… r kubbe-i pür-envârın içinde defn olunup türbedârı ve eczâ-hânları cümle doksan
kimesnedir
. Beher yevm üzerinde üçer hatm-i şerîf tilâvet olunur. Sâhibü'l-hayrat Râbi‘a-i …
Evvelâ Selîm Hân-ı Evvel, Tarabefzûn'da hâkim iken vâlide-i mükerremeleri anda merhûme olup Zağanos kapusundan taşra bir kubbe-i pür-envârın içinde defn olunup türbedârı ve eczâ-hânları cümle doksan kimesnedir. Beher yevm üzerinde üçer hatm-i şerîf tilâvet olunur. Sâhibü'l-hayrat Râbi‘a-i Adeviyye-misâl bir hâtûn-ı afîfe imiş. Kubbe-i pür-envârı gâyet musanna‘dır ve sâfî rasâs-ı hâlis ile mestûr bir kubbe-i pür-nûrdur. Ve câmi‘i dahi bu türbe cenbindedir. Ve ziyâret-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254a ·
metinde göster ·
Bu nâhiyelerden senevî kadıya dörd kîse ve yedi kîse subaşıya hâsıl olur. Müftîsi ve serdârı ve kethüdâyeri ve a‘yânı vardır. A‘yândan a‘yân Varvar Alî Paşa'nın dîvân efendisi Niksârî Halîl Efendi, bir azîm sarây binâ edüp hânedân sâhibi kerîmü'ş-şân kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283a ·
metinde göster ·
… dâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşılığından hân olmuş Gürcî-peçe Aristo-fikr
kimesnedir
. İsmine Devlet Mirza Hân nâm vermişler, bir nâmdâr er idi. Bu bâğda ba‘de'z-ziy …
Ve mihmânhânemize karîb Zâl Paşa hammâmı, bu dahi vâcibü's-seyr havâsı ve binâsı hûb, dellâkleri mahbûb ve gayrı huddâmları mergûb hammâm-ı ferah-cândır. Bunun dahi cümle der-i dîvârı Kâşî, fağfûr-i Çîndir. Ve ferşi serâpâ sâfî yeşim ve yerekânî ve balgamî ve mermer-i somâkî ile döşenmiş bir hammâm-ı münevverdir kim cemî‘î camları billûr ve necef ve morandır. Ve kubbe-i âlîsinin ortasında aşren-fe-‘aşr bir havz-ı azîmi var, cümle dilberânlar onda deniz mâliki gibi şinâverlik ederler. Bu havz içre hammâmcı beher yevm birer şele, ya‘nî birer sepet berk-i verd-i handân döküp gûyâ cümle dilberân gülâb içinde şinâverlik edüp beyâz vücûdlarına gül yaprakları yapışup sîmîn tenleri gül gül olup gül ruhları âlu'l-âl, gülfâm lebleri la‘l-i Bedehşân-misâl olur. Ve cemî‘î dilberânları bî-bâk u bî-pervâ havz içre perr-i tâvûsî perendeler ve kebûterî perendeler atup şivekârlığ ve çâresâzlığ edüp arz-ı 295b ma‘rifet edüp ırz [u] vakârların setr eder bir alay mahbûbândır. Hulâsa-i kelâm bu hammâm-ı hoş-hevâ ve hoş-binânın midhatinde ve hüsn-i letâfet ve nezâfet ciheti ta‘rîf ve tavsîfinde Hassân u Selmân dahi âcizdir, değil ki bu hakîr Evliyâ-yı âciz, acz u taksîriyle medh etmek ne mümkündür. Ve esvâk-ı şâhî içre ankâ hâcegiyân ve mün‘im sevdâgerânlar vardır kim her biri niçe yüz bin tümen mâl-ı firâvâna ve gencîne-i Kârûn'a mâlik mâldâr tüccâr-ı berr u bihâr âdemler vardır. Ve cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir kim rûz-merre birer bâğda ıyş [u] ışret ederler. Hattâ Nahşivân Hânı Rızâeddîn Hân bize istikbâle çıkdıkda elçisiyle hakîri doğru bir bâğa götürüp nâme ve muhabbetnâmeler bâğda kırâ’at olunup cümle a‘yân-ı kibâr-ı Nahşivân anda hâzır olup bir ziyâfet-i uzmâ ve bir meclis-i sâz u söz-i hânendegân u mutrıbân sohbeti olmuşdur kim gûyâ meclis-i Hüseyn-i Ba[y]kara oldu. Meğer Hân-ı âlî-şân, sâhib-i tab‘, hoş-sohbet cân imiş. Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşılığından hân olmuş Gürcî-peçe Aristo-fikr kimesnedir. İsmine Devlet Mirza Hân nâm vermişler, bir nâmdâr er idi. Bu bâğda ba‘de'z-ziyâfe ibtidâ kendüye paşa efendimiz tarafından elçilik ile gelen Alacaatlı Hasan Ağa'ya ve hakîre birer hil‘at-i fâhire ve onar tümen hammâm-bahâ Abbâsî ve birer at ihsân edüp kendi elçisine dahi hil‘at-i fâhire giydirdi. Böyle bir sâhib-i kerem hân idi. Ve kırk elli aded dûrbîn-i fikr [u] ilm ve dânâ ve fâzıl u kâmil nedîm ve musâhibleri var kim her biri tekmîl-i fünûn etmiş nedîm-i şehriyârîlerdir. Bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı lisân-ı Dihkan'ı kelimât ederler, ammâ ârif şâ‘irleri ve nedîm ve zarîfleri, zarâfet ve nezâketle lisân-ı Pehlevî ve lisân-ı Moğolî kelimât ederler kim lisân-ı kadîmlerdir. Ve şehirleri dahi kadîmdir kim böyle kelimât ederler. Evvelâ lisân-ı Dehkanî ve lisân-ı Derî ve lisân-ı Fârisî ve Pârisî ve lisân-ı Gâzî ve lisân-ı Pehlevî kelimât etdikleri dahi mahalliyle terkîm olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295a–295b ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Dumlu Sultân: Ulu âsitânedir. Şeyhi İbrâhîm Efendi dahi mazanne-i kirâme ulu kimesnedir. Andan cânib-i kıbleye Erzurûm sahrâsında (---) sâ‘at gidüp hamd-i Hudâ (---) anda yine sıhhatle, selâmetle, yine kal‘a-i Erzurûm'a dâhil olup ol sâ‘at tebdîl-i câme olmadan Revân hânının nâmeleri ve hedâyâlarıyla Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimizin hâk-i pâyine yüz sürüp dîdelerimiz rûşen olup şeref-i sohbetleriyle müşerref olup geşt [ü] güzâr etdiğimiz kılâ‘ları ve âsâr-ı acîbe ve garîbeleri hikâyet edüp safâsından ser[a]pây bir kat libâs-ı fâhire ve üç yüz guruş hammâm-bahâ ihsân edüp gümrük kitâbetinden iki kîse avâ’idim dahi ihsân etdi. Bir hafta sâkin olup hikmet-i Hudâ yine Revân hânından muhabbetnâmeler gelüp "Kars kullarından kârbânlarımız {halkın} müte’ezzî ederler. Bir ağa kullarınız ricâ ederiz. Bu cânibe gelüp âmâde olan kârbân-ı sevdâgerin alup Erzurûm'a gide" deyü mektûb-ı muhabbet-uslûbu Alî Hân Aka ile geldikde hikmet-i İlâh yine bu hakîri onuncu gün Acem diyârına yolladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323a ·
metinde göster ·
. Tarîk-ı Bayrâmî, başka bir tarîk-i Hâmidî'dir. Zîrâ Hacı Bayrâm-ı Velî, Şeyh H …
Ve cümle on sekiz mihrâblı tekye-i dervîşândır. Cümleden ma‘mûr u âbâdân, dervîşân-ı zî-şân ile mâl-â-mâl Tekye-i Hacı Bayrâm-ı Velî: Üç yüzden mütecâviz, serbâz-ı aşk-ı İlâhî ile ifnâ-yı vücûd etmiş ârif-i billah dervişleri vardır. Şeyhleri Koca Abdurrahmân Efendi, mazanne-i kirâme, azîz, müstecâbü'd-da‘ve kimesnedir. Tarîk-ı Bayrâmî, başka bir tarîk-i Hâmidî'dir. Zîrâ Hacı Bayrâm-ı Velî, Şeyh Hâmid hazretinin tilmîzlerinden olup cihâz-ı fakrı anlardan kabûl edüp Tarîk-ı Hâmidî anlardan müteferrik olup tarîk-ı Bayrâmîlerden olmuşlardır. İbtidâları Hoca Abdülkâdir el-Cîlânî pîrlerdir. Anlardan an‘ane ile Hazret-i Risâlete müntehî olur bir tarîk-i hâsdır. Ammâ Rûm'da Bayrâmîler Şeyh Hamza ve Şeyh İdrîs'den berü Hamzavîlerdir deyü niçe şeyhlerin katl edüp mezmûm oldular. Hırka ve sikkelerinde, kabâ ve abâlarında alâmetleri yokdur. Ve şer‘ullaha muhâlif bir cürmleri yok iken müttehem olup medhûl bir alay ciğeri büryân fukarâ-yı billahlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357a ·
metinde göster ·
… çâr-darb, ya‘nî bıyık ve sakal ve kaş ve kirpikden müberrâ bir çehre-i mücellâ
kimesnedir
. Hacı Bayrâm-ı Velî azîzin zürriyetindendir. Hacı Bayrâm-ı Velî dahi bi-emrilla …
Ve a‘yân [u] eşrâf [u] vüzerâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyih [u] sâdâtı ve erbâb-ı ma‘ârif şâ’irân-ı yârân-ı bâ-safâları bî-hadd ü bî-kıyâsdır. Gerçi Anadolu hâkinde Etrâk vilâyetlerinden add olunur ammâ musannif ve mü’ellif ve müfessir ve muhaddis ve mücevvid hâfız-ı Kur’ân-ı kibârı vardır. Ve gâyet necîb ü reşîd ü tîz-fehm iki binden mütecâviz hamele-i Kur’ân bintân u gılmân-ı ma‘sûm-ı pâk huffâz-ı hâfızeleri vardır. Ve niçe bin kimesneleri Yazıcızâde Mehemmed Efendi te’lîfi Muhammediyye kitâbın hıfz edüp ve Tarîkat-i Muhammediyye'ye kitâbın ezberlemiş âdemleri Tarîk-i Muhammedî'ye yönelmiş hâl sâhibi hüsn-i hâl ile ma‘rûf merd-i Hudâları çokdur. Hattâ mazanne-i kîrâme Abdurrahmân Efendi, çâr-darb, ya‘nî bıyık ve sakal ve kaş ve kirpikden müberrâ bir çehre-i mücellâ kimesnedir. Hacı Bayrâm-ı Velî azîzin zürriyetindendir. Hacı Bayrâm-ı Velî dahi bi-emrillah sonradan çâr-darb olmuşdur. Mahalle münâsib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357b ·
metinde göster ·
… rde cemî‘i ulûm görülür. Husûsen ders-i âm (---) Efendi fuzalâ-yı zû-fünûn âlim
kimesnedir
Der-sitâyiş-i medrese ve dârü'l-hadîs: Gerçi İslâmbol ve gayri şehirler gibi mahsûs kârgîr binâ dârü't-tedrîs ve dârü'l-hadîsleri yokdur ammâ yedi yerde ve câmi‘ ü mesâcidlerde cemî‘i ulûm görülür. Husûsen ders-i âm (---) Efendi fuzalâ-yı zû-fünûn âlim kimesnedir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 23a ·
metinde göster ·
… ed Paşa sarâyı, oğlu Ahmed Paşa, Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî sâhib-i kerem
kimesnedir
ve Paşa sarâyı ve Monla sarâyı ve Gürz Paşa sarâyı ve Celâlî Kadı sarâyı ve Sar …
Bu şehrin fevkânî kal‘ası ve tahtânî sûr varoşunun enderûn [u] bîrûnunda cümle iki bin altı yüz kireç ve türâb ve cibs ile sutûhları mestûr binâ-yı âbâdân ma‘mûr hâne-i zîbâlardır. Ve bağlı ve bâğçeli ve âb-ı revânlı ve hammâmlı sarây-ı azîmlerdir. Cümleden Tayyâr Mehemmed Paşa sarâyı, oğlu Ahmed Paşa, Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî sâhib-i kerem kimesnedir ve Paşa sarâyı ve Monla sarâyı ve Gürz Paşa sarâyı ve Celâlî Kadı sarâyı ve Sarzâde Mustafâ Paşa sarâyı ve Arab Alî Paşa sarâyı, bu sarâylardan mâ‘adâ niçe hânedânlar vardır. Yâddaşımız olan bu büyût-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
… n yaylası ve Baba Rüten-i Hindî 800 sene mu‘ammer olup sahâbe-i kirâmdan güzîde
kimesnedir
.
Ve selef-i salâtîn kabirleri kurbunda mesîregâh-ı Kasr-ı Züvvâr ve şehrin (---) cânibinde mesîregâh-ı Oğlancık ve ana karîb teferrücgâh-ı Haydar Köşkü ve kûh-ı Ercîs'de Baba Rüten yaylası ve Baba Rüten-i Hindî 800 sene mu‘ammer olup sahâbe-i kirâmdan güzîde kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 66b ·
metinde göster ·
… mı Alî Efendi yetmiş sene sâ’imü'd-dehr sulehâ-yı ümmetden mazanne-i kerâme bir
kimesnedir
. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde,
Menzil-i karye-i Sasalar: Gâzî Hudâvendigâr'ın Sasa Koca nâm bir yarar-ı benâm anda ibtidâ mesken edinmeğile karye-i Sasa derler. İki yüz hâne-i müslim ve gayrimüslim hâneleri vardır. Hatta Boşnak İshâk Ağa bunda sâkin olmağıla çâr-kûşe bir kulle-i bâlâ binâ edüp haydud [u] harâmî şerrinden emîn oldu. Ve Tatar Süleymân Ağa bir hân binâ edüp karyesi dahi ziyâde imâr oldu. Bu beledîn dağlarında olan gûnâ-gûn giyâhât [u] nebâtât, haşâyişât envâ‘ının kesretinden ve gül-i gülistân ezheriyyâtının vefretinden bu karyede ol kadar hâs ve beyâz asel-i musaffâ olur kim Hudâ âlimdir beyâz dülbendden fark olunmaz ve tenâvül edene aslâ ve kat‘â harâret vermeyüp râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Hakkâ ki sûre-i (---)Arapça âyeti bu engübîn hakkında nâzil olmuşdur. Bu karye câmi‘inin imâmı Alî Efendi yetmiş sene sâ’imü'd-dehr sulehâ-yı ümmetden mazanne-i kerâme bir kimesnedir. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik
kimesnedir
. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm b …
Sene 816 târîhinde ibtidâ bânîsi Çelebi Sultân Mehemmed'dir. Özi eyâleti sancağı hükmünde hâsdır. Ve yüz elli akçe başka kazâdır. Nevâhîleri ve kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘ası Tuna kenarında bir düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ beyâz ahcâr ile mebnî bir kal‘a-i müdevver-i kavîdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir adımdır. İçinde Mehemmed Hân câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz neferâtı ve mehterânı ve cebehânesi 113a var. Ve sağîr ü kebîr şâhâne elli aded topları var. Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Etrâfında handakı nehr-i Tuna ile mâl-â-mâl olup kapusu önünde zemberekli asma cisri var. Ve kal‘adan taşra varoşu etrâfında tabur handakı var. Ve kapusu önünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i Tuna'da bir ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta seksen aded esvâk-ı muhtasarı var. Lâkin cümle ahâlî-i re‘âyâsı Eflâk'dir ve varoş hüddâmları cümle Eflâkândır. Netîce-i merâm gâyetü'l-gâye intihâ-yı serhaddir. Niçe yüz kerre Eflâk kâfiri isyân edüp ibtidâ bu kal‘ayı muhâsara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb yeridir ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik kimesnedir. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir hınto münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var idi. Ve bir tavla çıpgın bârgîr ve bir tavla yorga cıbırtay at pîşkeş geldi. Ve sâ’ir ağavâtlara dahi yüz re’s bârgîr hedâyâ gelüp bir yorga bârgîr dahi bu hakîre değdi. (---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b–113a ·
metinde göster ·
… h-ı şerîfiyçün böyledir. O monlâ yârândan ehl-i mezâk-ı kaşmer ve kazak-ı kozak
kimesnedir
. Kâh amûd pâresine kâh tekneye ve kâh küpe ve kâh posta ve kâh böyle bir dıraht …
Çâşnigîrbaşı eyitdi: "Hazret-i Sultân Evhadullah'ın pâk rûh-ı şerîfiyçün böyledir. O monlâ yârândan ehl-i mezâk-ı kaşmer ve kazak-ı kozak kimesnedir. Kâh amûd pâresine kâh tekneye ve kâh küpe ve kâh posta ve kâh böyle bir dıraht pâresine, binüp bir efsûn eder. Ol ân süvâr olup her ne cânibe isterse gider. Eğer kedi ve koyun ve köpek ve gayrı zî-rûh kısmından birisine süvâr olsa Düldül-i Alî-vâr Abraş-ı Gülendâm-vâr raks etdirüp cirit oynar." deyü yemîn billah etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221b ·
metinde göster ·
… âlîşân yedi yüz yetmiş fünûnda yed-i tûlâ sâhibi ferîd-i asr ve garîbü'l-heykel
kimesnedir
. Hilye-i eşkâli oldur kim evvelâ kasîrü'l-kâme ve gerdeni kısa ve esmerü'l-levn …
Evvelâ hân-ı âlîşân yedi yüz yetmiş fünûnda yed-i tûlâ sâhibi ferîd-i asr ve garîbü'l-heykel kimesnedir. Hilye-i eşkâli oldur kim evvelâ kasîrü'l-kâme ve gerdeni kısa ve esmerü'l-levn ve burnu sehel minkârîce ve alnı vâsi‘ gök ala gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü ve gûşları iri ve bıyıkları gür ve sakalı kırgıl, ol asır ki bin altmış târîhi idi, sinni yetmiş seneye yetmiş idi. Ammâ zinde ve kaviyyü'l-bünye idi ve savtı bülend idi ve kitifleri vâsi‘ ve şîrâne ve bâzûları merdâne ve kemeri ince ve tabanları vâsi‘ce ve her harekât [u] sekenâtları pâdişâhâne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233b ·
metinde göster ·
… gışdan berî, kin ü kibr ü buğz u adâvetden ârî vüzerâlar serveri bir sahî zekî
kimesnedir
." deyü paşayı vâfir (...) dım. Hân bu kelâmlardan hazz edüp 236b hâmûş-bâş ol …
Hakîr eyitdim: "Vallahi hanım, paşa size hicâbdan der, kesret-i muhabbetinden hâna biraz nasîhat-âmîz sözler söylemişdir. Olmaya kim siz ol kelimâtlardan muğber-i hâtır olasız. Bu Kürdistân'dır. Halkı mütemerrid kavm-i Rujikiyândır. Bir tarafınız kavm-i Van'dır. Mâbeyninize münâfık girüp arada sulh [u] salâha muğâyir iş olmasun, deyü karındaşınız hâssaten muhabbeten mukaddemce niçe bin gûne kelimâtlar etmiş. Hanım siz ol kelâmdan mahzûz olun. Yohsa paşa gıll u gışdan berî, kin ü kibr ü buğz u adâvetden ârî vüzerâlar serveri bir sahî zekî kimesnedir." deyü paşayı vâfir (...) dım. Hân bu kelâmlardan hazz edüp 236b hâmûş-bâş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236a–236b ·
metinde göster ·
… k sâhibi müfessir ü muhaddis ulemâ-yı mütebahhirînden bir fuzalâu'd-dehrden ulu
kimesnedir
. Anların dahi du‘âlarıyla şeref-yâb olduk. Andan,
Şeyh Alî Ahlatî: Bu azîz dahi bir mağarada otuz yıldır kim sâkindir, savm-ı Dâvûd ile geçinir, sâdât-ı kirâmdan gözü yaşlı ve bâğrı başlı ciğeri pür-hûn aşk-ı İlâhî ile mecnûn olmuş bir dekâyık-ı hakâyık sâhibi müfessir ü muhaddis ulemâ-yı mütebahhirînden bir fuzalâu'd-dehrden ulu kimesnedir. Anların dahi du‘âlarıyla şeref-yâb olduk. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240b ·
metinde göster ·
Van Ağası Demircioğlu eydür: "Hanımın Amber Ağa'sı bir vâcibü'r-re‘âyâ
kimesnedir
. Sultânım ile ta‘âma oturup sultânıma çâşnigîrbaşılık edüp evvel her sahûndan k …
Van Ağası Demircioğlu eydür: "Hanımın Amber Ağa'sı bir vâcibü'r-re‘âyâ kimesnedir. Sultânım ile ta‘âma oturup sultânıma çâşnigîrbaşılık edüp evvel her sahûndan kendisi yeyüp sonra bizlere teklîf edüp yeyeyiz." dediklerinde hemân ârif Amber Ağa "N'ola bismillah!" deyüp ta paşa ile zânû-be-zânû oturup her ta‘âmdan tenâvül edüp Paşa'ya ve cümle ağavâtlara teklîf ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278b ·
metinde göster ·
… şâhın destine irüp şâh yanında olan Alî Ağa'mıza şâh hakîri su’âl edüp "Ne mene
kimesnedir
, men anı bir kerre Evliyâ aka nâmıyla Bağdâd'dan Hemedân hânına geldi işitdim. …
Hamd-i Hudâ on ikinci günde şâh eşiğinden yine bir eşik ağası ile yarlığ-ı belîğ-i şâhî gelüp Rûmiyye hânının ve hakîrin destinde olan huccetlerimiz getirüp Tebrîz hânıyla hakîrin mektûbları şâhın destine irüp şâh yanında olan Alî Ağa'mıza şâh hakîri su’âl edüp "Ne mene kimesnedir, men anı bir kerre Evliyâ aka nâmıyla Bağdâd'dan Hemedân hânına geldi işitdim. Bir kerre Gence hânı yanında işitmişem. Şimdi mektûbun görmişem. Olmaya kim bu kişi Acem ferzendlerinden ola?" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 303b ·
metinde göster ·
… (---) Beğ'dir kim bir vücûd-ı mükerrem Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî-meşreb
kimesnedir
.
Evvelâ Beğ sarâyı müte‘addid kâ‘alarıyla ve enderûn [u] bîrûnuna niçe müzeyyen hücreleriyle ârâste ve bâğ u bâğçesiyle pîrâste olmuş, hâlâ sâkin olan beği (---)(---) Beğ'dir kim bir vücûd-ı mükerrem Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî-meşreb kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 3b ·
metinde göster ·
… yı hevese mütâba‘at etmeyüp gündüz sâ’im ve gece ka’im olup halkdan münzevî bir
kimesnedir}
" dediklerinde,
Hemân Mehemmed Efendi huddâmları derler kim, "Sultânım, Rûm diyârında leb-i deryâda Gelibolu nâm bir şehirde deryâ kenârında bir mağârâda bu kitâb-ı müstetâbı te’lîf edüp her bâr tecdîd-i vuzû‘un deryâ-yı rahmetden ederken cümle balıklar deryâ içre gelüp Mehemmed Efendi'mizin huzûrunda durup giderlerdi {ve dahi şeyhimiz Mehemmed Efendi âlem-i sabâvetden berü hergiz sıbyân ile lu‘b u lehve meşgûl olmayup havâ-yı hevese mütâba‘at etmeyüp gündüz sâ’im ve gece ka’im olup halkdan münzevî bir kimesnedir}" dediklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96a ·
metinde göster ·
. Niçe bin kerâmât-i aliyyesi zâhir ü bâhir olmuşdur, ammâ hakîr anda iken bir g …
Menâkıb-ı mazınne-i ehl-i hâl-i mecâzibân: Evvelâ büdelâ ve ümenâ ve nücebâ ve nükebâ mertebesinde mecâzibân-ı İlahî Abdî Çelebi bir pîr-i nâ-tüvân aşk-ı İlahî ile sermest [ve] medhûş hemîn-i zamân bî-hûş sâhib-i rumûz [ü] künûz kimesnedir. Niçe bin kerâmât-i aliyyesi zâhir ü bâhir olmuşdur, ammâ hakîr anda iken bir gün Abdî Çelebi çârsû-yı bâzârda gezüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
… yedir. Bu câmi‘-i pür-nûrun imâmı Mahmûd Efendi hâl sâhibi bir mazınne-i kerâme
kimesnedir
. Andan yine cânib-i garba gidüp,
Dağlar içre bir hıyâbân ve çemenistân yerde bâğlı ve bâğçeli ve beş yüz hâneli ve bir câmi‘li ma‘mûr karyedir. Bu câmi‘-i pür-nûrun imâmı Mahmûd Efendi hâl sâhibi bir mazınne-i kerâme kimesnedir. Andan yine cânib-i garba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
… k hedâyâlar ile gelüp buluşup bir nedîm-i şehriyârî olacak müdebbir ve mubassır
kimesnedir
. Paşa hazz edüp eydir:
Hakîkatü'l-hâl ertesi gün Bihke kapudanı dahi Paşaya on bin guruşluk hedâyâlar ile gelüp buluşup bir nedîm-i şehriyârî olacak müdebbir ve mubassır kimesnedir. Paşa hazz edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163b ·
metinde göster ·
… b hânkah-ı Hazret-i Alî'dir ve Alî Dede nâmıyla meşhûr şeyh-i pür-nûr ehl-i hâl
kimesnedir
.
Ve cümle üç aded dârü't-tedrîs-i âlimânı vardır ve bir aded tekye-i Halvetîsi var, ammâ aceb hânkah-ı Hazret-i Alî'dir ve Alî Dede nâmıyla meşhûr şeyh-i pür-nûr ehl-i hâl kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 177b ·
metinde göster ·
kim sizi ve kralınızı ve cümle kâfiristânı kılıcıyla korkudan demir ayak Gâzî S …
"Bu meyyit ol kimesnedir kim sizi ve kralınızı ve cümle kâfiristânı kılıcıyla korkudan demir ayak Gâzî Seydî Ahmed Paşa'dır" deyince hemân elçi-i la‘în kara şapkasın ser-i bî-devletinden kaldırup gîsû-yı pîçâpîçlerin perîşân edüp Mesîh [u] Meryem'e du‘âlar etdi ve bu hâl ile insâf edüp elçi la‘în dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 186a ·
metinde göster ·
… iyâde taşrada âzâdlı kızlarım ve anların ehl [ü] iyâlleri va[r], cümle yedi yüz
kimesnedir
. Bunların ve anların cümle dîbâ ve şîb ve zerbâf ve çuka yıllıkların ve cümle b …
"İşte cânım paşa, bunlar benim iç hüddâmlarımdır ve bir bu kadardan ziyâde taşrada âzâdlı kızlarım ve anların ehl [ü] iyâlleri va[r], cümle yedi yüz kimesnedir. Bunların ve anların cümle dîbâ ve şîb ve zerbâf ve çuka yıllıkların ve cümle baltacı ve aşçı ve başçılar ve bâğbânlar ve arabalar ve kara ağ[a]larım ve beğlerimin ve anların hüddâmının cümle beş yüz kişinin yıllıkların verirsin ve illâ sen bilirsin" dedikde ben eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44a ·
metinde göster ·
… im yanımızda Melek Ahmed Paşalı Evliyâ derler bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem
kimesnedir
, anı dahi götür, zîrâ ol serhadlerin ahvâlin ol kimesne pek bilir, anı dahi göt …
"Baka paşa sen bu kıyâfetle Alman kralına elçi mi gitsen gerek. Tîz kapunu 30b ve tevâbi‘ [u] levâhıkını mükellef ü mükemmel edüp Yenikal‘a altında merhûm olan Kıbleli Paşa'nın ve nehr-i Raba'da şehîd olan İsmâ‘îl Paşa ve Yeniçeri Ağası Sâlih Paşa'nın ve Budin'de merhûm olan Serdâr Alî Paşa'nın ve Budin'de katl olunan Cân Arslan Paşa ve Çatrapatra Alî Paşa'nın ve gayri ümerâlar ve mîr-i mîrânların muhallefâtlarından cümle âlât-ı silâhları ve zırh-ı zireh-külâhları ve sâ’ir cebehâne ve gayri altun ve gümüş âvânileri ve mükellef cerge ve otakların cümle mîrîden satın alup ırz-ı pâdişâhîyi yerine getirüp Nemse kralı vilâyetine esbâb-ı ihtişâmınla gidüp dörd beş yüz kîse harc etmeden elem çekmeyesin. Yine sana Cenâb-ı Allâh anın iz‘âf-ı muzâ‘af ihsânın eder ve her esnâfdan askerin içinde pâk u pâkîze erbâb-ı ma‘ârif ağavâtlar götür. Ve sen bostâncı ocağında neşv [ü] nemâ bulup Nemse serhaddi ahvâlin bilmezsin. Hâlâ bizim yanımızda Melek Ahmed Paşalı Evliyâ derler bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem kimesnedir, anı dahi götür, zîrâ ol serhadlerin ahvâlin ol kimesne pek bilir, anı dahi götür ve basîret üzre olup hemân tedârikin gör" deyü Sadrıa‘zam elçi paşaya bu gûne niçe yüz yüzden pend ü va‘z [u] nasîhatler edüp hemân ertesi gün elçi paşa Hacı İshâk Ağa ve Sadrıa‘zam kethudâsı İbrâhîm Ağa ile müşâvere edüp Sadrıa‘zamın fermânı üzre şehîd olan vezîrlerin cümle metâ‘ların üç yüz yetmiş kîse bu kadar mâl-ı erzâk âlât-ı silâh-ı sipâhîlik aldı kim ta‘bîr olunmaz. Ol gün Sadrıa‘zam hakîri huzûruna çağırup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 30a–30b ·
metinde göster ·
… a‘rifetullâh-ı uhrâ sâhibi sâhib-i sülûk ve bir ankâ-yı cem-cenâm sâhib-i sülûk
kimesnedir
. Ve dâ’imâ hem-enîsi ve hem-celîsi seyyâhân-ı berr [ü] bihâr ve ulemâ-yı müdekk …
Evvelâ gâyet sâlih ve mütedeyyin ve halîm ü halûk dîndâr ve harâmdan perhîzkâr ve müttakî ve tama‘-ı hâmlıkdan berî bir pîr-i nûrânî ehl-i vukûf sâhib-i kerem ve sâhib-i him[em] hayrât [u] hasenâta mâil cemî‘i ken[g]eşlerde, ya‘nî müşâverelerde hak söze kâ’il ve erbâb-ı ma‘âriflere mâil ve niçe kibâr-ı evliyâullâhların şeref-i sohbetlerine nâ’il olmuş nüktedân ve zarîf ü reşîd ve hezârfen pür-ma‘rifet-i dünyâ ve ma‘rifetullâh-ı uhrâ sâhibi sâhib-i sülûk ve bir ankâ-yı cem-cenâm sâhib-i sülûk kimesnedir. Ve dâ’imâ hem-enîsi ve hem-celîsi seyyâhân-ı berr [ü] bihâr ve ulemâ-yı müdekkıkîn ve fuzalâ’u'd-dehrden kimesneler ile künc-i vahdeti ve savma‘asında mübâhese-i ilm-i şer‘iyye ve gûnâ-gûn ulûm-ı Arabiyye ve Acemiyyeye meşgûller idi. Ve kendülerinin dahi ilm-i şi‘rde dîvânı olup Çağatayî pâkîze eş‘âr-ı belîğleri vardır kim "Hânî" tahallüs eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126a ·
metinde göster ·
… ân Alâeddîn görür kim bu Ertuğrul bir şecî‘ ve gâzî ve müdebbir yarar ve nâmdâr
kimesnedir
. Hidmetinden hazz edüp kendüye tuğ sancağ u bayrağ u tuğ ve tabl [u] alem verüp …
Ziyâret-i Yatı Beğ ibn Ertuğrul Bay, andan ziyâret-i Gündüz Bay ibn Ertuğrul Bay: Bu iki bürâderler dahi babaları Ertuğrul Konya'da Sultân Alâeddîn'e toğrulup varınca Sultân Alâeddîn görür kim bu Ertuğrul bir şecî‘ ve gâzî ve müdebbir yarar ve nâmdâr kimesnedir. Hidmetinden hazz edüp kendüye tuğ sancağ u bayrağ u tuğ ve tabl [u] alem verüp Ertuğrul'u boy beği edüp niçe sene gazâlar eder. Ba‘dehu Ertuğrul Bursa tekruruyla Yalakâbâd kal‘ası üzre ceng-i azîm ederlerken bi-emri Hudâ Ertuğrul şehîd olup hâlâ Söğüd nâm bir kasabada Ertuğrul medfûndur. Hemân Sultân Alâeddîn tuğ u sancağ u bayrakları küçük Osmâncığ'a verüp boy beği eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 130b ·
metinde göster ·
Kazâ-i Vakf-ı karye-i Kızılca Börklü: Yüz elli akçe kazâdır. Aydın sancağı hükmündedir ammâ Menteşe hâkinde vâki‘ olmuşdur. Ve yüz elli türâb örtülü bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li ve hammâm esvâksız bir belde-i müslimîndir. Serdârı Şişli Hacı demek ile ma‘rûf bir ehl-i vukûf sâhib-i kelâm ve makbûl-i hâs [u] âm kimesnedir kim hâs [u] âmma sofra-i bî-imtinânı mebzûldür. Andan garb tarafına 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96b ·
metinde göster ·
… ti mebzûldur. Ve Şeyh (---) Efendi ehl-i tab‘ hoş-meşreb Mesnevîhân (...) lisân
kimesnedir
.
Ve yedi Y 186b medrese ve üç dârü'l-hadîs ve on yedi mekteb-i sıbyân ve yedi tekyesi var. Ammâ cümleden ma‘mûr ve hevâdâr ve binâ-yı latîf ve teferrücgâh ve mesîregâh kal‘anın ardı şarkîsinde şehir içinden cereyân eden nehr-i Gumiyyaza'nın kenârında bir mürtefi‘ yerde tekye-i hazret-i Mevlânâ ya‘nî Mevlevîhâne, bir bâğ-ı İremin içinde limon ve turunc ve gül [ü] gülistân ve bülbül-i destânlı yerde bir hoş-hevâ ve hoş-binâ Mevlevîhâne-i ra‘nâdır. Cümle fukarâ hâneleri ve semâ‘hânesi cereyân eden nehre nâzırdır. Ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevânları revân olmadadır. Ve erbâb-ı ma‘rifet fukarâları çokdur, zîrâ evkâfı çokdur. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Ve Şeyh (---) Efendi ehl-i tab‘ hoş-meşreb Mesnevîhân (...) lisân kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186a–Y186b ·
metinde göster ·
Ve Câmi‘ü'l-bahr. Bunun dahi cemâ‘ati çokdur, zîrâ leb-i deryâda ve sûk-ı sultânîde mecma‘ü'n-nâs mahallinde vâki‘ olmağla âşıkân-ı ehl-i salât cem‘ olurlar. Ammâ haremi yokdur, zîrâ teng mahalde mebnî olmuşdur. Ve kulle-misâl bir minâresi vardır. Ammâ imâmı aslâ vazîfe kabûl etmeyüp her şeyden ma‘sûm ve hâfız-ı Kelâmullâh şeyh Nâsır Efendi'dir. Kibâr-ı evliyâdan olduğuna şübhe yokdur. Halkdan münzevî bir kimesnedir. Hamd-i Hudâ dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayırları ile behredâr olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194a ·
metinde göster ·
… âsitânesinde bir şeyhi var. Dâ’imâ savm-ı Dâvûd'a müdâvim bir mazınne-i kirâme
kimesnedir
. Hakîrin derûnundan geçdi ki bu Hazret-i Seryâ rûhuna bir Yâsîn-i şerîf tilâvet …
Ziyâret-i Hazret-i Seryâ ibn Hazret-i Ays ibn Hazret-i İshâk: ammâ ahâlî-i karye bizzât Hazret-i Ays dahi bunda medfûndur derler, el-ilmü indallâh. Ammâ bu Hazret-i Seryâ âsitânesinde bir şeyhi var. Dâ’imâ savm-ı Dâvûd'a müdâvim bir mazınne-i kirâme kimesnedir. Hakîrin derûnundan geçdi ki bu Hazret-i Seryâ rûhuna bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edem, deyü hâtırda iken hemân şeyh,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232b ·
metinde göster ·
… uloğlu gündüz sâ’im gece kâ’im bu minârede ibâdet eder. Sulehâ-yi ümmetden azîz
kimesnedir
. Ve Hak celle ve alâ bu azîze bir savt-ı Dâvûdî vermiş kim nısfu'l-leylde yâ Me …
Ve bu câmi‘in üç minâresi vardır. Cânib-i garbında bâb üzre (---) minâresi dörd tabaka bir musanna‘ minâre-i mevzûndur. Kibâr-ı evliyâullâhdan Kuloğlu gündüz sâ’im gece kâ’im bu minârede ibâdet eder. Sulehâ-yi ümmetden azîz kimesnedir. Ve Hak celle ve alâ bu azîze bir savt-ı Dâvûdî vermiş kim nısfu'l-leylde yâ Mevlâ dedikde sadâsın istimâ‘ eden hâbdan bîdâr olup ibâdete meşgûl olurlar. Bi-emri lillâh eyle mü’essir savtı vardır. Ve hakîr bu minâreye çıkup dest-bûsleri ile müşerref olup du‘â-yı hayırların aldık. Sinn-i sâlleri kırka bâliğ değiller idi. Aslâ bir merd ile muhtelit değillerdir. Vâlideciği birer fahfara nân-pâre ve bir pâre gendüm çorbası getirüp iftâr eder. Ve her sene elbette birer seng-i hârâ koyup ol hacerler üzre oturur. Müşerref olduğumuz mahalde yigirmi iki taş olmuşdu ki yigirmi iki seneye işâret idi ki bu çille-i merdânı çekerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243b ·
metinde göster ·
… rü'l-levn ve leb-i şevâribi hargûş-leb halk olunmuş bir Hâtem-i Tay sâhib-kerem
kimesnedir
.
Paşa dahi kemerinden bir mücevher hançerin çıkarup şerîf Sa‘d'in beline dakdı. Sa‘d hazretleri bir vasatu'l-kâme esmerü'l-levn ve leb-i şevâribi hargûş-leb halk olunmuş bir Hâtem-i Tay sâhib-kerem kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y310b ·
metinde göster ·
… n beri İbn Şeybe yedindedir. Hâlâ anlar mutasarrıfdır. Bir siyâh çerde hoş-likâ
kimesnedir
.
Ve dahi müzehheb gümüş kitâbeler içre siyâh savat ile tahrîr olunmuş hatlar var. Ammâ izdihâmdan nazar etmek mümkin olmayup bu târîh ile iktifâ etdik. Hakkâ ki bâb-ı mu‘allâdır. Ve mücevher bir kufl-i azîmi var. Dâ’imâ mesdûd durur. Miftâhı Hazret-i Risâlet-penâh asrından beri İbn Şeybe yedindedir. Hâlâ anlar mutasarrıfdır. Bir siyâh çerde hoş-likâ kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y342b ·
metinde göster ·
… eb-i Mâlikî'de keşf [ü] kerâmet sâhibi bir mürşid-i merd-i kâmil ve âlim ü âmil
kimesnedir
.
Andan tekye-i Abdullâh-ı Celvetî, zamân-ı kadîmde İmâm Hasan hazretlerinin hâne-i şerîfi imiş. Ve hâlâ hayatda olup sohbet-i şerîfi ile müşerref olup du‘â-i hayr [u] senâları ile şerefyâb olduğumuz eş-şeyh Abdurrahmân-ı Mağribî hazretleri kendi sa‘âdet-hânelerin tekye inşâ edüp mezheb-i Mâlikî'de keşf [ü] kerâmet sâhibi bir mürşid-i merd-i kâmil ve âlim ü âmil kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y355a ·
metinde göster ·
. İbtidâları Mu‘âviye'dir. Anası Hind binti Ayniyye bin Abdüşşems'dir. Mu‘âviye' …
Âl-i Emeviyyûn derler, nefer 14 kimesnedir. İbtidâları Mu‘âviye'dir. Anası Hind binti Ayniyye bin Abdüşşems'dir. Mu‘âviye'nin babası Ebû Süfyân nikâh ile almazdan evvel Ebû Amr Hafs bin el-Mugîretü'l-Mahzûmî'nin avreti idi. Mu‘âviye bundan tevellüd e[t]di. Ve Mu‘âviye halîfe oldukda Y 18a elli sekiz yaşında idi. Ve on tokuz sene üç ay pâdişâh oldu. Altmış sekiz sene ömür sürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17b–Y18a ·
metinde göster ·