… kal‘asının bir taşına bin baş verüp Kel Rüstem'e Van'ı vermemişih" deyü tefâhur
kisb ederler
.
Yedi ay muhâsarada İçkal‘a yedi topdan gayrı atmamışdır. Ta bu mertebe bî-bâk u bî-pervâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ammâ ne derd-i ser çekerse ibtidâ aşağı kal‘a çeker. Hattâ Van kulu sâ’ir kal‘a kulları mâbeyninde mu‘âraza ve münâkaşa şekilli kelimâtlar esnâsında Vanlı eydür: "Hey kişi, Kel Rüstem Hân çağında kal‘amızda kaht [u] galâ olup pisik eti ve çomar ve turaş ve tola köpek eti yemişih ve şehidlerimizden bacımız ve haltemiz ve ammimiz ve evlâdımız etlerin yeyüp Van kal‘asının bir taşına bin baş verüp Kel Rüstem'e Van'ı vermemişih" deyü tefâhur kisb ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252b ·
metinde göster ·
… rdır kim her bir hammâm hâs u âm olmağa lâyık hammâmlarımız vardır deyü tefâhur
kisb ederler
. Hakkâ ki kelâmlarından dürûğ u lâğ yokdur. Zîrâ bu Van halkı gazûb u lecûc ve …
Şehrin kibârlarının takrîrleri üzre şehir içre cümle yedi yüz ev hammâmlarımız vardır kim her bir hammâm hâs u âm olmağa lâyık hammâmlarımız vardır deyü tefâhur kisb ederler. Hakkâ ki kelâmlarından dürûğ u lâğ yokdur. Zîrâ bu Van halkı gazûb u lecûc ve sâhib-gayret ü sâhib-nâmûs âdemler olduklarından havâtînlerinin birisi taşra düğüne ve derneğe ve bir yere çıkdıkları yokdur. İllâ hâtûnları merhûme oldukda kapudan taşra Arapça ile ol zamân kapudan taşra çıkar. Ol ecilden cümle ehl-i ırz âdemlerin hânelerinde ev hammâmları vardır kim kavl-i sahîhleri üzre yedi yüz ev hammâmı olduğu muhakkakdır ve ba‘de'z-zuhr âm hammâmlarına ricâl girmeyüp hammâmları olmayan tâ’ife-i nisvân girer. Ammâ ol hammâmların avretler gideceği başka sokakları var kim ol yollardan ba‘de'z-zuhr ricâllerden bir ferd-i merd geçmeğe kâdir değillerdir. Ol avretler râhında şehirliden bir âdem görseler amân vermeyüp bilâ-su‘âl katl ederler, ta bu mertebe nisvânların sakınurlar, gayûr kavimdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
Ve cümle heft hammâmı vardır. Cümleden Pîr Budak Hân hammâmı ve Sinân Paşa hammâmı ve Münşî Kay hammâmı ve cümle ‘Sad-si hânedân hammâmları vardır.’ deyü ahâlî-i Nihâvend tefâhur kisb ederler. Hakkâ ki kelâmlarında dürûğ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
… larda sâkin olup metâ‘-ı kâlây u vâlây-ı kâmhâ-yı hârâların fürûht edüp kâr [u]
kisb ederler
. Ba‘dehu her biri diyârlarına giderler.
Der-aded-i hân-ı hâcegân-ı tüccârân: Ümmeten on bir aded hân-ı sevdâgerânları var kim Rûm ve Arab u Acem'in bâzergânları bu kârgîr binâ hânlarda sâkin olup metâ‘-ı kâlây u vâlây-ı kâmhâ-yı hârâların fürûht edüp kâr [u] kisb ederler. Ba‘dehu her biri diyârlarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a ·
metinde göster ·
… -i Hak'dan Hazret-i Îsâ'ya bizim Latin lisânı üzre nâzil olmuşdur" deyü tefâhür
kisb ederler
.
Bu edîm-i arzda Venedik ikidir; birine Bundukanî Venedik derler kim hâlâ Âl-i Osmân ile yigirmi beş yıldır kim ceng eder âsî Venedik'dir. Ammâ buna Dobra-Venedik derler, başka bir millet-i kadîmdir. Gerçi millet-i Nasârâ'dan olup kavm-i Mesîh'dirler, ammâ kitâb-ı İncîl'i Latin lisânı üzre tercüme edüp kırâ’at ederler. Âyîn-i bâtılaları yine millet-i Mesîh gibidir ve zu‘m-ı bâtıllarınca "İncîl kıbel-i Hak'dan Hazret-i Îsâ'ya bizim Latin lisânı üzre nâzil olmuşdur" deyü tefâhür kisb ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151a ·
metinde göster ·