… ğa-yı dûrbîn-fikr, "N'ola sultânım! El-emrü emrüküm, bana kapucular kethüdânızı
koşun
şimdi teslîm edeyim" dedikde,
"İmdi biz ol âdeme kefîl bi'l-mâl 17a ve kefîl bi’n-nefsim. Eğer bin kîse deyni de var ise biz mütekeffiliz. Anı bu ânda hapisden ıtlâk eyle" dedikde hemân Hüseyin Ağa-yı dûrbîn-fikr, "N'ola sultânım! El-emrü emrüküm, bana kapucular kethüdânızı koşun şimdi teslîm edeyim" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16b–17a ·
metinde göster ·
Murtazâ Paşa eydir: "Benim ilmim lâhıkdır kim sa‘âdetlü pâdişâh bir cânibe elbette sefer ister. Sizin hâlâ âmâde bu kadar bin güzîde askeriniz var. Hemân ki sizin hâtırınız için yazılan arzlarımız vardıkda elbette size {sa‘âdetlü pâdişâh} ‘Eyâlet-i Erzurûm'u ihsân edüp suçundan geçerim. Ammim Sultân Murâd Hân'ın feth etdiği Revân'ı Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tırâşdan alırsan defter-i cerâyimine afv kalemi çekerim’ {deyü} sizi Acem diyârına Ferhâd Paşa gibi ve Özdemiroğlu Osmân Paşa gibi sizi Acem seferlerine serdâr-ı mu‘azzam etmeleri mukarrerdir ve bizi dahi bir eyâletle elbette bilirim size koşuntu edüp ta‘yîn etdiklerinde cümlenin serdâr-ı mu‘azzamı olursuz. Ricâmız oldur kim bizi ol günlerde nazar-ı şerîfinizden dûr ve bî-nazarınız ile mahcûr buyurmayup derûn-ı dilinizden ihrâc buyurman" deyü Murtazâ Paşa Hasan Paşa'ya rûy-ı dil gösterdi ve niçe gûne niyâz u piyâzlar etdi. Zîrâ Murtazâ Paşa korkardı kim bir gün, ya bir gece celâlîler ale'l-gafle {Haleb'e} istîlâ ederdi deyü derûnunda havfe düşmüşdü, ammâ bir ferd-i âferîdeye keşf-i râz etmeğe havf ederdi. Hasan Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b ·
metinde göster ·
… Kotur kal‘ası üzre serdâr edüp Seydî Ahmed Paşa'yı dahi anlara Bosna eyâletiyle
koşundu
etdi. Seydî Paşa'ya koşundu olması evzâ‘ı gâyetü'l-gâye girân gelüp "Beni serdâ …
Âhir birkaç seneden sonra Köpürlü Mehemmed Paşa vezîria‘zam olup mukaddemâ Haleb altında Seydî'nin etdiğine kalmayup Seydî Paşa'ya sene (---) târîhinde Bosna eyâletin ihsân edüp Beğko Paşa'yı ve Hısım Mehemmed Paşa'yı Venedik kâfirinin Kotur kal‘ası üzre serdâr edüp Seydî Ahmed Paşa'yı dahi anlara Bosna eyâletiyle koşundu etdi. Seydî Paşa'ya koşundu olması evzâ‘ı gâyetü'l-gâye girân gelüp "Beni serdâr etmedi" deyü Köpürlü'ye rağmen cümle Bosna ve Hersek askeriyle eyâlet-i Bosna'da serseri gezüp avk [u] te’hîr ederek Dobra-Venedik vilâyetine varup iki kerre yüz bin guruş mâl alup Gaçka sahrâsında meks etmesi sebebiyle Kotur kal‘ası feth olmayup asâkir-i İslâm hâ’ib u hâsir avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 184a ·
metinde göster ·
… üp Seydî Ahmed Paşa'yı dahi anlara Bosna eyâletiyle koşundu etdi. Seydî Paşa'ya
koşundu
olması evzâ‘ı gâyetü'l-gâye girân gelüp "Beni serdâr etmedi" deyü Köpürlü'ye ra …
Âhir birkaç seneden sonra Köpürlü Mehemmed Paşa vezîria‘zam olup mukaddemâ Haleb altında Seydî'nin etdiğine kalmayup Seydî Paşa'ya sene (---) târîhinde Bosna eyâletin ihsân edüp Beğko Paşa'yı ve Hısım Mehemmed Paşa'yı Venedik kâfirinin Kotur kal‘ası üzre serdâr edüp Seydî Ahmed Paşa'yı dahi anlara Bosna eyâletiyle koşundu etdi. Seydî Paşa'ya koşundu olması evzâ‘ı gâyetü'l-gâye girân gelüp "Beni serdâr etmedi" deyü Köpürlü'ye rağmen cümle Bosna ve Hersek askeriyle eyâlet-i Bosna'da serseri gezüp avk [u] te’hîr ederek Dobra-Venedik vilâyetine varup iki kerre yüz bin guruş mâl alup Gaçka sahrâsında meks etmesi sebebiyle Kotur kal‘ası feth olmayup asâkir-i İslâm hâ’ib u hâsir avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 184a ·
metinde göster ·
… râ-yı mahzdır. Ancak Bosna eyâletiyle kendüyi serdâr etmeyüp bir pespâye herîfe
koşuntu
etdiklerinden muğber-hâtır olup Köpürlü'ye rağmen Kotur muhâsarasına gitmişdi. …
"Seydî Paşa'nın sebeb-i şehâdeti bu Kotur'a gelmediği olmuşdur. Ve kâfirden niçe hazîne almışdır, anıniçün Kotur'a varmamışdır" deyü iftirâlar etdiler. Hâşâ sümme hâşâ ol gâzîye bu iftirâ-yı mahzdır. Ancak Bosna eyâletiyle kendüyi serdâr etmeyüp bir pespâye herîfe koşuntu etdiklerinden muğber-hâtır olup Köpürlü'ye rağmen Kotur muhâsarasına gitmişdi. Ammâ inşâallâh Kotur da ve Kilis ve İspilet ve Şibenik ve Zadra ve cezîre-i Zaklise ve cezîre-i Kefalonya ve cezîre-i Çukalar ve cezîre-i Körfös ve cezîre-i İstendil inşâallâhu Ta‘âlâ cümle bu mezkûr kal‘alar Venedik elinden feth olup Mısır yolları küşâde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… re geydirilüp altı yüz yiğid ile bizimle sefere me’mûr oldukda hemân hakîr anın
koşunuyla
bile koşundaş ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş olup kal‘a-i Kanije altından tevekk …
"Devletli vezîr seferden şimdi geldim. Beni serhadlilere serdâr eyle, şimdi yine sefere giderim" dedikde başına bir tel ve bir hil‘at-i fâhire geydirilüp altı yüz yiğid ile bizimle sefere me’mûr oldukda hemân hakîr anın koşunuyla bile koşundaş ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş olup kal‘a-i Kanije altından tevekkülen alallâh deyüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
… ltı yüz yiğid ile bizimle sefere me’mûr oldukda hemân hakîr anın koşunuyla bile
koşundaş
ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş olup kal‘a-i Kanije altından tevekkülen alallâh d …
"Devletli vezîr seferden şimdi geldim. Beni serhadlilere serdâr eyle, şimdi yine sefere giderim" dedikde başına bir tel ve bir hil‘at-i fâhire geydirilüp altı yüz yiğid ile bizimle sefere me’mûr oldukda hemân hakîr anın koşunuyla bile koşundaş ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş olup kal‘a-i Kanije altından tevekkülen alallâh deyüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
… unur." deyü 6b ârifâne rîş-hand kelimâtlar etdi ve ser ber-zemîn edüp Hânzâde
koşuna
gitdi.
"Efendim, ben de senin hidmetindeyim. Ayrılık seçilik yokdur. Ben de ve İslâm Ağa da kulundur. Lâkin Kırım'da babasının sebeb-i katli oldur kim hân babamı sultânımın hidmetine gelmeye komayup beni gönderdi. Hân babam da sultânımın hizmetine gelmediğinden müte’ellim olup vezîri Sefer Gâzî Ağa'yı anıniçün katl etdi, ammâ İslâm Ağa kendi garîbindir, hüsn-i nazarınız ricâ olunur." deyü 6b ârifâne rîş-hand kelimâtlar etdi ve ser ber-zemîn edüp Hânzâde koşuna gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 6a–6b ·
metinde göster ·
… n çeküp hemân tarfetü'l-ayn içre atına süvâr olup kılıcı ve tîrkeşin at üstünde
koşunup
ata bir iki kamçı şıdak urup yortar. Atı ve kendüsü ol şiddet-i şitâda 126a k …
Ale’s-sabâh kırmızı ve mâvî bez gömleklerin geyüp hemân kalkınca üstünde yağmurluk çadırı arkasına keçe döşeyüp eğerin at üstüne koyunca atın biri kolan yerinden ve birin kasığından iki kolanın çeküp hemân tarfetü'l-ayn içre atına süvâr olup kılıcı ve tîrkeşin at üstünde koşunup ata bir iki kamçı şıdak urup yortar. Atı ve kendüsü ol şiddet-i şitâda 126a kızup azm-i râh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b–126a ·
metinde göster ·
… terse bir vezîria‘zamın Beç üzre mühr ile serdâr-ı mu‘azzam ederse bizi de bile
koşuntu
edüp Beç seferine biz bile giderse[k] ihtimâle haml edüp anın havfinden Beç ahv …
"Evliyâm, Süleymân Hân'ın Beç altındaki inhizâmın işitdik ammâ anın intikâmın pâdişâhımız almak isterse bir vezîria‘zamın Beç üzre mühr ile serdâr-ı mu‘azzam ederse bizi de bile koşuntu edüp Beç seferine biz bile giderse[k] ihtimâle haml edüp anın havfinden Beç ahvâlin sorarım. Yohsa ne zimmetimize lâzımdır" dedi. Yine hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203a ·
metinde göster ·
Ve bu arâzî-i Mısır'da ol kadar künûz-ı azîme ve defâyin-i cesîme ve habâyâ-yı kesîre ve metâlib-i azîze vardır. Hattâ şöyle rivâyet ederler, anın bir yeri yokdur kim ol yerde bir genc nihân olmaya. Zîrâ Mısır'ın halkı hâlâ zemînî mezheblerdir. Cümle mâlların yere defn ederler. Hattâ bu hakîr Mısır vâlîsi Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya intisâbımız sebebiyle paşa ağaları mâbeyninde Züğürdler yaylası nâm mahalde Koşunlu Tılsım kullesi üzre sâkin idim. Seher vakti hânemden çıkup alay çavuşları konağı önünde bir gavgâ ve bir cidâl ve bir kaç ağavât huddâmları mecrûh olmuş. Hakîr, aslı nedür, deyü ileri varup su’âl etdim. Meğer ol gece ol mahalde defîne bulmuşlar. Taşırken yere bî-hisâb altun dökülmüş. Tatar huddâmları ve ağavât seyisleri ve harbendeleri râst gelüp hissemend olmayup ceng [ü] cidâlin aslı ol imiş. Hemân ardım hakîrin yanı benim yanım sıra olan memlûkların ac kurd gibi ol gavgâ mâbeyninde cüst [ü] cû edüp yüz yetmiş altun bulup hânemize geldik. Defîneye sabâh gördük Ammâ kazılan yerin Ol mâl bulunan yerin hafrine beş âdem sığardı, azîm defîne imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y76b ·
metinde göster ·