… ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i
Kiteli ve
karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâc …
Ve cemî‘i taht-ı hükûmetinde olan pâdişâhlar deryâ-misâl askerleri ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ Silivri kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına varınca tokuz sâ‘at yerdir. Mâbeynehümâda yedi kat germe kal‘a dîvârı binâ etdiler. Her dîvâr mâbeyninde yüzer zirâ‘ arîz handak-ı amîkler inşâ etdiler. Hâlâ Silivri'den Terkoz'a varınca kal‘a dîvârlarının burc [u] bârûları ve hafr [u] handakları zâhir ü bâhirdir. Ol tarafda olan kurâlar kim hâlâ amârdır, meselâ Feteköy ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile inşâ olunup câ-be-câ kulleleri ve yedi kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10b ·
metinde göster ·
bâ‘is-i tasnîf-i müstetâb olan kilk-i cevâhir-gûy bu vech ile inşâ ve imlâ kıld …
Evvelâ sebeb-i te’lîf-i müsevvedât-ı kitâb ve bâ‘is-i tasnîf-i müstetâb olan kilk-i cevâhir-gûy bu vech ile inşâ ve imlâ kıldı kim sebeb-i hâdis-i tahrîr-i sulûf [u] sunûf add olunan mecmû‘a-ı dil-küşây bu tarîkile kitâbet eyledi kim müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki, âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… ne köşe tarh olunmuşdur. Her tarhında serâpâ kat-ender-kat zıhlar içre gûnâ-gûn
kitâbe ve
mutahhıl türünce ve islimî nakışları ve her tabakada ibret-nümâ kirişme mukarna …
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında iki minâre-i mevzûnları ikişer şerîfeli serâmed bâng-i Muhammedî makâmıdır kim İslâmbol ve Bursa ve Edirne'de misli bünyâd olunmamış eyle münakkaş ibret-nümûn minârelerdir kim Koca Mi‘mâr bu minârelerde ve câmi‘de yed-i tûlâ-yı mi‘mârîsin ayân etmişdir. Her minâre on sekizer hâne köşe tarh olunmuşdur. Her tarhında serâpâ kat-ender-kat zıhlar içre gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıl türünce ve islimî nakışları ve her tabakada ibret-nümâ kirişme mukarnas ve medeneler ihtirâ‘ etmişdir kim görenin aklı vâlih olur. Zîrâ bu câmi‘ altıncı câmi‘dir. Her bir câmi‘den birer zerâfet ü nezâfet serîka edüp binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… ar üzre hurde nakş-ı bûkalemûn kalemkârî zerger nakışları içre cümle türünce ve
kitâbe ve
mutahhıllar içre sîm-i hâlis ile güller ortasında savatkârî mînâlar ile ve ba‘z …
Eşkâli böyle binâ olunmuş kim pirinc ma‘âdin tahtalar üzre hurde nakş-ı bûkalemûn kalemkârî zerger nakışları içre cümle türünce ve kitâbe ve mutahhıllar içre sîm-i hâlis ile güller ortasında savatkârî mînâlar ile ve ba‘zı zî-kıymet taşlar ile tezyîn olmuş ve gümüş halka ve gümüş kufüller ve gümüş bendîşeler ile müzeyyen bir bâb-ı lâ-nazîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… bend-i yesâr ve sîlâr(?) ve vefâ ve pâyesâ ve alem ü kalem ve divâl ve kemer ve
kitfeyn ve
asma ve kesme ve kemer-karâr ve zabtî ve rehâ ve pâydâr ve'l-hâsıl bu bendler ü …
{Fenn-i diğer}: Ve her bâr dest-i yümnâları ile iki yüz vukıyye seng-i zeytûnî sommâkî pâre amûd gürzü on iki hâne ve kırk bend üzre ol gürzü deverân etdirir idi. Evvelâ sağ eliyle gürz-i mezbûru bend-i yemîn ve bend-i yesâr ve sîlâr(?) ve vefâ ve pâyesâ ve alem ü kalem ve divâl ve kemer ve kitfeyn ve asma ve kesme ve kemer-karâr ve zabtî ve rehâ ve pâydâr ve'l-hâsıl bu bendler üzre gürzbâzlığı ve şemşîrbâzlığı ve zûrbâzlığı ve gurebâlara çâresâzlığı kemâline ergürmüş idi kim her fünûnda yegâne-i asr bir pâdişâh-ı Sâm-akrân idi. Hattâ üstâdımız serhânendegân {Dervîş Ömer} ba‘zı asma, kesme, urma ve tutma kelâmları esnâsında latîfe yüzünden Murâd Hân'a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72b ·
metinde göster ·
mûceb-i tastîr-i hitâb oldur kim fâtih-i Bağdâd-ı behişt-âbâd olan Sultân Murâd …
Sebeb-i tahrîr-i kitâb ve mûceb-i tastîr-i hitâb oldur kim fâtih-i Bağdâd-ı behişt-âbâd olan Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân Ahmed Hân rahmetullâhi aleyhimâ hazretleri cemî‘i erbâb-ı ma‘ârif ve müverrih-i âlemler ile dâ’imâ hoş-sohbet etmeden mahzûzlar idi. Bir gün huzûrunda azîm vezni üzre cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân-ı pîr [ü] cüvân cem‘ olup sohbet-i hâs ederken esnâ-yı kelâmda ba‘zı memâlik-i mahrûsa-i kadîmelerin evsâfları yâd olunur. Hemân Murâd Hân Gâzî buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151b ·
metinde göster ·
… tlerine zeyn kılup ellerinde Kudûrî ve Mülteka'l-ebhurları ve Keşşâf ve Kadıhân
kitâbları ve
bellerinde şemşîr-i hûnfeşânları ve sapanları ve gedelec yayları ve sehm-ı kazâ …
Esnâf-ı tâlib-i ilm-i sûhtevât: Neferât 12.000, bunlar dahi bî-hisâb yanmış ve kanmış kavmdır. Ammâ on iki bini kemerbaşıları ve huddâmlarından martılar ve dızmanlar ve berebaşıları ile gûnâ-gûn keçe külâh üzre elvân elvân şükûfe [ve] ezhârâtları ser-i sa‘âdetlerine zeyn kılup ellerinde Kudûrî ve Mülteka'l-ebhurları ve Keşşâf ve Kadıhân kitâbları ve bellerinde şemşîr-i hûnfeşânları ve sapanları ve gedelec yayları ve sehm-ı kazâları ve ba‘zısı ebyât [u] eş‘âr-ı pâkîze-güftâr kırâ’at ederek her biri piyâde kemerbaşıları esb-i tâzîler üzre âmâde olup gûyâ dersin müzâkere edüp ubûr ederek alayköşkü dibinde âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
… nü ve kal‘a-i İznik ve Köprühisâr ve Ilıbâd hisârı ve kal‘a-i Kestel ve kal‘a-i
Kite ve
kal‘a-i Biga ve'l-hâsıl iki yüz kal‘a ve iki yüz hutbe sâhibidir.
Evvelâ kal‘a-i Bilecik ve kal‘a-i İnegöl ve Karahisâr ve İnönü ve kal‘a-i İznik ve Köprühisâr ve Ilıbâd hisârı ve kal‘a-i Kestel ve kal‘a-i Kite ve kal‘a-i Biga ve'l-hâsıl iki yüz kal‘a ve iki yüz hutbe sâhibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 232a ·
metinde göster ·
… kapusunın cânib-i erba‘asında olan gûnâ-gûn zîhler ve mukarnas ve islimîler ve
kitâbe ve
turuncalar ve girişme ve münakkaş rûmîler var kim her biri sihr-i mübîn mertebe …
Andan evsâf-ı Câmi‘-i Sultân Hasan: Azerbaycân şâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etmişdir. Ol Hasan'dır kim Erzurûm'un şarkîsine bir merhale karîb Hasankal‘asın binâ edüp Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'le Tercân sahrâsında ceng-i azîm edüp cümle askeri Ebü'l-feth kılıcından geçüp ancak Uzun Hasan Şâh cân kurtarup bu Tebrîz'de dâğ-ı derûnundan cânın verüp bu câmi‘i cenbinde medfûn olan Uzun Hasan câmi‘idir kim serâpâ enderûn [u] bîrûnunun cânib-i erba‘ası ve kıbâbları cümle Kâşî çin ile mebnî olmuş câmi‘-i bî-bedeldir. Hakkâ ki Hasan hüsn-i nazarile bir câmi‘-i müstahsen binâ etmiş kim gûyâ Mısır'daki Sultân Hasan câmi‘idir. Minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinân mehâfili üzre olan hûrde-kârlık ve san‘at-ı hezâr-fenlik hezârân üstâd-ı mermerber bir yire cem‘ olsa ol mihrâb ve minbere bir tîşe {ve erre, ya‘nî destere} urmağa kâdir değillerdir. Derûn-ı câmi‘in cânib-i erba‘asında olan revzenlerinde olan san‘at-ı haddâdî ve billûr ve necef ve moran câmlarında olan şuğl-ı bennâyî bir câmi‘de yokdur. Ve kıble kapusunın cânib-i erba‘asında olan gûnâ-gûn zîhler ve mukarnas ve islimîler ve kitâbe ve turuncalar ve girişme ve münakkaş rûmîler var kim her biri sihr-i mübîn mertebesi kasd-ı tasarruflar edüp üstâd-ı kalemkâr yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Ve cümle derveze ve revzenler üzre mevzûnca kitâbeler üzre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattıyla (---)(---) tahrîr olunmuşdur. Ve mihrâbın tarafeyninde iki mevzûn asferü'l-levn seng-i yerekânîsi vardır kim her biri birer İrân [u] Tûrân harâcı değer, gûyâ kehribâlardır. Bu sütûnların nazîri Mısır u Şâm ve Irâk-ı Arab ve Acem'de yokdur. İllâ bu Câmi‘-i Hasan'dadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299a ·
metinde göster ·
bed-mezhebleri yokdur. Bu Gürcîstân papaslarının takrîrleri üzre tevârîh-i atîk …
Kavm-i müşrikînden ibtidâ tâ’ife-i Yahûddır. Andan kavm-i fecere bu Gürcî'nin kavm-i Dâdyân'ı ve Şavşad kavmleridir. Anlardan 320b kavm-i Kuril ve kavm-i Açıkbaş ve kavm-i Mikril ve kavm-i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Müteferrik olup cümlesi ümmet-i Dâvûd Nebî iken millet-i Mesihî'den olup kitâb-ı İncîl ile zu‘m-ı bâtıl ederler ammâ cümlesi on iki lisân üzre tekellüm ederler. Gûnâ-gûn lehce-i mahsûsaları vardır kim birbirlerinin lisânların tercümân ile anlar ecnâs-ı ünâsdır. Ammâ lisân-ı Şavşad u Dâdyân-ı zu‘m-ı fâsîdler niçe fesâhat u belâğat ile kelimât eder kavmlerdir. Hakîkatü'l-hâl hâlâ Moskov diyârının kralları inkırâz bulsa millet-i Mesîhıyye'nin güzîdesi ve Enûşirvânı ve hasîb [u] nesîbidir, deyü Şavşad'dan yâhûd Dâdyân'dan bir beğ alup Moskov'a kral ederler. Kitâbî kavmdirler. Ammâ Abaza ve Çerkes-i nâ-kes Arab'dan azgın kavm-i cedîd olmağıla aslâ kitâbları ve bed-mezhebleri yokdur. Bu Gürcîstân papaslarının takrîrleri üzre tevârîh-i atîklerinde eyle tahrîr eder kim silsileleri Keykâvûs'a ve niçe bin pehlivânlara müntehî olup andan Dâvûd Nebî a.s. hazretine müntehî olur, derler. Meğer Gürcîstân'da bir pâdişâh var idi. Mürd oldukda yerine Temerrüd nâm bir kızı hâkime olup bir kimesneye varmayup babasından irs ile intikâl eden diyârlarını hükm-i hükûmât ederek bir gice bir pençe-i âfitâb gulâm ile ayş [u] işret mâbeyninde melike kız mest iken ol civân kıza susa edüp melike hâmile kalır. Andan bir meh-pâre duhter-i pâkize-ahter tevellüd edüp ol kızı pinhân edüp Vat nâhiyesine gönderir. Beri tarafda melike bed-nâm olmamak içün kendüye susa edüp bekâretin izâle eden mîrâhûr civânı bir halîc buzu üzre bir murğ-ı sürhab saydın almağa gönderüp ol civân buza cuyulup gark-ı âb olup melike duhter güft [u] gûy-ı kabâ’ilden halâs olup bu melîkeden müştakka olan kız dahi kemâlin bulup ol kızı Beğ Dîvân nâm bir melikzâdeye verirler. Ol kızdan üç oğul olur. Anlar dahi fetâ yiğitler olduklarında Gürcîstân'ı üç bahş edüp büyük beğzâdeye Kütâtis ülkesi verirler kim ana Baş-açık vilâyeti derler. Hâlâ Başaçık tâ’ifesinin nesli ol büyük beğzâde Mârûla melike müntehî olur. Veled-i vustâya Tiflis ülkesini verirler ki ismi Simon'dur. Küçük oğlana Bâht vilâyetin verirler kim Dâdyân kavminin nesli ana müntehîdir. Bu Dâdyân Beğ cihân-ârâ bir âdil pâdişâh olup cümle kefereler buna tâbi‘ olmuşlardı. Hâlâ Gürcîstân'da bu Dâdyân ve Açıkbaş beğlerine cümle Gürcîstân itâ‘at ederler, gûyâ baş papaslarıdır. Cümle kefere kralları hîn-i cülûsda kılıç kuşansa Açıkbaş ve Dâdyân'ın izniyle bir âdem kılıç kuşadup cümle kefere ol kral-ı dâldan bid‘at ederler. Hattâ Selîm Şâh-ı Evvel, Tarabefzûn hâkimiyken bu Açıkbaş beğiyle hüsn-i ülfet edüp Kütâtis kal‘asında niçe zamân ayş [u] işret edüp babası Bâyezîd-i Velî'den sonra Selîm Hân müstakil sultân oldukdan sonra Açıkbaş ülkesinin tâc harâcı ve tekâlîf-i örfiyyesin hatt-ı şerîf-i kavî huccet ile mu‘âf [u] müsellem edüp ilâ yevminâ hâzâ mu‘âfdırlar. Ancak alâ tarîkı'l-hedâye İspirî doğanlar ve sunkur ve toygun-bâzlar ve mümtâz gılmân-ı şehnâzlar ve dûşîze-i dil-nüvâzları der-i devlete göndermeleri beher sene kânûn-ı Selîm Hân-ı Evveldir, ve's-selâm. Ba‘dehû bu zikr olunan Azgûr kal‘asından kalkup cânib-i garba ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre câ-be-câ hıyâbân [u] gülistânlı zemîn-i mahsûldâr ve çemenzâr yerler üzre 4 sâ‘atde hamd-i Hudâ sıhhat [ü] selâmetle sâlimîn ve gânimîn sedd-i İslâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 320a–320b ·
metinde göster ·
… i rîş olup bir tüvânâ fetâ-yı âlî-vakâr idi. Cemî‘î ulûmdan haberdâr olup ilm-i
kitâbet ve
ilm-i inşâda ve ilm-i lûgatda ve ilm-i arûzda bahr-i ma‘ânî ve erbâb-ı ma‘ârif …
Der-sitâyiş-i veliyyü'n-ni‘am Defterdârzâde Mehemmed Paşa, sellemehullah. Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimiz ol vezîr-i dilîrdir kim sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in defterdârı keremkâr Mustafâ Paşa'nın nûr-ı dîdesi idi. Pederleri Bosnaviyyü'l-asl Hersek sancağında Novesin nâm kasaba-i hâk-i amber-i pâkden gelüp Ekmekçizâde Ahmed Paşa hizmetinde olup Sultân Ahmed Hânî'de başbakıkulu, andan Murâd Hânî'de müstakil defterdâr paşa oldu. Ba‘dehû sene (---) mâh-ı Şa‘bân-ı mu‘azzamının yigirmisinde Sadrıa‘zam Receb Paşa ve Şeyhülislâm Hüseyin Efendi telkîniyle Yeniçeri Ağası Hüseyin Halîfeyi ve Mûsâ Çelebi kim musâhib-i şehriyârî idi, anı ve Defterdâr Mustafâ Paşa kim efendimiz Mehemmed Paşa'nın peder-i azîzidir, bu üç mazlûmu kul eşkıyâları bi-gayr-i hakkın katl edüp Defterdârı Atmeydânı'ndaki çınar-ı müntehâya habl-i tavîller ile sinirinden baş aşağı salb etdiler. Ve niçe mazlûmun hûn-ı nâ-hakkın Atmeydânı'nda beyâz kar üzre döküp vücûd-ı insân, kar ile yeksân olup Atmeydânı'yken et meydânı olup azîm gulgule ve fitne ve fesâdlar olup efendimiz Defterdâr Paşa'nın Süleymâniyye'deki sarâyın ve Hisâr'daki yalısın nehb ü gâret etdiler. Efendimiz Mehemmed Paşa bu sa‘îd, şehîd [ve] maslûb-ı pâ Mustafâ Paşa'nın ferzend-i ferhunde-ahteridir. Vâlidesi, efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın akrabâlarından olmağıla bu hakîrin dahi vâlide-i müşfikamız ile hâlite-duhterleri idi. Mehemmed Paşa efendimizle üns [ü] ülfetimiz ol cihetdendir. Kendüler Süleymâniyye'de mütevellid olup hâk-i İslâmbol'dandır. Rûznâmeci İbrâhîm Efendi, paşayı on dördüne bâliğ iken hıfz [u] hırâset ile terbiye edüp ilm ü kemâl ü ma‘rifet sâhibi olup bir pençe-i âfitâb, nûr-ı İlâhî bir civân-ı mâh-tâb idi. Pederlerinin çerâğ-ı efrûhtesi Hasan Beğ terbiye ile kûşe-be-kûşe pinhân ederek sâhib-i rîş olup bir tüvânâ fetâ-yı âlî-vakâr idi. Cemî‘î ulûmdan haberdâr olup ilm-i kitâbet ve ilm-i inşâda ve ilm-i lûgatda ve ilm-i arûzda bahr-i ma‘ânî ve erbâb-ı ma‘ârif silkine münselik olup Kara Mustafâ Paşa kendülere Kâğız emâneti ihsân edüp erbâb-ı dîvândan olup üst hil‘at ile sâ’ir hâceler gibi dîvân kurardı. Ba‘dehû Anadolu muhâsebecisi olup İbrâhîm Hân cülûsu evâ’ilinde serbevvâbân-ı dergâh-ı âlî {olup} cümle kapucubaşılara tasaddur edüp ser-efrâz [u] mümtâz-ı cihân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 336b ·
metinde göster ·
Eş-Şeyh Mehemmed Hamdullah ibn Akşemseddîn: Pederlerinden sonra seccâde-nişînliği kabûl etmeyüp Yûsuf [u] Züleyhâ te’lifîne mukayyed olduğu bâlâda mestûrdur. Ammâ bunlar dahi rahm-i mâderde iken vâlideleri karnına pederleri urup "Bre benim zî-akl Aristo-yı zû-fünûn ve şâ‘ir ü mâhir ve musannif ü mü’ellif oğlum" deyü vâlidi, vâlidesinin batnın ohşarmış. Hikmet-i Hudâ sene 853 târîhinde rahm-i mâderden müştakk olup sekiz yaşında dîvân sâhibi olup Leylâ ve Mecnûn kitâbın ve Mevlûd-ı Manzûm dahi anındır. Ammâ Yûsuf [ü] Züleyhâ'sı te’lîfi makdûr-ı beşer değildir. Ancak aşk-ı İlâhî ile âlûde olan kelâmıdır. Müddet-i ömr-i azîzleri altmış altıya yetmiş iken sene 909 târîhinde vefât edüp pederleri cenbinde medfûnlardır. Yüz yetmiş pâre risâle ve kütüb-i mu‘teber te‘lîfâtları vardır. Rahmetullahi aleyh. Ammâ Kıyâfetnâme'si ve Yûsuf [u] Züleyhâ'sı memdûh-i âlemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 368b ·
metinde göster ·
Memdûhâtından gayri sahrâlarında Baba Nakkaş'a varınca ve
Kiteli ve
Baklalı ve İzzeddînli kurâlarına varınca çiflik-i azîmler ile ârâste ve ağıllar …
Memdûhâtından gayri sahrâlarında Baba Nakkaş'a varınca ve Kiteli ve Baklalı ve İzzeddînli kurâlarına varınca çiflik-i azîmler ile ârâste ve ağıllar ve ekrekler ve sayalar ve çalışlar ve mandıralar ile pîrâste olmuş koyunlu ve kuzulu ve sığır ve câmûslu vâdîlerdir kim cemî‘i a‘yân-ı İslâmbol'un bu kurâlarda alâkaları vardır. Ve bir memdûhu dahi südü ve kaymağı ve teleme peyniri ve ağızı ve kölemezi ve kesmik yoğurdu ve dil peyniri ve kaşkaval peyniri deryâ-misâl südü İslâmbol'a akup Belde-i Tayyibe ya‘nî Mahmiyye-i Kostantiniyye'yi ganimet eder. Nazargâh-ı Mehemmed Hân bir şehr-i Çatalca-i âbâdândır. İnkırâzu'd-devrân ma‘mûr [ve] şâdân ola. Bi-Rabbi Müste‘ân. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172a ·
metinde göster ·
Kelâmullahlara cild ederler kim içinde âyetün min âyâtillah olur. Ammâ aceb hik …
Ve bir memdûh-ı kârı dahi debbâğlardır kim diyâr-ı Rûm'da Edirne'nin kırmızı sahtiyânı ve yine Rûm'da Öziçe mor sahtiyânı ve Anadolu'da Konya ve Kayseriyye'nin sarı sahtiyânları meşhûr-ı âfâk iken bu şehr-i Bitlîs'in sarı sahtiyânı ve gül-i pembe ve gül-i şeftalü ve âsumânî ve ebrî ve gülgûnîsi ve kırmızısı ve âlü'l-alisi ve yeşil ve turuncî ve meneviş sahtiyânları olur kim gûyâ Hıtâyî ve Ahmed-âbâdî kâğız gibi mücellâ ve danedâr sahtiyânları olur kim bir diyâra mahsûs değildir. Hatta ba‘zı tüccârlar ve âyende vü revendegân kübbâr-ı a‘yânlar diyâr diyâr teberrüken götürüp kitâblara ve Kelâmullahlara cild ederler kim içinde âyetün min âyâtillah olur. Ammâ aceb hikmetdir kim yine kelb necisiyle dibâğat olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233b ·
metinde göster ·
… cild kefere hattı basmasıyla Kitâb-ı Atlas ve Minor ve Coğraf ve Papa Munta nâm
kitâblar ve
hey’et ü hikmet kitâblarının envâ‘ı basa(?) kefere hattı kitâblar çıkdı kim mıs …
Ve iki yüz cild kefere hattı basmasıyla Kitâb-ı Atlas ve Minor ve Coğraf ve Papa Munta nâm kitâblar ve hey’et ü hikmet kitâblarının envâ‘ı basa(?) kefere hattı kitâblar çıkdı kim mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 276a ·
metinde göster ·
… da gâyet hoş-hevâ olup kûh-ı bâlâlarında aselbend ağacı ve karagünlük buhûru ve
kitre ve
sıgala yağı nâm dühn-i mu‘amberin râyiha-i tayyibesi âdemin dimâğın mu‘attar ed …
Hakkâ ki ol kazâ halkı gâyetü'l-gâye perî-peyker ve melek-manzar kimesneler olup "Dârâ Şâh neslindeniz." deyü iddi‘â ederler. Ve lisânlarında dahi ba‘zı lûgatları Fârisî tekellüm ederler. Ve ol Dârâhiyye kazâsının âb u hevâsında gâyet hoş-hevâ olup kûh-ı bâlâlarında aselbend ağacı ve karagünlük buhûru ve kitre ve sıgala yağı nâm dühn-i mu‘amberin râyiha-i tayyibesi âdemin dimâğın mu‘attar eder. Ol Dârâhiyye kûhlarında bunun emsâli niçe gûne zî-kıymet mahsûlâtlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391a ·
metinde göster ·
Zîrâ ol vezîr-i rûşen-zamîrin bu Erzurûm'da gümrük
kitâbeti ve
hazînesi kitâbeti ve nedîmliği hidmetinde olup bu kasrın nakşı ve târîhleri bah …
Zîrâ ol vezîr-i rûşen-zamîrin bu Erzurûm'da gümrük kitâbeti ve hazînesi kitâbeti ve nedîmliği hidmetinde olup bu kasrın nakşı ve târîhleri bahânesiyle bir buçuk senede on yedi kîse ihsânın ve on kîse kuruşluk hedâyâ in‘âmın görmüşdüm. Hudâ garîk-i rahmet ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17b ·
metinde göster ·
Zîrâ ol vezîr-i rûşen-zamîrin bu Erzurûm'da gümrük kitâbeti ve hazînesi
kitâbeti ve
nedîmliği hidmetinde olup bu kasrın nakşı ve târîhleri bahânesiyle bir buçuk se …
Zîrâ ol vezîr-i rûşen-zamîrin bu Erzurûm'da gümrük kitâbeti ve hazînesi kitâbeti ve nedîmliği hidmetinde olup bu kasrın nakşı ve târîhleri bahânesiyle bir buçuk senede on yedi kîse ihsânın ve on kîse kuruşluk hedâyâ in‘âmın görmüşdüm. Hudâ garîk-i rahmet ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17b ·
metinde göster ·
… î nâm kitâbı gûyâ seb‘a-i seyyâre-vâr âşikâre bir necm-i giysûdârdır ve Melheme
kitâbı ve
Ta‘bîrnâme muhtasar kitâbı ve ilm-i tıbba müte‘allık niçe mu‘teber risâleleri v …
Bu azîzin dahi evlâdı Mehemmed Efendi gibi ve Ahmed Bîcân gibi niçe yüz mücelled te’lîfâtları vardır. Hattâ cümleden biri ilm-i nücûmda 97a Seb‘u'l-Mesânî nâm kitâbı gûyâ seb‘a-i seyyâre-vâr âşikâre bir necm-i giysûdârdır ve Melheme kitâbı ve Ta‘bîrnâme muhtasar kitâbı ve ilm-i tıbba müte‘allık niçe mu‘teber risâleleri vardır, ammâ ilm-i hatda Yâkût-ı Müsta‘simî kadar yed-i tûlâsın ayân etdiğinden Kâtib Selâhaddîn nâmıyla meşhûr-ı âfâk olduğundan evlâdlarına dahi Yazıcıoğlu Mehemmed Efendi ve Ahmed Bîcân Efendi derler, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b–97a ·
metinde göster ·
… âre-vâr âşikâre bir necm-i giysûdârdır ve Melheme kitâbı ve Ta‘bîrnâme muhtasar
kitâbı ve
ilm-i tıbba müte‘allık niçe mu‘teber risâleleri vardır, ammâ ilm-i hatda Yâkût- …
Bu azîzin dahi evlâdı Mehemmed Efendi gibi ve Ahmed Bîcân gibi niçe yüz mücelled te’lîfâtları vardır. Hattâ cümleden biri ilm-i nücûmda 97a Seb‘u'l-Mesânî nâm kitâbı gûyâ seb‘a-i seyyâre-vâr âşikâre bir necm-i giysûdârdır ve Melheme kitâbı ve Ta‘bîrnâme muhtasar kitâbı ve ilm-i tıbba müte‘allık niçe mu‘teber risâleleri vardır, ammâ ilm-i hatda Yâkût-ı Müsta‘simî kadar yed-i tûlâsın ayân etdiğinden Kâtib Selâhaddîn nâmıyla meşhûr-ı âfâk olduğundan evlâdlarına dahi Yazıcıoğlu Mehemmed Efendi ve Ahmed Bîcân Efendi derler, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b–97a ·
metinde göster ·
… ir guruşlardır ve bir sâ‘at ve bir dûrbîn ve bir Papa Monta nâm dünyâ tasv[îr]i
kitâb ve
yüz mümessek yaldız altunu verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma be …
Bu şehri üç gün tamâm temâşâ edüp bir gün konağımızda âsûde-hâl dururken ceneral-i dâll âmedânî konağımıza yigirmi aded tabla şükkeri ta‘âm-ı mümesseklerle gelüp, hakîr ayağa kalkup istikbâl edüp köşe-i vahdetimizde zânû-be-zânû olup ta‘âmlar tenâvül olundukda hakîr cenerale bir mutallâ dülbend ve iki dâne münakkaş sihr-i bukalemûn Kaya Sultân yağlıkları verdim. Cihân kadar hazz edüp yağlığın birin şapkası üzre kodu. O dahi hakîre on tahta siyâh Dobra-Venedik kürkü kim kunduz siyâhı gibi kuzu bağanası kürkleridir ve on donluk elvân çukalar ve on top Fireng atlas-ı gûnâ-gûnlar ve üç yüz Bundukanî uşkota nâm sırma gümüşünden onar dirhem gelir guruşlardır ve bir sâ‘at ve bir dûrbîn ve bir Papa Monta nâm dünyâ tasv[îr]i kitâb ve yüz mümessek yaldız altunu verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve kumaş verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Beğ ile hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana bir kîse guruş ve bir donluk çuka verüp babasına dahi yüz altun ve bir donluk çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… â ol dahi İşpanya [ve] Venedik keferelerinin ibrâmlarıdır, yohsa Mecûsî gibi ne
kitâb ve
ne haşr ü neşrden bir şey bilmezler, bir alay kitâpsız kefere vü fecerelerdir k …
Ve "Ârnâbûd" deyü kavm-i Acem lakab demişler. Ve niçe müverrihler kavm-i Ârnâbûd yazmışlar, ammâ lezîz lisândır, birbirlerine i‘zâz [u] ikrâm ile tevâzu‘âne ve hilmâne kelimât ederler. Gerçi kefereleri millet-i Mesîhiyye'den geçinirler, ammâ ol dahi İşpanya [ve] Venedik keferelerinin ibrâmlarıdır, yohsa Mecûsî gibi ne kitâb ve ne haşr ü neşrden bir şey bilmezler, bir alay kitâpsız kefere vü fecerelerdir kim lisânları budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 34b ·
metinde göster ·
… an‘at olup gâyetü'l-gâye necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ püserleri var kim niçe
kitâbları ve
niçe yüz bin ebyât-ı eş‘ârları hıfzen tekmîl etmişlerdir. Ol kadar kuvvet-i hâf …
Ve âb [u] hevâsının te’sîrinden cemî‘i sıbyânları tîz-fehm ve tîz-san‘at olup gâyetü'l-gâye necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ püserleri var kim niçe kitâbları ve niçe yüz bin ebyât-ı eş‘ârları hıfzen tekmîl etmişlerdir. Ol kadar kuvvet-i hâfızaları var kim bu serhadlerde misilleri yokdur, meğer Anatolu diyârında Kastamonu sıbyânları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
… latdır. Hâlâ Yeni câmi‘in haremi kıble kapusu ki pirinç tahta teneke üzre gümüş
kitâbeli ve
zer ü zîver ile mutallâ olan bâb-ı mu‘allâ merhûm u mağfûrun leh pederimizin kâ …
Ammâ hakkâ ki Sultân Ahmed Hân eyi etmemiş, mezkûr Süleymân Hân'ın mahfeli kapusun ve bu câmi‘in murassa‘ harem kapusun yerinden kal‘ edüp gemiler ile İslâmbol'da Yeni Câmi‘in haremine koyalım derken hikmet-i Hudâ nehr-i Tuna üzre Demirkapu nâm mahalde gemi gark olup iki aded kapular İslâmbol'a gelmek müyesser olmadı, ammâ efvâh-ı nâsda Yeni câmi‘in harem kapusu Üstürgon câmi‘inin kapusudur derler, ammâ galatdır. Hâlâ Yeni câmi‘in haremi kıble kapusu ki pirinç tahta teneke üzre gümüş kitâbeli ve zer ü zîver ile mutallâ olan bâb-ı mu‘allâ merhûm u mağfûrun leh pederimizin kârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
… bba müte‘allık niçe bin pâre mücelled kitâb-ı mu‘tebereler ve musavver teşrîhât
kitâbları ve
Kanûn-ı Şifâ-i Ebû Alî Sînâ kitâbları var kim ta‘bîr olunmaz.
Hulâsa-i kelâm Cenâb-ı Bârî bu rûy-ı arzda me’kûlât [u] meşrûbât ve mevcûdâtdan ne halk etdi ise bu cebehânede mevcûddur. Hattâ ilm-i tıbba müte‘allık niçe bin pâre mücelled kitâb-ı mu‘tebereler ve musavver teşrîhât kitâbları ve Kanûn-ı Şifâ-i Ebû Alî Sînâ kitâbları var kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131b ·
metinde göster ·
… fan manastırında kitâb dahi ziyâdedir, zîrâ her lisânın kefere hatları musavver
kitâbları ve
teşrîh kitâbları ve Atlas ve Minor ve coğrafiyye ve Papamonta nâm hey’et kitâbl …
Bir diyârda böyle kitâb-ı müstetâb cem‘iyyeti yokdur. İllâ Mısır'da Sultân Berkuk ve Sultân Ferec câmi‘inde ve İslâmbol'da Ebü'l-feth câmi‘inde ve Süleymâniyye'de ve Bâyezîd-i Velî'de ve Yenicâmi‘de dahi hisâbın Allâhu Rabbü'l-âlemîn bilir kitâblar vardır, ammâ bu Beç'de İstifan manastırında kitâb dahi ziyâdedir, zîrâ her lisânın kefere hatları musavver kitâbları ve teşrîh kitâbları ve Atlas ve Minor ve coğrafiyye ve Papamonta nâm hey’et kitâbları gâyet çokdur, ammâ bizde "Sûret harâmdır" deyü bu tasvîrli kitâblar yokdur. Anıniçün bu Beç manastırında kitâb çokdur. Hele bu hakîr başpapasın izniyle bu kitâbhâneye girüp seyr-i temâşâ etdiğimde âlem-i hayretde kalup misk ü amber-i hâm râyihası dimâğım mu‘attar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59b ·
metinde göster ·
… âb dahi ziyâdedir, zîrâ her lisânın kefere hatları musavver kitâbları ve teşrîh
kitâbları ve
Atlas ve Minor ve coğrafiyye ve Papamonta nâm hey’et kitâbları gâyet çokdur, am …
Bir diyârda böyle kitâb-ı müstetâb cem‘iyyeti yokdur. İllâ Mısır'da Sultân Berkuk ve Sultân Ferec câmi‘inde ve İslâmbol'da Ebü'l-feth câmi‘inde ve Süleymâniyye'de ve Bâyezîd-i Velî'de ve Yenicâmi‘de dahi hisâbın Allâhu Rabbü'l-âlemîn bilir kitâblar vardır, ammâ bu Beç'de İstifan manastırında kitâb dahi ziyâdedir, zîrâ her lisânın kefere hatları musavver kitâbları ve teşrîh kitâbları ve Atlas ve Minor ve coğrafiyye ve Papamonta nâm hey’et kitâbları gâyet çokdur, ammâ bizde "Sûret harâmdır" deyü bu tasvîrli kitâblar yokdur. Anıniçün bu Beç manastırında kitâb çokdur. Hele bu hakîr başpapasın izniyle bu kitâbhâneye girüp seyr-i temâşâ etdiğimde âlem-i hayretde kalup misk ü amber-i hâm râyihası dimâğım mu‘attar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59b ·
metinde göster ·
… ki at ile yaldayup selâmetle karşuya geçüp hamd-i Hudâ Kelâm-ı İzzet'im ve niçe
kitâblarım ve
Eflak ve Boğdan beğlerinin Hân'a verdikleri mektûbları ve hedâyâları aslâ ıslan …
Ba‘dehu cümle Tatar askeri hemân Turla suyuna urdular. Hakîr dahi Allâh'a sığınup iki at ile yaldayup selâmetle karşuya geçüp hamd-i Hudâ Kelâm-ı İzzet'im ve niçe kitâblarım ve Eflak ve Boğdan beğlerinin Hân'a verdikleri mektûbları ve hedâyâları aslâ ıslanmayup ol mahalde hedâyâları ve mektûbları Hân'a teslîm etdiğimden vâfir hazz edüp Eflak ve Boğdan beğlerinin âsûde-hâllerin su’âl edüp hüsn-i hâllıkların ve istikâmetlerin arz eyledim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106a ·
metinde göster ·
Kızlar Algan nâm suyun başında bir mağâra-yı azîm var. Kızlar Algan suyu bu gâr …
Bu kavm-i Çerâkese Âdemî demesinin aslı oldur kim mezkûr u mevsûf olan dıraht-ı azîmin kıblesi karşusundaki kayaların dâmeninde mezkûr Kızlar Kitgen ve Kızlar Algan nâm suyun başında bir mağâra-yı azîm var. Kızlar Algan suyu bu gâr-ı yetîmândan taşra çıkar. Bu mağâranın iç yüzünde tuçdan bir âdem sûreti var. Kaddi iki kad bizim benî âdem kaddi kadar vardır. Ve anın sağ elinde kubbe kadar bir tuçdan gürz-i girânı var, dâ’imâ gürzü ol tuç âdem sallayup kâhîce omuzuna kor, ammâ yine gürz omuzunda hareket etmededir. Her kim ol gâra girmek murâd edinse ol kehfden çıkan Kızlar Algan sunun kenârıyla yürüyüp ol tuç âdemin önünden geçüp mağâraya girmek isteyen kişi tuç âdemin iç yüzünde bir kapu dahi var. Cümle bu kapudan içeri ne var ise taşra kapudan içeri girince ikinci kapudan içeri yığınlar dahme-i Efrâsiyâb mâl-ı Kârûnlar cümle nümâ[yâ]ndır, ammâ bu abd-i hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
… yülütmezler. Ve mâbeynlerinde müteşerri‘ kadıları var. Ekseriyyâ İmâdü'l-İslâm
kitâbın ve
Bezzâziyye ve Kadıhân ve Tatarhâniyye ve Fıkh-ı Ferâ’iz ve Muhammediyye kitâbın …
"Osmânlı kulları töresi şolaydır" dedim, ya‘nî tâ bu mertebe muta‘assıb müselmânlardır kim kendileri bir iş işlese sakallarını ikişer çatal edüp bellerinde kuşaklarına sokarlar. Her birinin sakalı onar dâne Rûm âdemlerine sakal olur. Ve aslâ lisân-ı Türk ve lisân-ı Tatarca bilmezler. Ve aslâ sakal yülütmezler. Ve mâbeynlerinde müteşerri‘ kadıları var. Ekseriyyâ İmâdü'l-İslâm kitâbın ve Bezzâziyye ve Kadıhân ve Tatarhâniyye ve Fıkh-ı Ferâ’iz ve Muhammediyye kitâbın yine manzûm lisân-ı Maskov üzre tercüme edüp Maskovca ve Urusca kelimât ederler. Ammâ avretlerinin yüzleri yine Noğay kavmi avretleri yüzü gibi açıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168a ·
metinde göster ·
… nedir haşr ü neşr ve mîzân ü terâzû, cennet ve cehennem ve a‘râf nedir ve dörd
kitâb ve
peygamber ve farz ve sünnet nedir aslâ bilmezler. Hemân bir behâ’im makûlesi âd …
"Seni beni yıldırak tavı olı canı(?) yasadandır" dedi, ya‘nî hâşâ sümme hâşâ hele bu sözü yazmağa cür’et edemem, eyle dediler. Ammâ küfr [ü] dalâlet nedir haşr ü neşr ve mîzân ü terâzû, cennet ve cehennem ve a‘râf nedir ve dörd kitâb ve peygamber ve farz ve sünnet nedir aslâ bilmezler. Hemân bir behâ’im makûlesi âdem şekilli benî asfarlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176b ·
metinde göster ·
… eç ma‘denleridir. Ve zernîh ma‘deni ve katrân ve zift ve kara neft ve kükürd ve
kitre ve
iricna ve şâb ve gil ve kilarmeni ve lâden ve balmûmu ve niçe bunun emsâli emsâ …
Evvelâ üç yerde bakır ve bir yerde altun ve iki yerde gümüş ve kurşum ve demir ve yedi yerde tuz ve kırk yerde güherçile ve üç yerde şeb ma‘denleri ve yedi yerde alçı taşı ma‘denleri cümle taşları kireç ma‘denleridir. Ve zernîh ma‘deni ve katrân ve zift ve kara neft ve kükürd ve kitre ve iricna ve şâb ve gil ve kilarmeni ve lâden ve balmûmu ve niçe bunun emsâli emsâli gûnâ-gûn ma‘âdinlerden cümle yüz yetmiş gûne ma‘denleri hâsıl olup cümle mîrî kayd olunup her biri hâlâ iltizâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a ·
metinde göster ·
… siz ve kiremit örtülüdür. Ve niçe yüz târîhâtlı imâretler çokdur, ammâ kesret-i
kitâbet ve
mâni‘-i seyâhat olmasın içün tahrîr olunmayup bu kadar ile iktifâ etdik.
Ve Velîoğlu câmi‘i ve Hâkî Baba câmi‘i. Bunların ikisi dahi minâresiz ve kiremit örtülüdür. Ve niçe yüz târîhâtlı imâretler çokdur, ammâ kesret-i kitâbet ve mâni‘-i seyâhat olmasın içün tahrîr olunmayup bu kadar ile iktifâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y35b ·
metinde göster ·
… gûnâ-gûn müşebbek ve münakkaş şükûfe ve gül Y 86b ve sünbül ve mutahhıllar ve
kitâbe ve
islimîler ile mersûm bir minber-i ra‘nâdır.
Ve minberi gerçi ceviz ağacı levhası ve haşebdendir. Ammâ Fahrî oyması-misâl gûnâ-gûn müşebbek ve münakkaş şükûfe ve gül Y 86b ve sünbül ve mutahhıllar ve kitâbe ve islimîler ile mersûm bir minber-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86a–Y86b ·
metinde göster ·
… cde-i şükür edüp iki rek‘at namâz kılup ceyrân derisinden tahrîr olunmuş birkaç
kitâblar ve
sığır ve deve küreğinde yazılmış gûnâ-gûn elsine-i acîbe hatları taşra çıkarup …
Hemân Timur bu hâli görüp secde-i şükür edüp iki rek‘at namâz kılup ceyrân derisinden tahrîr olunmuş birkaç kitâblar ve sığır ve deve küreğinde yazılmış gûnâ-gûn elsine-i acîbe hatları taşra çıkarup mağârayı ke'l-evvel sed edüp câmi‘-i Ümeyye ta‘mîr ü termîm olunmasın fermân edüp andan Q 58bP 58b Hazret-i Yahyâ'nın kabr-i şerîfinden çıkardığı kitâbları terceme etdirüp Yahyâ aleyhi's-selâmın sebeb-i şehâdetin tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b ·
metinde göster ·
… ncağında bunun emsâli niçe ma‘âdinler vardır. Ammâ tahsîli semtin bilmezler. Ve
kitre ve
karagünlük bî-hisâbdır.
Ve sığala yağı meşhûrdur. Ammâ tahsîli müşkil olduğundan vukıyyesi bir guruşa bey‘ olunur, deyü Menteşe sancağında bunun emsâli niçe ma‘âdinler vardır. Ammâ tahsîli semtin bilmezler. Ve kitre ve karagünlük bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129a ·
metinde göster ·
Ve bu kapulardan içeri tâ Sahratullâh'a varınca dörd kat binâdır. Evvelki katı tahrîr olunandır ki bunun dahi iç yüzü tâ başdan başa taşrası gibi yeşim ve harakânî ve safrâyî yerekânî ve sommâkî ve beyâz mermer-i arakânî ile ve gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevcli ve ebrî mermerler ile mezkûr derûn-ı dîvâr kaplıdır. Ve herbir mermeri üstâd-ı mermer-bür birer san‘at ile biçmiş kim sahîfeteyni yan yana geldikde gûnâ-gûn kitâbeler ve eşkâl-i acîbe [vü] garîbeler nümâyândır. Hattâ bâb-ı (---) taşrasında Sahra-i şerîfe müteveccih oldukda bu kapunun sağ tarafında dîvâra kaplı mermerde iki horos tasvîri birbirine minkâr minkâra cenâhların küşâde kılup dururlar. Bi-emrillâh biçme ebrî seng-i elvânlarda böyle ibret-nümâ firâvândır. İm‘ân-ı nazarla görüldükde dürlü dürlü eşkâller ve şükûfeler zâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212b ·
metinde göster ·
… arkası üzre yatduğı gibi cesed-i şerîfleri gömülüp re’s-i şerîfleri ve mübârek
kitifleri ve
mübârek pây-i şerîfleri taşa te’sîr edüp hâlâ nümâyândır. Ve kaddi hakîrin şibr …
Makâm-ı Hazret-i Îsâ: Âlem-i tufûliyyetde mübârek vücûd-ı şerîfi konduğu bir beyâz mermer-i hâmdır. Mübârek arkası üzre yatduğı gibi cesed-i şerîfleri gömülüp re’s-i şerîfleri ve mübârek kitifleri ve mübârek pây-i şerîfleri taşa te’sîr edüp hâlâ nümâyândır. Ve kaddi hakîrin şibriyle beş karışdır. Zîrâ dahi âlem-i mehdde iken bu seng-i beyâz üzre komuşlar. Hâlâ mübârek ser-i sa‘âdetlerinin çukuruna iki vukıyye gülâb doldurup cemî‘i züvvâr yüzlerine sürerler. Ve bu çukurun etrâfı zer-ender-zer murassa‘ ile tezyîn olmuşdur. Ve bu mahalde on iki kanâdîller var kim herbiri birer Rûm harâcı değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226b ·
metinde göster ·
… erelerinde olan tevârihât bir milelde yokdur. Zîrâ hübût-ı Âdem'den sonra ilm-i
kitâbet ve
ilm-i hisâb ve ilm-i nücûm İdrîs Nebî'den münteşir olup bu Kabâbıta kavmine ol …
Ve cümle karındaşları ve otuz aded ammîleri dahi mâbeynlerine tefrîka düşüp her biri birer mezheb ihtirâ‘ edüp mezâhib-i muhtelife Mısrâyim oğlu Kıbtîm'den kaldı. Hayli iştihâr bulup ulu pâdişâh oldu. Cümle Kıbtî bu nesildendir. Ve Tevârîh-i Kıbtî bundan kalmışdır. Hazret-i İdrîs neslinden bir kehene-i âlimden cemî‘i ulûma mâlik olup Tevârîh-i Kıbtî yazmışdır kim hâlâ Kıbtî keferelerinde olan tevârihât bir milelde yokdur. Zîrâ hübût-ı Âdem'den sonra ilm-i kitâbet ve ilm-i hisâb ve ilm-i nücûm İdrîs Nebî'den münteşir olup bu Kabâbıta kavmine ol ulûmlar müyesser olmuşdur, bir kavme benzemezlerdir. Hâlâ Mısır iklîminde cümle erbâb-ı devlet anlara muhtâclardır. Zîrâ ilm-i hisâbda ve fikr-i ferâsetde ve istikâmetde akrânları yokdur, gâyet ehl-i ırz ve mü’eddeb mel‘ûnlardır. Hattâ a‘yân-ı Mısır bunlara ehl [ü] ıyâllerin inanup cemî‘i ma‘ûnât [u] levâzımâtların bu Kıbtî kavmi Y 7b görürler. Bir hisâbî mümsik kavimdir kim bir dânıkı masrûf etse hisâb edüp istikâmet ederler. Ammâ Mısır diyârından gayrı diyârda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7a–Y7b ·
metinde göster ·
bâ‘is-i tastîr-i müstetâb olan Evliyâ-yı bî-riyâ fehvâ-yı tarâyı(?) bu yüzden i …
Evvelâ sebeb-i te’lîf-i kitâb ve bâ‘is-i tastîr-i müstetâb olan Evliyâ-yı bî-riyâ fehvâ-yı tarâyı(?) bu yüzden inşâ ve imlâ kıldı ve sebeb-i hâdis-i tahrîr-i sülûf u sunûf add olunan mazmûn-ı dilküşâyı bu tarîkle inşâ eyledi kim müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden ferden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17b ·
metinde göster ·
mısra‘ı mazmûnu üzre kasem-i yallâh edüp hazîne odasına girüp birer kat hırka-i Bektaşiyân Y 42b geyüp elde teber-i Müslimî(n), belde sapan-ı Dâvûdî, serlerimizde âfitâbe-i Vâhidî['yi] kec kılup bellerimize mümessek cild-i telâtîn tennûre-i la‘lgûnu bend kılup bir heybe mecmû‘a-i tuhef ve birer post ve birer ehrâm ketfimize urup meğer bir çemender hâzır etmiş, kitâbları ve ehrâmları hımâra tahmîl edüp vakt-i sabâh âlem ağyârdan bî-haber iken Tarabefzûn'dan taşra çıkup yola revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42a–Y42b ·
metinde göster ·