meskûnda nazîri yok sûfları olur ve muhayyeri dahi meşhûrdur. Ve Engürü kerpiçi …
Keyfiyyet-i mevvâc-ı sûf: Bir kazgan-ı kebîri germâ-germ âteş üzre koyup kazgan içine murâd edindikleri elvân boyalar içre kazganın nısfına dek su koyup ağaçdan binâlar üzre deste deste sûfları korken her sûfun birer katı içre birer ağaç çöpleri koyup deste deste sûflar kazgan içre yerleşdirüp kazganın ağzın kapayup etrâfın hamîrle sıvayup germâ-germ âteş edüp bi-emrillah ol kazgan içre buların te’sîri buhârı sûflara urup sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn izler olur kim Mânî ve Behzâd kalemin çekmede âcizlerdir. Bu sûf dahi Engürü'ye mahsûsdur. Edîm-i arzda bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Frenk veled-i zinâları bu Engüri keçilerinden Frengistân'a götürüp hayâl iplik eğirüp sûf dokumak murâd edindiler. Bi-emrillah keçiler bir senede bayağı tüğlü keçiler oldu ve dokudukları şeyleri sûf olmayup mevc vermeğe kâdir olmadılar. Âhir Engürü'den eğrilmiş sûf ipliği alup Frengistân'a götürüp sûf idelim dediler, olmayup âhir ruhbânlar içün hâlâ sûf gibi hayyâl mevcsiz siyâh rukla şâlı dokurlar. Ahâlî-i Engürü, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin kerâmetidir ve âb [u] hevâmızın letâfeti hükmüdür, derler. Hakkâ ki rub‘-ı meskûnda nazîri yok sûfları olur ve muhayyeri dahi meşhûrdur. Ve Engürü kerpiçi dahi meşhûrdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 358a ·
metinde göster ·
… er add olunur. Tâ bu mertebe hayâl ve ter-cisim latîf bir tîn-i nazîfdir. Hakkâ
ki rub‘-ı
meskûnda nazîri yokdur. Ve râyiha-i tayyibesi tenâvül edenin demâğın mu‘attar e …
El-hâsıl tenâvül edene gınâ gelmeyüp âdem şehîd olunca yiyeceği gelir. Ve içinde haşhâş dârûsu-misâl kırk elli dâne dâne-i hardalı var. Güneş tarafına dutsan içinde olan dârûları derilerinden birer birer add olunur. Tâ bu mertebe hayâl ve ter-cisim latîf bir tîn-i nazîfdir. Hakkâ ki rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur. Ve râyiha-i tayyibesi tenâvül edenin demâğın mu‘attar edüp aslâ rîhi ve harâreti yokdur. Medhinde hukemâ-yı kudemâ-yı zu'l-ukûllar dembestedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89b ·
metinde göster ·
… Tılısmı Sultân Kalavân'ın dîvânhâne-i atîki vardır, kırk dörd amûd-ı müntehâdır
ki rub‘-ı
meskûnda ol amûdlar meğer İsvân şehrinde ola, akreb tılısmı ol amûdların Tatarl …
Tılısmât-ı akreb: Yukaru kal‘ada akreb vardır, ammâ âdeme zahmı isâbet etse, aslâ te’sîr etmez, birkaç sâ‘atden sonra vecâ‘ı def‘ olur. Tılısmı Sultân Kalavân'ın dîvânhâne-i atîki vardır, kırk dörd amûd-ı müntehâdır ki rub‘-ı meskûnda ol amûdlar meğer İsvân şehrinde ola, akreb tılısmı ol amûdların Tatarlar konağı cânibindeki büyük kemerin sağ tarafındaki amûdun tâ yukarusunda bir demir çenber kuşak vardır, ol demir çember kuşakda tucdan bir akreb sûreti kuyruğundan asılup dururdur. Şimdi hâlâ âşikâredir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80a ·
metinde göster ·