Ve bunların pîrleri Ebû Zeyd-i Hindî ki ana Baba Reten derler. Resûlullâh'ın bâğbânıdır. Selmân-ı Fâris belin bağladı. Cümle bâğçevânların silsilesi ana çıkar. Kabri Hindistân'dadır. Elli birinci pîr-i pîşvâdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
"Evliyâm sen sağ ol. Kâzım nâm gulâm-ı memlûkun merhûm oldu. İşte sana ki ana bedel iki Gürcî gulâm" deyüp hakîri memnûn eyleyüp konağıma revâne oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 8a ·
metinde göster ·
zerdeste ve çeltik ve çelik ve meçik ta‘bîr etdikleri nobûtların envâ‘ın kızılc …
Ve memdûhât-ı musanna‘âtından seyyâhân-ı berr u bihâr ellerinde gezdirdikleri âlet-i silâh ki ana zerdeste ve çeltik ve çelik ve meçik ta‘bîr etdikleri nobûtların envâ‘ın kızılcıkdan ve çimşirden ve sindiyân ve yeni dünyâ ve abanos ağaçlarından üstâd-ı kâmiller bu şehirde inşâ edüp şehirden şehire hedâyâ getürürler. Gâyet musanna‘ meçik olduğundan Malkara meçiği meşhûrdur, lâkin bu meçiklerin sarı ve kırmızı ve başı kalaklı olanlarını ekseriyyâ tâze cüvânlar alup isti‘mâl ederler, bir garîb temâşâ meçiklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99a ·
metinde göster ·
lisân-ı Arab'da sebâbe parmak derler, anın tırnağı boğumu yok idi, radıyallâhu …
Ammâ Ali paşa-yı vezîr-i dilîr gâyet dil-nüvâz ve müdebbir ve mubsır ve halûk u halîm ve selîm ü havsala sâhibi sâhib-i tedbîr bir vezîr-i mesîr idi ve bizzât Hazret-i Ebâbekiri's-Sıddîk'in ırk-ı tâhirinden olup Silivri'de câmi‘leri ve hayrât [u] hasenâtları olan Selîm Hân-ı Evvel vezîri Kara P[î]rî Paşa evlâdı evlâdıdır kim nesl-i Ebâbekir'in sağ elinde salavât parmaklarının bir boğumları yokdur, ırk-ı tâhir-i Ebâbekir olduklarına ol alâmet şâhiddir, zîrâ cemî‘i siyer kitâblarında yazdıkları üzre Hazret-i Ebâbekir'in şehâdet parmağı, ki ana lisân-ı Arab'da sebâbe parmak derler, anın tırnağı boğumu yok idi, radıyallâhu anh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
… olan kal‘a dîvârları ve makasları ve bedenler üzre gidüp tâ küçük liman kapusu
ki ana
Kum kapusu derler, zîrâ sâfî kumsaldır, bu mahalle gelince kâmil bin iki yüz (y …
Ve bu Kızıl tabya burnunda asâkir-i İslâm ile sadrıa‘zam küffâr ile ceng-i azîm etdiği köşeye müverrihân-ı Rûm Fethiyye tabyası derler, andan deryâ kenârında olan kal‘a dîvârları ve makasları ve bedenler üzre gidüp tâ küçük liman kapusu ki ana Kum kapusu derler, zîrâ sâfî kumsaldır, bu mahalle gelince kâmil bin iki yüz (yüz) adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309b ·
metinde göster ·
Bu temâşâları edüp yine ceneral-i la‘îne gelüp vâfir ni‘metlerin yeyüp ba‘de't-ta‘âm hedâyâların alup yine bir kayığa binüp atlarımıza süvâr olup andan şimâle bir sâ‘at gidüp Suda Burnu ki ana Freng tâ’ifesi Kavcelce burnu derler. Deryâ mellâhları cezîre-i Mora'da Benefşe kal‘asının Kaya burnundan Hanya'ya karîb Kapospata burnun yâhûd bu Kavcelce burnu ki Suda limanı burnudur, cümle gemiciler bu mezkûr olan iki aded burunları üzleyüp bu iki burnun mâbeynlerinde Hanya kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
Seng-i sommâkî meğer ma‘cûn imiş, zîrâ bu sütûnların emsâli Heyhât sahrâsı ki ana ba‘zı müverrihîn Deşt-i Kıpçak derler, bu hâmûnun cânib-i şarkîsinde Vilâyet-i Alatır derler bir şehr-i azîm var kim mahallinde evsâfı tahrîr olunmuşdur. Bu şehre karîb Rüstem ü Sam [u] Nerîmân ve Zâl [u] Köstehem merkadlerinin başları ve ayakları ucunda seng-i mezârları olan amûd-ı müntehâlar kim herbiri semâya ser çekmiş birer serâmed amûdlardır kim ilm-i hendese üzre yetmiş seksen arşın âlî amûdlardır. Anlara âdem parmağıyla yazılmış mezkûr pehlivânların ismiyle resmiyle ve sinn-i sâlleri ile bir gûne hat ile yazılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… rba‘ası bir dehlîz soffadır. Bu mahalde dahi garba müteveccih bir mihrâb vardır
ki ana
mihrâb-ı Hazret-i Havvâ derler, bir küçük mihrâbdır. Bunda dahi iki rek‘at namâ …
Andan bu kubbe-i âlînin taşrası dâ’iren-mâdâr bir gûne neftî taş kaldırım döşelidir, gûyâ bu kubbenin cânib-i erba‘ası bir dehlîz soffadır. Bu mahalde dahi garba müteveccih bir mihrâb vardır ki ana mihrâb-ı Hazret-i Havvâ derler, bir küçük mihrâbdır. Bunda dahi iki rek‘at namâz kılup vâlide-i müşfikası rûhuna hibe eyleyüp Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y318b ·
metinde göster ·
Andan yine kubbeler altından cânib-i şark ile cenûb mâbeyni
ki ana
keştîbânlar kavlince inbat yeli derler, ol tarafa elli adım gidüp Bâb-ı Ümmühân …
Andan yine kubbeler altından cânib-i şark ile cenûb mâbeyni ki ana keştîbânlar kavlince inbat yeli derler, ol tarafa elli adım gidüp Bâb-ı Ümmühânî şarka nâzır iki kapu yanyanadır. Bu kapu Harem-i şerîfin bir köşesine vâki‘ olmuşdur. Ve yedi kademe taş nerdübân ile Harem'e nüzûl olunur bâb-ı latîfdir. Ve bu kapu mâbeyni huccâc-ı zevî'l-ihtiyâcın ârâmgâhı bir serdâb kapudur. Zira bâd-ı nesîm ve bâd-ı sabâ bu kapuda eser, âdem hayât-ı cân bulur. Zîrâ bu kapu yeri Hazret-i Risâlet-penâh'ın hâtûnu ümmü'l-müslimîn Sitti Ummühânî'nin hâne-i münevveri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y335b ·
metinde göster ·
… Aşağıdan üçer arşın tûlu vardır. (---)(---)(---) Boyunca yonma saru taşdandır
ki ana
Hacer-i P 140b şems derler.
Ve cümlesi iki yüz kırk (---)(---)(---) taşdandır. Kimisi şekl-i müseddes ve ba‘zısı şekl-i müsemmendir. Aşağıdan üçer arşın tûlu vardır. (---)(---)(---) Boyunca yonma saru taşdandır ki ana Hacer-i P 140b şems derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y337a ·
metinde göster ·
… ehirler mâbeyninde Heyhât sahrâsın görmek müyesser oldu kim Bahr-i Harez kenârı
ki ana
Gîlân denizi derler, ol bahr bu sahrânın cânib-i şarkındadır. Cânib-i garbında …
Gerçi bu hakîr çok emânsız yer gördüm, ammâ böyle bî-emân yer görmedim. Hattâ Maskov diyârında Balu Hân ve Kazan ve Heşdek ve Alatır ve Sarây ve Irâk-ı Dâdyân Y 384a ve kal‘a-i Azak ve kal‘a-i Borgosan ve Maskov'un kal‘a-i Terek'i ve gayri kal‘a ve şehirler mâbeyninde Heyhât sahrâsın görmek müyesser oldu kim Bahr-i Harez kenârı ki ana Gîlân denizi derler, ol bahr bu sahrânın cânib-i şarkındadır. Cânib-i garbında Karadeniz'den müteferrik Azak denizine gelince bu Heyhât sahrâsının şarkdan garba tûlu beş aylık yoldur. Ve cenûbda şehr-i Kuban suyu ki Çerkezistân'dır. Andan şimâl cânibinde nehr-i Ten ki Maskov'dan gelir. Cenûbdan şimâle bu Heyhât'ın arzı iki aylık ba‘zı yeri bir aylık yoldur. Ammâ nebâtât [u] giyâhâtı ve niçe kerre yüz bin hayvânât-ı beyâbânîsi ve niçe kerre yüz bin konar göçer Nogay Tatarlarının envâ‘ı ve on kerre yüz bin Kalmık kâfirleri konup göçüp yeyüp içüp gezerler. Böyle bir sahrâ-yı bî-pâyândır. Ammâ Tîh sahrâsı gibi bî-emân değildir. Ammâ böyle bî-emân halk olunmasının hikmeti vardır. Arapça 'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y383b–Y384a ·
metinde göster ·
… yn emînine yüz elli kîseye verdi. Ve üç yüz kîseye dahi bender-i Süveys'i verdi
ki ana
Y 216b bahâr emâneti derler, ba‘zı senede beş yüz kîse hâsıl olur.
Kethudâ İbrâhîm Paşa Reşîd'i ve İskenderiyye'yi yevmiyye birer kîse iltizâma verdi. Ve Dimyât benderi senevî yüz kırk kîseye verdi. Ve Bulağ'ı ve Bâb-ı Nâsır'ı ve Eski Mısır'ı ve Besâtîn mukâbelesinde Ma‘diyye'yi dahi bunları Bahreyn emînine yüz elli kîseye verdi. Ve üç yüz kîseye dahi bender-i Süveys'i verdi ki ana Y 216b bahâr emâneti derler, ba‘zı senede beş yüz kîse hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y216a–Y216b ·
metinde göster ·
Ebü'l-Kabâbıt derler Hazret-i Nûh'un nebîresidir, bu Nakkâd'ı ba‘de't-tûfân bu …
Ferâ‘ine meliklerinden Mısrâyim ki ana Ebü'l-Kabâbıt derler Hazret-i Nûh'un nebîresidir, bu Nakkâd'ı ba‘de't-tûfân bu Mısrâyim binâ etmiş. Vâsi‘ü'l-aktâr bilâd-ı bender imiş, âsâr-ı binâları cihânı dutmuşdur. Hâlâ üç Mısır kadar harâbesi vardır. Hâlâ ancak beş yüz hâne[li] ma‘mûr Medîne evkâfıdır. Ve bir cami‘i ve iki zâviyesi var. Ve bu beledin nısfı müslim ve nısfı Kıbtîler sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445b ·
metinde göster ·