… mer-beste[sidir]. Bunlar dahi cümle dükkânların gûnâ-gûn at çulları ve tobra ve
kolan
ve püştüvân ve gayrı musanna‘ eşyâları sırıklar üzre tezyîn edüp sırıklarda dol …
Esnâf-ı ehl-i kâmil mutâfân: Dükkân 300, neferât 1000, pîrleri gazzâzlar pîri Hazret-i Ca‘fer-i Tayyâr'dır kim Selmân kemer-beste[sidir]. Bunlar dahi cümle dükkânların gûnâ-gûn at çulları ve tobra ve kolan ve püştüvân ve gayrı musanna‘ eşyâları sırıklar üzre tezyîn edüp sırıklarda dollâblar çevirüp yapağı gazl ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194a ·
metinde göster ·
… sâdif olursa nehr-i Tuna üzre azîm salıncaklar kurulup âşık ma‘şuk birbirlerine
kolan
çeküp sallanırlar. Zîrâ Tuna buzu altı yedi karış donar. Şiddet-i şitâ şedîd ol …
Ammâ Tuna buzu çözüldükden sonra emn-i emân olur. Ammâ Tuna buzu Alaman-ı bî-emân diyârından berü sökün edüp cereyân etdikde bu kal‘a dîvârının kaddi seksen zirâ‘-ı âlî iken niçe kerre Tuna buzu biri biri üzre kat-ender-kat yığılup kal‘a dîvârından içeri buz pâreleri girüp evler harâb etmişdir. Tâ bu mertebe dağlar gibi buzlar gelüp her buz pâresi birbirine urdukda top gibi sâ‘ika verir. Ammâ bu nehr-i Tuna yah-bend olsa bu şehir gâyet ganîme olur. Zîrâ Tuna buzu üzre Eflâk ve Boğdan ve gayri niçe kurâ ve büldân taraflarından niçe yüz bin câmûs-ı kazaklarıyla buz üzre odunlar ve belvan direkler ve gayri me’kûlât [u] meşrûbâtlar gelir. Ve niçe bin aded Silistre şehbâzları mahbûblarıyla Tuna buzu üzre haymelerin kurup ayş [u] ışret edüp mehterhâneler ile cümle dilberânlar buz kayarlar, garîb temâşâdır. Kimi pâbuç ile kimi na‘lin ile kimi kızak ile kimi iki elinde harbe deyenek ile ayak üzre buz kayarak şehirden şehire berk-i hâtif gibi gider. Ve eğer ıyd-ı şerîfe müsâdif olursa nehr-i Tuna üzre azîm salıncaklar kurulup âşık ma‘şuk birbirlerine kolan çeküp sallanırlar. Zîrâ Tuna buzu altı yedi karış donar. Şiddet-i şitâ şedîd olsa on karış donup beş ay nehr-i Tuna sedd olduğun biliriz, aceb hikmet-i Allah'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118b ·
metinde göster ·
… rurken kal‘adan Osmân Ağa'nın dizi gözüne bir muşkat top güllesi urup ve atının
kolan
yerinden gülle urup öte yanından gülle çıkup at cân teslîm etdikde fi'l-hâl gay …
"Kal‘ayı vere verüp mutî‘ oldu" deyü haber gelince Sadrıa‘zam Defterdâr Ahmed Paşa'ya zabt [u] rabtıyçün fermânlar sâdır olup cümle defterdâr asker ve yedi bölük ağaları kal‘a altına varup hemândem derûn-ı kal‘adan asâkir-i İslâm üzre mel‘ûn küffârlar bir yaylım kurşum ve bir yaylım top atup bu kadar atları ve bu kadar benî âdemleri zahm-ı hurde edüp bu kadar yüz âdem şehâdet şerbetin nûş ve bu kadar âdem zahm-âlûd medhûş olup Defterdâr Ahmed Paşa'nın baş ağalarından velî-ni‘metimiz olan efendimiz Beksumat Emîni Osmân Ağa dahi at üzre vereye muntazır dururken kal‘adan Osmân Ağa'nın dizi gözüne bir muşkat top güllesi urup ve atının kolan yerinden gülle urup öte yanından gülle çıkup at cân teslîm etdikde fi'l-hâl gayret-keş Osmân Ağa'nın vücûdun gayri ata bindirüp cümle guzâtın şühedâların na‘şelerin ve mecrûhların alup orduya bî-feth pür-melâl vâsıl olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 24a ·
metinde göster ·
arkanlar ve alaçıklarımız ve yağmurlukdan çadırlarımızla ol şiddet-i şitâda mek …
Buna dahi kavm-i Tatar bakmayup bir sahrâda koş kolan arkanlar ve alaçıklarımız ve yağmurlukdan çadırlarımızla ol şiddet-i şitâda meks edüp bu kal‘a-i Küyür vilâyetlerinde üç yüz pâre kal‘a ve yüz seksen pâre varoş-ı azîm ve niçe bin pâre kurâ ve kasabâtların mâl-ı ganâ’imlerin âmadânî nehb ü gâret edüp niçe bin esîr ü mâl-ı firâvân ile asâkir-i İslâm muğtenim olup cemî‘i mâl-ı ganâ’imi yedi bin Tatar ile Kırım'a gönderüp yine cümle asker salt u sebük-bâr kalup cemî‘i kart leşker ve yüz dânesi umûr-dîde ot ağalarıyla Maskov şehirlerin gâret ü alan [u] tâlân etmeğe keneşler edüp kasem billâh yemîn billâh ile vilâyet-i Maskov'a gitmek sadedinde iken anı gördük:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116a ·
metinde göster ·
… tünde yağmurluk çadırı arkasına keçe döşeyüp eğerin at üstüne koyunca atın biri
kolan
yerinden ve birin kasığından iki kolanın çeküp hemân tarfetü'l-ayn içre atına s …
Ale’s-sabâh kırmızı ve mâvî bez gömleklerin geyüp hemân kalkınca üstünde yağmurluk çadırı arkasına keçe döşeyüp eğerin at üstüne koyunca atın biri kolan yerinden ve birin kasığından iki kolanın çeküp hemân tarfetü'l-ayn içre atına süvâr olup kılıcı ve tîrkeşin at üstünde koşunup ata bir iki kamçı şıdak urup yortar. Atı ve kendüsü ol şiddet-i şitâda 126a kızup azm-i râh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b–126a ·
metinde göster ·
… cüst ü çâpıklık etmez oldu. Hele gulâmımın biri dahi bu atın kızılca koltuğunda
kolan
yerine bir çatal kurşum urunca bir iki kerre dizleri üzre gelüp kalkarken hakîr …
Hikmet-i Hudâ bu mahalde yine hüddâmlar ve refîkler ve samson ve tazı ve zağarlarımla şikâra gezerken bir yaban atına râst geldik, ammâ gûyâ fîl-i mahmûdî gibi cüssedâr ve semîn esb-i beyâbânî idi. Refîklerim ile bu ata on yedi ok ve yedi sekiz kurşum urduk. Aslâ fâ’ide etmeyüp yine kaçardı, ammâ gide gide zahmlar bunu alup cüst ü çâpıklık etmez oldu. Hele gulâmımın biri dahi bu atın kızılca koltuğunda kolan yerine bir çatal kurşum urunca bir iki kerre dizleri üzre gelüp kalkarken hakîr bu atı yine sinirleyüp refîkler ile boğazlayup pâre pâre hissemend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189b ·
metinde göster ·
… e atlı karaca ve çıkrık ta‘bîr etdikleri sıbyân-ı cüvânân muhibbân binüp iki üç
kolan
ile bir cânibe salınırlar, bir temâşâgâhdır. Beyit:
Ve bu ıyd-ı şerîfde üç gün üç gece eyle şâdumânîler olur kim geceleri Kadir, rûzları rûz-ı ıyd olduğu bu günlerdir. Rûmeli meydânı ve Kara Meydânı ve İmrahor Mahallesi meydânı ve Eski Mısır meydânı ve Bulak'da ve Bâb-ı Nâsır'dan taşra ve mahalle-i Âbidîn'de ve Mısır'ın niçe yüz meydânlarında niçe bin salıncak ve dollâb ve beşik ve atlı karaca ve çıkrık ta‘bîr etdikleri sıbyân-ı cüvânân muhibbân binüp iki üç kolan ile bir cânibe salınırlar, bir temâşâgâhdır. Beyit:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y183b ·
metinde göster ·