İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kevser*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
70
isabet
68 cümle/beyitte
25,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
13
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7028,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 70

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kevser*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 32b … etmişdir. Hâlâ meşhûr-ı âfâk ayn-ı Şem‘ûn nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir mâ’-i Kevserdir .
EÇS I 95a Revân ayn-ı Alî kevser bâd. / Sene (---).
EÇS I 95a Feyz-i Rabbâniyle târîh âb-ı Kevser dediler. / Sene (---).
EÇS I 95a Bu cihân içre dilen ey teşneler / Âb-ı Kevser'dir başı bu çeşmenin / Dedim içen âşıka târîhdir / Nûş-ı cân ola bu suyu çeşmenin. …
EÇS I 96a Göricek Bülbülî akduğını bu âb-ı pâkin bil / Dedi târîhini Allâh için Kevser sebîl oldu. / Sene (---).
EÇS I 96a Evliyâ bu târîhi dedi cemîl / Âb-ı Kevser Hak içün oldu sebîl. / Sene 1081.
EÇS I 119b … Selsebîl. [Sene] 975. / Pâk-i sâfî çeşme-i âb-ı hayât. / Sene 975. / Oldu âb-ı Kevser-i âb-ı sebîl. / Sene 975.
EÇS I 133b … r mısra‘ı Cevrî hisâb / Dil-küşâ ayn-ı hayât-ı cân-fezâ. Sene (---). / Menba‘-ı Kevser sebîl-i âb-ı nâb. Sene (---).
EÇS I 156b Ya‘nî "Kıyâmet gününde evvel Havz-ı Kevserden Suheybü'r-Rûmî içer", demişlerdir. Yüz on yaşında vefât edüp kabri Sivas şehrin …
EÇS II 242a … i sebîl / Seyr edenler dediler lafzen anın târîhini} / İtdiler bin kırk sekizde Kevser'i bunda sebîl
EÇS II 326b … Kayası'ndan tulû‘ edüp tâ Kiğı sancağına varınca âb-ı hayâtdan nişân verir bir Kevser-i ıllıyyîndir. Üç kerre hasta kimesne nûş etse bi-emrillah şifâ bulur. Anınçün ah …
EÇS III 64b … katr-misâl turna gözü sâf [u] berrâk u revâk bir sun‘-ı Hallâk [u] Rezzâk mâ’-i Kevser'dir kim bu Ayn-i Kenis Kezmürî nâm bir (---) önünden çıkup niçe bâğ u besâtinleri r …
EÇS III 105a Yine akdı cihâna âb-ı kevser Sene 968
EÇS III 122b … cârî olunca çeşmelerden teşneler haylî / Dediler nûş edüp târîh-i pâkin Çeşme-i kevser / [Sene 1074]
EÇS III 160a Dedi târîhini ashâb-ı safâ / Mâ-i Kevser oldu dünyâya sebîl. sene 1000.
EÇS IV 205a … ehri dahi gelüp bu Şatt-ı selâse kavuşup ana Şatt-ı Tercil derler. Bu dahi mâ-i kevserden nişân verir bir sâhib-i şân nehirdir. Şatt-ı Bağın ve Şatt-ı Maşa ve Şatt-ı Dem …
EÇS IV 222b … a şehrinden berü nef‘in müşâhede ide ide nûş etdiğimiz âb-ı zülâl meğer bu mâ-i Kevser imiş kim Şattu'l-Arab'a dâhil olurmuş. Bre Bedlîs nâm hazînedârı kığırın." deyü …
EÇS IV 224b … âtın vefretinden yetmiş aded âb-ı hayât çeşmeler yapmışlardır kim her biri âb-ı Kevserden nişân verir zülâllerdir.
EÇS IV 294b … vasatında Şâfi‘î mezhebi üzre aşren-fe-aşr bir havz-ı azîmi var kim gûyâ havz-ı Kevser'dir .
EÇS IV 315a … i hareminden bir ayn-ı câriye tulû‘ eder, Danyal Nebî mu‘cizesidir derler. Âb-ı Kevser'den nişân verir ammâ halka kifâyet etmez.
EÇS IV 344a … ) nâm mahalde Şatt'a rîzân olur ammâ gâyet lezîz ü berrâk ve serî‘u'l-hazm mâ-i kevserdir .
EÇS IV 379b … aded âb-ı hayât uyûnlar cereyân eder. Her biri aynu'l-hayâtdan nişân verir âb-ı kevserlerdir . Birine Serkehînân-ı Müzgân derler. (---) dağlarından gelüp bu nehir altından u …
EÇS IV 380a … kâmil altmış zirâ‘dır. Ve Muzurî kapusu yanında Lulub nâm bir kuyu vardır, âb-ı kevserden nişân verir. Ve Hammâm kuyusu sehel şorcadır. Ve Ulucâmi‘ kuyusu, mâh-ı Temmuz' …
EÇS V 27b … ddır. Kal‘asının kayalarından bir âb-ı hayât kaynak suyu çıkar kim gûyâ şarâb-ı kevserdir . Tuna'dan geldiği muhakkakdır kim Çelebi Sultân Mehemmed, Tuna Demirkapusu'ndan …
EÇS V 99a Bu Hüsrevâne uyûna nedir dedim târîh / Dedi müverrih-i âlem bu mâ-i kevserdir . / sene (---)
EÇS V 118b … ger kebîr olsun / Kamusuna nasîb etsin Hudâ son demde îmânı / Ricâlullâh ile bu Kevseri dedi ana târîh / Dilerim kim bu hısnın Hak ola dâ’im nigehbânı. / Sene (---)
EÇS V 119a … inâ kim haşre dek subh u mesâ / Zikr-i hayrın gâzîyân-ı dîn eder vird-i zebân / Kevserî târîhini sordukda hâtifden dedi / Câmi‘-i paşa-yı âdil Seydî-i sâhib-kırân. / S …
EÇS V 171a … İlm-i tılsım ile anda bir kaynak âb-ı hayât kuyu çıkarmış bir âb-ı rakîk bâb-ı kevserdir kim bir katre nûş eden marîz hayât-ı câvidân mertebesin bulmağa yakın olur.
EÇS VI 32a … r yakın âb-ı hayât kuyuları var kim her biri şarâben tahûr'dan nişân verir mâ-i kevserlerdir . Ve cümle bu bâğlar a‘yân-ı Belgrad'ın mesîregâhlarıdır.
EÇS VI 34a Ta‘rîf-i zülâl-i âb-ı hayvân: Bir tarafında nehr-i Drin ki gûyâ mâ-i Kevser'dir , bir yanındaki Boyana gölü suyudur kim gûyâ şarâb[en] tahûr'dur.
EÇS VI 42a … kaynayup bu rabtanın bâğ u besâtînlerin rey eder bir mâ-i sâfîdir kim gûyâ âb-ı kevserdir . Cemî‘i müverrihler ve pîr-i fânîler "Bu ayn-ı zülâl nehr-i Tuna'dan gelir" dey …
EÇS VI 55b Hem ol rûh-ı Hüseyn içün şarâb-ı kevser-i cennet
EÇS VI 63a … z'da buzlu âb-ı nâbı şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ rûhiyçün cemî‘i teşnegânlara mâ-i kevserden bezl ederler. Serdâr sebîli ve Kethudâ sebîli, ma‘lûmumuz bunlardır, ammâ bu şe …
EÇS VI 103a … -ı perhâşda yetmiş aded yarar ve nâmdâr güzîde ağalarımız şehâdet câmın sâğar-ı kevser-i Ali'den nûş edüp na‘şe-i mübârekelerin gerü ordu-yı İslâma getirdiler ve niçe y …
EÇS VI 137b–137a … hayât buz pâresi gibi suları cereyân edüp âsiyâb-ı mâları deverân etdirir mâ-i kevserlerdir kim mâh-ı Temmûz'da bu uyûn-ı zülâllerden üç yudum huzûr ile mük. 137a içilme …
EÇS VI 155b … kal‘ada Üççeşmeler dahi Karaca nâm ak ve billûr gibi berrâk bir âb-ı nâb-ı mâ-i kevserden çeşme-sârlardır. Biri Hünkâr câmi‘i önünde dâ’imâ cârî bir âb-ı revân-ı aynü'l- …
EÇS VI 155b … tân [u] gülistân [u] murgistân içre haymelerimiz kurup Aynu's-safâ nâm bir mâ-i kevser yanında Sultân Bâyezîd'in nişîmen-i soffası üzre meks edüp (edüp) ol gün ol gec …
EÇS VI 161a … âb-ı nâbdan nûş etse ân-ı sâ‘atde yine ol kes acığır, gâyet serî‘u'l-hazm âb-ı kevserdir .
EÇS VI 166a–166b … sâyedâr yerde sehel durup kisb-i havâ etdikde buz pâresi olup 166b gûyâ âb-ı kevser olur. Ve eyle lezîzdir kim bu şehirde aslâ sâbûn ile esbâb yaykanmasa cümle esb …
EÇS VII 15a–15b … kyesi kurbunda Kral Kuyusu nâmıyla ma‘rûf bir âb-ı hayât çâhı var kim gûyâ âb-ı kevserdir . Mâh-ı Temmûz'da sermâb olup eyyâm-ı şitâda germâb olmağile cemî‘i şehir halkı …
EÇS VII 37b–38a … olur bir âb-ı hayât sudur, ammâ Eğre içre bundan lezîz kaynak ve kuyularda âb-ı kevser-misâl sular vardır. Ve bu Ilıca kapusu taşrasında nehr-i Makla üzre altı göz su değir …
EÇS VII 60b … at-ender-kat kasr-ı İrem cinânlar ile ve gûnâ-gûn enhâr-ı azîmler ile ve havz-ı kevserler ile memlû bâğlar ve bâğçeler ve hûrî vü gılmânlar ile ve niçe bin gûne burâk ve …
EÇS VIII 201b Cenâb-ı Kibriyâ dahi ana firdevs-i berînde Arapça 'u ve âb-ı kevseri ihsân ede.
EÇS VIII 205b Yapdı bu hammâmı Sultân Osmân, / Cûy-ı kevser ola cennetde bu su, / Hâtıra ilâc olup târîh dedim, / Hâsılı hammâm-ı rûşendir …
EÇS VIII 217b … -misâl sular kaynayup havz-ı azîme ve havz-ı sağîrelere rîzân olur kim her âb-ı kevserden mâh-ı Temmûz'da âdem huzûr ile âb-ı nâblarından huzûr ile nûş edemez. Tâ bu mer …
EÇS VIII 220a … r-ayân-ı çeşmesâr-ı dil-i cân: Cümle yedi yüz on aded çeşme-i aynu'l-hayât mâ-i kevserlerdir , zîrâ her hânedânda birer uyûn-ı câriyeler revân olduğundan mâ‘ad[â] elbetde he …
EÇS VIII 220a … tde her köşe başında ve her mahalleler içinde birer ikişer aded çeşme-i şarâb-ı kevserler vardır.
EÇS VIII 221b … rir âb-ı nazîfi hıffetde her hafîfden ahaf ve nezâfetde nazîf bî-mânend şarâb-ı kevser nazîf eltaf mâ-i zülâldir. Cümlesi gâyetü'l-gâye hâzımu'l-ifrât âb-ı hayâtlar o …
EÇS VIII 227b Hâtif-i Gayb dedi târîhin, / Mâ-i Kevser sebîl mânendi. / Sene (---)
EÇS VIII 230b … k bir yerde sebîl-i atşân-ı selsebîl-i şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhiyçün meâb-ı kevserlerdir .