… apusu var. Biri kıble cânibine nâzır varoşa açılır büyük ve metîn demir kapudur
kim handak
üzre asma cisri dollâb ve zincirler ile her gece kalkup cisri kal‘a kapusuna si …
Kal‘ası nehr-i Turla kenârında bir yanı alçak, cenûbu ve kıblesi yüksek küfeke kayalar üzre şekl-i murabba‘ bir şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâ u metîndir, Ve her taşı fîl-i Mengerusî cesedi ve sığır ve at karnı kadar seng-i hârâ taşlardır kim Süleymân Hân'ın Mi‘mârbaşısı Sinân ibn Abdülmennân Ağa bu kal‘ayı inşâ ederken var makdûrun sarf edüp gûnâ-gûn ilm-i hendese üzre ihtirâ‘âtlı kulleler ve musanna‘ ve metîn burc [u] bârûlar etmiş kim vasfında lisân kasırdır ve cümle der [ü] dîvârı yigirmişer ayak enli ve kalın horasanî ve rıhtım dîvâr-ı hemvârdır. Ve dahi dâ’iren-mâdâr cirmi bedenler üzre kâmil iki bin beş yüz germe adımdır ve kara cânibinde handakı gâyet derindir, ammâ nehr-i Turla kenârında handakı yokdur, lâkin ol tarafı dahi iki kat bölme metîn hisâr-ı üstüvârdır. Ve cümle iki kapusu var. Biri kıble cânibine nâzır varoşa açılır büyük ve metîn demir kapudur kim handak üzre asma cisri dollâb ve zincirler ile her gece kalkup cisri kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu kal‘a cümle iki kat dîvâr olmak ile bu büyük kapudan içeri bir kat demir kapu dahi vardır. Kıbleye mekşûfdur kim bu kapu üzre çâr-kûşe beyâz mermerde târîhi var, ammâ gâyet bâlâda olup ve izdihâm yer olmak ile kırâ’at olunmayup tahrîr olunmadı, ammâ bu târîhin sağ tarafında bir beyâz mermer üzre hüsn-i hat ile tahrîr olunmuş:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ üç gün üç gecede küffâr tabur içre farzen eyle oldular
kim handak
içinden bir kâfir kara başın kaldırup kara şapkasın göstermeğe kâdir değiller i …
Hikmet-i Hudâ üç gün üç gecede küffâr tabur içre farzen eyle oldular kim handak içinden bir kâfir kara başın kaldırup kara şapkasın göstermeğe kâdir değiller idi. Bu hâl ile zahîre muzâyakasından hâlleri diyergûn olup asker-i Tatar günden güne şîrînleyüp tabura zenbûr-ı asel gibi üşürlerdi, ammâ bir tarafdan tabura hücûm edemezlerdi, ammâ küffâr cânları havfına düşdüler ve girdâb-ı gamda kalup şaşdılar ve tabur içre bed râyihadan kendülere sinekler üşdüler. Ve Erdel Seykeli tarafından "İmdâd ve zahîre gele" deyü muntazır iken ol cânibin dahi her dıraht sâyesinde Tatar ile Leh ve Kazak askeri kemîngâhlarda pinhân olup imdâd ve zahîre değil bir kuş uçurmazlardı ve gelen kâfirleri giriftâr-ı bend-i hicrân edüp kaçırmazlardı, zîrâ bu kadar bin dûzd-i çâpük Tatar-ı adû-şikâr destinden küffâr rehâ bulmayup tabur içre inek etlerin ve kendü atların yemeğe başladılar. Beş günden sonra kendü lâşe-i mürde-i murdârların yemeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42b ·
metinde göster ·
… , ammâ bu gazâ-yı garrâda her bir merd-i meydân bir şîr-i Nerîmân-misâl oldular
kim handak
içinde bir cem‘iyyet-i kübrâ ile bir dahi yürüyüş edüp handak içinde kalan iki …
Bu gazâ-yı nusret-eserde olan bir gazâda olmamışdır, ammâ bu gazâ-yı garrâda her bir merd-i meydân bir şîr-i Nerîmân-misâl oldular kim handak içinde bir cem‘iyyet-i kübrâ ile bir dahi yürüyüş edüp handak içinde kalan iki yüz mikdârı şühedâlarımızı küffâr lâşesi içinden çıkarup der-kenâr etdiler, ammâ yine bunlar üzre küffârdan kurşum bârân-ı la‘net gibi yağup yine bunlardan niçesi dahi rütbe-i şehâdet câmından nûş edüp mest [ü] medhûş-cinân olup anların dahi rûh-ı pür-fütûhları evc-i Illiyyînde karâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125a ·
metinde göster ·
içre yedi sekiz pâre kayıklar top altında gezerler.
Küffâr Yassı Tabya'nın feth olunduğun ve cemî‘i Türk askeri handak kenârına geldiğin görünce derûn-ı sûrda {mahsûr} olan keferelerin cânları başlarına sıçrayup "Âyâ ne tedbîr edelim?" derken gördüler kim handak içre yedi sekiz pâre kayıklar top altında gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111a ·
metinde göster ·
… rbâb-ı zu‘amâya bin akçe yazıları başına yüzer aded çit çubukları fermân olundu
kim "Handak
içindeki balçık üzre çitler döşeyüp kal‘anın her tarafına nerdübânları koyup yü …
Ol gün tekrâr yine cemî‘i erbâb-ı tîmâra ve erbâb-ı zu‘amâya bin akçe yazıları başına yüzer aded çit çubukları fermân olundu kim "Handak içindeki balçık üzre çitler döşeyüp kal‘anın her tarafına nerdübânları koyup yürüyüş oluna" deyü çit çubukları fermân olunup niçesi hâzır imiş. Bir gece içinde handak içindeki çamurları üzre çubuk çitleri döşeyüp şâhrâh-ı azîm oldu ve handak kenârına sekiz yüz kadar nerdübânlar gelüp âmâde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117a ·
metinde göster ·
kazmak mümkin olmadığından düşman muhâsara etse taşlığından lağım kazmak dahi k …
Ve bu bölme hisârların enderûn [u] bîrûnlarında aslâ handak yokdur, zîrâ taşlık zemînlerde binâ olunmuşdur kim handak kazmak mümkin olmadığından düşman muhâsara etse taşlığından lağım kazmak dahi kâbil-i imkân değildir. Hakkâ ki sa‘b rabât-ı müzeyyen-i refî‘u'ş-şândır. Hafizahullâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224b ·
metinde göster ·
… andakları var. Yine böyle iken handakları içinde yere berâber domuz damları var
kim handak
içinden kal‘anın yanına âdem varmak muhâldir.
Ve bu Aktabya'nın kat-ender-kat kırkar arşın enli ve kırkar arşın derin handakları var. Yine böyle iken handakları içinde yere berâber domuz damları var kim handak içinden kal‘anın yanına âdem varmak muhâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312a ·
metinde göster ·