… p sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ederler. Zîrâ bu mahalde Sahâbe-i
kirâmdan
ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan kimesneler medfûndur. Ve b …
Bu gûne meşhûr-ı âfâk bir hatt-ı garîbdir kim Rûm ve Arab ve Acem'den niçe bin seyyâh-ı âlem gelüp bu cebbâne-i kadîmi ziyâret edüp bu hat içün ba‘zı ârifân cifrdir derler, ba‘zılar rumûz [u] künûzdur deyü ol mahalde olan şeddâdî binâlara Ferhâdî külünkler urup defîne çıkarmak kaydında olup helâk olanlar dahi anda medfûndur. Ammâ ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler leyle-i cum‘ada pâ-bürehne olup sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ederler. Zîrâ bu mahalde Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan kimesneler medfûndur. Ve beyne'l-ulemâ efvâh-ı nâsda şâyi‘dir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
Ve Şeyh Zindânî Abdürra’ûf Samedânî hazretleri sâdât-ı
kirâmdan
ulu sultândır. Hârûnu'r-Reşîd asrında elçilik ile gelüp mesmûmen kıralın şehîd …
Ve Şeyh Zindânî Abdürra’ûf Samedânî hazretleri sâdât-ı kirâmdan ulu sultândır. Hârûnu'r-Reşîd asrında elçilik ile gelüp mesmûmen kıralın şehîd etdüği Baba Ca‘fer Sultân, Şeyh Zindânî hazretlerinin ecdâdıdır. Zindânkapusu içre medfûn olduğun Şeyh Zindânî bilüp Ebü'l-feth ile Edirne'den gelüp üç bin sâdât-ı kirâm ile amân vermeyüp Zindânkapusu'nu kal‘ edüp kal‘a dâhilinde cedd-i izâmına varup ziyâret etdükde kendi yeşil imâmesin ceddi Baba Ca‘fer Sultân'ın ser-i sa‘âdeti mahalline koyup ba‘de'l-feth yetmiş sene türbedâr olup bir âsitâne bünyâd etdi. Ve ba‘de'l-feth Ebü'l-feth ol mahalli yine zindân etdüğiyçün ve Şeyh Zindânî feth etdüğiyçün Zindânkapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
kimesneler Hızır ile bu makâm-ı şerîfde müşerref oldukları kerrât ile müsbet ol …
Andan makâm-ı Hazret-i Hızır: Tâ kubbenin ortasındaki altun top altında makâm-ı Hızır'dır. Zîrâ ol kubbe-i münevver Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıyla nizâm [u] intizâm bulmuşdur. Niçe bin e‘izze-i kirâmdan kimesneler Hızır ile bu makâm-ı şerîfde müşerref oldukları kerrât ile müsbet olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
ve şühedâdan ve gayrı a‘yân-ı kibârdan kırk elli bin mazanna-i kerâme kimesnele …
eş-Şeyh Hazret-i Kesegen Dede: (---)(---) asrında aşk-ı ilâhî ile âlûde ulu sultândır. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Mekâbirinde ehl-i hâl rivâyetleri üzre Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâdan ve gayrı a‘yân-ı kibârdan kırk elli bin mazanna-i kerâme kimesneler medfûndur derler. Başka bir cebbâne-i münevverdir. Eğer bu dergâhda medfûn olan kibâr-ı kümmelînin seng-i mezârları târîhleri ile ziyâret etdiklerimiz tahrîr etsek başka bir mücelled kitâb olur. Ammâ yine bu garâfede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112a ·
metinde göster ·
… edânî ve (---)(---)(---) Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ibn (---)(---) Sahâbe-i
kirâmdan
râvî-i hadîsdir ve Ensârdandır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye h …
Evvelâ Ârif-i Samedânî ve (---)(---)(---) Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ibn (---)(---) Sahâbe-i kirâmdan râvî-i hadîsdir ve Ensârdandır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde nâka-i Resûlullâh'ı Cibrîl-i Emîn licâmından çeküp bu Ebâ Eyyûb hânesi önüne çökerüp Hazret-i Risâleti bu Ebâ Eyyûb hânesine müsâfir alup Ebâ Eyyûb gayrı hâneye nakl etdi. Ve hâlâ Hazret-i Risâlet'in kabr-i şerîfi bu Ebâ Eyyûb'un hânesi yeridir kim Hazret-i Ebûbekir, Resûl-i Kibriyâyı anda defn etdi. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr-ı gâr-ı Resûl'dür. Hazret'den (---) hadîs nakl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
ve Muhâcirîn [u] Ensârdan ve erbâb-ı soffadan cümle altı kerre yüz bin Sahâbe-i …
Ammâ Hazret-i Resûl-i Kibriyâ Muhammedü'l-Mustafâ'nın zamân-ı sa‘âdetlerinde cihâna velvele verüp Ashâb-ı kirâmdan ve Muhâcirîn [u] Ensârdan ve erbâb-ı soffadan cümle altı kerre yüz bin Sahâbe-i kirâma mâlik olup cemî‘i milele bîm u ru‘b düşüp asker-i deryâ-misâl ile taraf taraf fütûhâtlardan sonra ümmet-i Muhammed revnak 147b bulup gûnâ-gûn âyîn ve kânûnlar icrâ edüp cemî‘i ehl-i sanâyi‘e birer pîr [ü] pîş-kadem etmeği sa‘âdetle icrâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147a–147b ·
metinde göster ·
Bedîl bin Vertâ esîr satdı. Bir rivâyetde Hazret-i Resûl'ün ammisi Abbâs (---) …
Ba‘dehu Hazret asrında hicretin sene (---) târîhinde Bedr-i Huneyn Ramazân-ı şerîfde feth olup re’îs-i müşrikîn olan Ebû Cehil-i la‘în yetmiş nefer fâcirînler ile katl olunup emvâl [ü] evlâdları nehb [ü] gâret olunup iyâl [ü] evlâdları cümle esîr olup Sahâbe-i kirâmdan Bedîl bin Vertâ esîr satdı. Bir rivâyetde Hazret-i Resûl'ün ammisi Abbâs (---) gazâsında esîr düşdükde Bedîl bin Vertâ ammi Abbâs'ı satup kendi mâlıyla kendüyi satın alup îmânile müşerref oldu, derler. Hâlâ esîrcilerin silsilesi Bedîl bin Vertâ'ya çıkar. Mücâhidün fî-sebîlillâh olmağile Hazret-i Hamza kemerine şed bağlayup yine Hazret-i Hamza ile Uhud gazâsında şehîd olup Hamza şehîdliğinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a ·
metinde göster ·
Ammâ Bursa lafzı noksandır. Ba‘dehû ılgar ile Osmân Gâzî'nin na‘şın Bursa'ya getirüp iç kal‘a'da defn etdiler, ziyâretgâh-ı azîmdir. Merhûm ve mağfûrun leh Osmân Gâzî, kable'l-cülûs babası Ertuğrul Gâzî beğliğinde yetmiş pâre şehr feth etmişdir. İbtidâ fethi Kocaili be-dest-i Akçakoca ve feth-i Yalak-âbâd kal‘ası İznik şehrine karîbdir. Ve Osmân Gâzî sâdât-ı kirâmdan Hazret-i eş-Şeyh Edebalı azizin duhter-i pâkîze-ahterin alup Orhân Gâzî ol kızdan müştakk olduğu muhakkakdır. Anınçün Âl-i Osmân, vâlideleri tarafından sâdât-ı kirâmlardandır. Ve eş-Şeyh Hazret-i Tursun Fakîh, Şeyh Edebalı'nın akrabâlarından olup Osmân Gâzî'nin ibtidâ-i cülûsu hutbesin mezkûr Tursun Fakîh tilâvet etdi. Ez-în-cânib Bursa feth-i cedîd olmağıla Kayseriyye ve Konya ve Niğde ve Aydın ve Saruhân ve Lârende ve Dârende ve Mar‘aş diyârlarından ol kadar ümmet-i Muhammed gelüp cem‘ oldu kim âdem deryâsı oldu. Ve Orhân Gâzî derya-misâl cüyûş-ı müslimîn ile cânib-i erba‘ada olan düşmanlara, şahin âşiyânından süzülür gibi süzülüp düşmanlardan intikâm alup mâl-ı ganâyim ile cemî‘î guzât-ı müslimîn muğtenim olup Bursa'yı dahi ma‘mûr u âbâdân edüp Belh [u] Buhârâ ve Horâsân diyârlarında[n] niçe yüz erenler gelüp tavattun etdiler. İlâ hâze'l-ân Bursa ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. Ammâ ibtidâ manzûrumuz olduğu mahalde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 222b ·
metinde göster ·
… ûndur. Âbâdân bir tekye-i azîmi var. Huddâmları ve fukarâları ekseriyyâ sâdât-ı
kirâmdan
sulehâ-yı ümmet kimesnelerdir. Paşa efendimizle bunda bin elli yedi ıyd-ı adhâs …
Menzil-i karye-i Zuday Tekyesi: Bir bülend dağın başında iki yüz hâneli, ma‘mûr u âbâdân ve bâğlı ve bâğçeli Lâdik kazâsı hudûdunda evkâf-ı azîm beldedir. Bu belde-i ma‘mûr içre kutb-ı âfâk eş-Şeyh-i ale'l-ıtlâk Hazret-i (---) Sultân medfûndur. Âbâdân bir tekye-i azîmi var. Huddâmları ve fukarâları ekseriyyâ sâdât-ı kirâmdan sulehâ-yı ümmet kimesnelerdir. Paşa efendimizle bunda bin elli yedi ıyd-ı adhâsı namâzın kılup ve kurbânlarımız kesüp şeyh hazretleri ziyâfet-i azîm edüp andan tuğlar gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344b ·
metinde göster ·
… k elli bin adem cem‘ olur. Zîrâ bu Hüseyin Gâzî, İmâm Hüseyn evlâdından sâdât-ı
kirâmdan
olup İmâm Hüseyn gibi bu Hüseyin Gâzî dahi dest-i küffârda dîn-i mübîn uğuruna …
Yaz meydânı ve kış meydânları vardır. Cümle Çubukovası ve Yabanovası ve Murtatovaları cümle ayak altında nümâyândır. Ve bu âsitânenin evkâfı gâyet çokdur. Ve senede bir kerre azîm mevlûdü olup kırk elli bin adem cem‘ olur. Zîrâ bu Hüseyin Gâzî, İmâm Hüseyn evlâdından sâdât-ı kirâmdan olup İmâm Hüseyn gibi bu Hüseyin Gâzî dahi dest-i küffârda dîn-i mübîn uğuruna sene 244 târîhinde Hârûnü'r-Reşîd hılâfetinde şehîd olmuşdur. Bu tekyede olan fukarâya Balıkhisâr'da elimize giren âmedân-ı ihsân-ı Hüdâ'dan on guruş tasadduk ve üç aded kurbân zebh eyleyüp Şeyh Memi Cân Dede'nin hayr du‘âsın alup cümle fukarâ gülbâng-ı Muhammedî çekdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 355b ·
metinde göster ·
… esnâf-ı sığâr hedâyâların arz edüp geldiler. Hakîr beş yüz akçe müvellâ sâdât-ı
kirâmdan
Kederzâde hânesinde mihmân olup doğru merkad-i pür-envâr-ı Hacı Bayrâm-ı Velî â …
Evvelâ şehr-i Engürü'ye konakcımız tuğlar ile şehre dâhil olunca mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîne varup cümle a‘yân-ı vilâyet: "Paşanız Erzurûm'a kapanup celâlî olmak istedi. Töhmet-i sâbıkası zâhir oldu. Ve hâlâ on bin asker cem‘ edüp Varvar Alî Paşa ile celâlî olmağa müttefiklerdir. Biz sizi pâdişâhın kal‘asına komazız" derler. "Ammâ paşa efendimizin çerâğ-ı efrûhteleri çok olmağıla üç gün müsâfir olup kakılıksın", dediler. Fâtiha tilâvet edüp mahkeme tarafından cümle iki bin yaftalı konaklar yazılup paşayı Çavuşzâde'nin hânesine kondurmağa karâr verirler. Ertesi gün bir alay-ı azîm ile kal‘a-i Ankara'ya dâhil olmuşuzdur kim eyle alayı Engüri halkı görmemişdir. Cümle halk istikbâle çıkup kal‘adan yigirmi pâre "Safâ geldin" topları endaht olunup paşa konağına nüzûl edüp cümle a‘yân-ı kibâr ile ehl-i esnâf-ı sığâr hedâyâların arz edüp geldiler. Hakîr beş yüz akçe müvellâ sâdât-ı kirâmdan Kederzâde hânesinde mihmân olup doğru merkad-i pür-envâr-ı Hacı Bayrâm-ı Velî âsitânesine yüzüm sürüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şurû‘ edüp ahd-i misâkımız üzre Balıkhisâr karyesinde Cenâb-ı Bârî'nin haber [u] âgâhımız yoğiken ihsân eyledüğü kiselerden yüz guruş nezrimi Tekye-i Bayrâm-ı Velî fukarâlarına taksîm edüp hayr du‘âlarıyla şerefyâb olup şehrin temâşâsına ibtidâ eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356a ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân'ın cedd-i büzürgvârı Osmân Gâzî'nin peder-i azîzidir. İbtidâ bunlar Mâhân diyârından hurûc edüp Âl-i Selçukıyân'dan Sultân Alâ‘eddîn'e üç yüz nefer kimesne ile gelüp niçe ceng-i azîmlerde bulunup bunların yüzünden niçe yüz yüzaklıkları olup Alâ‘eddîn bunları boy beği, edüp tabl [u] sancak sâhibi olup Bursa câniblerin geçüp tâ Kastamonu'ya varınca kılıç urup bi-emrillâh ne cânibe teveccüh etdiler ise mansûr [u] muzaffer olup mâl-ı ganâyimler ile Alâ‘eddîn Şâh'a gelirdi. Hikmet-i Hudâ Alâ‘eddîn bilâ-veled fevt olup inkırâz-ı Selçukıyân oldukda cümle a‘yân-ı Rûm Ertuğrul Hân'ı halîfe nasb edüp sikke ve hutbe sâhibi olmadan Lefke-Söğüt mâbeyninde bir ceng-i azîmde mecrûh olup kendülerinin vasiyyetiyle Osmâncık'ı, diyâr-ı Yunan'a tabl [u] alem sâhibi beğ oldu, sene 699 târîhinde idi. "Evvelâ Osmân" lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Bunların ibtidâ hilâfeti cum‘a hutbesini Osmân ismiyle Tursun Fakîh nâm kimesne kırâ’et edüp sâdât-ı kirâmdan Edebalı nâm azîzin duhter-i pâkize-ahteri şerîfesin alup Orhân andan müştakk olup anınçün Âl-i Osmân'ın vâlidesi tarafından sâdât-ı kirâmdan Osmân Beğ halîfe olunca pederi Ertuğrul Hân'ı bu Söğüt şehrinde defn edüp şehrin imâr edüp ba‘dehû Yıldırım Hân asrında Timur-ı bî-nûr bu Söğüt şehrin yağma ve harâb ve alân u tâlân edüp hâlâ türbe-i pür-envârı eyle mükellef âsitâne değildir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 6b ·
metinde göster ·
… alup Orhân andan müştakk olup anınçün Âl-i Osmân'ın vâlidesi tarafından sâdât-ı
kirâmdan
Osmân Beğ halîfe olunca pederi Ertuğrul Hân'ı bu Söğüt şehrinde defn edüp şehri …
Âl-i Osmân'ın cedd-i büzürgvârı Osmân Gâzî'nin peder-i azîzidir. İbtidâ bunlar Mâhân diyârından hurûc edüp Âl-i Selçukıyân'dan Sultân Alâ‘eddîn'e üç yüz nefer kimesne ile gelüp niçe ceng-i azîmlerde bulunup bunların yüzünden niçe yüz yüzaklıkları olup Alâ‘eddîn bunları boy beği, edüp tabl [u] sancak sâhibi olup Bursa câniblerin geçüp tâ Kastamonu'ya varınca kılıç urup bi-emrillâh ne cânibe teveccüh etdiler ise mansûr [u] muzaffer olup mâl-ı ganâyimler ile Alâ‘eddîn Şâh'a gelirdi. Hikmet-i Hudâ Alâ‘eddîn bilâ-veled fevt olup inkırâz-ı Selçukıyân oldukda cümle a‘yân-ı Rûm Ertuğrul Hân'ı halîfe nasb edüp sikke ve hutbe sâhibi olmadan Lefke-Söğüt mâbeyninde bir ceng-i azîmde mecrûh olup kendülerinin vasiyyetiyle Osmâncık'ı, diyâr-ı Yunan'a tabl [u] alem sâhibi beğ oldu, sene 699 târîhinde idi. "Evvelâ Osmân" lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Bunların ibtidâ hilâfeti cum‘a hutbesini Osmân ismiyle Tursun Fakîh nâm kimesne kırâ’et edüp sâdât-ı kirâmdan Edebalı nâm azîzin duhter-i pâkize-ahteri şerîfesin alup Orhân andan müştakk olup anınçün Âl-i Osmân'ın vâlidesi tarafından sâdât-ı kirâmdan Osmân Beğ halîfe olunca pederi Ertuğrul Hân'ı bu Söğüt şehrinde defn edüp şehrin imâr edüp ba‘dehû Yıldırım Hân asrında Timur-ı bî-nûr bu Söğüt şehrin yağma ve harâb ve alân u tâlân edüp hâlâ türbe-i pür-envârı eyle mükellef âsitâne değildir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 6b ·
metinde göster ·
… ümle şehîd edüp Koca Mustafâ Paşa câmi‘i etrâfında defn etdiğiçün hâlâ sahâbe-i
kirâmdan
ol âsitânede niçe yüz erbâb-ı soffa ve Muhâcirîn [u] Ensâr ve ashâb-ı güzîn med …
Maskat-ı re’sleri nehr-i Murâd kenarına karîb şehr-i Malâtiyye'dendir. Sene 233 târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Bağdâd Hâlifesi Hârûnu'r-Reşîd ile İslâmbol'un nısfın feth edüp Silivrikapusu iç yüzünde hâlâ Mustafâ Paşa âsitânesi yerinde Kızlar Manastırı nâm bir deyr-i azîmin yerinde Hârûnu'r-Reşîd bir sığır derisi dilimi cirminde bir kal‘a-i kavî binâ inşâ edüp içinde ve etrâfında on bin askeri muhâfazacı koyup beher sene ellişer bin altun verüp bu muhâfazacı askerlere zehâyirin vermek üzre küffârı harâca kesüp Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a müteveccih olduklarında Üsküdar'da Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî'[yi] on iki bin asker ile alıkoyup hâlâ Üsküdar'da Hünkâr Bâğçesi olan yerde üç sene Üsküdar'da bâğlar yetişdirüp anda sâkin olur. Hârûnu'r-Reşîd Bâğdad'da merhûm olup oğlu Me’mûn Halîfe oldukda küffâr İslâmbol'da isyân edüp derûn-ı kal‘ada olan Hârûn Halîfe'nin askerin cümle şehîd edüp Koca Mustafâ Paşa câmi‘i etrâfında defn etdiğiçün hâlâ sahâbe-i kirâmdan ol âsitânede niçe yüz erbâb-ı soffa ve Muhâcirîn [u] Ensâr ve ashâb-ı güzîn medfûn olduğundan Koca Mustafâ Paşa câmi‘i ziyaretgâh-ı hâs [u] âm ve erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7a ·
metinde göster ·
… Alî Çavuş ve Çiğdelizâde ve Akkaş Ağa ve Kamışçızâde ve Mûsâ Efendi ve sâdât-ı
kirâmdan
müftî-i sâbık Kamışçızâde ve Mulaylı Alî Ağa ve Hüseyin Efendizâde.
Ta‘rif-i kibâr [u] eşrâf [u] a‘yân: Evvelâ Dilâverpaşazâde Murâd Paşa ve Müftî Efendi ve Nakîbü'l-eşrâf Efendi ve Alî Çavuş ve Çiğdelizâde ve Akkaş Ağa ve Kamışçızâde ve Mûsâ Efendi ve sâdât-ı kirâmdan müftî-i sâbık Kamışçızâde ve Mulaylı Alî Ağa ve Hüseyin Efendizâde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
… cîs'de Baba Rüten yaylası ve Baba Rüten-i Hindî 800 sene mu‘ammer olup sahâbe-i
kirâmdan
güzîde kimesnedir.
Ve selef-i salâtîn kabirleri kurbunda mesîregâh-ı Kasr-ı Züvvâr ve şehrin (---) cânibinde mesîregâh-ı Oğlancık ve ana karîb teferrücgâh-ı Haydar Köşkü ve kûh-ı Ercîs'de Baba Rüten yaylası ve Baba Rüten-i Hindî 800 sene mu‘ammer olup sahâbe-i kirâmdan güzîde kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 66b ·
metinde göster ·
… ltân-ı şu‘âra oldu ve elçi Zünnûn-ı Mısrî dahi İslâm ile müşerref olup sahâbe-i
kirâmdan
olup cümle hükemâya pîr oldu. Ve Mısır'da medfûndur, ammâ bu İmrü'l-Kays ⟦Arapç …
Maşâd-ı şâ‘ir-i mâhir İmrü'l-Kays: Ol İmrü'l-Kays'dır kim Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde fusahâ-yı büleğâ-yı Kureyş idi. Ol asırda ilm-i şi‘re rağbet olmağıla niçe bin sultân-ı şu‘arâlar var idi, ammâ cümleye mümtâz [u] müsellem Abdurrahmân Hassân ve bu İmrü'l-Kays idi. Pesendîde eş‘âr-ı belîğlerin Hazret-i Resûl kıra’at edüp Seb‘a-yı Mu‘allaka nâm mahalde sahîfesiyle asup makbûl şi‘r olmuş olurdu. Ammâ Hassân İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmın güzîdesi oldu. Hattâ Mısır'dan melik Mukavkıs-i Kıbtî Hazret'e Düldül katırı ve Zülfikâr kılıcı ve Mariya câriyeyi ve hemşîresin Hazret-i Zünnûn-ı Mısrî ile hedâ[yâ] gönderüp hedâya huzûr-ı Resûl'de makbûle geçdikde Düldül'ü ve Zülfikâr'ı Hazret-i Alî'ye ihsân etdi ve Mariya câriyeyi hazret kendülere alıkoyup İbni'n-nebî İbrâhîm andan oldu. Mariya câriyenin hemşîresin bu Hassân şâ‘ire verüp sultân-ı şu‘âra oldu ve elçi Zünnûn-ı Mısrî dahi İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmdan olup cümle hükemâya pîr oldu. Ve Mısır'da medfûndur, ammâ bu İmrü'l-Kays Arapça 'dan olup İslâm ile müşerref olmadı. Zîrâ ilm-i nücûmda Ebû Leheb-i la‘înin telâmîzlerinden ve anın akrabâlarından idi. Hattâ bu İmrü'l-Kays hazret-i Kur’ân-ı azîm ve furkân-ı mecîd kıbel-i Hakkdan Cibrîl-i emîn vesâtatıyla resûl-i kibriyâya nâzil olmazdan yedi sene mukaddem Arapça lafz-ı dürer-bârın mukaddem târîhile İmrü'l-Kays manzûm etmişdir kim güfte-i İmrü'l-Kays:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 68a ·
metinde göster ·
… yok mu" deyü cemî‘i ak sakal, mün‘im ü muhteşem ihtiyârlar ve niçe yüz sâdât-ı
kirâmdan
kimesneler ileri gelüp "Etme vezîr! Bu zulmü def‘ u ref‘ eyle!" dediklerinde he …
Andan azline mâdde-i sânî: Sene (---) târîhinde Karadeniz nihâyetinde kal‘a-i Azak'ı Kazak-ı Ak, Moskov u Potnak, Yunak, [u] Boynak muhâsara edüp Mehemmed Girây Hân imdâdıyla kal‘a-i Azak küffârın muhâsarasından halâs olup kal‘a-i Azak'dan cümle iş erlerinden feryâdcılar gelüp "Zahîre ve cebehâne ve cerâye ve alîkımız kalmayup bir senedir mevâcib yüzü görmedik. Elbette vazîfe-i mu‘ayyenemiz gelmezse kal‘a-i Azak-ı adâyı hâli üzre bırağup târmâr oluruz" deyü kırk yedi bölük ağalarından feryâdcılar gelince Melek Ahmed Paşa cemî‘i erbâb-ı dîvânın ihtiyârlarıyla meşveret-i azîm edüp netîce-i kelâmları oldur kim "Eğer zahîre ve cebehâne ve ulûfelerin Karadeniz'den göndersek, deryânın fırtına hâli dâ’imâ tehlikedir ve Karadeniz'de Azak Kazağı ve Özü Kazağı hâli istîlâ edüp iki yüz pâre kayıklar ile gezmededirler. Azağ'a imdâd etmek müşkildir. Hemân cümle zâhire ve cebehâneyi Kefe eyâletine mutasarrıf İbrâhîm Paşa'ya fermân edüp Kefe'den âsân vech ile Azağ'a vâsıl olur. Mevâciblerin bunda hazîne-i pâdişâhîden yetmiş bin guruş çıkarup cemî‘i ehl-i hırefe akçe tevzî‘ edüp râyic-i sûk-ı sultânî üzre şerîfî altun cem‘ edüp kırk elli aded ulakları bu mahaldan Kırkkilise beğine vâsıl ederiz. Anlar da Özü vezîrine, anlar da Özü beğine, anlar da Kırım hânına, hân dahi Tatar-ı sâbâ-reftâr-ı adüv-şikâr ile Azağ'a vâsıl olduğu haberi arz-ı muhzırlarla yiğirmi beş günde gidüp geldikleri haberi gelir. Bu re’y-i tedbîr ahsendir" deyü Fâtiha tilâvet olunup hazîne-i pâdişâ 102a hîden yetmiş bin guruş çıkarup cümle ehl-i hırefe ve meşâyihleri ve kethüdâlarına tenbîh edüp Kudde Kethüdâ ve Defterdâr Emir Paşa ve Gümrük Emîni Hasan Çelebi ve Moralı Mustafâ Çelebi ve gayri ser-i kârda olan efendi hâ’inleri yetmiş bin aded hazîne guruşların tebdîl edüp maksûs kuş gözü kalp Moralı akçesi esnâfa verüp Kudde Kethüdâ Diyârbekir Çermik'inden olması sebebiyle yetmiş deve yükü kırmızı Diyârbekir bezi ve kuyumcu şâbı ve Kayseriyye'nin sarı sahtiyânın cemî‘i esnâfa döküp üçer kat bahâların taleb edüp kuş gözü akçe ile ehl-i sûkdan altın yüz seksen akçeye iken hurde akçe ile yüz yiğirmi akçeye istediler. Cemî‘i ehl-i hırefin ihtiyârları Melek Ahmed Paşa efendimizin kendi dîvânına gelüp hâk-i pâyine yüz sürüp "Sultânım, bize zulmdür. Diyârbekir bezin üç kat bahâsına üzerimize dökdüler. Ve şâb ve sahtiyân döküp kuş gözü akçeyle yüz yiğirmiye Azak mevâcibi deyü altun isterler. Azîz başın içün bu fukarâ-yı sûka zulm-i Haccâc-ı Yûsuf'dur. Men‘ [u] def‘ eyle" deyü ricâ eylediklerinde paşa eydür "Âdemler! Biz size Diyârbekir bezi ve şâb ve sahtiyân vermedik. Yetmiş bin Sivilya riyâl guruş verüp esvâk-ı sultânîde râyic olduğu gibi altun isteriz" deyüp Defterdâr'a ve Kudde'ye Paşa eydür: "Bu ibâdullaha niçe kırmızı bez ve şâb ve sahtiyân vermişsiz" dedikde Defterdâr ve Kudde eyitdiler "Sultânım! Hoca Hânı'nda bir bâzergân âhirete intikâl edüp bu kadar mâlı mîrîye kabz olunup bu aralıkda bezleri ve şâb ve sahtiyânın bu esnâfa seyrü'n-nâs verdik. Ne var, Azak askerine imdâd etseler, ne olur" dediklerinde paşa dahi anların sözlerine tebe‘iyyet edüp eydür: "Yürün ümmet-i Muhammed ile olsun, guzât-ı müslimîne imdâd edin. Azağ'a ulûfe gönderdim" dedikde hemân cümle ehl-i hıref "Vâveylâ ve vâveledâ! Nedir bu zulm, ümmet-i Muhammed, yok mu" deyü cemî‘i ak sakal, mün‘im ü muhteşem ihtiyârlar ve niçe yüz sâdât-ı kirâmdan kimesneler ileri gelüp "Etme vezîr! Bu zulmü def‘ u ref‘ eyle!" dediklerinde hemân paşa tehevvüre gelüp çavuşbaşı elinden hezârân deyeneği kapup bir alay ibâdullahı Dîvânhâne'de önüne katup anı anda urarak kimi kendüyi nerdübândan aşağı atarak, kiminin eli ayağı kırılarak firâr edüp cümle sâdât-ı kirâm "İhtiyâr müzevir herîfler, şâhid olun, bre Yahûdî deyüp üzerimize gelüp asâ ile urup mecrûh edüp zulmümüzü def‘ etmedi. Bunun vezâret [ü] hükûmeti câ’iz değildir. Emr şer‘-i Resûl-i mübînin!" deyü doğru nakîbü'l-eşrâfa ve Şeyhülislâm Azîz Efendi'ye varup murâd [u] merâmları üzre fetvâlar aldılar kim paşanın üzerine küfr isbât etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 101b–102a ·
metinde göster ·
… gelecek vakti biliriz" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Paşa bunlara "Ben sâdât-ı
kirâmdan
olan Emîr Paşa'yı katl edemem. Emr, şer‘-i Resûl-i mübînindir" deyü her birine …
Sebeb-i azl-i Melek Ahmed Paşa bâ nefir-i âm, gulgule-i ehl-i hıref, bâ ığvâ-yı Siyâvuş Paşa ve Ebû Sa‘îd Efendi: Sarrachâne'den Âhîler ibtidâ bayrak ve tabl u kudûm kaldırup cümle dükkânları kapanup ve câmi‘leri kapanup "Ümmet-i Muhammed olan sancak dibine gelsin. Pâdişâha rik‘a sunalım!" deyü yüz elli bin ibâdullah-ı el-kâsibu habîbullah ile iktisâb edinen cümle ehl-i sûk pür-silâh, sadâ-yı Allah Allah'a rehâ buldurup deryâ-misâl benî Âdem temevvüc ederek sene 1061 şehr-i Ramazânu'l-mübârekinin dördüncü bâzârtesi gün idi kim Daşnık Mirza ve Hanîfi Halîfelerin nâ-hak kelleleri Bâb-ı hümâyûn önüne döküldüğünün on ikinci gün sonra idi kim Atmeydânı'nda yer yer sedâ-yı Allah Allah evce peyveste olup İslâmbol içre velvele ve gulgule ve depdebe ve feryâd [u] fiğân ile dolup gürûh gürûh Bâb-ı hümâyûn önüne dolup Şeyhülislâm Azîz Efendi Ayasofya câmi‘inde kalup herkes âlet-i silâhıyla ve nohut ve zerdestesiyle kimi ucu yanmış köseği odunuyla ve koyunlarında birer somunlar ile Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd u vâveylâ-yı Allah Allah dediklerinde bu sadâ pâdişâh-ı cem-cenâb tarafına mün‘akis olup Bâb-ı hümâyûn sedd olunup topları kulleler üzre âmâde etmek ferman olunup Bâb-ı hümâyûn burcundan Haseki Ağa, taraf-ı pâdişâhîden su’âl edüp "Ey ibâdullah! Bu cem‘iyyet-i kübrâ nedir" dedikde "Bize zulm eden vezîria‘zamı ve Defterdâr Emîr Paşa'yı 102b ve Başbakıkulu Moralı Mustafâ Çelebi'yi ve Çavuşbaşı İbrâhîm Ağa'yı ve Koskafurûnlu Muhzır Ağa'yı ve Kudde Kethüdâ'yı ve Tokkapuluyu ve Gümrük Emîni'ni ve Vâlide Sultân'ı ve Bektâş Ağa'yı ve Kara Çavuş Yeniçeri Ağasın ve Kul Kethüdâsı Çelebi Ağa'yı ve Alahoz Mehemmed Efendi'yi ve Sarı Kâtib'i ve Bostâncıbaşı'yı ve Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'yi ve'l-hâsıl Celâlî Hasan Ağa'dan ve İpşir Paşa'dan mukaddemâ gelen defter üzre cümle yüz elli aded âdemi istemeziz, katl olunup vezîr ma‘zûl olup sadrıa‘zâm Siyâvuş Paşa olsun" deyü Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd [u] figâna âheng edüp bu haber sa‘âdetlü pâdişâha vardıkda Servikapusu'ndan haseki ağa, paşaya gelüp "Sa‘âdetlü pâdişâh selâm edüp şu guluvv-i âmın aslı nedir, bunları bir vech-i ma‘kûl ile perîşân eylesin" deyüp gitdikde paşa dahi feryâdcılardan bir alay ihtiyârları ve dindâr meşâyihleri ve mükehhal gözlü, başı misvâklı, eli tesbihli sâdâtları ve acı sözlü söz anlamaz bî-dâdları çağırup anlar dahi dâd u feryâd ederek Melek Paşa huzûruna çıkup "Sa‘âdetlü vezîr, senden hoşnuduz ammâ Kudde Kethüdâ ve Emîr defterdârı istemeziz. Bize zulmleri hadden efzûndur. Senin haberin yokdur. Azak bahânesiyçün pes-i perdeden bir Mısır hazînesi altunu bu İslâmbol içre cem‘ ediyorlar" Paşa eyitdi: "Ey ibâdullah! Cümle yetmiş bin guruşluk altundur. Andan ziyâde vermen" deyince cümlesi "Ey Allah râzı ola. Nola verelim! Ve istimâ‘ etdik kim Azağ'a bir yıldan berü hazîne varmayup ağaların pârelemişler. Siz dahi Kudde Kethüdâ'yı ve Emîr Paşa'yı pâre pâre edin. Tesellî-i hâtır bulalım. Tiz haklarından gelin. Yoksa biz onların haklarından gelecek vakti biliriz" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Paşa bunlara "Ben sâdât-ı kirâmdan olan Emîr Paşa'yı katl edemem. Emr, şer‘-i Resûl-i mübînindir" deyü her birine birer hulvu'l-kelâm ile şifâ-yı sadr cevâblar verüp munsıf olanları kâ’il olup dem çekmediler. Bî-insâf olanlar "Mardalı esbâb istemeziz. Hemân nukûd akçe guruş alup altın veririz" deyü feryâd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 102a–102b ·
metinde göster ·
… mbol'da Zindân Kullesi içinde medfûn olan Seyyîd Baba Ca‘fer Sultân ki sahâbe-i
kirâmdan
olup Hârûnu'r-Reşîd'in hilâfetinde İslâmbol tekürüne elçilik ile gelüp kral-ı d …
Tekye-i Hazret-i Şeyh Zindânî: İslâmbol'da Zindân Kullesi içinde medfûn olan Seyyîd Baba Ca‘fer Sultân ki sahâbe-i kirâmdan olup Hârûnu'r-Reşîd'in hilâfetinde İslâmbol tekürüne elçilik ile gelüp kral-ı dâlle şütûm-ı galîzalar etdiğiyçün semûmen ve maraz-ı zahîrden merhûm olup kral-ı bed-fi‘âl "Bana dîvânda şetm etdi. Anın na‘şına zindânda olanlar şetm etsin" deyü merhûm Baba Ca‘fer'i İslâmbol 159a Zindânı kullesinde defn ederler. Mahpûs olan keferelerin her kankısı bu Baba Ca‘fer kabrine du‘â ederse halâs olurdu. Beddu‘â eden sicinden rehâ bulamazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158b–159a ·
metinde göster ·
… z dahi bir mağarada otuz yıldır kim sâkindir, savm-ı Dâvûd ile geçinir, sâdât-ı
kirâmdan
gözü yaşlı ve bâğrı başlı ciğeri pür-hûn aşk-ı İlâhî ile mecnûn olmuş bir dekây …
Şeyh Alî Ahlatî: Bu azîz dahi bir mağarada otuz yıldır kim sâkindir, savm-ı Dâvûd ile geçinir, sâdât-ı kirâmdan gözü yaşlı ve bâğrı başlı ciğeri pür-hûn aşk-ı İlâhî ile mecnûn olmuş bir dekâyık-ı hakâyık sâhibi müfessir ü muhaddis ulemâ-yı mütebahhirînden bir fuzalâu'd-dehrden ulu kimesnedir. Anların dahi du‘âlarıyla şeref-yâb olduk. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240b ·
metinde göster ·
… t-i Ömer hilâfetinde Hazret-i Sâriye feth etdikde iki binden mütecâviz sahâbe-i
kirâmdan
ve Muhâcirîn [ü] Ensâr'dan ve Erbâb-ı Soffa'dan kimesneler medfûndur kim hâlâ s …
Hazret-i Ömer hilâfetinde Hazret-i Sâriye feth etdikde iki binden mütecâviz sahâbe-i kirâmdan ve Muhâcirîn [ü] Ensâr'dan ve Erbâb-ı Soffa'dan kimesneler medfûndur kim hâlâ seng-i mezârlarıyla ma‘lûmdur. Evvelâ; Hazret-i Ca‘fer-i Ensârî ve Halîl ibn Şâ‘ir Hassan ve Nâsıruddîn ibn Eyyûb-ı Suhyânî ve Şehâb ibn Zünnûn-ı Mısrî. Ulemâ-yı Acem'den musannifîn u mü’ellifîn niçe yüz bin kimesneler medfûndur, kankı biri tahrîr oluna!" Ve çay kenârında sene 995 târîhinde Cığaloğlu cenginde şehîd olan Alî Fakı Paşa ve Deli Dızman Beğ ve Sıyâmî Paşa mezârları hâlâ ma‘lûmdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâatde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311b ·
metinde göster ·
olup ve muhibb-i hânedân-ı Peygamber olduğiyçün kendüyi şehîd edüp cesed-i şerî …
Andan merkad-i Hânî b. Amr hazretleri, sahâbe-i kirâmdan olup ve muhibb-i hânedân-ı Peygamber olduğiyçün kendüyi şehîd edüp cesed-i şerîfi Kûfe câmi‘i içinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
olup Kûfe şehri içre kendü helâl mâlı ile bir câmi‘ binâ edüp bizzât kendüleri …
Andan merkad-i Hazret-i Süheyl, sahâbe-i kirâmdan olup Kûfe şehri içre kendü helâl mâlı ile bir câmi‘ binâ edüp bizzât kendüleri ol câmi‘de medfûndurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
… â‘ eden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr ve Abdullah ibn Mes‘ûd ve niçe sahâbe-i
kirâmdan
müfessir-i Kur’ân-ı Azîm ve Furkân-ı Mecîd olan Keşşâf hazretleri şeytân-ı aley …
Der-beyân-ı hulviyyât-ı kelâm-ı müfessirîn ve muhaddisîn: Evvelâ huzûr-ı Resûl-i Kerîm'de murâfa‘a-i şer‘ olunan cân u cin kavimleri ile İblîs-i aleyhi'l-la‘ne'nin isbât-ı vücûd etdikleri da‘vâların istimâ‘ eden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr ve Abdullah ibn Mes‘ûd ve niçe sahâbe-i kirâmdan müfessir-i Kur’ân-ı Azîm ve Furkân-ı Mecîd olan Keşşâf hazretleri şeytân-ı aleyhi'l-la‘nenin haseb [ü] nesebi ve asl [u] fer‘i ve sebeb-i tulû‘un eyle tahrîr ü terkîm eylemiş kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
Mâlik Eşter hazretleri Cengiz Hân ile bu Salsal üzre gelüp Akkirmân altında cen …
Andan Risâlet-penâh asrında Yanvan Târîhi kavli üzre Boğdan Salsal'ın kışla tahtı idi. Sahâbe-i kirâmdan Mâlik Eşter hazretleri Cengiz Hân ile bu Salsal üzre gelüp Akkirmân altında ceng-i azîm olup Mâlik Eşter Salsal'ı katl edüp kendisi de Salsal-ı dâll'ın zahmıyla Cengiz Hân yanında Bâğçesarây içinde şehîd oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
bir seyyide bânû-sıfat duhter-i pâkîze-ahter alup (---)(---) Hân ol kızdan vüc …
Elli birinci atada Âl-i Osmân'ın silsileleri Yâfes ibn Hazr[et-i] Nûh aleyhi’s-selâ[ma] müntehîdir. Cümle hasîbü'n-nesîbleri anane ile pâdişâh ve pâdişâhzâdelerdir. Anıniçün Tatar hânlar ile ammîleri tarafından akrabâlardır. Ammâ vâlideleri tarafından sülâle-i zülâl-i Hüseynî sâdât-ı kir[â]mlardır, zîrâ (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) nâm sâdât-ı kir[â]mdan bir seyyide bânû-sıfat duhter-i pâkîze-ahter alup (---)(---) Hân ol kızdan vücûda gelüp anadan evlâd-ı Resûllerdir kim niçe tevârîhlerde musarrahdır. Ammâ Ertuğrul'dan öte ammîzâdeleri tarafından Âl-i Cingiz'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 130b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Mu‘âz ibn Cebel hazretleri Cingiz Hân'ın ülken oğlu (---) Hân, hân-ı âlîşân olup anınla vilâyet-i Kırım'a gelüp Kırım'ın bu Eski Yurd'unda medfûn sahâbe-i güzînleri ve serdâr-ı mu‘azzam olan sahâbe-i kirâmdan Mâlik Eşter hazretlerin ziyâret edüp Cingiz Hân oğlu (---) Hândan Hazret-i Ebâbekir’e ve kendüye hedâyâlar alup andan gemiyle Kostantiniyye şehrine gelüp anda tekrur kraldan hedâyâlar alup yine gemiyle Sayda vilâyetine gelüp bir zamân Şâm'da kalır. Ba‘dehu Hazret-i Ömer hilâfetinde Mu‘âz ma‘tûnen merhûm olup Şam'da Koyun kapusunda Bilâl-i Habeşî kurbunda medfûndur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 132a ·
metinde göster ·
… ğçesi var ma‘mûr köydür. Bunda Güleçli eş-Şeyh Ahmed Efendi hazretleri e‘izze-i
kirâmdan
mazınne-i kerâme ulu sultândır kim hâlâ kırk bin bıyıkları tırâş mürîde mâlik t …
Menzil-i şehr-i Akmescid, andan Eski Kırım, andan menzil-i Güleç salası, ya‘nî Güleç köyü: Kefe kal‘ası kurbunda iki yüz Tatar evli ve bir kubbe-i âlîli ve taş minâreli câmi‘i ve bir hammâmı cümle kurşum imâretli câmi‘dir ve bâğ u bâğçesi var ma‘mûr köydür. Bunda Güleçli eş-Şeyh Ahmed Efendi hazretleri e‘izze-i kirâmdan mazınne-i kerâme ulu sultândır kim hâlâ kırk bin bıyıkları tırâş mürîde mâlik tarîk-i Halvetî'de pîşvâ-yı tarîk-i Âl-i Abâ'dır. Kırk bin mürîdi dahi derûn-ı Kırım'da sâkin mu‘tekid muhibleri vardır. Âsitânesinde ni‘meti âyende vü revende ve bay u gedâya şeb [ü] rûz mebzûldur. Andan cânib-i şarka 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b ·
metinde göster ·
Beş yüz evli bir büyük Tatar köyüdür. Bunda Mehemmed Efendi e‘ızze-i
kirâmdan
müstecâbü'd-da‘ve ülken âdemdir. Bu köyekde demirden dökme kazanlar yaparlar ki …
Beş yüz evli bir büyük Tatar köyüdür. Bunda Mehemmed Efendi e‘ızze-i kirâmdan müstecâbü'd-da‘ve ülken âdemdir. Bu köyekde demirden dökme kazanlar yaparlar kim her bir kazgana birer ve ikişer sığır sığar mefret kazanlar, ma‘deni Çadır dağındadır kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. Rûm'da Bosna serhaddinde Kıradişka ve vilâyet-i Erzurûm'un Kiğı sancağında ve vilâyet-i Kırım'da Çadır dağında bu demir ma‘deni başka bir ma‘âdindir kim Kiğı'da ve Kıradişka'da bu demir ma‘denin top güllesi dökerler ammâ bu Çüyençi'de demiri kazan dökerler kim Belh, Buhârâ ve Semengân, Laristân Moltan vilâyetlerine varınca Çüyençi Mehemmed Efendi kazanı meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199b ·
metinde göster ·
niçe yüz meşâyih ziyâretgâhları vardır, ammâ ziyâret etdiğimiz bu meşhûr-ı âfâk …
Ve dahi e‘azze-i kirâmdan niçe yüz meşâyih ziyâretgâhları vardır, ammâ ziyâret etdiğimiz bu meşhûr-ı âfâk kümmelîn evliyâ-ı ızâmlardır. Kaddesenâllâhu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 375b ·
metinde göster ·
… oğlu bu Hazret-i Osmân Baba'dır kim hasîbü'n-nesîb ırk-ı tâhirden olup sâdât-ı
kirâmdan
olduğuna şekk-i şübhe yokdur. İbtidâ Belh [u] Buhârâ'dan kendüler Hazret-i Hacı …
Der-sitâyiş-i menâkıb-ı azîz-i merhûm: Bizzât bu Osmân Baba Sultân ır[k]-ı tâhir-i sülâle-i ehl-i Abâ'dandır kim Mûsâ Kâzım hazretlerinin yedinci oğlunun oğullarından Seyyid Alî'dir, anın oğlu Seyyid Hüsâmeddîn'dir, anın oğlu bu Hazret-i Osmân Baba'dır kim hasîbü'n-nesîb ırk-ı tâhirden olup sâdât-ı kirâmdan olduğuna şekk-i şübhe yokdur. İbtidâ Belh [u] Buhârâ'dan kendüler Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî ile Hoca Ahmed-i Yesevî'den me’zûn olup Âl-i Osmân'a imdâda gelüp Orhân Gâzî ile Bursa fethinde bulunup ba‘dehu anın asrında Orhân Gâzî oğlu Süleymân Beşe ile meşveret edüp Süleymân Beşe'den mukaddem üç yüz nefer fukarâlarıyla ibtidâ bu Osmân Baba Rûm'a kadem basup def u kudûmun döğerek ve gülbâng-ı Muhammedî çekerek alem ve (...) ve sancağ bayrakların açarak doğru Edirne kralına buluşup Rûm'da seyâhat ederdi. Ve kadem basduğı yerler cümle İslâm diyârı ola, deyü du‘â ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379a ·
metinde göster ·
… öl: Evvelâ Kâsım Baba Sultân ve Sirâceddîn Baba. Ve İshâk Paşa Sultân mazınne-i
kirâmdan
mücâhidün fî-sebîlillâh gâzî vezîr imiş. Câmi‘inin mihrâbı önünde taşdan bir gû …
Ziyâret-i Eynegöl: Evvelâ Kâsım Baba Sultân ve Sirâceddîn Baba. Ve İshâk Paşa Sultân mazınne-i kirâmdan mücâhidün fî-sebîlillâh gâzî vezîr imiş. Câmi‘inin mihrâbı önünde taşdan bir gûne maksûre-misâl binâ olunmuş, anın içinde medfûndur ve ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ekseriyyâ masrû‘ kişiler ziyâret ederler, bi-emrillâh şifâ bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6a ·
metinde göster ·
… mları ile câmi‘nin hareminde bir kubbe-i âlî içinde medfûnlardır. Cümle sâdât-ı
kirâmdan
ulu sultânlar ve ziyâretgâh-ı hâs u âmdır kim Bursa'da medfûn Emîr Sultân halîf …
Ve yine çârsû kurbundaki Süğlün Muslı Paşa câmi‘i, bu dahi kurşumsuzdur. Ve Şeyh Y 26b Sinân hazretleri câmi‘i şehrin bir mürtefi‘ bayır üzre altı aded kârgîr kubbeli ve kurşum örtülü câmi‘-i rûşendir. Ve bizzât Şeyh Sinân hazretleri evlâd-ı zevî'l-ihtirâmları ile câmi‘nin hareminde bir kubbe-i âlî içinde medfûnlardır. Cümle sâdât-ı kirâmdan ulu sultânlar ve ziyâretgâh-ı hâs u âmdır kim Bursa'da medfûn Emîr Sultân halîfelerindendir. Hâlâ tekyesinde azîm tevhîd [u] tezkîr olup Alaşehir'in halkı her leyle-i cum‘ada zikrullâha hâzır olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a–Y26b ·
metinde göster ·
… biyyete kadem basmış devlet-i dâreyne nâ’il olmuş musannif ve mü’ellif a‘izze-i
kirâmdan
mâldâr ve mün‘im atâ-bahş ilm-i kâfda Y 85b kâmil-ayâr sâhibü'l-hayrât kimesn …
Ve Kara Kadı hazretleri dahi kutbiyyete kadem basmış devlet-i dâreyne nâ’il olmuş musannif ve mü’ellif a‘izze-i kirâmdan mâldâr ve mün‘im atâ-bahş ilm-i kâfda Y 85b kâmil-ayâr sâhibü'l-hayrât kimesne imiş kim cevâmi‘ ve hayrâtları mevsûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85a–Y85b ·
metinde göster ·
… k etmiş bir dâr-ı fuzalâdır. Ve hâlâ tâlib-i ilmi ve sâhib-i hilmi çok e‘izze-i
kirâmdan
kimesneler vardır.
Ve bu şehir gerçi böyle dere içre vâki‘ olmuşdur, ammâ âb [u] hevâsı rûh-efzâ ve sevâhildir. Ve mahbûb ü mahbûbesi çokdur, ammâ kân-ı sulehâ olmağile merd [ü] zenânı mü’eddeb ve mü’eddebelerdir, zîrâ niçe kibâr-ı evliyânın nazarı ta‘alluk etmiş bir dâr-ı fuzalâdır. Ve hâlâ tâlib-i ilmi ve sâhib-i hilmi çok e‘izze-i kirâmdan kimesneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y87a ·
metinde göster ·
… î hazretlerinin âsitâne-i sa‘âdetlerinden kıble cânibinde râvî-i hadîs Sahâbe-i
kirâmdan
Şeyh Ukbe-i Cüheynî hazretleri civârında âsûde olan Hazret-i Zannûn oldur derle …
Ve ziyâretgâh-ı Hazret-i Nûn bin Hazret-i Efrâyim bin Hazret-i Yûsuf bin Hazret-i Ya‘kûb aleyhimüsselâmdır. Bunlar dahi Tarabulus hâricinde cânib-i şarkîde Yûşa‘ Nebî civârında Cebelü'l-Lübnân-ı sağîr üzre medfûndur. Ammâ Mısır ulemâsı zu‘munca İmâm Şâfi‘î hazretlerinin âsitâne-i sa‘âdetlerinden kıble cânibinde râvî-i hadîs Sahâbe-i kirâmdan Şeyh Ukbe-i Cüheynî hazretleri civârında âsûde olan Hazret-i Zannûn oldur derler. Ammâ hilâf fehm etmişler. Hakka Zannûn'dur ammâ ol Zannûn'dur kim Melik Mukavkıs bu Mısır'da medfûn olan Zannûn'u bir Habeş'e ve bir Kıbtî câriyesi ve bir katır ve bir tîğ ile Hazret-i Risâlet'e hedâyâ ile gönderdikde hemân Zannûn Hazret-i Risâlet'in cemâl-i bâ-kemâlin müşâhede edince İslâm ile müşerref olup Sahâbe-i kirâm oldu. İlm-i tıbda Lokmân ve ilm-i şi‘irde Hassân akrân idi. Mısır'a Amr ibnü'l-Âs ile varup anda merhûm olup Şeyh Ukbe-i Cüheynî civârında defn olunan Zannûn-ı Mısrî'dir yohsa Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim oğlu Nûn Nebî değildir. Bu Nûn Nebî be-kavl-i tevârîh-i Kabâbıta bu Şâm-ı Tarabulus'da bu âsitânede medfûndur ve kavl-i sahîh budur. El-uhdetü ale'r-râvî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187b ·
metinde göster ·