğit ile muhtahfızân nasb edüp hânın sarâyının üç yüz aded hücreleriyle hazîne ve çilhânelerin zabt edüp bu hakîrin mühriyle mühürlenüp yine kal‘a kapusun taşradan sedd edüp hân bâğına dahi on bayrak sekban ve sarıca ve on aded güzîde kapucubaşıları ve Van kulundan bin aded güzîde pür-silâh askeri ve dîvân efendisi Gınâyîzâde Alî Efendi'yi hân bâğına gönderüp hânın üç yüz altmış aded enderûn [u] bîrûn hücrelerin zabt eyledikden sonra hânın cümle cebehânesi ve hazînesi ve çilhânesiyle zabt olunup kapucular kethudâsı mührüyle memhûrlanup kapucular kethudâsı yine Bitlîs'in aşağı kal‘asına geldikde hemân Yûsuf Kethudâ kal‘aya kapanup cenge âheng eden kal‘a serdârı Kara Alî Ağa'yı ve dizdârı ve kethudâsı ve sâ’ir yedi yüz aded haşerâtların dest ber-kafa kayd ü bend edüp alây-ı azîm ile bunlar giderken her biri kuzu gibi meleyüp "Hay oğul ve vay ana ve hay baba!" deyü ağlaşarak giderler ammâ bir ana baba günüdür kim gûyâ rûz-ı mahşerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 271a ·
metinde göster ·
… t ve bir hâlîçe-i harîr ve müşk ü amber ve bir külçe kûse dülbend verüp ol dahi
kethudâya
beş kîse ve on tüfeng ve on aded sâ‘at verüp paşa kethudâsı gelüp konağında kar …
El-hâsıl kırk yedi kerre ziyâfetler yeyüp paşa beleğan-mâ-belağ hedâyâlar alırdı. Ağavâtlara ta‘âmdan gayri bir şey yok idi. Ertesi gün paşaya kral vezîrinden beş kîse 68b guruş ve bir hınto araba yükü parankona çuka ve atlas ve kumâş ve kırk çift Alman sâ‘ati ve niçe tuhaf hedâyâlar getirenlere paşa dahi üç yüz altun ve her kefereye birer destâr verdi, zîrâ anda dülbend gâyet makbûldür. Andan paşa kethudâsı kralın anasına bir çullu at ve bir hâlîçe-i harîr ve müşk ü amber ve bir külçe kûse dülbend verüp ol dahi kethudâya beş kîse ve on tüfeng ve on aded sâ‘at verüp paşa kethudâsı gelüp konağında karâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68a–68b ·
metinde göster ·
… diye birer at ve birer yorga alaşa ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp
kethudâya
ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay alaşaları verüp ve iki yüz aded cürd …
Geçen sene Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân'a giderken hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp bâlâda evsâfı mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi Nevrûz Mirza cümle kavm-i Noğay ile üç gün üç gece Ak Mehemmed Paşa'ya yahşi konakbanlık edüp ve cümle askerin yahşi sıylayup Paşa Nevrûz Mirza'ya bir hil‘at-i fâhire geydirüp ol dahi paşaya ve oğlu beğ efendiye birer at ve birer yorga alaşa ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay alaşaları verüp ve iki yüz aded cürd atlı ve sadaklı ve savatlı ve 191b kübeli zor bahâdır yiğitler kulağız verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a–191b ·
metinde göster ·
… etin tenâvül edüp şehir havâlesi üç kîse ve üç tavâşî ve üç at paşaya ve bir at
kethudâya
verüp paşadan bir hil‘at geyüp mansıbı kendüye mukarrer olur.
Andan paşa akabelerine süvâr olup yelken döküp top u tüfeng atup Ümmü'l-kıyâs'da şehir havâlesi ziyâfetin tenâvül edüp şehir havâlesi üç kîse ve üç tavâşî ve üç at paşaya ve bir at kethudâya verüp paşadan bir hil‘at geyüp mansıbı kendüye mukarrer olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y155b ·
metinde göster ·
… im ta‘bîr olunmaz. Ba‘de't-ta‘âm paşaya üç kîse ve üç tavâşî ve üç at ve bir at
kethudâya
verüp paşadan bir hil‘at-ı fâhire ihsân olunup mansıbı kendüye mukarrer olur.
Netîce-i kelâm yedinci gün ba‘zı vüzerâ halk işinden kalmasun ve masrûf ile müte’ezzî olmasun içün üç gün üç gece pâdişâhâne zevk u safâ edüp üçüncü gün yine akabelerine süvâr olup bir hây hûy ile cereyân ederken Kasr-ı Ayn önünde bir kayık ile azâblar ağası ve kethudâsı paşayı Kasr-ı Ayn'da ziyâfete da‘vet edüp bir ziyâfet olur kim ta‘bîr olunmaz. Ba‘de't-ta‘âm paşaya üç kîse ve üç tavâşî ve üç at ve bir at kethudâya verüp paşadan bir hil‘at-ı fâhire ihsân olunup mansıbı kendüye mukarrer olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y155b ·
metinde göster ·
Ve paşa ağavâtlarına dahi iki kîse ve paşaya iki kîse ve
kethudâya
yarım kîse ve paşanın iç ağalarının on iki mertebe sâhiblerine ve taşrada on ik …
Ve paşa ağavâtlarına dahi iki kîse ve paşaya iki kîse ve kethudâya yarım kîse ve paşanın iç ağalarının on iki mertebe sâhiblerine ve taşrada on iki mertebe sâhiblerine cüz’î ve küllî hedâyâlar verüp tatyîb-i hâtır eder. Bu tertîb ile Mısır'ın muhtesib gecesi alay-ı ibret-nümâsı tamâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176b ·
metinde göster ·
ve paşa ağalarına ve Mısır'ın yedi bölük halkına verdikleri bahşîş-i pîşin kîse …
Ba‘dehu muhtesib ağası, bu hâliye deyü paşaya ve kethudâya ve paşa ağalarına ve Mısır'ın yedi bölük halkına verdikleri bahşîş-i pîşin kîseleri Mısır'ın enderûn [u] bîrûnunda taht-ı hükûmetinde olan otuz aded tablhâne sâhibi esnâf şeyhlerinden ve anlar dahi zîr-i hükmünde olan yüz altmış nev‘ ehl-i hıref kethudâ ve nakîb ve çavuşları ile bâlâda tahrîr olunan (---)(---)(---) ehl-i sanâyi‘den imdâd on Mısrî kîse tahsîl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176b ·
metinde göster ·
Andan Âdiliyye'ye varup mukarreri getiren imrahor-ı sultân mıdır, kapucular kethudâsı ve salahor ve vezîr-i a‘zam ağalarından mı, her kim ise kethudâya ayağa kalkup ba‘de'l-musâfaha summât-ı Muhammedî çekilüp cümle ağavât ve a‘yân tenâvül edüp kahve ve buhûrdan sonra yine atlara süvâr olup bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre alaylar yürür. Ammâ paşa kethudâsıyla mukarrer getiren ağa kethudâ ile at başı berâber giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y193a ·
metinde göster ·
Bu kadar ma‘âcinler ve reçel eşribelerin envâ‘ından paşaya on kavanoz,
kethudâya
üç kavanoz helvâcıbaşı verüp mâ-bâkîsin helvâcıbaşı kilâr-ı hâssaya teslîm eder …
Bu kadar ma‘âcinler ve reçel eşribelerin envâ‘ından paşaya on kavanoz, kethudâya üç kavanoz helvâcıbaşı verüp mâ-bâkîsin helvâcıbaşı kilâr-ı hâssaya teslîm eder [[(---) (---) (---)]] ve hüccet-i şer‘iyye alır. Andan kilâr beği bu kadar pirinc ve şekeri mevsimiyle Âsitâne-i sa‘âdete göndermek içün bender [[(---) (---) (---)]] elli pâre geminin dümenlerin alup mâl-ı pâdişâhî şeker ve pirinç vardır, deyü ta‘cîz edüp yelkenlerin dahi alırlar [[(---) (---) (---)]] halâs eder. Ba‘zı zamân kânûn üzre İskenderiyye'ye on iki pâre kadırga gelüp cümle eşyâyı kilârcı Q 238aP 235a beğ kadırgalara koyup cümle kadırga beğlerinden hüccet-i şer‘iyye alup edâ-yı hizmeti tamâm olur. Bir hazîne-i Mısır dahi kânûn-ı Selîm Hân üzre budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y214b ·
metinde göster ·
… unur]. Ve miskcibaşı paşa hazînedârına on bin ve kethudâ hazînedârına dörd bin,
kethudâya
bir kîse para verir. Ammâ hîn-i mahalde mîrîden malların kurtarmak tahtına veri …
Ve miskcibaşının paşa Mısır'a geldikde bir donanmış at hâliyesi vardır. İbrâhîm Paşa ol atı almayup Mısır mollâsı geldükde miskcibaşı mezkûr atı Mısır mollâsına verilmeği hâliye olunup miskcibaşının küşûfiyyesine mahsûb olunur. Ve sekiz bin para Mısır'ın arşın hizmeti miskcibaşıya iltizâm olunup paşaya teslîm [olunur]. Ve miskcibaşı paşa hazînedârına on bin ve kethudâ hazînedârına dörd bin, kethudâya bir kîse para verir. Ammâ hîn-i mahalde mîrîden malların kurtarmak tahtına verir. Zîrâ miskcibaşı paşaya ve kethudâya ne kadar misk ü amber lâzım ise ol Y 218b bulur, ve paşaya ve kethudâya ve şehir havâlesine ne kadar balmûmu giderse andan alınur, ve Mekke ve Medîne'ye ne kadar kantâr şem‘-i asel ve buhûr ve amber giderse andan alınur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218a–Y218b ·
metinde göster ·
… n-i mahalde mîrîden malların kurtarmak tahtına verir. Zîrâ miskcibaşı paşaya ve
kethudâya
ne kadar misk ü amber lâzım ise ol Y 218b bulur, ve paşaya ve kethudâya ve şe …
Ve miskcibaşının paşa Mısır'a geldikde bir donanmış at hâliyesi vardır. İbrâhîm Paşa ol atı almayup Mısır mollâsı geldükde miskcibaşı mezkûr atı Mısır mollâsına verilmeği hâliye olunup miskcibaşının küşûfiyyesine mahsûb olunur. Ve sekiz bin para Mısır'ın arşın hizmeti miskcibaşıya iltizâm olunup paşaya teslîm [olunur]. Ve miskcibaşı paşa hazînedârına on bin ve kethudâ hazînedârına dörd bin, kethudâya bir kîse para verir. Ammâ hîn-i mahalde mîrîden malların kurtarmak tahtına verir. Zîrâ miskcibaşı paşaya ve kethudâya ne kadar misk ü amber lâzım ise ol Y 218b bulur, ve paşaya ve kethudâya ve şehir havâlesine ne kadar balmûmu giderse andan alınur, ve Mekke ve Medîne'ye ne kadar kantâr şem‘-i asel ve buhûr ve amber giderse andan alınur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218a–Y218b ·
metinde göster ·
… ya ve kethudâya ne kadar misk ü amber lâzım ise ol Y 218b bulur, ve paşaya ve
kethudâya
ve şehir havâlesine ne kadar balmûmu giderse andan alınur, ve Mekke ve Medîne'y …
Ve miskcibaşının paşa Mısır'a geldikde bir donanmış at hâliyesi vardır. İbrâhîm Paşa ol atı almayup Mısır mollâsı geldükde miskcibaşı mezkûr atı Mısır mollâsına verilmeği hâliye olunup miskcibaşının küşûfiyyesine mahsûb olunur. Ve sekiz bin para Mısır'ın arşın hizmeti miskcibaşıya iltizâm olunup paşaya teslîm [olunur]. Ve miskcibaşı paşa hazînedârına on bin ve kethudâ hazînedârına dörd bin, kethudâya bir kîse para verir. Ammâ hîn-i mahalde mîrîden malların kurtarmak tahtına verir. Zîrâ miskcibaşı paşaya ve kethudâya ne kadar misk ü amber lâzım ise ol Y 218b bulur, ve paşaya ve kethudâya ve şehir havâlesine ne kadar balmûmu giderse andan alınur, ve Mekke ve Medîne'ye ne kadar kantâr şem‘-i asel ve buhûr ve amber giderse andan alınur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218a–Y218b ·
metinde göster ·
… yrı tayyârâtdan senevî yigirmi kîse hâsıl edüp beş kîse paşaya kalemiyye verir.
Kethudâya
üç yüz guruş, paşaya üç at ve üç tavâşî, kethudâya bir at ve bir tavâşî verir.
Ve bu şehr-i Circe'ye Mısır vezîri tarafından bir mükellef ağa-yı âlîşân sâhib-i iz‘ân muhteşem Circe hâkimi üzre gılâl tahsîli içün gelüp Circe'de bir sarây-ı âlîde meks edüp tahsîl-i gılâle ibrâm u ilhâh etdirüp ba‘de't-tahsîl cümle gılâli, Nîl kenârında azîm şûneler ya‘nî anbârlar vardır, anda der-mahzen edüp Mısır'da risâle ağası yediyle bin pâre gemi gelüp cem‘ olan gılâlleri kerre ve kerreteyn taşıyup Mısr-ı Atîk'de anbâr-ı Yûsuf'a dağlar-misâl yığup üç ayda bir cemî‘i askerî tâ’ifesine cirâye ve alîklerin verüp Mısır ganîmet olur. Dâhiye-i kübrâdır kim bu cirâye [ve] alîk anbâr-ı Yûsuf'a akıl ermez bir sırrullâhdır. Ve Circe'de bu gılâli tahsîl eden ağanın beğden bir kîse hammâm akçesi ve iki at, biri bisâtlı, ve rûz-merre yüz alîk ve müstevfâ külfesi ve gayrı hâliyesi dâyimdir. Ve ağa her erdeb başına ikişer para alır. Ve gayrı tayyârâtdan senevî yigirmi kîse hâsıl edüp beş kîse paşaya kalemiyye verir. Kethudâya üç yüz guruş, paşaya üç at ve üç tavâşî, kethudâya bir at ve bir tavâşî verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y374b ·
metinde göster ·
… kîse paşaya kalemiyye verir. Kethudâya üç yüz guruş, paşaya üç at ve üç tavâşî,
kethudâya
bir at ve bir tavâşî verir.
Ve bu şehr-i Circe'ye Mısır vezîri tarafından bir mükellef ağa-yı âlîşân sâhib-i iz‘ân muhteşem Circe hâkimi üzre gılâl tahsîli içün gelüp Circe'de bir sarây-ı âlîde meks edüp tahsîl-i gılâle ibrâm u ilhâh etdirüp ba‘de't-tahsîl cümle gılâli, Nîl kenârında azîm şûneler ya‘nî anbârlar vardır, anda der-mahzen edüp Mısır'da risâle ağası yediyle bin pâre gemi gelüp cem‘ olan gılâlleri kerre ve kerreteyn taşıyup Mısr-ı Atîk'de anbâr-ı Yûsuf'a dağlar-misâl yığup üç ayda bir cemî‘i askerî tâ’ifesine cirâye ve alîklerin verüp Mısır ganîmet olur. Dâhiye-i kübrâdır kim bu cirâye [ve] alîk anbâr-ı Yûsuf'a akıl ermez bir sırrullâhdır. Ve Circe'de bu gılâli tahsîl eden ağanın beğden bir kîse hammâm akçesi ve iki at, biri bisâtlı, ve rûz-merre yüz alîk ve müstevfâ külfesi ve gayrı hâliyesi dâyimdir. Ve ağa her erdeb başına ikişer para alır. Ve gayrı tayyârâtdan senevî yigirmi kîse hâsıl edüp beş kîse paşaya kalemiyye verir. Kethudâya üç yüz guruş, paşaya üç at ve üç tavâşî, kethudâya bir at ve bir tavâşî verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y374b ·
metinde göster ·
… -) (---)(---)(---) secdegâhın içinde du‘alar edüp Q 350bP 344b paşaya ve
kethudâya
ve şehir havâlesi ve dîvân efendisine ve gayrı ehibbâya hedâyâlarımız bezl eyle …
Ve dahi bu Cîze şehrinde niçe ziyâretler edüp bir gece mihmân olup ertesi ale's-sabâh gemiler ile Fûncistân melikinin hedâyâları gelüp Eski Mısır'a ubûr olunup anda bâr-ı sakîlleri dâbbe-i cemellere tahmîl edüp bin seksen üç Muharrem'inin gurresi günü Mısır sarâyına dâhil olup cümle hedâyâları bunda gelüp Fûncistân sultânının kâ’imeleri ile ve nâmeleri ile ve âdemleriyle bir alay-ı azîm ile cümle metâ‘-ı hedâyâları âdet-i tertîb dîvân-ı Mısır'da İbrâhîm Paşa hazretlerine teslîm edüp bî-kusûr u bi't-tamâm verüp hakîr ve iki âdem ve Fûncistân melikinin üç âdemi ve Habeş'den (---)(---)(---)(---)(---) yanımıza refîk olan âdemler ve Kara Nâ’ib kethudâsı Mehemmed Ağa ile cümle sekiz kimesne hil‘at-ı pâdişâhî ile (---)(---)(---)(---)(---) müşerref olup el-hamdü lillâh cümlemiz sıhhatle geldiğimize bir deve ve beş koyun kurbân edüp (---)(---)(---)(---)(---) secdegâhın içinde du‘alar edüp Q 350bP 344b paşaya ve kethudâya ve şehir havâlesi ve dîvân efendisine ve gayrı ehibbâya hedâyâlarımız bezl eyleyüp anlar dahi mukâbelesinde bize niçe ihsânlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·