26 yėgil hem içgil yaruḳ bolsun közüŋ eger körse sen ademidin
kimerseni
ayġıl: men nezr ḳıldım taŋrıḳa tek turmaḳ kim sözlemez men bu kün hiç ademi bir …
26 yėgil hem içgil yaruḳ bolsun közüŋ eger körse sen ademidin kimerseni ayġıl: men nezr ḳıldım taŋrıḳa tek turmaḳ kim sözlemez men bu kün hiç ademi birle
kim aça bėrdi taŋrı köŋülni islamke ol nur üze iḍisindin. veyl ḳatıġ köŋüllügle …
22 ol kimerseni kim aça bėrdi taŋrı köŋülni islamke ol nur üze iḍisindin. veyl ḳatıġ köŋüllüglerke taŋrı yadındın bu ögür yolsuz[luḳ] içinde belgülüg tururlar
… gi ḳaçan ölse aydıŋız: ıḍmaz taŋrı anda kiḍin yalavaç. mundaġuḳ ḳışrur taŋrı ol
kimerseni
kim ol haddin keçti şek tutġan
34 bütünlükin keldi sizke yusuf aşnu belgülüglerdin hemişe sizler şek içinde andın kim keldürdi sizke anıŋ birle ançaḳa tegi ḳaçan ölse aydıŋız: ıḍmaz taŋrı anda kiḍin yalavaç. mundaġuḳ ḳışrur taŋrı ol kimerseni kim ol haddin keçti şek tutġan
kim büttiler kötürmeŋ ünleriŋizni yalawaç ünindin üstün ḳıġırmaŋ çaḳırmaŋ aŋa s …
2 ey ol kimerseler kim büttiler kötürmeŋ ünleriŋizni yalawaç ünindin üstün ḳıġırmaŋ çaḳırmaŋ aŋa sözledükde örleyü sözler teg bir ançaŋız bir ançaḳa kim yoḳalur işiŋizler sizler bilmes sizler
… dın eger çıḳarılsaŋız çıḳġaymiz oḳ siziŋ birle boyun sumaġay-miz siziŋ içiŋizde
kimerseke
hemişe / ulaşu eger toḳuşsaŋız yari bėrgey-miz sizke taŋrı tanuḳluḳ bėrür olar …
11 baḳmaz mu sen anlarḳa kim iki yüzlüglük ḳıldılar ayurlar ḳadaşlarıŋa anlar kim tandılar bitig boḍnındın eger çıḳarılsaŋız çıḳġaymiz oḳ siziŋ birle boyun sumaġay-miz siziŋ içiŋizde kimerseke hemişe / ulaşu eger toḳuşsaŋız yari bėrgey-miz sizke taŋrı tanuḳluḳ bėrür olar yalġançılar turur
… vasatında bakır kapaklı bir çâh-ı mâ vardır. Andan delveler ile su çeküp ba‘zı
kimesneler
nûş-ı âb edüp def‘-i atşân ederler. Andan cânib-i erba‘asının der [ü] dîvârının …
Ve câmi‘in tâ vasatında bakır kapaklı bir çâh-ı mâ vardır. Andan delveler ile su çeküp ba‘zı kimesneler nûş-ı âb edüp def‘-i atşân ederler. Andan cânib-i erba‘asının der [ü] dîvârının imâretine şürû‘ eyleyüp cümle (---)(---) bu sommâkî ve zenbûrî ve ruhâmî ve yerakânî ve beyâz mermer-i mücellâ serâmed amûdlar üzre dörd tabaka tâk-ı Havernaklar üzre bir kubbe-i ser-nigûn rusâs-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
… edüp her kim anda bir kerre bism-i İlâh dedi ise müfessirîn ü muhaddisînden ulu
kimesne
olup âhir-i kâr sarây-ı hâs olmağiçün huddâmân-ı ulemâ nân-ı hâssa koyup hâlâ b …
Sultân Bâyezîd-i Velî bir dervîş-nihâd pâdişâh-ı Ebü's-Selîm olmağile bu ma‘âdine her bâr gelüp âb [u] hevâsından hazz edüp bir kaç kerre çetr-i mülemmâ‘lar ile ol câ-yı ma‘hûda yatup bir kaç def‘a ol mahall-i latîfde Hazret-i Risâlet'i menâmında görüp Hazret-i Risâlet ta‘lîmiyle anda bir dâr-ı şifâ ve bir tahsîl-i ulûm içün bir medâris inşâ edüp her kim anda bir kerre bism-i İlâh dedi ise müfessirîn ü muhaddisînden ulu kimesne olup âhir-i kâr sarây-ı hâs olmağiçün huddâmân-ı ulemâ nân-ı hâssa koyup hâlâ bir âsitâne-i sa‘âdethâne olaldan berü ile'l-ân ma‘âdin-i Eski İslâmbol mu‘attal olmasının sebebi oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… kaydında olup helâk olanlar dahi anda medfûndur. Ammâ ba‘zı sulehâ-yı ümmetden
kimesneler
leyle-i cum‘ada pâ-bürehne olup sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ede …
Bu gûne meşhûr-ı âfâk bir hatt-ı garîbdir kim Rûm ve Arab ve Acem'den niçe bin seyyâh-ı âlem gelüp bu cebbâne-i kadîmi ziyâret edüp bu hat içün ba‘zı ârifân cifrdir derler, ba‘zılar rumûz [u] künûzdur deyü ol mahalde olan şeddâdî binâlara Ferhâdî külünkler urup defîne çıkarmak kaydında olup helâk olanlar dahi anda medfûndur. Ammâ ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler leyle-i cum‘ada pâ-bürehne olup sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ederler. Zîrâ bu mahalde Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan kimesneler medfûndur. Ve beyne'l-ulemâ efvâh-ı nâsda şâyi‘dir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
… mahalde Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan
kimesneler
medfûndur. Ve beyne'l-ulemâ efvâh-ı nâsda şâyi‘dir kim,
Bu gûne meşhûr-ı âfâk bir hatt-ı garîbdir kim Rûm ve Arab ve Acem'den niçe bin seyyâh-ı âlem gelüp bu cebbâne-i kadîmi ziyâret edüp bu hat içün ba‘zı ârifân cifrdir derler, ba‘zılar rumûz [u] künûzdur deyü ol mahalde olan şeddâdî binâlara Ferhâdî külünkler urup defîne çıkarmak kaydında olup helâk olanlar dahi anda medfûndur. Ammâ ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler leyle-i cum‘ada pâ-bürehne olup sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ederler. Zîrâ bu mahalde Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan kimesneler medfûndur. Ve beyne'l-ulemâ efvâh-ı nâsda şâyi‘dir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
… üzre niçe bin kerre leyle-i kadirlerde nûr yağduğın niçe bin sulehâ-yı ümmetden
kimesneler
müşâhede etmişlerdir kim ol mahalli ziyâret etmeden hâlî olmamak gerekdir.
"Bu İslâmbol'un şimâl cânibinde Halîc-aşırı olan mezâristânda bir deliğinden bin bir Muhammed isimli kâse-i ser çıka" deyü meşhûr-ı âfâkdır. Zîrâ bu cebbâne üzre niçe bin kerre leyle-i kadirlerde nûr yağduğın niçe bin sulehâ-yı ümmetden kimesneler müşâhede etmişlerdir kim ol mahalli ziyâret etmeden hâlî olmamak gerekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
… da Oduncuzâde demekle ma‘rûf u {müte‘ârif} mecâzibûn şekilli bir mürşid-i kâmil
kimesne
idi. İki bin fukarâsıyla Odunkapusu'ndan sarılup sebeb-i tesmiyesi oldur kim hâ …
Hatablı Sultân Aksarây'da Oduncuzâde demekle ma‘rûf u {müte‘ârif} mecâzibûn şekilli bir mürşid-i kâmil kimesne idi. İki bin fukarâsıyla Odunkapusu'ndan sarılup sebeb-i tesmiyesi oldur kim hâlâ Odunkapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… îzlerinden tekmîl-i fünûn etmiş bir zû-fünûn müfessir ü muhaddis ü müverrih bir
kimesne
idi. Hattâ Kemâl Paşa huddâmı olmaları cihetiyle Sultân Selîm-i Evvel ile Mısır …
Zîrâ bu [Su]kemerli Mustafâ Çelebi {cümlesinden müsin idi. Hattâ} Müftî's-sakaleyn Kemâl Paşazâde hazretlerinin telâmîzlerinden tekmîl-i fünûn etmiş bir zû-fünûn müfessir ü muhaddis ü müverrih bir kimesne idi. Hattâ Kemâl Paşa huddâmı olmaları cihetiyle Sultân Selîm-i Evvel ile Mısır fethinde yigirmi beş yaşına bâliğ bir fetâ yiğit idim deyü Selîm Şâh'ın Sultân Gavrî ile Mercidâbık'da olan ceng-i azîmin ve Sahrâ-yı Kâkûn'da olan neberd-i kebîrin ve ol cengde Gavrî Sultân câm-ı eceli nûş edüp lezzetinin gavrine erüp cengde Gavrî'nin gâ’ib olduğun ve Mısır'da oğlu Sultân Muhammed pâdişâh olup sabîdir deyü kul yine hal‘ edüp yerine Sultân Tûmânbay Mısır'a pâdişâh olup tâ Mısır feth olunca Sultân Tûmânbay Selîm Hân ile yigirmi üç yerde ceng edüp Mısır nice feth olduğun kaçan kim [Su]kemerli Mustafâ Çelebi hikâye etdükde hakîr âlem-i hayretde kalırdım. Gâyet mü’min ü muvahhid ü mu‘temed âdem idi. Mezkûr Fransa kıralı kızının sergüzeşt [ü] serencâmların anların nakl-i sahîhinden istimâ‘ edüp tahrîr etmişizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b ·
metinde göster ·
… edüp Sultân Bâyezîd'e gönderdiler. Cem Sa‘dîsi bir ârif nüktedân, sâhib-i iz‘ân
kimesne
idi. Beyâz tûtîyi siyâha boyayup Arapça pâdişâh sağ olsun kelimâtların ta‘lîm …
Âhir Âl-i Osmân'dan karındaşı Sultân Bâyezîd Fransa kıralına elçi gönderüp Cem Şâh'ı taleb etdüklerinde Freng-i bed-reng hîle edüp Cem Şâh'a müşâbih bir sarışın âdemi zehirli ustura ile trâş edüp vechinin reng-i rûyı müteğayyir olup ma‘nûkan herîfi katl edüp Cem Şâh Sa‘dîsi muhallefâtlarından meşhûr-ı âfâk olan câm-ı Cem kim bâdesin nûş edüp sâkî eline câmı tehî verince yine leb-ber-leb olur bir mutalsam câm idi, anı ve beyâz tûtî ve sadrancbâz maymunu ve niçe bin zî-kıymet gûnâ-gûnu ve niçe bin mücelled kütüb-i mu‘tebereleri na‘ş-ı Cem ile Sa‘dî Çelebi ve Haydar Çelebi'ye teslîm edüp Sultân Bâyezîd'e gönderdiler. Cem Sa‘dîsi bir ârif nüktedân, sâhib-i iz‘ân kimesne idi. Beyâz tûtîyi siyâha boyayup Arapça pâdişâh sağ olsun kelimâtların ta‘lîm edüp Cem [Sa‘dîsi] huzûr-ı pâdişâhîye na‘ş-ı Cem ile vardıkda cemî‘i muhallefâtların arz edüp der-hazîne etdiler. Ammâ Bâyezîd-i Velî;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·
… ve tâziyâneler vardır ammâ falaka deyenekleri yokdur. Lâkin mazannaları olduğu
kimesneleri
kayd [u] bend etmeğe ve mahkeme nâ’ibiyle ba‘zı hânedânları basmağa me’mûrlardı …
Onuncu hâkim: Subaşıdır. Gerçi bunlarda cellâdlar ve kırbac ve tâziyâneler vardır ammâ falaka deyenekleri yokdur. Lâkin mazannaları olduğu kimesneleri kayd [u] bend etmeğe ve mahkeme nâ’ibiyle ba‘zı hânedânları basmağa me’mûrlardır. Ve her katl etdüklerin izn-i şer‘ile salb [u] siyâset ederler. Mısra‘-ı münâsib:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
… etden ba‘zı âdemler Hızır ile ol mahalle buluşmuşlardır. Ve ba‘zı erbâb-ı hâcât
kimesneler
kırk gün sabâh namâzın kılup dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtı hâsıl olduğu niçe …
Ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth bu kubbe Hazret-i Risâletin ağzı yarıyla kâ’im oldu deyü tâ kubbe-i âlînin ortasına bir zencîr ile teberrüken bir altun top asmışdır kim elli kîle-i Rûmî buğday alır bir küçük top-ı müzehhebdir. Tâ câmi‘in ortasında bir âdem desti erer âlîdir. Hazret-i Hızır mezkûr topun altında ibâdet eder. Sulehâ-yı ümmetden ba‘zı âdemler Hızır ile ol mahalle buluşmuşlardır. Ve ba‘zı erbâb-ı hâcât kimesneler kırk gün sabâh namâzın kılup dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtı hâsıl olduğu niçe kerre tecrübe olunmuşdur. Ammâ mezkûr top altında kırk gün ibâdet etmeğe tâlib gâyet çok olduğundan bir ân ârâm yokdur. Ve'l-hâsıl ehl-i hâcât beyninde makâm-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… r Emîr iştibî hazretleri mesâ’il-i şer‘îyyede müşkil-küşâ âlim ü âmil ve fuzalâ
kimesne
idi. Hamd-i Hudâ bu zikr olunan meşâyihlerin şeref-i sohbetleriyle müşerref olu …
Ve fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd Hân-ı Rabi‘ çâr mermer sütûn üzre yek pâre bir mermer kürsî inşâ etmişdir kim felekde misli yokdur. Ve her gün birer vâ‘iz pend [ü] nasîhat etmeğiçün sekiz aded şeyh ta‘yîn eyledi. Biri Kadızâde hazretleri, biri Üsküdarî Mahmûd Efendi hazretleri, biri Cerrâhpaşa şeyhi İbrâhîm Efendi ve biri Sivasî {Abdülmecîd} Efendi ve biri Kudsî Efendi ve Tercümân şeyhi Ömer Efendi ve eş-şeyhü'l-kebîr Emîr iştibî hazretleri mesâ’il-i şer‘îyyede müşkil-küşâ âlim ü âmil ve fuzalâ kimesne idi. Hamd-i Hudâ bu zikr olunan meşâyihlerin şeref-i sohbetleriyle müşerref olup du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… ya'nın her muzlim künclerinde gencîne-i gınâ sâhibi sulehâ-yı ümmetden niçe yüz
kimesneler
i‘tikâf niyyetine girüp gündüz sâ’im ve gece kâ’im tâ‘ât [u] ibâdete meşgûl ehl …
Bu bir câmi‘-i azîmdir kim cemî‘i fukarâlar ka‘besidir. Ve İslâmbol içre andan büyük câmi‘-i kebîr yokdur. Ve anda olan rûhâniyyet meğer Kudüs'de Mescid-i Aksâ yâhûd Şâm-ı Şerîf'de Câmi‘-i Emeviyye veyâhûd Mısır'da Câmi‘-i Ezher ola. Ammâ bu Ayasofya'nın her muzlim künclerinde gencîne-i gınâ sâhibi sulehâ-yı ümmetden niçe yüz kimesneler i‘tikâf niyyetine girüp gündüz sâ’im ve gece kâ’im tâ‘ât [u] ibâdete meşgûl ehl-i sülûk kimesneler ile mâl-â-mâldır. Ve rûz-merre yetmiş yerde ders-i âmlar rızâen lillâh ders takrîr edüp tahsîl-i ulûm kânı bir mekândır. Ve beher yevm cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… niyyetine girüp gündüz sâ’im ve gece kâ’im tâ‘ât [u] ibâdete meşgûl ehl-i sülûk
kimesneler
ile mâl-â-mâldır. Ve rûz-merre yetmiş yerde ders-i âmlar rızâen lillâh ders tak …
Bu bir câmi‘-i azîmdir kim cemî‘i fukarâlar ka‘besidir. Ve İslâmbol içre andan büyük câmi‘-i kebîr yokdur. Ve anda olan rûhâniyyet meğer Kudüs'de Mescid-i Aksâ yâhûd Şâm-ı Şerîf'de Câmi‘-i Emeviyye veyâhûd Mısır'da Câmi‘-i Ezher ola. Ammâ bu Ayasofya'nın her muzlim künclerinde gencîne-i gınâ sâhibi sulehâ-yı ümmetden niçe yüz kimesneler i‘tikâf niyyetine girüp gündüz sâ’im ve gece kâ’im tâ‘ât [u] ibâdete meşgûl ehl-i sülûk kimesneler ile mâl-â-mâldır. Ve rûz-merre yetmiş yerde ders-i âmlar rızâen lillâh ders takrîr edüp tahsîl-i ulûm kânı bir mekândır. Ve beher yevm cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… . Hâlâ evkât-ı hamsede anda cemâ‘atden hâlî değildir. Ve sulehâ-yı ümmetden çok
kimesneler
leyle-i mübârekelerde anda i‘tikâfa girirler.
Andan makâm-ı Ebâ Eyyûb-ı Ensârî: Hicretin elli ikinci senesinde serdâr olup bâ-sulh Ayasofya içre iki rek‘at namâz kılduğı mahalle makâm-ı Eyyûb Sultân derler. Terlerdireğ'in kıblesindeki mihrâbdır. Hâlâ evkât-ı hamsede anda cemâ‘atden hâlî değildir. Ve sulehâ-yı ümmetden çok kimesneler leyle-i mübârekelerde anda i‘tikâfa girirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… dır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde ibâdetgâh-ı kadîm olan ol mahaldir. Hâlâ niçe
kimesneler
anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın anda edâ ederler.
Makâm-ı Hazret-i Süleymân: Minberin sağ tarafındaki yeşil mihrâb makâm-ı Süleymândır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde ibâdetgâh-ı kadîm olan ol mahaldir. Hâlâ niçe kimesneler anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın anda edâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… in mübârek ağzı yarıyla nizâm [u] intizâm bulmuşdur. Niçe bin e‘izze-i kirâmdan
kimesneler
Hızır ile bu makâm-ı şerîfde müşerref oldukları kerrât ile müsbet olmuşdur.
Andan makâm-ı Hazret-i Hızır: Tâ kubbenin ortasındaki altun top altında makâm-ı Hızır'dır. Zîrâ ol kubbe-i münevver Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıyla nizâm [u] intizâm bulmuşdur. Niçe bin e‘izze-i kirâmdan kimesneler Hızır ile bu makâm-ı şerîfde müşerref oldukları kerrât ile müsbet olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… ûnâ-gûn ile zemîni kırk aded müdevver taşlar ile döşenmiş bir makâmdır kim niçe
kimesneler
Kırkları anda bulmuşlardır. Hattâ
Makâm-ı Kırklar: Mü’ezzinler mahfilinin cenûbî tarafına karîb yeşim sommâkî ve yerakânî ve mermer-i gûnâ-gûn ile zemîni kırk aded müdevver taşlar ile döşenmiş bir makâmdır kim niçe kimesneler Kırkları anda bulmuşlardır. Hattâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… lli bir yaşında merhûm olmuş mü’min ü muvahhid sâhib-i sülûk bir pîr-i nâ-tüvân
kimesne
idi.
Sultân Süleymân Hân'ın rikâbdârlığı hizmetinde neşv [ü] nemâ bulmuş yüz elli bir yaşında merhûm olmuş mü’min ü muvahhid sâhib-i sülûk bir pîr-i nâ-tüvân kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… âm verüp sana dediğim köşede kırk gün çille-i merdân çeküp otur, ammâ anda olan
kimesnelerin
bir fi‘line karışmayup sümmün bükmün durup aslâ dünyâ kelâmın etme,
"Ey tâlib, gerçi âşık-ı sâdıksın ammâ dahi feleğin germ [ü] serdin çekmeyüp nâ-puhtesin, seni bir kaç kerre tecrübe içün itâb [ü] şitâb edüp kulûbuna 38a dokundum, ammâ yine benden rû-gerdân olmayup i‘tikâd-ı tâm ile eteğimden ayrılmadın. Ammâ seni bir pîre götürürüm, içeri girüp selâm verüp sana dediğim köşede kırk gün çille-i merdân çeküp otur, ammâ anda olan kimesnelerin bir fi‘line karışmayup sümmün bükmün durup aslâ dünyâ kelâmın etme,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b–38a ·
metinde göster ·
Hâssa-i Altun top: Bir kimesne nisyâna uğrayup işitdiği hâtırında kalmasa gerekdir kim tâ Ayasofya kubbesinin ortasında maslûb olan altun top altında yedi kerre sabâh namâzın kılup üç kerre: "Allâhümme yâ kâşife'l-müşkilât ve yâ âlime's-sırrı ve'l-hafiyyât" deyüp her vakitde yedişer siyâh üzüm tenâvül etse bi-emrillâh zekiyyü't-tab‘ necîb ü reşîd ola kim bir istimâ‘ etdiği elfâz derûnunda en-nakşı ke'l-hacer ola. Zîrâ bu kubbe Hazret-i Risâlet'in ağzı yarıyla ta‘mîr olunmuşdur. Altında bir kerre ibâdet edenin dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtı bi-emrillâh hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
… ddüm ve tasaddur eder, meğer vezîr-i a‘zamlıkdan ma‘zûl olmuş ola. Anın üzerine
kimesne
tasaddur etmeyüp yine meğer vezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sanc …
Evvelâ kankı sancakbeğinin hâssı ziyâde ise ol beğ mâdûnuna takaddüm ve tasaddur eder, meğer vezîr-i a‘zamlıkdan ma‘zûl olmuş ola. Anın üzerine kimesne tasaddur etmeyüp yine meğer vezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sancakbeği kânûn üzre iki yüz bin akçe ile beğ olur. Sonra gazâlarda uğur-ı hümâyûnda, hizmeti müşâhede olundukda terakkî verilür, istihkakına göre binde yüz akçe ziyâde terakkî verilür, ne kadar hizmet ederse ol kadar ziyâde terakkî ihsân olunup tâ mîrimîrân olur. Velâkin atebe-i ulyâda olan ağalar sancağa çıkdıkda ibtidâdan iki yüz, yüz bin akçe ile verilmez, ziyâde ile verilür. Her birinin kânûnları mütefâvitdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·