… mümzâ olup hâlâ zürriyetinden olmamız cihetiyle tevliyet-i mezbûr elimizde olup
keyfe
mâ-yeşâ mutasarrıfız. Ol takrîb ile dâ’imâ evkâfnâmelerimize nazar edüp Ebü'l-f …
Ol asırda büyük dedemiz Yavuz Er Beğ Ebü'l-feth'in mîrialemliği hizmetinde olup İslâmbol fethinde dedemiz ma‘an bulunup Unkapanı'nın iç yüzünde Sağrıcılar câmi‘i zemîninde olan binâları dedemiz mâl-ı ganâyim ile kabz edüp ba‘de'l-feth bir câmi‘ ve yüz dekâkîn inşâ etdirüp câmi‘ine vakf etmişdir. Bu hakîrin İslâmbol içre mütevellid olduğu hânemizi gazâ mâlında[n] dedemiz binâ edüp sâkin olurlar. Ve binâ etdüği câmi‘in ve dekâkîn ü büyûtların berâtları Ebü'l-feth'in tuğra-yı garrâsıyla ve hüccet-i şer‘iyyelerin imzâları Emîr Buhârî hazretleri imzâsıyla mümzâ olup hâlâ zürriyetinden olmamız cihetiyle tevliyet-i mezbûr elimizde olup keyfe mâ-yeşâ mutasarrıfız. Ol takrîb ile dâ’imâ evkâfnâmelerimize nazar edüp Ebü'l-feth'in hilâfeti târîhleri ve tulû‘-ı zuhûru mazbûtumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25a ·
metinde göster ·
… bî-mezheb ve fırak-ı dâllden olmalarıyçındır ve ziyâde zabt u rabtlariyçündür.
Keyfe
mâ yeşâ böyle edegelmişlerdir.
fermânı üzre olsa halk-ı âlem dahi ziyâde havf u haşyde olurdu" dedim. "Hakkâ yahşı dânişlik edersin" deyü ilzâm-ı kabûl eylediler. Ammâ böyle ziyâde işkence eylemeleri halkının âsî ve bî-mezheb ve fırak-ı dâllden olmalarıyçındır ve ziyâde zabt u rabtlariyçündür. Keyfe mâ yeşâ böyle edegelmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 303a ·
metinde göster ·
… û Ekrâd beğlerinden hâlâ hâkim-i vakt olan (---) Beğ ceddi Suhrân-cân feth edüp
keyfe
mâ yeşâ’ evlâd-ı evlâda mutasarrıf iken sene 921 târîhinde Çıldır gazâsından so …
Bu kal‘a niçe mülûkden mülûke niçe yüz kere intikâl edüp âhir Âl-i Abbâsiyân'dan Bitlis hâkimi Abdal Hân efendimizin ecdâd-ı ızâmlarından Sultân Evhadehüllâh destine girüp niçe zamân mutasarrıf olup anların destinde iken Muş Ermenî küffârları bir takrîb ile kal‘ayı serîka edüp yedi sene mutasarrıf oldular. Ba‘dehû Ekrâd beğlerinden hâlâ hâkim-i vakt olan (---) Beğ ceddi Suhrân-cân feth edüp keyfe mâ yeşâ’ evlâd-ı evlâda mutasarrıf iken sene 921 târîhinde Çıldır gazâsından sonra Selîm Şâh-ı Evvel'e mutî‘ [u] münkâd olup Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya miftâhların teslîm etdiklerinde taraf-ı pâdişâhîden anların itâ‘atına karşılık vilâyetleri kendülere mülkiyet üzre yurdluk ve ocaklık ihsân olunan tokuz aded ocaklık sancağın biri dahi bu Çapakçur'dur. Ammâ ülkesi bir mîr-i mîrânlık kadar vâsi‘ hükûmetdir. Senevî kırk yük akçe hâsıl olup iki bin atlı ile hükûmet eder. İnkırâz bulsa devlet-i âliye tarafından sancağı âhire tevcih olunmak kânûn-ı Süleymân Hân'dır. Beğinin hâssı 337.000, ze‘âmet 5, timar 35, kânûn üzre cebelüleriyle alaybeğisi ve çeribaşı sancağı altında cümle üç yüz asker olur ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir. Müftî ve nakîb ve kethüdâyeri ve serdârı ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Kal‘a beğinin hükmünde olup hurde topları vardır. Aşağı varoşu nehr-i Murâd kenarından cümle hâk-ı pâk ile mestûr (---) aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ammâ âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı Ekrâdistân'dır. Cümle (---) aded mihrâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 85b ·
metinde göster ·
mâ-yeşâ mutasarrıf olurdu. Tâ Melek Ahmed Paşa efendimiz vezâretine gelince mut …
İbtiden ibtidâ sebeb-i azli oldur kim Türkmân Ağası Abaza Kara Hasan Ağâ, Sultân İbrâhîm Hân asrında Kara Haydaroğlu nâm harâmîyi ele getirüp kayd-bend ile cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ibtidâsında gazâ-yı Mehemmed Hân'dır kim ol harâmîyi Parmakkapu'da be-dest-i Hasan Ağa, salb edüp Anadolu memleketleri şûr-ı şerrinden emîn olup bu hizmeti mukâbelesinde hatt-ı şerîfler ile Kara Hasan Ağa'ya Türkmân ağalığı mü’ebbed kayd-ı hayât ile sadaka olunup her sene berât-ı pâdişâhîsin tecdîd edüp kalemiyyesin hazîne-i pâdişâhîye teslîm edüp keyfe mâ-yeşâ mutasarrıf olurdu. Tâ Melek Ahmed Paşa efendimiz vezâretine gelince mutasarrıf olup yetmiş kise kalemiyyesin edâ edüp tecdîd-i berât {idüp} Melek Ahmed Paşa efendimizle vedâlaşup Üsküdar'a gidüp asker cem‘ edüp Türkmân ağalığı hizmetine gitmek sadedinde iken Yeniçeri ocağından Bektâş Ağa ve Kara Yeniçeri ağası ve Çelebi Kul kethüdâsı ve Paşa kethüdâsı Kudde Kethüdâ cümle ale'l-ittifâk Hasan Ağa'dan Türkmân ağalığın alup mevâcib mahallidir, deyü yüz kisesin alup Türkmân ağalığın Ak Alî Ağa'ya verdiler. Hemân Abaza Hasan Ağa, Üsküdar'dan üç yüz aded câna başa kalmaz kafadâr yiğitler ile Ahûrkapu'ya gelüp yüz aded yiğit kayıklar başında koyup kendisi yüz aded âriyetî atlılar ile Paşa sarâyına gelirken hakîr Kudde Kethüdâ ve Mektûbcu Ramazân Efendi ve Mektûbcı halîfesi Behcetî Efendi bir yerde hâzır idi. Abaza Hasan Ağa geldi", dediklerinde sarây içre bir gulgule olup Kudde Mehemmed Kethüdâ'nın aklı gidüp Kara Hasan Ağa doğru paşanın yanına varup kararup bozarup eydür: "Bak a sultânım, efendiciğim! Benim yetmiş kise kalemiyyemi alup bu kadar masrûf çeküp ve bu kadar zamândan berü hatt-ı şerîf ile Türkmân ağalığı benim ola. Lâyık mıdır kim beni böyle hor, hakîr, bed-nâm edesiz. Aşîret gayreti yok mu?" deyü bükâ-âlûd olunca Paşa eyitdi: "Hasan Ağa! Bu sene eyle olur. Çok yerden ricâ etdiler. Senin yetmiş kisen yerine şimdi yüz kise verelim. Bu sene sabr eyle" dedi. Hasan Ağa: "Ben bilirim, kabâhat kimdedir" deyü taşra çıkup gitdi. Hemân Kudde Kethüdâ'yı taşrada görünce "Bak a Kudde! Hak Te‘âlâ Hasan'ın cânın almasın, ben sana bunu korsam!" diyince Kudde Kethüdâ "Ey Kara Hasan! Her kansı taş katıdır, başını ana ur galan!" deyü Diyârbekir ıstılâhıyla niçe gûne elfâz-ı zebân-dırâzlar edince hemân Hasan Ağa dal-hançer olup Kudde Kethüdâ'yı yakasından altına alup katl edecek mahalde cümle huzzâr-ı meclis Hasan Ağa'nın üzerine üşüp Kudde Kethüdâ'yı halâs edüp Kudde, paşaya girüp feryâd edince Hasan Ağa gitdi. "Kudde, senin çirkün necâseti benim fülânıma olsun, sana bunu kosam!" deyüp nerdübândan aşağı enüp atına süvâr olup bî-bâk u bî-pervâ şitâb ile Ahûrkapu'da kayıklara yetişüp derhâl Üsküdar'a 99a ubûr edüp cümle hânlarda olan sipâhiyi başına cem‘ eyledüği saltanat tarafına mün‘akis olup der-akab Bektâş Ağa ve Yeniçeri ağası ve Çelebi Kethüdâ ve Kudde kethüdâ tahrîkiyle paşaya gelüp "Zorbadır ve aşkıyâdır ve menba’u'l-fesâd bir vâcibü'l-katldir. Elbette bu ayda Hasan Ağa'yı katl edersin. Yoksa ne sen, ne biz ve ne pâdişâh ve ne şehr-i Üsküdar kalır" deyü Hasan Ağa katliyçün Paşaya ibrâm [u] ilhâha teklîf-i mâlâ-yutâk etdiler. Hâh-nâ-hâh Hasan Ağa katline emr-i şerîf alup Küçük Tezkireci Zühdî Efendi ve silâhdâr ve sipâh bölük ağaları hâzır olurken Hasan Ağa'nın bir yâr-ı sâdıkı Üsküdar'a haber uçurup Hasan Ağa ol ân firâr eder. Bu haber iftirâsın hakîre isnâd etdiler ammâ alîmallah ve şehîdallah ve kefâ-billah şehîden Muhammeden Resûlallah aslâ ve kat‘â rûhumuzun haberi yok idi. Haber eden yine vâlidemiz aşîretinden paşanın haftâncıbaşısı Abaza Parmaksız Sefer Ağa var idi, ol haber gönderüp Hasan Ağa firâr edüp katline varanlar Hasan Ağa'yı bulmayup hâ’ib ü hâsir geldiler. Hasan Ağa bir günde ılgar ile dağlardan İzmid'e varup ne kadar ulûfeye gelir sipâh var ise gerü döndürüp bin atlı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 98b–99a ·
metinde göster ·
Anlar dahi ol zamândan berü bu şehri tahtgâh edinüp
keyfe
mâ-yeşâ mutasarrıflardır. Hâlâ pâdişâhları kâh bunda ve kân Tarhu şehrinde otur …
Anlar dahi ol zamândan berü bu şehri tahtgâh edinüp keyfe mâ-yeşâ mutasarrıflardır. Hâlâ pâdişâhları kâh bunda ve kân Tarhu şehrinde oturur. Hâlâ bu diyâr pâdişâhının ismi Mahmûd'dur. Elkâb-ı künyesi şemkal'dır, şemgal ve şemhal ve şamhal dahi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 163b ·
metinde göster ·
… e cürmü [ü] cinâyet ve gayri mahsûlât-ı mütenevvi‘a cümle anların destinde olup
keyfe
mâ-yeşâ mutasarrıflardır.
Bu şehr-i atîk anın tahtgâhı idi. Niçe bin devlet eline girüp âhır-ı kâr sene 777 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr fethidir, be-dest-i Gâzî Evrenos. Ba‘dehu küffâr-ı bed-kirdâr-ı murdâr bu şehre yine istîlâ edüp yine sene 786 târîhinde Gâzî Evrenos feth edüp bir dahi küffâr-ı hâksâra cây-ı me’men olmasın deyü kal‘asın câ-be-câ rahnedâr etmişdir. Hâlâ tahrîr-i Gâzî Süleymân Hân üzre Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkinde maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem (---)(---)(---)(---) evkâf-ı azîmdir kim hasîbü'n-neseb olanların 219a taht-ı hükûmetlerinde olup salb [u] siyâset ve cürmü [ü] cinâyet ve gayri mahsûlât-ı mütenevvi‘a cümle anların destinde olup keyfe mâ-yeşâ mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218b–219a ·
metinde göster ·
… mutasarrıf oldukları köylerin mâl-ı pâdişâhîsin edâ edüp fâ’izi her ne kalırsa
keyfe
mâ-yeşâ Q 181a mülkiyyet üzre mutasarrıf olurlar.
Kısm-ı sâdisi, eyâlet-i Mısır'da ne kadar ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar var ise Âsitâne-i sa‘âdet'de Dârü's-sa‘âde ağası [[(---) (---) (---)]] âzâd olmuş ağalar fevt oldukda cümle kurâ Y 58b ve muhallefâtların paşa zabt etmek kânûn-ı Selîm idi. [[(---) (---) (---)]] ve İbrâhîm Paşa asrında hatt-ı şerîf vârid olup kara ağalar tarafından başka bir ağa beytü'l-mâl emîni olup [[(---) (---) (---) lerin]] izniyle cüz’î ve küllî esbâbları bir yere hıfz olunup paşa tarafından dahi bir ağa mübâşir konup cümle [[(---) (---) (---)]] mühürleyüp pâdişâh-ı âlem-penâha paşa arz edüp Âsitâne tarafından bir kapucubaşı veyâhûd bir [[(---) (---) (---)]] gelüp mezkûr mâlı ve kurâları bir kuluna mı ihsân eder, yohsa fürûht oluna mı buyurmuş, ana göre [[(---) (---) (---)]] kara ağalar mutasarrıf oldukları köylerin mâl-ı pâdişâhîsin edâ edüp fâ’izi her ne kalırsa keyfe mâ-yeşâ Q 181a mülkiyyet üzre mutasarrıf olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y58a–Y58b ·
metinde göster ·
mâ-yeşâ ol mâla mutasarrıf ol" deyü Merdân'a izin verir. Merdân taşımadan bîzâr …
"Yâ Merdân, öşrün bize verüp keyfe mâ-yeşâ ol mâla mutasarrıf ol" deyü Merdân'a izin verir. Merdân taşımadan bîzâr olup cümle fukarâ-yı Mısır'a bezl-i mâl eder. Andan bu câmi‘i ol kenz-i genc-âverden binâ ederken pâdişâh fevt olup Merdân Şâh'ı müstakil pâdişâh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y100a ·
metinde göster ·
Ve ehl-i fesâd ve gammâz u hemmâz u fessâk sözüne i‘timâd etmeyeler.
Keyfe
mâ-yeşâ’ mutasarrıf olup salâhı elden komayup râhat olurlar. Ve her mâh rûznâme …
Ve ehl-i fesâd ve gammâz u hemmâz u fessâk sözüne i‘timâd etmeyeler. Keyfe mâ-yeşâ’ mutasarrıf olup salâhı elden komayup râhat olurlar. Ve her mâh rûznâmeci ve cümle ehl-i dîvân ile muhâsebe görüp bakâyâ tahsîline gâyet mukayyed olalar, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y191b ·
metinde göster ·
… rlığ-ı belîğleri vardır kim kadîm ezelden bevvâb olageldikleri üzre bevvâb olup
keyfe
mâ-yeşâ evlâd evlâda mutasarrıf olup ta‘yînât vazîfelerin ve hâliyetü'l-hâliye …
Hâlâ bu Elvâh kavmi bevvâblarının ellerinde tuğra-yı garrâ ile Selîm Hân'ın yarlığ-ı belîğleri vardır kim kadîm ezelden bevvâb olageldikleri üzre bevvâb olup keyfe mâ-yeşâ evlâd evlâda mutasarrıf olup ta‘yînât vazîfelerin ve hâliyetü'l-hâliye hizmetlerin ve cümle erbâb-ı dîvândan ve a‘yân-ı Mısır'dan avâyidlerin ve Elvâh kâşiflerinden fevâyidlerin alup tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem olalar, deyü ellerinde kânûn-ı Selîmnâme ve ahidnâmeleri vardır. İlâ hâze'l-ân ol seyr üzre hizmet edüp altı ayda bir Elvâh'dan yeni bevvâblar gelüp eskiler gider. İlâ-yevminâ böyle hizmet ederler. Müstakîm dîndâr u musallî ehl-i ırz âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448a ·
metinde göster ·