… kim aklım gitdi. A‘yân-ı Haleb'den bir niçe âkıl u dânâ kelâm-ı örfiyye sâhibi
kimesneler var
idi. Anlar dahi tebessüm edüp rîş-hand etdiler.
Hikâye-i Murtezâ Paşa : Molla Yahyâ'dan istimâ‘ edüp "Belî ol sene Deveboynu'nda azîm derd [u] belâlar çeküp Revân imdâdına yetişemediğimizden kızılbaş-ı evbâş-ı bed-mâ‘aş kallâş-ı rîş-tırâş Revân'ı aldı. Ammâ efendi! Yavaşça Mehemmed Ağa'nın Deveboynu'nda kar altına gömdüğü kemer ile iki bin altun niçe oldu?" deyince Yahyâ Efendi eydür: "Sultânım, Erzurûm'ın on aydan sonra karı kalmayup Yavaşça Mehemmed Ağa bir hayli hayâlli tevâbi‘leriyle iki günde Deveboynu'nda ol kış ve kıyâmetde zemîne altunu defn etdüğü yiri tecessüs ederek gökdeki buludu nişân koduğu ebr-i kebûdu görünce defn etdüğü yire varup görse on ay mukaddem duran bulut yine ber-karâr durup zemîni kazup eliyle kemeri on ay mukaddem zemîne niçe koduysa bî-küsûr altunları kemeriyle ile bulup Erzurûm'a geldi" deyü bu gûne bir yalan söyledi kim aklım gitdi. A‘yân-ı Haleb'den bir niçe âkıl u dânâ kelâm-ı örfiyye sâhibi kimesneler var idi. Anlar dahi tebessüm edüp rîş-hand etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 52a ·
metinde göster ·
… da iki gün ma‘âcin kârhânesi küşâde olup şehr-i Edirne'de ne kadar sâhib-i ilel
kimesne var
ise dâr-ı şifâya gelüp niçe bin elvân ma‘âcin-i dermân bezl olunur. Sâ’ir haşîş …
Ve haftada iki gün ma‘âcin kârhânesi küşâde olup şehr-i Edirne'de ne kadar sâhib-i ilel kimesne var ise dâr-ı şifâya gelüp niçe bin elvân ma‘âcin-i dermân bezl olunur. Sâ’ir haşîşât makûlesi hisâbdan âricdir. Ve besbâse ve kebâbe ve kakule [ve] zencebil ve emlec ve kebbât-ı mürabba‘ât perverdelerinin bezl olunduğu aslâ hisâba gelmez ammâ bâb-ı şifâhânenin atebe-i ulyâsı üzre şart-ı vâkıf eyle tahrîr etmiş kim "Tendürüst olan âdem bu mezkûr edviyelerden bir kırat şey alırsa alîl olup Fir‘avn [u] Kârûn'un la‘neti üzre ola" deyü la‘netnâme tahrîr olunmuşdur, ve's-selâm. Rahmetullahi aleyhim, temme'l-kelâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 166a ·
metinde göster ·
… ızâm ve niçe bin musannifîn u mü’ellifîn ve müfessirîn ü muhaddisînden kümmelîn
kimesneler var
kim tahrîr ü terkîm olunmak mümkin değildir. Hatta Kân-ı Sahbâ nâm bir mekân-ı …
Ve ziyâretgâh-ı Karâke-i Kübrâ: Sûr-ı Kazvîn'in müşebbek kapusu kurbünde bir mezâristândır kim seng-i mezârlarında olan târîhlerin bir âdem bir sâlde kırâ’at edemez. Bu vâdî-i hâmûşânda niçe yüz evliyâ-yı kirâm ve meşâyih-i ızâm ve niçe bin musannifîn u mü’ellifîn ve müfessirîn ü muhaddisînden kümmelîn kimesneler var kim tahrîr ü terkîm olunmak mümkin değildir. Hatta Kân-ı Sahbâ nâm bir mekân-ı cebbâne-i benâm vardır. Ol Mahall-i İcâset'de üç bin sahâbe-i güzîn medfûn olduğu muhakkakdır. Zîrâ şeb [u] rûz bu mahalde nûr berk urup rûz-ı nevrûz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316b ·
metinde göster ·
… yyü'n-ni‘am merd-i Hudâ erlerdir. Ve cümle ehl-i ırz ve ehl-i hâl sâhib-i sülûk
kimesneleri var
ve gâyet garîb-dost ehl-i zevk u ehl-i şevk yârândan sebük-rûh âdemleri var. Ha …
Ve ahâlîsi cümle Boşnakça kelimât edüp cümle serhadli esbâbı geyerler. Ve zenâneleri yassı baş olup siyâh bez ferrâce geyerler ve gâyet mü’eddebe gezer ehl-i ırz mü’minelerdir. Ve halkı cümle yârândan sofra sâhibi veliyyü'n-ni‘am merd-i Hudâ erlerdir. Ve cümle ehl-i ırz ve ehl-i hâl sâhib-i sülûk kimesneleri var ve gâyet garîb-dost ehl-i zevk u ehl-i şevk yârândan sebük-rûh âdemleri var. Hattâ Sultân Murâd Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân musâhibi olup hâlâ Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Vezîria‘zam tezkireci efendisi olan Lâğarî ve Mezâkî Efendi bu Çayniçe hâkinden olmağile anın hânesinde hakîr meks edüp bu şehir halkıyla üç gün eyle zevk u safâlar etdik kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145b ·
metinde göster ·
Ve cümle iki medrese-i âlimânı var. Ve cümle iki tekye-i dervîşânı var. Ve cümle beş aded mekteb-i sıbyânı var. Ve cümle Tuna kenârında elli kadar cebehâne dükkânı var. Ve cümle elli aded balık mahzenleri var, zîrâ cümle halkı ankâ balık bâzergânlarıdır. Ve gâyet garîb-dost muhibb-i fukarâ veliyy-i ni‘am merd-i Hudâ kimesneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·
kim kâf-ı kanâ‘atde künc-i vahdet ihtiyâr etmiş cânlar vardır.
Ve medrese-i Sarhan Beğ. Zamân-ı küfrde dahi papasân ve bıtrîkân ve ruhbânânlar içün medrese imiş. Hâlâ yine bu medresede münzevî olan talebeler mahrûm olmayup müfessir ve muhaddis ve musannif olmuşdur. Hattâ İbn Melek bunda tahsîl-i ulûm etmişdir. Ziyâretgâh-ı ünâs bir hücresi vardır. Zîrâ bu medrese bir âlî ve küşâde yerde olmağile âb [u] hevâsı letâfetinden âdem zekiyyü't-tab‘ olur. Bu medresenin zîr-i zemînlerinde dahi niçe câzibe sâhibi sâhib-i sulûk bî-ricâ-yı mülûk ârif-i billâh kimesneler var kim kâf-ı kanâ‘atde künc-i vahdet ihtiyâr etmiş cânlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y36a ·
metinde göster ·
… vardır. Ol ecilden asrımızda Kalavân bîmârhânesinde üç yüz altı bîmâr u mecnûn
kimesneler var
idi. İmâretden ta‘am çıkacak mahalde cümle on iki etibbâ telâmîzleri ile herkes …
Ammâ bu Mısır'ın âb [u] havâsı yübûset üzre olduğundan cümle halkı Y 120a sevdâyîdir. Ve mekr-i zenânı çok olmağile ekseriyyâ halkı meshûr ve memkûrdur. Hemân ol âdemi ahâlî-i mahalle paşaya arz edüp buyurdı-yı şerîf ile bîmârhâneye koyup tîmâr ederler. Buyurdı olmasa bîmârhâneye komazlar. Zîrâ rûz-merre bir guruş masrafı vardır. Ol ecilden asrımızda Kalavân bîmârhânesinde üç yüz altı bîmâr u mecnûn kimesneler var idi. İmâretden ta‘am çıkacak mahalde cümle on iki etibbâ telâmîzleri ile herkesin tabî‘atine göre ta‘âmlar ve me‘âcin edviyeler verirler. Ve hukemâların cür’et sâhibi cellâd-meşreb huddâmları var, anlar deli bürâderlerin ba‘zısına kızılcık deyeneği hoşâbı yedirirler, aklı başına gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119b–Y120a ·
metinde göster ·
Ve ba‘zı dekâkînlerde temâşâya çıkan a‘yân-ı kibârdan
kimesneler var
ise cümle meşâyih mahmel-i şerîfi ol dükkândaki azîzler önüne uğradup sehel te’ …
Ve ba‘zı dekâkînlerde temâşâya çıkan a‘yân-ı kibârdan kimesneler var ise cümle meşâyih mahmel-i şerîfi ol dükkândaki azîzler önüne uğradup sehel te’hîr edüp ol kimesnelerin muvâcehesinde ale'l-umûm cümle meşâyihân Arapça âyetin tilâvet edüp ubûr ederler ve her âyânı gördükleri dükkân önünde böyle ederler. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204a ·
metinde göster ·
Ve Mısır'da niçe bin götü başı pâ-bürehne ve ser-bürehne mecâzibûn
kimesneleri var
kim kimi akçe alır, kimi almaz ve kimi etmek alur ve kimi almaz. Ve kimi aslâ k …
Ve Mısır'da niçe bin götü başı pâ-bürehne ve ser-bürehne mecâzibûn kimesneleri var kim kimi akçe alır, kimi almaz ve kimi etmek alur ve kimi almaz. Ve kimi aslâ kelimât etmez, bî-zebân gezer, ammâ hazret Kur’ân tilâvet etse âdemin bağrın ezer. Ve ba‘zısı kisve alur. Herbiri bir gûne evzâ‘ [u] etvâr hareket üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y246b ·
metinde göster ·
Ve her leyle-i sebtde ahâlî-i Mısır'da ne kadar sulehâ-yı ümmetden
kimesneler var
ise meşâyihleri ile fırka fırka olup deff [ü] kudümlerin çalup tevhîd-i erre il …
Ve her leyle-i sebtde ahâlî-i Mısır'da ne kadar sulehâ-yı ümmetden kimesneler var ise meşâyihleri ile fırka fırka olup deff [ü] kudümlerin çalup tevhîd-i erre ile zikrullâh ederek niçe bin kanâdîller ve fânûslar ve meş‘aleler ile çerâğân edüp hûb nefesler ile kasâyid-i Tâ’iyye ve eş‘âr-ı İmâm şâfi‘î na‘tların okuyarak tâ vakt-i sabâha dek İmâm şâfi‘î'ye âdem deryâsı varup gelmededirler. Yetmiş seksen sene leyle-i sebtde İmâm şâfi‘î ziyâretin terk etmemiş müstecâbü'd-da‘ve kimesneler vardır. Kubbe-i pür-envârının içinde herkesin makâmları ma‘lûmdur, anda sâkin olup tevhîd [ü] tezkîr edüp ihyâ ederler. Ve mevlûd-ı şerîf kırâ’at ederler. Ve niçe bin a‘mâ hâfız-ı kelâm ol gece cevk cevk bir yere cem‘ olup şavk şavk altı yedi yüz belki bin hatm-i şerîf tilâvet olunmadadır. Zîrâ Mısır'da olan hâfız-ı Kur’ân bir diyârda yokdur. Her leyle-i sebtde âyîn-i kadîmleri budur, ilâ mâşâallâh dâ’imdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y264a ·
metinde göster ·
… addisînden binden mütecâviz musannifîn ü mü’ellifîn Y 446b sulehâ-yı ümmetden
kimesneler var
. Diyâr-ı Mısır'da ulemâ-yı Gamrâvî ve ulemâ-yı Farşûtî ve ulemâ-yı İsyûtî meşhû …
Ve birkaç esvâk-ı muhtasarı ve kahvehâneleri ve bozahâneleri vardır, ammâ hammâm u medreseleri yokdur. Ammâ ulemâ-yı Farşûtî gâyet çokdur. Müfessirîn ü muhaddisînden binden mütecâviz musannifîn ü mü’ellifîn Y 446b sulehâ-yı ümmetden kimesneler var. Diyâr-ı Mısır'da ulemâ-yı Gamrâvî ve ulemâ-yı Farşûtî ve ulemâ-yı İsyûtî meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y446a–Y446b ·
metinde göster ·
… vlâdlarıdır kim hîn-i fethde kalmışlardır. Ve gâyet sulehâ-yı ümmetden ulu azîz
kimesneler var
. Ve cümle ahâlîsinin reng-i rûyları esmerü'l-levn halîm ü selîm ve halûk u müte …
Ve cümle halkı fukarâ olduklarından öşr-i sultânîden gayrı tekâlîf-i örfiyyeden berîlerdir. Ve şehirleri vakfullâhdır. Ve cümle halkı Ashâb-ı güzîn ve Erbâb-ı soffa ve Muhâcirîn [ü] Ensâr evlâdlarıdır kim hîn-i fethde kalmışlardır. Ve gâyet sulehâ-yı ümmetden ulu azîz kimesneler var. Ve cümle ahâlîsinin reng-i rûyları esmerü'l-levn halîm ü selîm ve halûk u mütevâzı‘ ve ehl-i sülûk kimesnelerdir. Ve kâr [u] kisbleri cümlesinin koyunlarından hâsıl olan beyâz yünden sof ve ihrâm ve şâl destâr dokuyup kâr ederler. Hadîsde kim hadîsdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·