… eger ol kim erklendi eligleriŋiz taŋrınıŋ bitigi siziŋ üze helal ḳıldı sizke ol
kim anda
aḍın ol kim tilese siz mallarıŋız birle parsalar zina ḳılmaġuçılar anı kim tusu …
24 alıŋ azad tişiler uraġutlardın meger ol kim erklendi eligleriŋiz taŋrınıŋ bitigi siziŋ üze helal ḳıldı sizke ol kim anda aḍın ol kim tilese siz mallarıŋız birle parsalar zina ḳılmaġuçılar anı kim tusu inçlense siz anıŋ birle olardın bėriŋ olarḳa terlerini buyrulmış yazuḳ yoḳ siziŋ üze anıŋ içinde kim taplaşsa sizler anıŋ birle kesilmişde kiḍin ol taŋrı erür bilgen hakim
öŋdin ol bitigdin hem tanuḳ anıŋ üze hükm ḳılġıl olar ara anıŋ birle kim ıḍtı t …
48 Iḍtımız saŋa bitigni sezasınça çınġarıġlı ol kim anda öŋdin ol bitigdin hem tanuḳ anıŋ üze hükm ḳılġıl olar ara anıŋ birle kim ıḍtı taŋrı uḍmaġıl tilekleriŋizke andın kim keldi saŋa haḳdın ḳamuġḳa ḳıldımız sizdin yaruḳ yol hem çeraġ eger tileseti taŋrı ḳılġatı sizni bir boḍun ançası bar sınayur üçün sizni anıŋ içinde kim bėrdi sizke ozuşuŋ hayratlar içinde taŋrıḳa yanışıŋız ḳamuġ haber bėrgey sizke ol kim erdiŋiz anıŋ içinde tartışıġlılar
31 aydılar anlar kim tandılar: hergiz bitmez miz bu ḳurʾanḳa hem ol
kim anda
burunḳı turur eger körse sen ançada küç ḳılıġlılar turuḳmış bolurlar iḍileri üs …
31 aydılar anlar kim tandılar: hergiz bitmez miz bu ḳurʾanḳa hem ol kim anda burunḳı turur eger körse sen ançada küç ḳılıġlılar turuḳmış bolurlar iḍileri üskinde yandurdı bir ançaları bir ançaḳa söz birle ayurlar anlar kim zaʿif tutuldılar anlarnı kim boynaġuluḳ ḳıldılar: eger siz bolsa erdiŋiz müʾminler
… lîmiyle anda bir dâr-ı şifâ ve bir tahsîl-i ulûm içün bir medâris inşâ edüp her
kim anda
bir kerre bism-i İlâh dedi ise müfessirîn ü muhaddisînden ulu kimesne olup âhir …
Sultân Bâyezîd-i Velî bir dervîş-nihâd pâdişâh-ı Ebü's-Selîm olmağile bu ma‘âdine her bâr gelüp âb [u] hevâsından hazz edüp bir kaç kerre çetr-i mülemmâ‘lar ile ol câ-yı ma‘hûda yatup bir kaç def‘a ol mahall-i latîfde Hazret-i Risâlet'i menâmında görüp Hazret-i Risâlet ta‘lîmiyle anda bir dâr-ı şifâ ve bir tahsîl-i ulûm içün bir medâris inşâ edüp her kim anda bir kerre bism-i İlâh dedi ise müfessirîn ü muhaddisînden ulu kimesne olup âhir-i kâr sarây-ı hâs olmağiçün huddâmân-ı ulemâ nân-ı hâssa koyup hâlâ bir âsitâne-i sa‘âdethâne olaldan berü ile'l-ân ma‘âdin-i Eski İslâmbol mu‘attal olmasının sebebi oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… teferrücgâhı olmağile bir kûhsâr dere içre hıyâban-ı azîm koyağ-ı ormanistândır
kim anda
bir hırmen cirminde zemîne güneş te’sîr etmez bir cilvegâhdır.
Bu dahi Selîm Şâh-ı Evvel'in ve Selîm Şâh-ı Sânî'nin ayş [u] işretgâhı ve avgâhı ve teferrücgâhı olmağile bir kûhsâr dere içre hıyâban-ı azîm koyağ-ı ormanistândır kim anda bir hırmen cirminde zemîne güneş te’sîr etmez bir cilvegâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138a ·
metinde göster ·
… sb-i sabâ-sür‘atlerinin çerâgâhı bir çemenzâr-ı ferah-fezâ zemîn-i sebiz-gûndur
kim anda
hâsıl olan alef ve tirfil ve yonca ve ayrık ve karafirik ve sarıfirik makûlesi …
Rub‘-ı meskûnda nazîri yok çınâr-ı azîmler sâyesinde bir teferrücgâhdır kim {Selâtin-i Âl-i Osmân'ın es-sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân ve cilfidân ve tureyfî ve ma‘nek ve musâfaha ve mahmûdî ve seylâvî (---) esb-i sabâ-sür‘atlerinin çerâgâhı bir çemenzâr-ı ferah-fezâ zemîn-i sebiz-gûndur kim anda hâsıl olan alef ve tirfil ve yonca ve ayrık ve karafirik ve sarıfirik makûlesi çemen bir diyârda olmaz. Meğer Erzurûm'da Pasin sahrâlarında ve Muş hâmûnunda ve Soğanlı vâdîlerinde ve Bingöl ovalarında ve Van'da ve Salmas ve Tercân tîhlerinde ve deşt-i Kıpçak'da ola. Tâ bu mertebe Kâğızhâne çayırı meşhûr-ı cihân çayırdır. Bir esb-i lâgar-ı şâh [u] gedâ on gün ol çerâgâhda alef yese fîl-i mahmûdî gibi semîn ü cesîm olur}. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a ·
metinde göster ·
üç yerde kurulur, limanın cânib-i bahrine ağlar gerüp bir âdem üç kat gemi dire …
Evvelâ esnâf-ı dalyancıyân: Dalyan aded 300, neferât 700, baş dalyan Beğkoz iskelesindedir. Kılıçbalığı avlanır azîm dalyandır kim anda üç yerde kurulur, limanın cânib-i bahrine ağlar gerüp bir âdem üç kat gemi direği üzre bir külbede oturup kılıçbalığı gözedir. Hemân bir balık nümâyân olunca dîdebân herîf direk başından bir taş atup balık [ı]ğrıb havfından dâma düşünce "ala" deyüp hâzır sayyâdlar deryâdan taraf ağları çeküp balık [ı]ğrıb ağlar içre kalup ba‘dehu kayıklarla varup balığı sopa ve toyakalar ile katl edüp İslâmbol'a götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174a ·
metinde göster ·
… lan revzenlerin hâricinde hadîka-i irem-i zâtü'l-imâd misillü bir gülistânı var
kim anda
olan sünbül ü reyhân ve benefşe vü erguvânın râyihası câmi‘ içre cemâ‘atın dimâ …
dimişler. Süleymâniye Câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân'ın baş halîfesi Mi‘mâr Hüsâm binâ edüp var kuvvet-i bâzû-yı mi‘mârîsin sarf edüp eyle şîrîn-kârlık ve eyle hûrde-gîrlik ve hûrde tasarruflar etmişdir kim gûyâ yed-i tûlâsın ayân etmiş. Bu câmi‘in cânib-i erba‘asındaki revzenler üzre çeşm-i tuyûr-misâl hûrde-hayâl-i münakkaş câmlar var kim şems-i âteş-tâbın nûrı, pertev urdukda câmi‘-i nûr pür-nûr olur. Anınçün kubbesinin vasatında Arapça tahrir olunmuşdur. Ve kubbesinin iç yüzi etrâfında kandîl tabakalarıyla ârâste ve niçe bin âvîze maslûbâtlar ile pîrâste olmuş câmi‘dir. Ve Mısır-kârî halıçalar var kim gûyâ kâr-ı Isfahân'dır. Ve bir vâ‘iz [u] nâsıh kürsîsi var kim sad-efkârî-i Hind anın yanında se-efkârîdir. Zamâne doğramacıları ana mânend bir kürsî-i vâlâ etmeğe kâdir değillerdir. Bu câmi‘in cânib-i selâsında olan revzenlerin hâricinde hadîka-i irem-i zâtü'l-imâd misillü bir gülistânı var kim anda olan sünbül ü reyhân ve benefşe vü erguvânın râyihası câmi‘ içre cemâ‘atın dimâğın mu‘attar edüp cümle hoş-elhân bülbüllerin feryâdı âdeme hayât verir. Ancak kıbleye mekşûf bir musannâ‘ kapusu var kim gûyâ bir bâb-ı mu‘allâdır. Atabe-i ulyâsı üzre Karahisârî Hasan Çelebi'si hattıyla müzehheb ve zîbâ câmi‘e târîh
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b ·
metinde göster ·
… an içeri yine kûh-ı Elburz'un yıldız rûzgârı tarafında Çerkezistân memleketidir
kim anda
sâkin olan kabâ’il-i Çerâkes-i nâ-kes [ü] bî-kesden evvelâ kabîle-i Kabartay ve …
{Der-sitâyiş-i kûh-ı Elburz} Hikmet-i Hudâ Dağıstân'ın cânib-i kıblesinde olan kûh-ı Elburz'dan gelen cümle enhâr-ı cârî câriyeler bu nehr-i Kür'e mahlût olur. Yine kûh-ı Elburz'dan cânib-i şimâle cereyân eden nehrler Bahr-i Harez'e rîzân olur. Yine kûh-ı Elburz'un cânib-i kıblesinden cereyân eden nehr-i azîmler cümle Karadeniz'e munsab olur. Ve yine kûh-ı Elburz'un yıldız cânibinden cereyân eden nehirler nehr-i Kuban'a katılup Kuban dahi cezîre-i Taman kurbunda Karadeniz'e munsab olur. Zîrâ bu kûh-ı Elburz kadar bir kûh-ı azîm rûy-ı zemînde halk olunmamışdır kim cânib-i erba‘asında beş pâdişâh ve kıble cânibinde Abaza kabîleleri sâkindir kim tûlu seksen konak yerdir. Ve Abaza'nın cânib-i şarkîsinde kûh-ı Elburz dâmenlerinde vilâyet-i Mikrilistân ve Gürcîstân ve Açıkbaş ve Şavşat ve Kuril ve Dadyân kavmi sâkinlerdir kim bu kabîleler ile Gürcîstân ülkesinin dahi tûlu kırk menzildir. Ve yine bu Gürcîstân'ın meştâsında Acem hudûdunda vilâyet-i Tiflis ve şehr-i Serîrü'l-lân hudûdları cümle dâmen-i kûh-ı Elburz'dur kim tûlu on tokuz konakdır. Andan içeri kûh-ı Elburz'un dâmeninde ülke Dağıstân'dır kim tûlu yigirmi konakdır ve kûh-ı Elburz'un şimâl tarafına vâkı‘ olmuşdur. Andan içeri yine kûh-ı Elburz'un yıldız rûzgârı tarafında Çerkezistân memleketidir kim anda sâkin olan kabâ’il-i Çerâkes-i nâ-kes [ü] bî-kesden evvelâ kabîle-i Kabartay ve kabâ’il-i Bestî ve Bulatkay ve Hatukay ve Mamuşuh ve Bozodok ve Takaku ve Zânâ ve Şagaki ve niçe kabâ‘il-i Çerâkise sâkinlerdir kim sâkin oldukları yerler cümle kûh-ı Elburz dâmenindedir kim seksen bir konakdır. Bu hesâb üzre kûh-ı Elburz'un cânib-i erba‘ası iki yüz kırk konakdır. Tâ bu mertebe kûh-ı azîmdir kim cânib-i erba‘asında onar konak yerden nümâyândır. Cenâb-ı Bârî bu rûy-ı arzda cümle ulu dağlardan ulu yüz kırk sekiz dağ halk etmişdir. Ammâ bunlardan ulu on iki dağdır. Cümleden ulu bu kûh-ı Elburz'dur. Andan kûh-ı Bingöl'dür, andan kûh-ı Demâvend'dir, andan kûh-ı Sübhândır, andan Nîl-i mübârek başında cebelü'l-Kamerdir, andan Alman diyârında nehr-i Tuna başında Alaman dağıdır, andan Erdel diyârında nehr-i Tîse ve nehr-i Turla başı Sahansamur dağıdır. Bunlardan mâ‘adâ dağlar küçükdür. Ammâ bu kûh-ı Elburz'un nısfına çıkmış benî Âdem yokdur. Cenâb-ı Bârî'nin ecnâs-ı mahlûkâtı bu kûh üzre mevcûddır. Hatta bu seyâhatimizde Şirvân hudûdundan güzer ederken sol cânibimizde Dağıstân pâdişâhı ülkesi üzre zirve-i a‘lâsı zulumât içre zâhir ü bâhir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 312a ·
metinde göster ·
… velîler 18a / Dediler varalım nehrin başına / Bizimle görelim nehrin işi ne /
Kim anda
cem‘ olup cümle kibârı / Durup saf saf kamu şeyh u sığârı / Du‘âlar eyleyüp and …
Götürdü çûn bular mektûbu Rûm'aGelüp gösterdiler Harkil-ı şûmaPınarbaşına cem‘ oldu ulularGeh Ashâb u [geh] ahbâb u velîler 18aDediler varalım nehrin başınaBizimle görelim nehrin işi neKim anda cem‘ olup cümle kibârıDurup saf saf kamu şeyh u sığârıDu‘âlar eyleyüp anda cemâ‘atZuhûr oldu niçe dürlü kerâmetSahâbe kim yazup vermişdi nâmeOkuyup nâme[y]i erdi temâmeMübârek su dahi dinledi anıKi suyun gûyiyâ var cism [ü] cânıTamâmen okudu mektûbu kârîİşidüp su o dem kıldı karârı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17b–18a ·
metinde göster ·
… edir. Bu hammâm kurbunda leb-i deryâda limana nâzır bir sarây-ı azîm harâbe var
kim anda
olan ibret-nümâ binâ-yı garîbe meğer Ayasluk'da ve İdincik şehirlerinde ola. İs …
Ve şehrin taşrasında müfîd ü muhtasar hammâmı vardır. Derûn-ı hammâm cümle zift ile döşenmiş bir gûne râyiha-i tayyibesi şemm olunup hammâm-ı hoş-bûdur. Ammâ yevm be-yevm bu hammâmı kum gark etmededir. Zîrâ İskender-i Zülkarneyn bu şehirde sâkin iken reml içün bir tılsımât etdirmişdi. Hâlâ ol mutalsam harâb olup kum deryâsı bu şehri gark etmededir. Bu hammâm kurbunda leb-i deryâda limana nâzır bir sarây-ı azîm harâbe var kim anda olan ibret-nümâ binâ-yı garîbe meğer Ayasluk'da ve İdincik şehirlerinde ola. İskender sarâyı nâmıyla meşhûr-ı âfâkdır. 41b Bu şehri seyr [u] temâşâ ederken iskele başında Sinân Paşa câmi‘inde cum‘a namâzına âmâde iken bir pâre azîm galyon on iki pâre yelkenlerin küşâde kılup orsa bayrakların ve haçlı peykerlerin açup ra‘dvâr gıjgırup Akka limanına dâhil olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a–41b ·
metinde göster ·
azâb-ı nâra müstahak bir kefere medfûndur" dedikde türbedâr hâbdan bîdâr olup İ …
Sene 941 târîhinde bizzât Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'r-rıdvân hazretlerinin binâ-yı müteberrikesidir. Hattâ mukaddemâ Kızılbaş Bağdâd'a istîlâ etmezden mukaddem kal‘a-i Bağdâd Sünnniyândan Uzun Hasan-ı Bayındırî destinde iken ol asırda İmâm-ı A‘zam'ın bir Sünnî türbedârının vâkı‘asına İmâm-ı hümâm girüp "Benim kabrim üzre sandûkamı filân mahaldeki mezâra koy kim anda azâb-ı nâra müstahak bir kefere medfûndur" dedikde türbedâr hâbdan bîdâr olup İmâmın ta‘lîmi gibi eder. Meğer ol asırda İmâmın kabr-i münevveresinde kıbâb u hübâb u tekellüfden bir şey yok imiş. Ancak kendüleri el-Melikü'l-Mansûr-ı Devvânıkî nâm pâdişâhın mahpeshânesinde hasta iken vasiyyet edüp kazâ kabûl etmediğiyçün hapisde {80 yaşında} merhûm olup halîfeleri kendüyi sünnet üzre defn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343b ·
metinde göster ·
… i Yarmenî eyle terkîm eder kim zemîn-i Medâyin'de bir hatve arz-ı hâliye yokdur
kim anda
medfûn bir genc-i Kârûn olmaya. Ve hâlâ Tâk-i Kisrâ'dan mâ‘adâ ı‘mâl-i sâbilede …
Bu hâk-i Bağdâd'ın letâfeti sebebiyle nahl-i hurma serâmed olur. Zîrâ zemînine niçe bin peygamberân ve nize kerre yüz bin kibâr-ı kümmelîn-i âlimân bu zemîn-i Medâyin'e hayr du‘â-yı firâvân edüp anların du‘âları berekâtıyla bu hâk-i Bağdâd bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eşcâr bir dâr-ı diyârdır kim bu edîm-i arzda deyyâr-ı mânendi yokdur. Zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ halkı mesrûr, buk‘aları hûb ve hâk-i pâki beyne'n-nâs merğûb ve mezâri‘âtları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsirdir. Ve bu arâzî-i Irâk'da niçe bin aded künûz-ı azîme ve defâyin-i cevâhir-i cesîme ve habâyâ-yı kesîre ve metâlib-i azîze vardır. Ve niçe yüz aded hükmü mensûh olmuş mutalsamât-ı garîbe âsârları var kim âdem hayrân olur. Hatta müverrih Mıkdısî-i Yarmenî eyle terkîm eder kim zemîn-i Medâyin'de bir hatve arz-ı hâliye yokdur kim anda medfûn bir genc-i Kârûn olmaya. Ve hâlâ Tâk-i Kisrâ'dan mâ‘adâ ı‘mâl-i sâbileden ve ı‘lâm-ı hâbileden ve âsâr-ı azîme ve etvâr-ı acîbeden niçe bin aded âsâr-ı binâlar ve rasîf ve tur‘a ve Şeddâdî binâlar var kim benî Âdem gördükde ta‘accübâne engüşt ber-dehen eder. Hâlâ bu diyârın mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir ve deşt-i hâmûnları nahlistân-ı gülistânlı arz-ı mukaddesdir. Ahâlîlerinin ni‘metleri firâvân ve zemîninin enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır kim cemî‘i selâtîn-i mülûk mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir şehr-i Irâk'dır. El-hâsıl bu hâk-i pâkde acâ’ibât-ı dehrden ve garâ’ibât-ı asırdan niçe bin âsâr-ı ibret-nümâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 346b ·
metinde göster ·
… konak Tulça'ya ve bir ucu İsmâ‘îl şehrine varır büyük bir cezîre-i mahsûldârdır
kim anda
her sene kırk elli bin ba‘zı sene yüz bin aded sığır boğazlanup pasdırma edüp c …
Ve bu {kili} şehrin kıblesi tarafında nehr-i Tuna aşrı Yılanlı Ada nâmında bir cezîre-i azîm var kim bir ucu üç konak Tulça'ya ve bir ucu İsmâ‘îl şehrine varır büyük bir cezîre-i mahsûldârdır kim anda her sene kırk elli bin ba‘zı sene yüz bin aded sığır boğazlanup pasdırma edüp cemî‘i diyâra müstevlî olup ganîmet gider. Kili pasdırması gâyet semîn u lezîz ve meşhûrdur. Halkı cemî‘i diyârdan cem‘ olmuş garîb-dost tüccâr âdemlerdir. Her şeb müsâfirsiz ta‘âm yemezler. Gâyet ganîmet şehirdir, ammâ varoşu etrâfında kal‘ası yokdur. 67a Ve a‘yân-ı kibârdan ma‘lûmumuz olandan (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ammâ ziyâretgâhları ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66b–67a ·
metinde göster ·
… ydir: "Yok yok, bu vâkı‘anın ta‘bîri geçen aylarda Tokat bâğçesinde görülmüşdür
kim, anda
Sultân bir kerre bir vâkı‘a görüp Sultân Ahmed'i cennet bâğlarında görüp,
Paşa eydir: "Yok yok, bu vâkı‘anın ta‘bîri geçen aylarda Tokat bâğçesinde görülmüşdür kim, anda Sultân bir kerre bir vâkı‘a görüp Sultân Ahmed'i cennet bâğlarında görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 77a ·
metinde göster ·
medfûn olan şühedâları hayvânâtlar çiğnemesinler deyü sâhibü'l-hayrât Budin vez …
Bu nazargâhın cânib-i erba‘ası handakdır kim anda medfûn olan şühedâları hayvânâtlar çiğnemesinler deyü sâhibü'l-hayrât Budin vezîri Hasan Paşa hafirler kazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66a ·
metinde göster ·
olan mâl-ı firâvânın hadd [ü] hasrı yokdur. Köşe köşe la‘l [u] yâkût ve zümürrû …
Andan Lagoş kralın hazînesine girüp görse kim anda olan mâl-ı firâvânın hadd [ü] hasrı yokdur. Köşe köşe la‘l [u] yâkût ve zümürrûd ve elmâs yığın yığın ve Ungurus altunu ve guruşları aslâ ve kat‘â kîseler ile olmayup hemân zîr-i zemînlerde memlû olup âlât-ı silâhın ve cebehâne-i gûnâ-[gû]nun hisâb [u] kitâbın Cenâb-ı Bârî bilir. Süleymân Hân bu vaslalara ve bu kal‘a-i Kızılelma'ya mâlik olduğundan hazz edüp buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74b ·
metinde göster ·
… -i Or: Bu Or kal‘asının iç yüzünde bir sahrâ-yı yâbisde bir buhayre-i berrâkdır
kim anda
Kefe tuz dedikleri tuz bu Or'da hâsıl olup Kefe'ye ve vilâyet-i Kırım'a ve İslâ …
Der-feth-i buhayre-i kal‘a-i Or: Bu Or kal‘asının iç yüzünde bir sahrâ-yı yâbisde bir buhayre-i berrâkdır kim anda Kefe tuz dedikleri tuz bu Or'da hâsıl olup Kefe'ye ve vilâyet-i Kırım'a ve İslâmbol'a ve cemî‘i vilâyetlere gider. Kerpiç gibi kesile kesile hâs ve beyâz ve lezîz tuzdur. Kırk yedi yük akçe iltizâmlı emânetdir. Or halkının cümlesi bu Or tuzun çıkarmalarıyçün mu‘âf u müsellemlerdir. Ve mücrim ve vâcibü'l-katlleri bu tuz buhayresine korlar. Mâh-ı Temmûz'da bu buhayrenin yüzü buz gibi tuz donup bir karış kalınlıkda oldukda kilim kadar pâre pâre kırup dağlar gibi yığup bâzergânlara emîn-i memleha fürûht edüp kal‘a-i Or neferâtlarına ve ulemâ ve meşâyihlerine ve Or beğine ve Or müftîsi ve nakîbi ve kadısına cümle ulûfe verüp mâbâkîsin hazîne edüp hâna gönderir. Dâ’iren-mâdâr beş mîl ihâta eder zehr-i mâr bir küçük buhayredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b ·
metinde göster ·
… ya taş nerdübân ile enilir yoldur. Ve bu yolun iki cânibleri kesme mağâralardır
kim anda
fakîrü'l-hâl Yahûdîler sâkin olurlar.
Ve kıbleye yakın ferkadân yıldızı tarafına bir küçük demir kapusu dahi var. Ana kal‘a evlerinden yüz ayak kesme kaya taş nerdübân ile enilir yoldur. Ve bu yolun iki cânibleri kesme mağâralardır kim anda fakîrü'l-hâl Yahûdîler sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… müntehâlar diküp hâlâ bir ok menzili yer bir hıyâbân gül-i gülistân ve koyahdır
kim anda
bir sâ‘at âsâyiş eden âdem tâze cân bulur. Hakkâ ki hakîr bu cây-ı ma‘bedhânede …
Ammâ bu Bahr-i Harez'de mezkûr Kanlı Söyünç nehr[i] kenârında iki gün istirâhat etdik. Bu nehr-i azîm Dağıstân kûhlarından ve Açıkbaş dağlarından gelüp Demirkapu'dan üç menzil ba‘îd Bahr-i Harez'e mahlût olur. Bir fırkası nehr-i Terek'e mahlût olur âb-ı hayâtdan nişân verir bir berrâk nehirdir. Hattâ Özdemiroğlu Osmân Paşa bu nehir deryâya mahlût olduğu yerde Tatar askerinin Kırım'dan gelmesine muntazır olup kırk gün nehr-i Söyünç kenârında meks edüp bir ma‘bedgâh-ı musallâ inşâ edüp gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar diküp hâlâ bir ok menzili yer bir hıyâbân gül-i gülistân ve koyahdır kim anda bir sâ‘at âsâyiş eden âdem tâze cân bulur. Hakkâ ki hakîr bu cây-ı ma‘bedhânede ibâdet edüp secde-i şükr edince musîbet-i Bahr-i Harez'i ferâmûş edüp tâze cân buldum. Bu nehirden cümle keştîbânlar ve ehl-i sefer tüccârânlar sulanup yine fî-emânillâh deyüp tehlike gemisine süvâr olup rîh-ı tayyibe ile yedinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 166b ·
metinde göster ·
… evvelde hissesi Mısır cezîresinde vilâyet-i Donkala'dan içeri hatt-ı istivâdır
kim anda
Mısır'ın hükmü vardır.
Anıniçün Âl-i Osmân'ın yedi iklîmde hissesi vardır. İklîm-i evvelde hissesi Mısır cezîresinde vilâyet-i Donkala'dan içeri hatt-ı istivâdır kim anda Mısır'ın hükmü vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
… bir nâ-tamâm mîr u imâd kıt‘ası gibi bir ibret-nümâ-yı musanna‘ câmi‘-i zîbâdır
kim anda
olan letâfet ve zarâfet bir câmi‘de yokdur kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle …
Ve dahi bu şehr-i Karasu Yenicesi cümle (---) aded mihrâbdır, ammâ cümleden çârsû içre Sultân Ahmed Hân vüzerâlarından Ekmekçizâde Ahmed Paşa câmi‘i bir nâ-tamâm mîr u imâd kıt‘ası gibi bir ibret-nümâ-yı musanna‘ câmi‘-i zîbâdır kim anda olan letâfet ve zarâfet bir câmi‘de yokdur kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Misli meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî kurbunda Zâl Paşa câmi‘i ola. Cümle kubâbları kurşum örtülü ve haremi etrâfı mermer sütûnlar ile mebnî bir câmi‘-i dilküşâdır. Lâkin niçe yerleri eczâhân ve e’imme ve hutebâsı ve hüddâmlarının vazîfeleri nâ-tamâmdır. Hudâ tamâmın müyesser ede, ammâ imâm-ı hasbîsi ve cemâ‘at-i kesîresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215a ·
metinde göster ·
Fâtıma Hâtûn korusu: Bir hıyâbân-ı Acem-misâl koyah-ı çâr-bâğ-ı İremdir
kim anda
olan hudâyî dıraht-ı azîmler meğer Zirinoğlu Hırvadistân'ında ve Lipova kal‘ası …
Fâtıma Hâtûn korusu: Bir hıyâbân-ı Acem-misâl koyah-ı çâr-bâğ-ı İremdir kim anda olan hudâyî dıraht-ı azîmler meğer Zirinoğlu Hırvadistân'ında ve Lipova kal‘ası dağlarında olan aslâ zemîne güneş düşmez bir hıyâbân-ı Merâm'dır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·
… ığından anı bulup yeyemezler. Hattâ denizde yüzer gezer deniz amını dahi yerler
kim anda
aslâ kandan bir katre eser yokdur, anı dahi yerler. Ve cümle koyun ve keçi ve n …
Ta‘âmları cümle dünyâda her ne kadar gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen ne kadar mahlûk-ı Hudâ var ise kanı olup cânı çıkan ve çıkmayan zî-rûh kısmından her ne bulurlarsa elbette anı yerler. Ancak dağlarında yılan ve çıyan ve akreb olmadığından anı bulup yeyemezler. Hattâ denizde yüzer gezer deniz amını dahi yerler kim anda aslâ kandan bir katre eser yokdur, anı dahi yerler. Ve cümle koyun ve keçi ve ne gûne hayvânâtları kanların âb-ı hayât gibi ıssı ıssı içerler. Ve Taşra Manyalı kâfirlerinin dahi bulsalar kanların içerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·
… ândır. Ve çâr mahâfilinde hânende ve sâzendegân ve mutrıbân ve kıssahânları var
kim anda
bir kerre varup rakkâs ve tabiyân destinden bir kahve nûş eden hayât-ı câvidân …
Ve cümle yüz beş kahvehâne vardır. Ammâ cümleden Rûm ve Arab u Acem seyyâhânı lisânında memdûh-ı âlem Arslan Deven Deve Dede kahvesi iki bin âdem alur bir mecma‘ü'l-irfân ve mesken-i dervîşân-ı zarîfândır. Ve çâr mahâfilinde hânende ve sâzendegân ve mutrıbân ve kıssahânları var kim anda bir kerre varup rakkâs ve tabiyân destinden bir kahve nûş eden hayât-ı câvidân bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y173a ·
metinde göster ·
iki rek‘at tâ‘at eden elbette mahrûm kalmamışdır. Azîm ziyâretgâh ve ibâdetgâh- …
Hakîkatü'l-hâl bir mehâbet ve rûhâniyyet var kim anda iki rek‘at tâ‘at eden elbette mahrûm kalmamışdır. Azîm ziyâretgâh ve ibâdetgâh-ı kadîmdir. Câmi‘-i Ömer derler ve Ulu câmi‘ derler hayli büyük câmi‘dir. Ve hareminde nahl-i hurmâlar vardır. Ve tarz-ı kadîmdir, eyle müzeyyen değildir. Ve bir minâresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y178a ·
metinde göster ·
… e 84 târîhinde Velîd ibn Abdülmelik tevsî‘ ü ta‘mîr edüp ol kadar müzeyyen etdi
kim anda
bir vakit ibâdet eden du‘â edüp, Y 241b
Müverrihîn kavilleri üzre ibtidâ bânîsi Tûfân-ı Nûh'dan sonra Sâm bin Nûh binâsıdır. Niçe bin mülûkün kabza-i tasarruflarına girüp ibâdethâneden gayri bir şey olmamışdır. Ammâ sene 84 târîhinde Velîd ibn Abdülmelik tevsî‘ ü ta‘mîr edüp ol kadar müzeyyen etdi kim anda bir vakit ibâdet eden du‘â edüp, Y 241b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241a–Y241b ·
metinde göster ·
… k taş nerdübân ile urûc olunur. Bu mahal cebel-i Arafât'ın tâ zirve-i a‘lâsıdır
kim anda
makâm-ı kubbe-i Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havvâ ya‘nî kubbe-i Arefe Âdem [ü] Ha …
Ve bu hatîb soffasından yokuş yukaru tâ cebel-i Arafât'ın nihâyetine varınca yüz yetmiş ayak taş nerdübân ile urûc olunur. Bu mahal cebel-i Arafât'ın tâ zirve-i a‘lâsıdır kim anda makâm-ı kubbe-i Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havvâ ya‘nî kubbe-i Arefe Âdem [ü] Havvâ bu kubbede mülâkat olmuşlardır. Çâr amelî pâyeler üzre bir kubbe-i münevver-i âlîdir ve çâr kemer üzre mebnîdir. Ve cânib-i erba‘ası kırmızı Horasânî kireç ile sıvalıdır. Kapusu ve minâresi yokdur. Cânib-i erba‘asından girilir bir kubbe-i nûr-ı mübîndir. Ve mağrib cânibine müteveccih kıblesi vardır, zîrâ cebel-i Arafât Ka‘be'nin cânib-i şarkîsindedir. Y 318b Anıniçün bu Arafât'ın kıblesi garba vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y318a–Y318b ·
metinde göster ·
bir kenz olmaya. Defîneden bulunan Zikr olunan Ol bulunan altunlar eyle zer-i h …
İmdi hakîkat Mısır'ın bir yeri yokdur kim anda bir kenz olmaya. Defîneden bulunan Zikr olunan Ol bulunan altunlar eyle zer-i hâlis idi kim âdem elinde şem‘-i asel gibi yuvalmak Y 77a mümkin idi. Cümle üçer miskâl idi. Bir tarafında salavât-ı şerîf ile kûfî hat ile kûfî ceng ile kelime-i şehâdet tahrîr olunmuşdu. Bir yanında selâtîn-i zamân Me’mûn Halîfe azze nasruhu duribe Mısır terkîm olunmuşdu. P 186a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y76b–Y77a ·
metinde göster ·
… -kıyâs gûnâ-gûn âlât [u] mühimmât-ı ibret-nümûn ile memlûdur. Ve mahâzinler var
kim anda
münderic niçe Mısır hazînesi mâl-ı hazâyin değer bakır ve kurşum ve kalay ve de …
Tershâne-i Sultânî andadır. Cânib-i erba‘ası kal‘a dîvârı gibi bedensiz bir dîvârlardır. Dâyiren-mâdâr iki bin adımdır. İçi niçe kerre yüz bin Q 208b kereste ile mâl-â-mâldir. Zîrâ Yemen mühimmâtı içün Rûm'dan gelmiş mâl-ı pâdişâhîdir. Süveys kapudanı hükmünde emîni ve kırk nefer küttâbları ve nâzırı ve havâleler ve anbârcısı ve dîdebânları ve bevvâbları vardır. Tûlânî vâki‘ olmuş üstü mekşûf bir binâ-yı azîmdir. Derûnu bî-had ü bî-kıyâs gûnâ-gûn âlât [u] mühimmât-ı ibret-nümûn ile memlûdur. Ve mahâzinler var kim anda münderic niçe Mısır hazînesi mâl-ı hazâyin değer bakır ve kurşum ve kalay ve demir ve mismâr ve top ve gülle ve gayrı âlât-ı keştîler ile leb-ber-lebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135a ·
metinde göster ·
… yh Makrîsî buyururlar kim Mısır zemîninde bir zirâ‘-ı Mekkî arz-ı hâliye yokdur
kim anda
bir gencîne-i kehene olmaya, derler. Hâlâ yine her sene bir iki üç defîne bulun …
Ve bu arâzî-i Mısır'da künûz-ı azîme ve defâyin-i cesîme ve habâyâ-yı kesîre ve metâlib-i azîze vardır. Bi-kavli müverrih-i âlem Şeyh Makrîsî buyururlar kim Mısır zemîninde bir zirâ‘-ı Mekkî arz-ı hâliye yokdur kim anda bir gencîne-i kehene olmaya, derler. Hâlâ yine her sene bir iki üç defîne bulunmadadır. Tâ bu mertebe Nîl kenârları ma‘mûr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227b/mük ·
metinde göster ·
… te‘âlâ yerden hâsıl olur. Hattâ yeri yığın yığın eder, sayyâdlar andan bilürler
kim Y 230b anda
fâre vardır, kazup sıçanı çıkarup tenâvül ederler.
Mısır arzında hâsıl olur bir nev‘a sıçandır, ana fâre'l-gayb derler, bir mudhik-hey’et mahlûkdur. Kaçan Nîl-i mübârek taşduğı mahal cemî‘i arâzî-i Mısır'ı gark eder. Ol zamân yeri kalmayup taşra çıkarlar. Ol mahalde cümle sıbyân u nisvân sahrâlara çıkup su gark eden kenârlarda mezkûr sıçanları sayd edüp tobra tobra doldurup hânelerinde boğazlayup yerler. Ve çilden fürûht ederler. Gâyet semîndir ve kuyruğu kısa ve burnu uzun ve üst dudağı tavşan gibi yarıkdır. Eşkâlde bir boz sıçandır. Herbiri yüzer dirhem gelir ve birer batman gelir mahlûkdur. Bunlar bi-emrillâhi te‘âlâ yerden hâsıl olur. Hattâ yeri yığın yığın eder, sayyâdlar andan bilürler kim Y 230b anda fâre vardır, kazup sıçanı çıkarup tenâvül ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y230a–Y230b ·
metinde göster ·
… ildir. Ve ol dem bu cem‘iyyet-i kübrâda bir rûhâniyyet ve bir esrâr şevk vardır
kim anda
olan âşıkân mâsivâdan geçüp sermest olur. Ve her ne kadar taş yürekli münkirîn …
Ba‘dehu cümle fukarâ tâ sabâha dek ihyâ edüp niçe yüz hâfız-ı Kur’ân hatm-i şerîfler edüp kûşe kûşe derûn-ı dilden tevhîd-i sultânîler olur kim Hudâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır, ol tevhîd-i Rabbânî bir tarîka mahsûs değildir. Ve ol dem bu cem‘iyyet-i kübrâda bir rûhâniyyet ve bir esrâr şevk vardır kim anda olan âşıkân mâsivâdan geçüp sermest olur. Ve her ne kadar taş yürekli münkirîn var ise ol tevhîd-i zikrullâhı cân kulağiyle istimâ‘ edüp tâ’ib ü tâhir olup mebhût vâlih [ü] hayrân olur. Zîrâ bu Burhânî tarîkı ehl-i tevhîd tarîkı mâbeyninde âteş-pâre tevhîdleri olur, meşhûr-ı âfâkdır. Bunların tevhîdine bir tarîk fukarâsı tahammül edemez, meğer Kâdirî ve Mutâvı‘î tarîkı fukarâları tahammül edeler. Eyle tevhîd-i Bârî olup ol gece leyletü'l-isrâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y304a ·
metinde göster ·
… ûmdur, eğer tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Eyle bir mezâristân-ı münevverdir
kim anda
âsûde olanlar, mısrâ‘:
mısra‘ı mazmûnu üzre bu şehir halkı âhir-i kâr mekânımız olsa gerekdir, deyü borca harca girüp mevtâlarının sandûkalarını beyâz kirec ile inşâ edüp hece taşı üzre târîhler tahrîr edüp niçe yüz bin şecerler diküp amâr etmişlerdir. Ve niçe fukarâlar bu garâfede yatup hayvânât girmesin deyü muhâfaza eder. Tarîk-ı âm üzre olmağile niçe yüz sebîlleri vardır. Binden mütecâviz beyâz nûr-misâl kubbelerinde niçe bin Sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâm âsûdedirler. Ehl-i beledin şehâdeti(ni) ile hîn-i muhâsarada şehîd olmuş yedi yüz Ashâb-ı güzîn medfûndur derler. Hakkâ ki cümlesinin kabr-i şerîfleri ma‘lûmdur, eğer tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Eyle bir mezâristân-ı münevverdir kim anda âsûde olanlar, mısrâ‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369a ·
metinde göster ·
… ve gömlek ve kettân bezi iplik ve ibrîşim, bu zikr olunan eşyâlardan götürürler
kim anda
tahrîr olunan eşyâların herbiri iksîr-i a‘zam-misâl tûtiyâ-yı kâmyâbdır.
Ve Habeş paşası bu Dumbiye sultânına elçi gönderdikde incü ve yemenî ve akîk taşlar ve ok yay ve kılıc ve harbe ve tüfeng ve kurşum ve bârût ve neft ü katrân ve yağlı çıra ağacı ve servi ağacı ve servi kozalağı ve fındık ve fısdık ve Rûm cevizi ve bakır sahan ve tancere âletleri ve boğası ve don ve gömlek ve kettân bezi iplik ve ibrîşim, bu zikr olunan eşyâlardan götürürler kim anda tahrîr olunan eşyâların herbiri iksîr-i a‘zam-misâl tûtiyâ-yı kâmyâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439a ·
metinde göster ·
… Bu Kulzüm-i Yemen kenârında gül gülistân nahlistân murgzâr çemenzâr yerler var
kim anda
olan hoş-âvâz nağmesâz murgânın savt-ı hazînleri rûha gıdâ câna safâ verüp bu s …
Ve bu sahrâ-yı cânfezânın tâ ortasında bu kadar mahlûk içün Hallâk-ı âlem bir buhayre halk etmiş. Bu Kulzüm-i Yemen kenârında gül gülistân nahlistân murgzâr çemenzâr yerler var kim anda olan hoş-âvâz nağmesâz murgânın savt-ı hazînleri rûha gıdâ câna safâ verüp bu sahrâ içre kâmil beş gün kona göçe yiyüp içe altıncı günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·