Biri dahi Bâb-ı Hümâyûn dâhilinde hâlâ cebehâne olan kubbe-i köhne bünyâddır kim ilâ yevminâ cebehâne-i Âl-i Osmân ile mâl-â-mâldır kim hisâb [u] kitâbdan hâric ve âric bir dahme-i Efrâsiyâb-misâl bir âlât-ı silâhhânedir. Bu gûne kubâb-ı azîmler ve dâr-ı şifâlar ve dâr-ı ulûmlar ve dâr-ı müsâfirîn ü mücâvirîn ve mihmânhâne ve tîmârhâneler ile Ayasofya etrâfın ârâste ve şehr-i Makdonya'yı pîrâste edüp mezkûr bin bir kubâbların tâ vasatında Tavukbâzârı nâm mahalde evc-i âsumâna ser çekmiş seng-i sumparadan bir serâmed amûd-ı müntehâ inşâ edüp tâ zirve-i a‘lâsına beyâz mermer-i hâm üzre bir tuyûr timsâlin ihdâs etdirüp her sene ol murg-ı bî-rîğ te’sîr-i vefk ile sayha urup perr [ü] bâlin küşâde edince azamet-i Hudâ ekâlîm-i seb‘ada ne kadar murg-ı zeyrek ve tuyûr-ı sığırcık-ı pür-reng var ise cemî‘i dünyâ hadîkalarına müstevlî olup minkârlarına birer zeytûn ve nâhuneynlerine ikişer zeytûn alup her tayr üçer dâne zeytûn hedâyâ ile İslâmbol'a gelüp mezkûr amûdun zeylinde olan kilar kubbesinin zirvesindeki delikden zeytûnları bırağup edâ-yı hidmet edüp giderlerdi. Aceb te’sîrât-ı mutalsamâtdır. Ve bu zeytûnları cemî‘i ruhbânlar tenâvül edüp def-i cû‘ ederlerdi. Bu gûne niçe bin mutalsamât-ı acîbler olduğu mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
Ve bir Atmeydânı cirminde bir havlı-yı ferah-fezânın cânib-i şarkında bir hammâm-ı latîf ana muttasıl hazîne-i hâssa ve ana muttasıl kuşhâne ve ana muttasıl kilar odası andan hazîne odası andan hâsodası [andan]{Hünkâr câmi‘i} andan doğancılar odası andan küçük oda andan büyük oda andan seferliler andan külhan odası andan büyük oda mescidi andan meşkhâne andan yine hammâma gelince bu meydânın etrâfında mezkûr hâsodalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin zer-i zîvere gark olmuş zerdûz tâclı gül pîrehenli Yûsuf-çehre gılmân-ı hâssa ile mâl-â-mâl edüp her biri devâm-ı devlet-i pâdişâhî ed‘iyesine müdâvemetde olup hidmet-i şehriyârî ile ber-hordâr [u] behre-mend olmada idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… uşşâkân sâkin olacak soffalar ve dehlîzler ve yetmiş ocak matbah-ı Keykâvûs ve
kilar
ve yigirmi aded dükkân ve bir furun ve bir kahvehâne ve bir câmi‘ ve bir çâh-ı …
Zîrâ bu tekyede niçe bin uşşâkân sâkin olacak soffalar ve dehlîzler ve yetmiş ocak matbah-ı Keykâvûs ve kilar ve yigirmi aded dükkân ve bir furun ve bir kahvehâne ve bir câmi‘ ve bir çâh-ı âb-ı hayât vardır. Ve iki yüz hücre acemî oğlanları hücreleri vardır. Anların mahzenlerinde tekyenin binden mütecâviz sahan ve tencere ve kepçe ve kazgan ve bakır âvânî vardır, murâd edinen yârân beş on gece mihmân olup safâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145b ·
metinde göster ·
On yedinci, evsâf-ı kilar emîni: Ağaları birdir, neferâtları bindir, kilar-ı hâssa Bâğçekapusu'nun hâricinde bir kilar-ı azîmdir kim içinde hulviyyât ü zülbiyyât ve katr-ı nebât bulunur, kilar-ı hâssadır. Bunlar dahi ağalarıyla pür-silâh olup ubûr ederler. Unkapanı'nın taşrasında Tekirdağı iskelesinde Sultân Bâyezîd'in buğday anbârı ve Cübbealîkapusu'nun hâricinde kal‘a dîvârına muttasıl Süleymân Hân'ın buğday anbârı dahi bu kilar emîni 177b nezâretindedir, ammâ mütevellîler hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a–177b ·
metinde göster ·
On yedinci, evsâf-ı kilar emîni: Ağaları birdir, neferâtları bindir, kilar-ı hâssa Bâğçekapusu'nun hâricinde bir kilar-ı azîmdir kim içinde hulviyyât ü zülbiyyât ve katr-ı nebât bulunur, kilar-ı hâssadır. Bunlar dahi ağalarıyla pür-silâh olup ubûr ederler. Unkapanı'nın taşrasında Tekirdağı iskelesinde Sultân Bâyezîd'in buğday anbârı ve Cübbealîkapusu'nun hâricinde kal‘a dîvârına muttasıl Süleymân Hân'ın buğday anbârı dahi bu kilar emîni 177b nezâretindedir, ammâ mütevellîler hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a–177b ·
metinde göster ·
… ile küheylân atlar üzre ubûr ederler, şecî‘ esnâf-ı dilîrân-ı dilberândır. Ammâ
kilar
sıçanlarıdır kim {dâ’imâ kilardan incîr ve üzüm ve gayrı şey uğurlarlar.}
Yigirmi dördüncü, matbah emîni: Birdir, neferâtları iki yüzdür. Bu emînin mekânı matbah-ı âmire'nin yanında bir soffa üzre sâkin olur. Pâdişâhın cümle matbahının masârıfı bunun eliyle olur, azîm emânetdir kim bu kârhâneye akl-ı Arasto dahi akıl ergirmemişdir. Bunlar dahi pür-silâh vakâr üzre kilarciyânlar ellerinde kantâr sırıklar ve bellerinde kırk kalem peştemâller ile küheylân atlar üzre ubûr ederler, şecî‘ esnâf-ı dilîrân-ı dilberândır. Ammâ kilar sıçanlarıdır kim {dâ’imâ kilardan incîr ve üzüm ve gayrı şey uğurlarlar.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
… rûslarıdır, kat-ender-kat hücre ve kâ‘a ve dîvânhâneler ile ârâste ve matbah ve
kilar
ve tevâbi‘ât hücreleriyle pîrâste olmuş sarây-ı hâssadır.
Cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî cümle seng binâ bir kasaba-i zîbâdır kim nısfı kiremit ve nısfı kayağan örtülü evlerdir. Cümleden sarây-ı mu‘azzam Yûsuf Beğzâde sarâyıdır kim Ebü'l-feth Mehemmed Hân'dan berü cedd-i izâmı Koca Yûsuf Beğ'den berü kendülere irs ile intikâl etmiş sarây-ı milk-i mevrûslarıdır, kat-ender-kat hücre ve kâ‘a ve dîvânhâneler ile ârâste ve matbah ve kilar ve tevâbi‘ât hücreleriyle pîrâste olmuş sarây-ı hâssadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35a ·
metinde göster ·
… Vezîr berhordâr ola, eline bıçağın alup üç yüz yigirmi aded mühürlü odaların ve
kilar
ve hazînelerin mührün keserken aşağı kapudan Fâtıma Sultân tebdîl-i câme olup f …
"Devletli vezîr, âhımız Allâh'a efendimiz merhûmu böyle koma. Fâtıma Sultân hâlâ içerde hazîneyi zabt edüp bizim dahi mâlımız ve odalarımız alup efendimizi böyle bırakdılar" deyince hemân Köpürlüzâde Vezîr berhordâr ola, eline bıçağın alup üç yüz yigirmi aded mühürlü odaların ve kilar ve hazînelerin mührün keserken aşağı kapudan Fâtıma Sultân tebdîl-i câme olup firâr edüp arabası kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45b ·
metinde göster ·
Ve taşra hareminde yetmiş seksen kadar hücreler ile ârâste ve matbah ve
kilar
ve ravza-i rıdvân misilli bâğ-ı cinân ile pîrâste olmuş, ma‘mûr u müzeyyen olup …
Ve taşra hareminde yetmiş seksen kadar hücreler ile ârâste ve matbah ve kilar ve ravza-i rıdvân misilli bâğ-ı cinân ile pîrâste olmuş, ma‘mûr u müzeyyen olup bezenmiş tekye-i Hazret-i Mevlânâ'dır, kaddesenâllâhu bi-sırrıhi'l-a‘lâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68a ·
metinde göster ·
… edân-ı azîmdir kim üç yüz kadar hücreler ve dîvânhâneler ve hammâm ve matbah ve
kilar
ve iki bin at alır ıstabl-ı Anterî âhûrlar ile müzeyyen bir ocakdır.
Bu mahalle Zagor nâhiyesi derler ve Çengizâde âsitânesi cümle kal‘a-misâl bir hânedân-ı azîmdir kim üç yüz kadar hücreler ve dîvânhâneler ve hammâm ve matbah ve kilar ve iki bin at alır ıstabl-ı Anterî âhûrlar ile müzeyyen bir ocakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148a ·
metinde göster ·
… afında rahnedâr yeri yokdur. Ve üç yüzden ziyâde hücreleri ve kâ‘aları ve sâ’ir
kilar
ve matbahları vardır, ammâ dîvânhâne şekillisinde rûy-ı dîvâr üzre selef beğler …
Eğer bu sarây-ı hurrem-âbâdı mâ vaka‘ı üzre tavsîf eylesek tatvîl-i kelâm olup seyâhatimize mâni‘ olur. Gerçi musanna‘ sarâydır, ammâ şehrine göre dar sarâydır. Ancak beş kat-ender-kat cümle kârgîr binâ-yı Şeddâdî bir sarâydır kim zerre kadar bir tarafında rahnedâr yeri yokdur. Ve üç yüzden ziyâde hücreleri ve kâ‘aları ve sâ’ir kilar ve matbahları vardır, ammâ dîvânhâne şekillisinde rûy-ı dîvâr üzre selef beğlerinin tasvîrleri ve Âl-i Osmân'ın gelecek pâdişâhların ve kendülerinin gelecek banlarının eşkâlleri ve esbâblarıyla cümle ilm-i nücûm üzre gelüp gelecek selâtîn-i Âl-i Osmân'ı ve beğlerinin tasvîrlerin tahrîr eylemişler kim bunlar sihr-i i‘câz mertebesi sûretlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152b ·
metinde göster ·
Ve mezkûr olan kal‘aların meselâ hâs oda ve hazîne odası ve
kilar
odası ve büyük oda ve küçük oda ve seferli oda ve doğancılar odaları gibi binâ …
Ve mezkûr olan kal‘aların meselâ hâs oda ve hazîne odası ve kilar odası ve büyük oda ve küçük oda ve seferli oda ve doğancılar odaları gibi binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51b ·
metinde göster ·
… azîm vezni üzre hâzır-bâş askere mâlikdir kim ne seyishâne ve ne bârhâne ve ne
kilar
ve ne matbah ve ne araba ve ne deve ve ne katâr u mehâr ve ne top ve ne tüfeng …
Ve hânlar iki tuğlu ve iki sancağ u bayraklı ve yedişer kat mehterhâne çalmağa ruhsat verilmiştir, ammâ kendülerinin askeri önünde ecdâdlarından kalma tarz-ı Efrâsiyâbî boruları ve tarz-ı Cemşîdî sû[r]nâ ve tablları döğülür. Hakkâ ki azîm vezni üzre hâzır-bâş askere mâlikdir kim ne seyishâne ve ne bârhâne ve ne kilar ve ne matbah ve ne araba ve ne deve ve ne katâr u mehâr ve ne top ve ne tüfeng ve ne hayme ve ne hargâh-ı bâr [u] büngâhdan bir nişân olmayup hemân seksen bin aded salt atlı sadaklı ve savatlı ve elleri şıdaklı askerin altı kerre ve yedi kerre yüz bin atları ve alaşaları koş koş cümle atlar[ı] birbirlerinin kuyruklarına bağlayup her koşda, ya‘nî yüz adımda bir hoşçı nâm kazanları bir bârgîr üzre tokmak kayışlarıyla bağlı olup ve birkaç bârgîrler üzre koyun ve keçi derileri içre yüz(?) pastırması, ya‘nî kavrulmuş darı ve keşkurutları var, gayri me’kû[lâ]tları yok bir alay Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlardır kim dâ’imâ mu‘tâdları budur kim on konak yeri bir günde alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
Andan taşrası mezkûr kal‘a içre müte‘addid müsâfirhâne ve meydânlar ve
kilar
ve matbah-ı Keykâvus ve fukarâ meydânları ve mesâciddir. Ve câ-be-câ âb-ı revân …
Andan taşrası mezkûr kal‘a içre müte‘addid müsâfirhâne ve meydânlar ve kilar ve matbah-ı Keykâvus ve fukarâ meydânları ve mesâciddir. Ve câ-be-câ âb-ı revânlar üzre çemenzâr soffalar ve kasr-ı latîfler ile müzeyyendir. Ve her köşesi Uşşâkî hâlîçeleri ile mebsûtdur. Ve âlât-ı a‘vânın hisâbın Hudâ bilür. Ve meydânlarında niçe yüz altun-misâl alemler ve çerâğ ve deff ü kudüm [ve] nefîr ü nakkâreler ile pîrâstedir. Ve üç yüzden mütecâviz pâ-bürehne ve çârdarb ârif-i billâh terk-i tecrîd cânları var kim her biri akl-ı Arasto'dur. Şeb [u] rûz ilme ve ma‘rifetullâha meşgûllerdir. Ve gâyet ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at fukarâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129b ·
metinde göster ·
… mikdârı evler ve mütevellî sarâyı ve bir câmi‘-i âlî ve kırk kubbeli imâret ve
kilar
ve mahzenleri var.
Ve bu kal‘anın önünde bir kal‘a-i azîm gibi üç kat bir hân-ı kebîri var. Taşra havlısında elli dükkânları ve bir âb [u] hevâsı latîf kubbeleri beyâz kireçli hammâmı ve yüz mikdârı evler ve mütevellî sarâyı ve bir câmi‘-i âlî ve kırk kubbeli imâret ve kilar ve mahzenleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
… acc-ı şerîfe götürüp getirirler. Ve bu tâ’ifenin me’kûlât [u] meşrûbâtları içün
kilar
emîni ve habbu'r-rummân çavuşu ta‘yîn olunup hacca varup gelince kırk dörd bin …
Ve bin beş yüz müsellah ve müretteb yerli yeniçerisi vardır. Ammâ on bin asker-i güzîde olur. Gâyet ankâ kuldur. Beher sene emîr-i hac ile beş yüz yiğit huccâc-ı müslimîni hacc-ı şerîfe götürüp getirirler. Ve bu tâ’ifenin me’kûlât [u] meşrûbâtları içün kilar emîni ve habbu'r-rummân çavuşu ta‘yîn olunup hacca varup gelince kırk dörd bin guruş şâm hazînesinden masrûfları olur. Ve her âdeme mîrîden birer kısrak verirler. Ba‘zına heccân ve mahâfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y240b ·
metinde göster ·
Ve kal‘a içre elli neferât hâneleri ve bir câmi‘i ve bir hammâmcığı var, ammâ çârsû-yı bâzârdan Y 260a alâmet yokdur. Ve kal‘a içinde cümle mahzenlerdir. Paşaların ve emîrü'l-haccın ve kilar emîninin ve'l-hâsıl cümle hacca gidecek mâl-ı mîrî gılâl ve sâ’ir tüccârın me’kûlât [u] meşrûbât metâ‘ları bunda beş altı ay mukaddem mahzen mahzen leb-ber-lebdir. Ve cümle huccâc-ı müslimîn bu kal‘anın dibinde cereyân eden nehr-i Hürreyân'dır kim cânib-i şarkda Busrâ dağlarından gelüp cânib-i garba cereyân ederek Minye buhayresine mahlût olur. Huccâc bu nehri cisirden ubûr edüp karşu cânibde bu nehir kenârında Hüseyin Paşa hazretleri otağın kurup meks edüp sâ’ir huccâc-ı müslimîn dahi kol kol hayyâmâtları ile meks etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b–Y260a ·
metinde göster ·
… ü güldü. Ve bu menzilde cemî‘i firâr eden meşâyihler develeri ile geldi. İptidâ
kilar
emîni olan Demir Paşa oğlu Osmân Beğ kilar-ı pâdişâhî içün bin deve ve paşaya ü …
Menzil-i karye-i Tarra: Bir püşte üzre iki yüz Arab hâneli ve bir câmi‘li karyedir. Cemî‘i huccâc bu mahalde çemenzâr yerlere konup Cenâb-ı Bârî bir şems-i âteştâb verdi kim cemî‘i esbâb [u] eskâller hafîf bârlar olduğundan mâ‘adâ cümle mahlûkun yüzü güldü. Ve bu menzilde cemî‘i firâr eden meşâyihler develeri ile geldi. İptidâ kilar emîni olan Demir Paşa oğlu Osmân Beğ kilar-ı pâdişâhî içün bin deve ve paşaya üç bin deve ve Surre Emîni Topkapulu Mahmûd Ağa'ya iki yüz deve bu tertîb üzre cümle huccâca kifâyet mikdârı Y 262b develer tevzî‘ olundu. Bir gece bu menzilde istirâhat edüp Tarra deresi birez tenezzül bulup öte tarafda gark-ı tîndan halâs olup kalan huccâc dahi beri tarafa nakl edüp cümle huccâc,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y262a–Y262b ·
metinde göster ·