Ve çârsû içre bir minâreli kıble kapusuna (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur şekl-i murabba‘ kiremitli bir câmi‘-i müfîd [ü] muhtasardır. (---) Hân'ın Dârü's-sa‘âde ağası Osmân Ağa binâsıdır, kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 144b ·
metinde göster ·
hân-ı sağîredir ammâ gâyet kavî binâ-yı metîndir. Ve bu rabta cümle sekiz yüz b …
Ve bu hân-ı azîmin civârında Hafsa Hâtûn hânı, kiremitli bir hân-ı sağîredir ammâ gâyet kavî binâ-yı metîndir. Ve bu rabta cümle sekiz yüz bâğ u bâğçeli ve serâpâ kiremit örtülü ve sekiz mihrâblı kasaba-i ra‘nâdır. Ve dörd aded kiremit örtülü küçük hânları var. Ve Hafsa Hâtûn hânı kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169b ·
metinde göster ·
… m bir tüccâr binâ etmişdir. Kurbunda bir karyesi ve bir câmi‘i var. Minâreli ve
kiremitli bir
câmi‘-i zîbâdır. Andan cânib-i garba yine yaylalar içre,
Bu şahin Paşa Sarâyı kurbunda hân-ı Maçkosa, ya‘nî Kedi hânı derler bir hân-ı azîmdir kim gâyet mahallinde henüz Hacı Mahmûd nâm bir tüccâr binâ etmişdir. Kurbunda bir karyesi ve bir câmi‘i var. Minâreli ve kiremitli bir câmi‘-i zîbâdır. Andan cânib-i garba yine yaylalar içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128a ·
metinde göster ·
… manastırları ve kat-ender-kat kalay tenekeli ve pirinç teneke ve gûnâ-gûn sırça
kiremitli bir
şehirdir kim âfitâb-ı âlemtâbın şu‘lesi bu şehre urup şa‘şa‘asından merdüm-i dî …
Ya‘nî çâsâr şehri demekdir. Bu şehr-i müzeyyen Kinah dağlarının dâmeninde bir düz vâsi‘ mahsûllü sahrâ içre bir sevâd-ı mu‘azzam gibi kiliseleri ve manastırları ve kat-ender-kat kalay tenekeli ve pirinç teneke ve gûnâ-gûn sırça kiremitli bir şehirdir kim âfitâb-ı âlemtâbın şu‘lesi bu şehre urup şa‘şa‘asından merdüm-i dîdeler hîrelenir. El-hâsıl cümle on bin evdir ve iki bin dükkândır ve cümle kırk manastırdır ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Eğer mâ-vaka‘ı üzre bu şehrin evsâfın tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Lâkin bunda paşaya azîm hedâyâlar verüp ve ziyâfetler edüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
küçük câmi‘dir. Bu kal‘anın içinde bir kulle-i bâlâ iç kal‘ası var, kapusu üstü …
Andan kal‘a içre cümle seksen aded kârgîr binâ ve kiremit örtülü havlısız daracık dârları olup biri biri üzre deryâya nâzır cihân-nümâ küçük büyût-ı ra‘nâlardır. Süleymân Hân câmi‘i, minâresiz kiremitli bir küçük câmi‘dir. Bu kal‘anın içinde bir kulle-i bâlâ iç kal‘ası var, kapusu üstünden ağaç nerdübân ile çıkılır. Âdem gücile urûc edüp her gece bevvâblar nerdübânı kaldırırlar, zîrâ bu iç kal‘a içinde cemî‘i Mora a‘yânının zî-kıymet cevâhir kemyâbları ve niçe gûne tuhaf u avânîleri bu iç kullede mahfûzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
… vü revendegânlar temâşâ ederler. Ve bu kapu üzre bir fevkânî Hunkâr câmi‘i var,
kiremitli bir
kâr-ı kadîm câmi‘-i kerîmdir. Bu câmi‘e karîb bir serâmed sâ‘at kullesi var. Gâ …
Ve bu kapu üzre üç aded çâr-kûşe beyâz mermer-i hâs üzre ok ve kurşum darbları urulmuş alâmetleri zencîr ile asmışlar. Cümle âyende vü revendegânlar temâşâ ederler. Ve bu kapu üzre bir fevkânî Hunkâr câmi‘i var, kiremitli bir kâr-ı kadîm câmi‘-i kerîmdir. Bu câmi‘e karîb bir serâmed sâ‘at kullesi var. Gâyet musanna‘ ve dürüst sâ‘ati var kim aslâ dakîka ve derîce fevt etmez. Cümle cevâmi‘lerin mü’ezzinân-ı Bilâlîleri ana nâzırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365a ·
metinde göster ·
… dâr, Paşa sarâyının yanında Ayasofya câmi‘i sağında göl kenârında bir kaya üzre
kiremitli bir
kubbede medfûndur. Ve (---)(---)(---)(---)(---)
Ziyâretgâh-ı Ohri: Evvelâ merkad-i Ohrîzâde ve Gâzî Beğ, yukaru kal‘ada Hunkâr câmi‘i mihrâbı önünde medfûnlardır. Ve Şehîd Hazînedâr, Paşa sarâyının yanında Ayasofya câmi‘i sağında göl kenârında bir kaya üzre kiremitli bir kubbede medfûndur. Ve (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371b ·
metinde göster ·
… kal‘anın kıblesi önünde bir çemenzâr meydân-ı azîmde henüz binâ oluyor iki yüz
kiremitli, bir
câmi‘li ve bir hân u hammâmlı ve on dükkânlı bir kasaba-i şîrîn oluyor. Ve bu v …
Ve bu kal‘anın kıblesi önünde bir çemenzâr meydân-ı azîmde henüz binâ oluyor iki yüz kiremitli, bir câmi‘li ve bir hân u hammâmlı ve on dükkânlı bir kasaba-i şîrîn oluyor. Ve bu varoş ile kal‘a mâbeynindeki meydânda dıraht-ı sâyedârlar altında bir âb-ı hayât çeşmesârı var kim âb-ı hayâtdan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
vâsi‘ Tahıl bâzârı meydânı var. Ve bir kaç çeşmesârı var. Bu âsâr-ı binâlardan …
Ve kal‘anın tâ vasatında üstü kiremitli bir vâsi‘ Tahıl bâzârı meydânı var. Ve bir kaç çeşmesârı var. Bu âsâr-ı binâlardan gayri kal‘a içinde binâ yokdur, ancak bir hânı var. Lâkin anda âyende vü revende mihmân olamaz. İ‘timâd edüp bildikleri âdemleri korlar. Ve dîdebânlar her şeb üzerlerine hân kapusun taşradan sed ederler. Ve bu kal‘a içre her gece elli âdem pür-silâh dîdebânlık ve pâsbânlık ederler. Gâyet mazbûtdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y95a ·
metinde göster ·