Evvelâ sancağ-ı Hanya ve sancağ-ı Retime ve sancağ-ı
Kisoma
ve sancağ-ı (---) ve beş yüz akçe mev[lev]iyyet olup ibtidâ Hanya kazâsından ma …
Evvelâ sancağ-ı Hanya ve sancağ-ı Retime ve sancağ-ı Kisoma ve sancağ-ı (---) ve beş yüz akçe mev[lev]iyyet olup ibtidâ Hanya kazâsından ma‘zûl (---) Efendi'ye Kandiye mevleviyyeti ihsân olunup cümle eyâletinde yigirmi dörd aded kastel kazâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 317b ·
metinde göster ·
… âl cânibi ki Hanya ve Retime ve Kandiye tarafları ve Küçük kal‘a ve Apokoron ve
Kisoma
taraflarında yetmiş yedi aded irili ve ufaklı kılâ‘lar yapup ma‘mûr olmağa başl …
İki kerre böyle lodos sarsarından ve iki kerre asker darbından bu cezîre berbâd olup âhıru'l-emr lodos-ı şedîd şiddetinden bu cezîrenin lodos cenûb câniblerin ahâlî-i vilâyet bırağup beri şimâl cânibi ki Hanya ve Retime ve Kandiye tarafları ve Küçük kal‘a ve Apokoron ve Kisoma taraflarında yetmiş yedi aded irili ve ufaklı kılâ‘lar yapup ma‘mûr olmağa başlayup evvelkiden ziyâde müzeyyen ve ma‘mûr ederler. Hakîkatü'l-hâl hakîr bu cezîreyi seyâhat ederken lodos rûzgârı tarafında ibret-nümâ harâb kalmış kal‘a esâsları var kim her biri birer gûne hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sûr-ı üstüvâr eserleri var ammâ hâlâ lodosdan durulmak muhaldir, ammâ yıldız cânibi hâlâ dahi ziyâde ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319b ·
metinde göster ·
beği edüp bin aded askeriyle sancak ve tabl [u] alem verilüp Hanya eyâleti olup …
"İlâhî avn [ü] lütfunla bu kal‘ayı ve bu sahrâ-yı lâlezârı amâr eyle" deyü hayr du‘â edüp cümle guzât "âmîn" deyüp Karaca Paşa'yı Kisoma beği edüp bin aded askeriyle sancak ve tabl [u] alem verilüp Hanya eyâleti olup amârına şürû‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
sahrâsı limon ve turunç ve kebbât ve zeytûn ve nâr ve incir ve servi dırahtları …
Bâğ u bâğçeleri eyle çokdur kim ol Kisoma sahrâsı limon ve turunç ve kebbât ve zeytûn ve nâr ve incir ve servi dırahtları fezâ-yı lâlezârını niçe bin gûne eşcârât-ı müsmirâtlar ile müzeyyen olup rûy-ı arzı Cenâb-ı Bârî ne kadar ahcâr [u] eşcârât-ı gûnâ-gûnlar var ise bu sahrâda mevcûd edüp şükûfe-i turunç ve limon râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Ve niçe bin âb-ı revânlar tur‘a tur‘a cereyân edüp cemî‘i hadîka-i ravza-i Rıdvânları âb-ı hayvânlar rey edüp cemî‘i cinîn-i müşebbek bostânları bâğ-ı Merâm-misâl bir sevâd-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… arkız ve Amıstırdam şehirlerinde ola. Hulâsa-i kelâ[m] Girid'in kalacak yeri bu
Kisoma
sancağıdır. Ve ana karîb yine cânib-i cenûba nîm sâ‘at gidüp,
Ve âb [u] hevâsının letâfeti ve mahbûb u mahbûbe Rûm keratsalarının nezâfeti meğer Alman diyârında Beç'de ve Prak'da ve Donkarkız ve Amıstırdam şehirlerinde ola. Hulâsa-i kelâ[m] Girid'in kalacak yeri bu Kisoma sancağıdır. Ve ana karîb yine cânib-i cenûba nîm sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… lup içinde iki yüz aded ruhbânları var. Deli Hüseyin Paşa evkâfı idi. Ref‘ olup
Kisoma
beğine hâss-ı hümâyûn tahrîr olunup Kisoma hudûdu bu mahalde tamâm oldu. Ve ol …
Yüz pâre gemi alır ağzı garb tarafına nâzır limandır. Lâkin içinde tatlı suları yokdur. Taşrasında bir manastırı olup içinde iki yüz aded ruhbânları var. Deli Hüseyin Paşa evkâfı idi. Ref‘ olup Kisoma beğine hâss-ı hümâyûn tahrîr olunup Kisoma hudûdu bu mahalde tamâm oldu. Ve ol mahalden bir âb-ı hayât dere akar. İsmine Rûm kefereleri Kıryo Nero derler, ya‘nî sovuk su demekdir tâ isfakiye dağlarından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… i Hüseyin Paşa evkâfı idi. Ref‘ olup Kisoma beğine hâss-ı hümâyûn tahrîr olunup
Kisoma
hudûdu bu mahalde tamâm oldu. Ve ol mahalden bir âb-ı hayât dere akar. İsmine R …
Yüz pâre gemi alır ağzı garb tarafına nâzır limandır. Lâkin içinde tatlı suları yokdur. Taşrasında bir manastırı olup içinde iki yüz aded ruhbânları var. Deli Hüseyin Paşa evkâfı idi. Ref‘ olup Kisoma beğine hâss-ı hümâyûn tahrîr olunup Kisoma hudûdu bu mahalde tamâm oldu. Ve ol mahalden bir âb-ı hayât dere akar. İsmine Rûm kefereleri Kıryo Nero derler, ya‘nî sovuk su demekdir tâ isfakiye dağlarından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… Cümle ruhbâneleri mahbûbe kızlardır. Anda olan pençe-i âfitâb kızlar meğer kim
Kisoma
şehrinde ola. Cümle kızlar tor uçkur ve harîr-i muhtem işleyüp gizlice metâ‘lar …
Menzil-i Aya Yani burnu: Bu mahalde bir manastır var. Cümle ruhbâneleri mahbûbe kızlardır. Anda olan pençe-i âfitâb kızlar meğer kim Kisoma şehrinde ola. Cümle kızlar tor uçkur ve harîr-i muhtem işleyüp gizlice metâ‘ların fürûht ederler. Gerçi uçkur işlerler ammâ kendüleri uçkursuz ve donsuz gezerler. Bu deyr-i musanna‘ın niçe kerre yüz bin guruş evkâfı olup tâ Dib Frengistân'dan bu gumâmeye nezerâtlar ve zeyt yağları gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a ·
metinde göster ·
Cemî‘i halkının reng-i rûyları dörd aded levn üzredir. Evvelâ
Kisoma
tarafları Girid'in garb tarafıdır. Halkı gâyet beyâz ve tenâsüb(?) a‘zâlı mahbû …
Cemî‘i halkının reng-i rûyları dörd aded levn üzredir. Evvelâ Kisoma tarafları Girid'in garb tarafıdır. Halkı gâyet beyâz ve tenâsüb(?) a‘zâlı mahbûb u mahbûbeleri olup gâyet garîb-dostlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325b ·
metinde göster ·
… senâlar etdiler. Ba‘dehu Sad[rı]a‘zam dahi bu mâh-ı garrâda Hanya ve Retime ve
Kisoma
taraflarının bâğ-ı İremleri taraflarının seyâhatin tamâm edüp sa‘âdetle yine Ka …
Ve yine garîb temâşâ sürûr [u] şâdımânlar olup kal‘a-i Kandiye dahi cânib-i erba‘asında münhedim olan yerlerden nâm [u] nişân kalmayup sene (---) mâh-ı Zilhicce'de cümle kal‘a ta‘mîri tamâm olup görenler "Aleyke avnullâh yâ Kandiye hâfız [u] mu‘înin Cenâb-ı Kibriyâ ola" deyü du‘â vü senâlar etdiler. Ba‘dehu Sad[rı]a‘zam dahi bu mâh-ı garrâda Hanya ve Retime ve Kisoma taraflarının bâğ-ı İremleri taraflarının seyâhatin tamâm edüp sa‘âdetle yine Kandiye'ye gelüp sene 1080 ıyd-ı adhâsında Âsitâne-i sa‘âdete gitmek fermân olunup Kandiye'de vezîr kalan muhâfız paşa ve Ankebût Ahmed Paşa ve sâ’ir mîr-i mîrânlar ve gayri ümerâlar ile Kandiye'de kalacak cümle asâkir-i İslâma ve cemî‘i erbâb-ı tîmâr ve erbâb-ı zu‘amâlara ve gayri iş erlerine cümle merâtiblerine gör[e] sammûr lepâçeler ve hil‘at-i fâhireler geydirilüp Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa dahi kırk pâre kadırga ve kırk pâre galyon ile ârâste oldukda mukaddemâ ordu-yı İslâm içinde ne kadar ulemâ ve küttâb ve er[bâ]b-ı dîvân halîfelerinin sâhib-i kalem münşî kimesnelerine "Kandiye'nin fetihnâmeleri tahrîr olunsun" deyü fermân-ı vezîr bir bir(?) olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 326a ·
metinde göster ·