… âfir gemisine râst gelüp üç gün cengden sonra Kalavra kıyılarında feth etmişdir
kim devlet-i
Âl-i Osmân'da görülmek değil belki eyle bir gemi binâ olunmamışdır. İçinde deği …
Andan {Kapudan Halîl Paşa: (---) el-asl idi. Akdeniz'de Kara Cehennem nâm bir kâfir gemisine râst gelüp üç gün cengden sonra Kalavra kıyılarında feth etmişdir kim devlet-i Âl-i Osmân'da görülmek değil belki eyle bir gemi binâ olunmamışdır. İçinde değirmeni ve hammâmı ve kıçında bâğçesi var idi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… lar bezzâsten etrâfında sâhib-i dükkânlardır kim başka cevâhircibaşıları vardır
kim devlet
tarafına bir cevâhir lâzım olsa bunlar bulup kâr ederler. Bunlar dahi dükkânlar …
Esnâf-ı cevher-fürûşân: Dükkân 70, neferât 102, bâlâdâ tahrîr olunan bâzergân-ı cevâhirândır. Anların dükkânları yokdur ammâ bunlar bezzâsten etrâfında sâhib-i dükkânlardır kim başka cevâhircibaşıları vardır kim devlet tarafına bir cevâhir lâzım olsa bunlar bulup kâr ederler. Bunlar dahi dükkânlarında cevâhirleri elvân kâğızlar üzre koyup pür-silâh olup cavk cavk ubûr ederler. Pîrleri (---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187b ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân'da ve gayrı divelde bu şarâbhâneler mukarrerdir, lâkin bu meyhâneciy …
Âhir-i kelâm oldur kim Devlet-i Âl-i Osmân'da ve gayrı divelde bu şarâbhâneler mukarrerdir, lâkin bu meyhâneciyân şarâb, nukl, meze, kebâblarından ve dükkân-ı dûzahkârlarından bir şey etmeyüp cümle altı bin meyhâneciyân mahbûb muğ-pîçeleriyle cümle tebdîl-i câme ile pür-silâh olup saf saf, gûnâ-gûn şakalarla rehâvî ve nikrîz 215a makâmlarıyla savt-ı hazîn musanna‘ Urum türkîleri ve dankiyo ve tulum sâzları ve misire düdükleri ve lortani ve erganûn ve luturyanî ve İngilis boruları çalarak bozahânecilerin alayından sonra ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 214b–215a ·
metinde göster ·
"Sübhânallah, bu günde ne acâ’ib sırr-ı İlâhîler müşâhede olundu
kim Devlet-i
Âl-i Osmân'da ne olacağına bu şehzâdelerin bu gûne mu‘âmelesinden esrâr-ı hafîl …
"Sübhânallah, bu günde ne acâ’ib sırr-ı İlâhîler müşâhede olundu kim Devlet-i Âl-i Osmân'da ne olacağına bu şehzâdelerin bu gûne mu‘âmelesinden esrâr-ı hafîler âşikâre oldu, ammâ birimizin rûhu haberi olmadı. Bir aceb rumûz [u] künûz kuş dili tekellüm olundu" deyüp âlem-i hayretde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 275a ·
metinde göster ·
… vmi değil belî zemîn [ü] âsumân dir dir berg-i hazân gibi ditrerdi. Hayfâ dirîğ
kim devlet-i
Âl-i Osmân'da nâhak yere kan dökerler. Ne Perverdigâr'dan havf ederler ve ne Pe …
Hân eydür: "Ey cânım Evliyâ akay, lutf eyle, menimle yahşı danışık eyle. Her bâr bu kayser-zemîn şâhları hânların hemîşe kırup köklerin cûyiserlerdir. Pes niçün Vezir Kara Mustafâ Paşa'yı ve Hezârpâre Ahmed Paşa'yı ve fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa'yı ve Sâlih Paşa'yı ve Koca vezîr'i ve niçe vezîrlerin katl eder. Husûsan şimdi İpşir-i beşîr vezîr-i bî-nazîri ve ol mankâle sâhib-serîri niçün katl edüp kellesin galtân ederdi ki eyle bir nâmdâr kahramân-ı zamân u sâhibkırân-ı bî-amân, yahşiye yahşı yamana yaman bir vezîr-i Âl-i Osmân'a kıydı. Anın savlet ü salâbeti havfından İrân-zemîn kavmi değil belî zemîn [ü] âsumân dir dir berg-i hazân gibi ditrerdi. Hayfâ dirîğ kim devlet-i Âl-i Osmân'da nâhak yere kan dökerler. Ne Perverdigâr'dan havf ederler ve ne Peygamber'den hicâb ederler. İpşir Âsaf'a olan zulüm Âsaf-ı Berhıyâ'ya ve şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ'ya olmamışdır. Muhibb-i fukarâ ve ebü'l-yetâmîn ve zu‘afâ bir mer[d]-i Hudâ vezîr-i dilârâ imiş. Gaddâr Osmânlı niçün bî-günâh eyle vezîri niçün katl etdi. Munı mena bir hoşça bildiresen." dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293a ·
metinde göster ·
… de ısyân ederler. Hulâsa-i kelâm bu sahrâ-yı Serâv'da bir gûne inhizâm olmuşdur
kim Devlet-i
Âl-i Osmân olalı bir serdâda olmamışdır. Hâlâ Serâv sahrâsında üstühân-ı Sünniy …
Andan sonra Cânpoladzâdeler Haleb'de ısyân ederler. Hulâsa-i kelâm bu sahrâ-yı Serâv'da bir gûne inhizâm olmuşdur kim Devlet-i Âl-i Osmân olalı bir serdâda olmamışdır. Hâlâ Serâv sahrâsında üstühân-ı Sünniyân püşte püşte râygândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305b ·
metinde göster ·
… râ zikri sebkat eden kal‘a-i Serâv altında Cığalazâde bir gûne münhezim olmuşdu
kim devlet-i
Âl-i Osmân'da eyle bir serdâr münhezim olmayup bed-nâmlık olduğu intikâmın Acem …
Mukaddemâ zemîninde hulefâ-yı Benî Abbâsiyân'dan bir kal‘a inşâ etmişler ammâ mürûr-ı eyyâm ile bu kal‘a kerpiç binâ ile inşâ olunduğundan berbâd olur. Ammâ sene 995 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzamlık ile diyâr-ı Bağdâd'a gelüp andan deryâ-misâl asker ile Cem-cemâl yoluyla vilâyet-i Âzerbaycân'da şehr-i Tebrîz-i dilâvîze atf-ı inân etdikde şehr-i Rey ve şehr-i Kum ve şehr-i Kâşân ve şehr-i Dergezîn ve şehr-i Hemedân ve şehr-i Mihribân ve şehr-i Bâğ-ı cinân ve şehrü'l-Lusûs ve şehr-i Gazvîn ve şehr-i Cem-cenâb ve kal‘a-i Şehribân ve kal‘a-i Kinkur ve kal‘a-i Nihâvend ve kal‘a-i Sehend ve kal‘a-i Erdebil ve kal‘a-i Serâh ve kal‘a-i Kehrevân ve kal‘a-i Merâğa ve kal‘a-i Karakan ve kal‘a-i Sultâniyye ve şehr-i Tebrîz'e varınca mezkûr kılâ‘ları ve şehr-i azîmeleri nehb ü gâret etmeğe ahd-i amân etmişdi. Zîrâ zikri sebkat eden kal‘a-i Serâv altında Cığalazâde bir gûne münhezim olmuşdu kim devlet-i Âl-i Osmân'da eyle bir serdâr münhezim olmayup bed-nâmlık olduğu intikâmın Acem'den almak içün {Cığalzâde Sinân Paşa} dârü'l-hilâfe olan Bağdâd-i bî-dâddan leşker-keş olup niyyetü'l-gazâ diyerek ibtidâ kal‘a-i Cem-cemâl'den niçe gün kat‘-ı menâzil ederek kal‘a-i Pilever'e andan kal‘a-i Denâver'e andan kal‘a-i Despol'a andan kal‘a-i Sorhbîd-i Rûsipîd'e andan ibret-nümâ olan kûh-ı Bî-sütûn'a bir kal‘a-i müfîd binâ edüp andan kat‘-ı menâzil ederek kûh-ı Demâvend'e geldikde gördü kim Bağdâd ile Hemedân ve Tebrîz yolları üzre bir cây-ı menâs olacak kal‘a yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327a ·
metinde göster ·
Hemân Paşa, "Hayr ola Sultânım, bunun ta‘bîri oldur kim, ekseriyyâ Girid fethiyçün her câmi‘de du‘â olur. Bu Ebâ Eyyûb-ı Ensârî câmi‘ine cümle sıgâr u kibâr ve vüzerâ ve vükelâlar gelüp du‘âları hayyız-ı kabûlde vâki‘ olur ve ol imâm avratı kim devlet-i dünyâ ümîdi du‘âsıdır, kabûl olup dünyâ avratın alup beyâz harara kodukları inşâ’allâh an-karîb Kandiye feth olup beyâz sarıklı ümmet-i Muhammed destine girmesi alâmetidir" deyü Paşa bî-tâb u bî-mecâl bu gûne cevâb-ı muhâl verüp müfîd ü muhtasar ta‘bîr eder şekilli sözler söyleyüp yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
… lık zî-kıymet silâh-ı gûnâ-gûnlar ile bu kapular mâbeyni eyle müzeyyen olmuşdur
kim Devlet-i
Âl-i Osmân'da misli meğer Bağdâd-ı bî-dâdda ola.
Sitâyiş-i hisâr-ı Nârin kal‘a: Bu kal‘a Yukarukal‘anın cânib-i garbı köşesinde vâki‘ olmuş gâyetü'l-gâye metânet üzre mebnî şekl-i murabba‘ seng-i tırâş ile inşâ olunmuş başka iki kat bölme hisâr-ı üstüvârdır kim içinde dizdâr ve kal‘a imâmı ve mü'ezzininden gayrı bir ferd-i âfrîde sâkin değildir. Ancak bir zâviye ve gılâl anbârları ve su sarnıçları vardır. Ve cânib-i şarka nâzır iki kat metîn demir kapuları mâbeyninde dizdâr ağa dîvânhânesi etrâfında olan rûy-ı dîvârda maslûb cebe ve cevşen ve katlavî ve tuğulka ve ser-penâh ve zırh [u] zereh-külâh ve balta ve nacaklar ve şiş ve harbe ve mızrak ve tüfeng ve tîr-i kemân ve kılıç ve gaddâre ve zemberek ve gürz ve salık ve nobbut ve sopa ve salma ve gürz ve siper-i zerîn ve niçe bin bunun emsâli âlet-i silâha müte‘allık zî-kıymet silâh-ı gûnâ-gûnlar ile bu kapular mâbeyni eyle müzeyyen olmuşdur kim Devlet-i Âl-i Osmân'da misli meğer Bağdâd-ı bî-dâdda ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112b ·
metinde göster ·
… n bu Dobra-Venedik kâfiridir. Ve cümle kâfir krallarından ankâ ve zengin baydır
kim devletin
korutmak içün cemî‘i krallara tevâzu‘ ve meskenet gösterüp cemî‘i krallar ile s …
Bâ-husûs hâlâ hasmımız olan büyük Bundukanî Venedik'ini ıdlâl edüp pes ü perdeden zahîre veren bu Dobra-Venedik kâfiridir. Ve cümle kâfir krallarından ankâ ve zengin baydır kim devletin korutmak içün cemî‘i krallara tevâzu‘ ve meskenet gösterüp cemî‘i krallar ile sulh [u] salâh etmiş bir müdebbir keferedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151a ·
metinde göster ·
Bu dahi Gâzî Süleymân Hân'ın imâretidir. Evc-i âsımâna ser çekmiş sekiz kat kal‘a-i metîndir kim derûnunda cümle kırk aded hâneleri ve üç aded su sarnıçları ve bir zâviyesi var bir serâmed kal‘a-i bâlâdır kim misli meğer Kesendire veyâhûd Moton ve Koron kal‘aları ola. Leb-i deryâya berâber bir demir kapulu mazgal deliklerinde cümle yigirmi aded kırkar karış ve kırkar vukıyye demir gülle atar cihân-ârâ topları var kim devlet-i Âl-i Osmân kılâ‘larında bu toplara mânend toplar meğer kal‘a-i Rodos'da yâ Akdeniz boğaz hisârlarında ola, ammâ bu Kelemerye kal‘asının cümle topları deryâya nâzır olup limanı korudur. Kaçan kim rûz-ı ıydeynlerde bu topları atdıkda tâ körfezin karşu taraflarındaki sekiz mîl mesâfe-i ba‘îde olan kıyıları döğer tavîl toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224b ·
metinde göster ·
‘Devlet-i dünyâ böyle çirkefdir. Rızâullâh bunun üstünedir
kim devlet
Çerâkesden yüz döndürüp âl-i Osmân'a yüz göstere. Elbette Selîm benim himâyemde …
‘Devlet-i dünyâ böyle çirkefdir. Rızâullâh bunun üstünedir kim devlet Çerâkesden yüz döndürüp âl-i Osmân'a yüz göstere. Elbette Selîm benim himâyemdedir. İncitme’ derdi. Âhir ol gece,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y55a ·
metinde göster ·