Bu husûsda niçe güft u gû vardır. Ammâ anı dahi ol gece şehîd etdiler deyü efvâh-ı nâsda gûnâ-gûn kıyl [u] kâl vardır. Ammâ bu Mustafâ Hân sâhib-i kerâmet bir pâdişâh idi. Devlet-i cihândan el çeküp yine kendü hâline komazlardı. Fâtih-i Eğre Mehemmed Hân'ın esenn evlâdı idi. Devlet-i dünyâya tama‘ etmedüğinden mu‘ammer olup babası zamânında pâdişâh idi. Ve Ahmed Hân asrında kezâlik. Ve iki kerre kendüler pâdişâh oldular. Ve Osmân Hân'da kezâlik. Ve Murâd Hân'da kezâlik pâdişâh idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 104b ·
metinde göster ·
… r ve ahâlî-i mahalle elinde Ebü'l-feth'den berü hatt-ı şerîfleri vardır, kâfiri
komazlar
ve silâh ile nasârâ görseler ol ân amân [ü] zamân vermeyüp katl ederler. Zîrâ e …
Ve bu şehir cümle on sekiz mahalle-i müslimîn ve yetmiş mahalle kefere-i Rûm ve üç mahalle Freng-i pür-reng ve bir mahalle-i Yahûdî ve iki mahalle Ermenî vardır. Başhisâr'da aslâ kefere yokdur. Ve ikinci hisârda Arab câmi‘ine gelince aslâ ve kat‘â kefere ve gayrı yokdur ve ahâlî-i mahalle elinde Ebü'l-feth'den berü hatt-ı şerîfleri vardır, kâfiri komazlar ve silâh ile nasârâ görseler ol ân amân [ü] zamân vermeyüp katl ederler. Zîrâ ekseriyyâ İşpanya'dan Sultân Ahmed asrında gelen ciğer-hûn Mübtecel tâ’ifesi müselmânlarıdır kim İşpanya'da küffârdan ciğerleri hûn olmuşdur. Galata'da müsellah kâfir görseler hemân katl ederler. Zîrâ bu iki kal‘adan mâ‘adâ tâ Tophâne'ye varınca iki kal‘a içi mâl-â-mâl yedi kıral Frengi ve cümle nasârâ mâl-â-mâldır. Murâd Hân tahrîri üzre iki kerre yüz bin kâfir ve altmış dörd bin müslim vardır. Hudâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
… i ziyâde âteş atmağa başlayup üstâdlar tenbîh edüp ol kârhâne içre bir katre su
komazlar
. Zîrâ tuç deryâsı akarken bir katre su râyihası duysa yolları pâre pâre olup Al …
"Sultânım dîn-i mübîn aşkına zekât [u] sadakanızdan altun ve guruş tuç deryâsına bırağın" dedikde sadrıa‘zam bir kaç kîse altun ve pâdişâh tarafından hazînedârbaşı bir kaç kîse altun ve sâ’ir vüzerâlar birer ikişer kîse altunu dökücübaşıya teslîm edüp alâ-mele’i'n-nâs tuç deryâsına "Bismillâh" ile atup ol ân uzun ince çam gemi serenlerin tuç deryâsına sokup kalay ve altun guruşları karışdırdıkça çam direkleri mahv olup yine gayrı direkler ile niçe sâ‘at karışdırup (---) sâ‘atde tuç deryâsının yüzü kaymaklanmağa başladıkda üstâdlar bilirler kim tuç deryâsı kâmil kal oldu. Ol ân dahi ziyâde âteş atmağa başlayup üstâdlar tenbîh edüp ol kârhâne içre bir katre su komazlar. Zîrâ tuç deryâsı akarken bir katre su râyihası duysa yolları pâre pâre olup Allâhümme âfinâ cümle huzzâr-ı meclis helâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… yiye cânımıza tâk deyüp ciğerlerimiz cılk oldu. Âhir bu kal‘ayı Âl-i Osmân elde
komaz
. Bıldır otuz bir bin Hıristiyanımız mürd oldu. Hâlimiz âhir neye müncer olur. H …
{Müşâvere-i kefere-i Kazak-ı Azak}: "Sene-i mâzîde güç ile Âl-i Osmân elinden kurtulduk. Bu kış bize Tatar göz açdırmayup bir tarafdan imdâdımız gelmedi ve bir cânibden kış bizi helâk etdi. Bir tarafdan kaht [u] galâ ve bir tarafdan Tatar-ili vilâyetimiz harâb u yebâb edüp akrabâ ve ta‘allukâtlarımız esîr-i kayd-bend etdiler. Ve bizler dahi Tatar havfinden bu kışda kal‘adan taşra baş çıkarmağa dermânımız olmayup kal‘ayı ta‘mîr u termîm edemeyüp cebehâneden bir vukıyye barudumuz kalmayup sâ’ir âlât-ı silâh ve mühimmâtdan dahi bir şey kalmayup cümle on bin Hıristiyan kaldık. İşte şimdi yine Âl-i Osmân donanmasıyla deryâ-misâl asker ile gelmede. Azak balığı yiye yiye cânımıza tâk deyüp ciğerlerimiz cılk oldu. Âhir bu kal‘ayı Âl-i Osmân elde komaz. Bıldır otuz bir bin Hıristiyanımız mürd oldu. Hâlimiz âhir neye müncer olur. Hemân Tatar ve Âl-i Osmân kal‘ayı muhâsara etmeden bırağalım, yohsa Osmânlının bu gelişinden halâs olmak yokdur", deyüp bir gün kal‘ayı bırağup cümle top u tüfenk ve yât u yarâğların Tün suyu gemilerine tahmîl edüp karârları firâra mübeddel olup nehr-i Tün kenarınca Çerkes-kirmâna ve Horas-kirmâna ve Tuzla-kirmâna ve gayrı kal‘a-i dârü'l-bevârlarına gidüp karâr etdiler. Beri cânibden Tatar Hân ile Kal‘a-i Azak altına giderken nehr-i Süd kenarında bir kaç Kazak-ı Ak keferesi dil dutulup Azak Kal‘asından küffârın firâr etdüğün anlardan istimâ‘ edüp ol gün ol gice çapula seğirdir gibi ılgar edüp mâh-ı (---) günü Kal‘a-i Azak altına dâhil olup deyyâr-ı âdem âdemî-zâtdan bir cân bulmayup hirre ve kutta ve kelb ve mûş ve funguzdan bile zî-rûh kısmı bir eser bulunmayup kal‘anın der-i dîvârından ancak bir Ceneviz kullesi kalmış. Bu ahvâl-i pür-meserreti bahren Âsitâne tarafına Tatar Hân arz edüp on birinci gün Moskov kralının çâşıtları Âsitâne tarafından gelirken Tatarlar giriftâr-ı bend edüp Hân huzûrunda fesâhat üzre bî-bâk ü bî-pervâ dediler kim "Biz kırk kimesne ile der-i devletde çâşıdız. Deryâ-misâl asker ile Âl-i Osmân geliyor. Kal‘ayı bırağup kaçasız. Sâ’ir zamâna kıyâs etmeyesiz deyü haber gönderdik. Biz dahi kal‘aya gelirken Tatar'a giriftâr olduk. Emr hânındır" dedikde üçünün dahi şirb-kelle ve pâf-gövde (?) olup cân-ber-cehennem gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263b ·
metinde göster ·
… Varvar Alî Paşa ile celâlî olmağa müttefiklerdir. Biz sizi pâdişâhın kal‘asına
komazız
" derler. "Ammâ paşa efendimizin çerâğ-ı efrûhteleri çok olmağıla üç gün müsâfir …
Evvelâ şehr-i Engürü'ye konakcımız tuğlar ile şehre dâhil olunca mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîne varup cümle a‘yân-ı vilâyet: "Paşanız Erzurûm'a kapanup celâlî olmak istedi. Töhmet-i sâbıkası zâhir oldu. Ve hâlâ on bin asker cem‘ edüp Varvar Alî Paşa ile celâlî olmağa müttefiklerdir. Biz sizi pâdişâhın kal‘asına komazız" derler. "Ammâ paşa efendimizin çerâğ-ı efrûhteleri çok olmağıla üç gün müsâfir olup kakılıksın", dediler. Fâtiha tilâvet edüp mahkeme tarafından cümle iki bin yaftalı konaklar yazılup paşayı Çavuşzâde'nin hânesine kondurmağa karâr verirler. Ertesi gün bir alay-ı azîm ile kal‘a-i Ankara'ya dâhil olmuşuzdur kim eyle alayı Engüri halkı görmemişdir. Cümle halk istikbâle çıkup kal‘adan yigirmi pâre "Safâ geldin" topları endaht olunup paşa konağına nüzûl edüp cümle a‘yân-ı kibâr ile ehl-i esnâf-ı sığâr hedâyâların arz edüp geldiler. Hakîr beş yüz akçe müvellâ sâdât-ı kirâmdan Kederzâde hânesinde mihmân olup doğru merkad-i pür-envâr-ı Hacı Bayrâm-ı Velî âsitânesine yüzüm sürüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şurû‘ edüp ahd-i misâkımız üzre Balıkhisâr karyesinde Cenâb-ı Bârî'nin haber [u] âgâhımız yoğiken ihsân eyledüğü kiselerden yüz guruş nezrimi Tekye-i Bayrâm-ı Velî fukarâlarına taksîm edüp hayr du‘âlarıyla şerefyâb olup şehrin temâşâsına ibtidâ eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356a ·
metinde göster ·
… tîn / Nedir ezhâr ile dürlü reyâhîn / Nedir anda olan enhâr-ı cârî / Gönüllerde
komaz
aslâ gubârı / Ana bâğ-ı İrem desem hatâ yok / İrem bağında bu denlü safâ yok / …
Ki kande varsa anın bir mizânbıDöner üstünde niçe âsiyâbıNedir anda olan bağ u besâtînNedir ezhâr ile dürlü reyâhînNedir anda olan enhâr-ı cârîGönüllerde komaz aslâ gubârıAna bâğ-ı İrem desem hatâ yokİrem bağında bu denlü safâ yokBiter şeftâlû vü emrûd u elmaOlur zerdâlüsü mânend-i hurmaNice medh etmeyim ben bu cinânıKi zîrâ yokdurur bu şehre sânîVerüp vakfiyyetine Âl-i SelçukBu hâli bilmiş idi cümle mahlûkTelef olmuş idi ol vakf cerrâsMukarrer eylemişdi Âl-i Âbbâs
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·
… rlerine adû-yı cânlar olmuşlardır. Yohsa Şâm ve Haleb'e bu kavmler emn [ü] emân
komazlardı
. Ammâ Cenâb-ı Bârî yârî kılup her biri birbirine musallat olduğundan yek-dil ye …
Eğer bu mezâhib-i muhtelife sâhibi olan fırak-ı dâllenin turukların birer birer ma‘lûmumuz olduğu üzre tahrîr eylesek bir mücelled olur. Ve her biri birer ülkede olup birbirlerine adû-yı cânlar olmuşlardır. Yohsa Şâm ve Haleb'e bu kavmler emn [ü] emân komazlardı. Ammâ Cenâb-ı Bârî yârî kılup her biri birbirine musallat olduğundan yek-dil yek-cihet olamazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40a ·
metinde göster ·
… r. Üçüncü germâb cümle Urûm ve Latin ve Bulgar Ermenîlerindir kim gayr-ı nasârâ
komazlar
. Andan dördüncü humma-i reb Yahûdîlerindir, kim anlardan gayri buna bir millet …
Avretler ılıcası, bi-emri Hudâ avretlere nâfi‘dir. Ricâl makûlesi girse saçı sakalı dökülüp dam dazlak bir mahbûb kart cavlakî ışığına döner. Ammâ nisâ tâ’ifesi girse cümle mûdan eser kalmayup aşağı kapular pâk olup şahme-misâl vücûdları ter olur. İkinci bana, kefere ve Yahûdî ve gayri nasârâ avretlerinindir. Üçüncü germâb cümle Urûm ve Latin ve Bulgar Ermenîlerindir kim gayr-ı nasârâ komazlar. Andan dördüncü humma-i reb Yahûdîlerindir, kim anlardan gayri buna bir millet girmeğe ikrâh eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140a ·
metinde göster ·
… nde kal‘aya girüp kılıç urup feth etdiklerinden hâlâ derûn-ı kal‘aya avret bile
komazlar
, meğer âşinâlarından bir hâtûn-ı mestûre ola. Bu kapudan gayrı dervezesi yokdur …
Andan aşağı top delikleri var ammâ sonradan delmişler. Cümle dîvârları köşe köşe çıkup her dirsek kulleleri birbirlerin gözler ve her kulle üzre dîdebânhâneler vardır. Ve cânib-i cenûba aşağı şehre nüzûl eder üç kat demir kapusu vardır kim kapu mâbeynlerinde âlât-ı silâh müzeyyen olmuşdur. Cemî‘i dîdebânlar bu bâb-ı azîmde dîdebânlık edüp bir merd ü zen kal‘aya girmek ihtimâli yokdur. Zîrâ bir kerre niçe yüz merd-i fetâ zen-i fertûte şeklinde kal‘aya girüp kılıç urup feth etdiklerinden hâlâ derûn-ı kal‘aya avret bile komazlar, meğer âşinâlarından bir hâtûn-ı mestûre ola. Bu kapudan gayrı dervezesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a ·
metinde göster ·
… dârü't-tedrîsleri vardır. Ve kal‘aya bilmedikleri dönük ve mönük Kürd tâ’ifesin
komazlar
. Cümle birbirlerine akrabâ-yı muhibb-i sâdık olmuşlardır.
Ve bu kal‘anın cümle ahâlîsi Süleymân Hân asrından berü Boşnak ve Arnavud ve Rûm kavmi evlâdları olmağile cümle Sünnî vü şecî‘ ve mü’min ü muvahhidlerdir. Câ-be-câ ulemâları ve dârü't-tedrîsleri vardır. Ve kal‘aya bilmedikleri dönük ve mönük Kürd tâ’ifesin komazlar. Cümle birbirlerine akrabâ-yı muhibb-i sâdık olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
… a'yı hapsden ıtlâk edüp insâniyyet etdin. Anlar mukâbelesinde biz de seni garîb
komazız
. Tîz kethüdâyı çağırın" dedi.
"Elem çekme Hüseyin Ağa, Defterdârzâde efendin merhûm olduysa Melek sağ olsun. Demin sen bizim bir ricâmızla Mahmûd Ağa'yı hapsden ıtlâk edüp insâniyyet etdin. Anlar mukâbelesinde biz de seni garîb komazız. Tîz kethüdâyı çağırın" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18b ·
metinde göster ·
… dahi gördüğü düşlerden vehm edüp her vâkı‘ayı parmağına dolayup söylemedik âdem
komazdı
. Sen dahi eylesin, ammâ gidere şu evhâmı. İbtidâ bu düşü bana söyledin. Ben hay …
Paşa eydir: "Hey cânım, siz hasîbü'n-nesîb vehhâmlarsız. Baban Murâd Hân dahi gördüğü düşlerden vehm edüp her vâkı‘ayı parmağına dolayup söylemedik âdem komazdı. Sen dahi eylesin, ammâ gidere şu evhâmı. İbtidâ bu düşü bana söyledin. Ben hayr ile ta‘bîr etdim. Söz burada kalsın" deyü Sultân'a Paşa niçe gûne tesellîler verdi, ammâ müfîd olmayup Sultân günden güne cânib-i Hakk'a müteveccih olup yigirmi bin altun Mekke ve Medîne'ye ve yigirmi bin altun Harem-i Hâs'ın büyük ve küçük ve seferli ve kavurmacılar ve hazîneli ve kilârlı ve doğancılar ve Hâsodalarına vakf edüp her gece kırk bin salavât-ı şerîfe vasiyyet edüp yigirmi bin altunu teslîm-i mütevellî etdi ve yigirmi bin altun kendü tevâbi‘ u levâhıklarına ve yigirmi bin altun Melek Ahmed Paşa'nın cümle-cümle ağavâtlarına vasiyyet edüp teslîm-i mütevellî etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
… kâr odaları var kim bevvâbları bir âdemden kefîlin almayınca bu vekâlelere âdem
komazlar
. Gâyet mazbût hân-ı bekârânlardır. Bir gece bevvâbdan izinsiz taşra kalanı erte …
Der-aded-i hân-ı gurebâ-yı mücerredân: Cümle sekiz aded bekâr odaları var kim bevvâbları bir âdemden kefîlin almayınca bu vekâlelere âdem komazlar. Gâyet mazbût hân-ı bekârânlardır. Bir gece bevvâbdan izinsiz taşra kalanı ertesi hâna komazlar ve her şeb ba‘de'l-ışâ kapuların sedd edüp girüp çıkana rızâ vermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… mazbût hân-ı bekârânlardır. Bir gece bevvâbdan izinsiz taşra kalanı ertesi hâna
komazlar
ve her şeb ba‘de'l-ışâ kapuların sedd edüp girüp çıkana rızâ vermezler.
Der-aded-i hân-ı gurebâ-yı mücerredân: Cümle sekiz aded bekâr odaları var kim bevvâbları bir âdemden kefîlin almayınca bu vekâlelere âdem komazlar. Gâyet mazbût hân-ı bekârânlardır. Bir gece bevvâbdan izinsiz taşra kalanı ertesi hâna komazlar ve her şeb ba‘de'l-ışâ kapuların sedd edüp girüp çıkana rızâ vermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… elâ olanlar vücûduna sürseler, gerçi yakar, ammâ vücûd-ı benî Âdem'de bir illet
komaz
. Hattâ niçe yıllık behak marazın dahi def‘ eder.
Bir ayn dahi var. Andan nûş edenin hâli kabz üzre olur. Bir kaynak dahi var. Bir âdem anı vücûdunda olan temregeye ve dâ’ü's-sa‘lebe ve gûnâ-gûn cereblere hattâ Fireng zahmetine mübtelâ olanlar vücûduna sürseler, gerçi yakar, ammâ vücûd-ı benî Âdem'de bir illet komaz. Hattâ niçe yıllık behak marazın dahi def‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132b ·
metinde göster ·
… e boğaz ağzına cân atdılar, ammâ iki tarafda bin aded tüfeng-endâz kuş uçurmağa
komazlar
.
Hemân gâzîler mukaddemâ alınan firkatelere şahbâz yiğitler dolup "Avanta" deyü kâfirler üzre vardıkda, hemân kâfirler beş altı pâre firkate ile boğaz ağzına cân atdılar, ammâ iki tarafda bin aded tüfeng-endâz kuş uçurmağa komazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… cümle iki bin aded kal‘a soltat askeri var. Aslâ ve kat‘â bunda Nemse yokdur ve
komazlar
da.
Her birinde kırkar ellişer aded balyemez topları ve cebehâneleri (---) aded kapuları var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve handakı (---)(---) ve cümle iki bin aded kal‘a soltat askeri var. Aslâ ve kat‘â bunda Nemse yokdur ve komazlar da.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28a ·
metinde göster ·
… Kırk elli aded hurde neferât hücreleri var, ammâ iç kulleye bir âdem silâhıyla
komazlar
. Gerçi küçük hisâr-ı üstüvârdır, ammâ sa‘bdır. Ve minâresinde bir çan sâ‘ati va …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Tuna kenârında ve şimâl cânibi nehr-i Vulko sâhilinde bir bayır üzre tula binâ bir Şeddâdî küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde dizdâr evinden ve Süleymân Hâ[n] câmi‘i ve anbârı ve cebehânesinden gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Câmi‘in minâresi tahtadır. Altı aded serâmed kulleleri var, cümle şindire tahta örtülüdür. Cânib-i mağribe nâzır bir küçük demir kapusu var. Andan içeri taşra kal‘asıdır. Kırk elli aded hurde neferât hücreleri var, ammâ iç kulleye bir âdem silâhıyla komazlar. Gerçi küçük hisâr-ı üstüvârdır, ammâ sa‘bdır. Ve minâresinde bir çan sâ‘ati var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
… mı sarpa çekerler. Sadrıa‘zam dahi metânet edüp küffârı sarp kemîngâh yerlerine
komaz
.
Hemân mezkûr krallar asâkir-i İslâm'ın Budin altına gelüp kondukların görünce cümlesi domuz topu olup asâkir-i İslâma bir hücûm [u] mehcûm-ı azîm edüp bir savaş-ı perhâş edüp alak bulak karış katış yaka yakaya keşâkeş ceng ederlerken hemân derûn-ı hisârda olan asâkir-i İslâm ve mürd olan Yanoş Kral askeri cümle kal‘adan çıkup küffârın meterislerin basup cümle cebehâne ve topların tarfetü'l-ayn içre kal‘aya taşıyup andan küffârın ardına düşüp kâfire gerüden kılıç urmağa başladılar. Küffâr gördü kim iki asker mâbeyninde kalup ceng-bâzârı içinde topa tutulmuş maymuna dönüp bir kerre kaçamak verüp meterisleri tarafına asâkir-i İslâmı sarpa çekerler. Sadrıa‘zam dahi metânet edüp küffârı sarp kemîngâh yerlerine komaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… da neferâtları bu kal‘anın hıfz [u] hırâsetlerine me’mûrlardır. Aslâ gayri âdem
komazlar
. Hattâ Köpürlüzâde Sadrıa‘zam Ahmed Pa[şa] girüp temâşâ etdikde hakîr dahi bile …
Bu kal‘anın miftâhı cemî‘i zamânda dizdâr ağa elindedir. Bir oda neferâtları bu kal‘anın hıfz [u] hırâsetlerine me’mûrlardır. Aslâ gayri âdem komazlar. Hattâ Köpürlüzâde Sadrıa‘zam Ahmed Pa[şa] girüp temâşâ etdikde hakîr dahi bile girüp temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84b ·
metinde göster ·
… yeniçeriler bu kal‘ayı amân ile kâfire verdiklerinden bu kal‘aya aslâ yeniçeri
komazlar
. Hâlâ üç oda cebeciler ile cebeci ağası ve bir oda topçu ağası vardır. Ve muhte …
Bir kerre yeniçeriler bu kal‘ayı amân ile kâfire verdiklerinden bu kal‘aya aslâ yeniçeri komazlar. Hâlâ üç oda cebeciler ile cebeci ağası ve bir oda topçu ağası vardır. Ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc emîni şehremîni ve mi‘mâr ağası ve dizdâr ağası ve beş yüz kulu ve on iki ağalığı ve niçe yüz a‘yân-ı eşrâfları vardır. A‘yândan (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
… uğun adımlayamadım, zîrâ dîdebân küffârları mâni‘ oldular ve temâşâ etmeğe dahi
komazlardı
, ammâ nezâketle yine temâşâ ederdim. Ve kendülerin nakli üzre "On altı bin arşı …
Ve bu kal‘a maşrıkdan mağrib cânibine tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Lâkin dâ’iren-mâdâr cirmi ne mikdâr olduğun adımlayamadım, zîrâ dîdebân küffârları mâni‘ oldular ve temâşâ etmeğe dahi komazlardı, ammâ nezâketle yine temâşâ ederdim. Ve kendülerin nakli üzre "On altı bin arşın kal‘adır" dediler ve gerçekdir, zîrâ handakdan taşra olan tabyaların kenârlarınca on iki bin adım addetdim. Lâkin Tuna kenârın addetmedim, zîrâ Tuna kenârı olmağile kal‘a dîvârın iskele kapusu tarafında nehr-i Tuna döğer,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… ğlayup meselâ hevâyî fişekler gibi bu serenler top atıldıkda eğri büğrü gitmeğe
komaz
içi boş çam seren direklerdir.
Ammâ bu topun öbir ağaç toplar gibi arabaları yokdur. Hemân bir kilim kadar kara meşe kütükleri ve pelîdden kalın tahta kızaklar üzre durur. Ol kızakların dahi demirden kavî halka kulpları var, ikişer tekerlekli arabalar üzre bu ağaç havân topları urganlar ile bağlayup ardı sıra arabaya içi boş oyulmuş gemi serenlerin kuyruk gibi bağlayup meselâ hevâyî fişekler gibi bu serenler top atıldıkda eğri büğrü gitmeğe komaz içi boş çam seren direklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
… imâ dervezeleri dam u bâmlarında muhâfaza ederler. Kapusundan içeri değme âdemi
komazlar
.
İki yüz kırk beş aded kat-ender-kat tahtânî ve fevkânî odaları var. Bevvâbları dâ’imâ dervezeleri dam u bâmlarında muhâfaza ederler. Kapusundan içeri değme âdemi komazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118b ·
metinde göster ·
… hm-ı zâ’iddir. Gasl ederken pâk olmaz ve ehliyle bir hoş huzûr ile cimâ‘ etmeğe
komaz
. Eyle bir lahm-ı zâ’iddir" dedikde Cingiz Hân eydir:
"Ammâ ol kesilecek yer bir lahm-ı zâ’iddir. Gasl ederken pâk olmaz ve ehliyle bir hoş huzûr ile cimâ‘ etmeğe komaz. Eyle bir lahm-ı zâ’iddir" dedikde Cingiz Hân eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131b ·
metinde göster ·
, zîrâ cemî‘i ekâlim-i seb‘anın ankâ bâzergânları bunda sâkin olur. Ve iki aded …
Ve bu hân içre bir minâresiz fevkânî musanna‘ zâviyesi var. Kapularında bevvâbları âyende vü revendeler[e] dîdebânlık edüp değme âdemi bu hâna komazlar, zîrâ cemî‘i ekâlim-i seb‘anın ankâ bâzergânları bunda sâkin olur. Ve iki aded kapularının üstlerinde bu târîh terkîm olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134b ·
metinde göster ·
" deyü mukaddem târîh ile bu kal‘ayı münhedim etmişdir. Ammâ hakkâ ki amâr olaca …
Kefere zamânı gâyet metîn kal‘a imiş. Kerc kal‘ası dest-i Âl-i Osmân'a girince Azak Kazak'ı bu kal‘ayı münhedim eder, zîrâ geçit başıdır. "Osmânlı bu kal‘adan Kazak gemilerin Karadeniz'e çıkmağa komaz" deyü mukaddem târîh ile bu kal‘ayı münhedim etmişdir. Ammâ hakkâ ki amâr olacak boğaz kesen kal‘ası olurdu, zîrâ Azak denizi Karadeniz'e mahlût olduğu dar boğazda vâki‘ olmuş bir zemîndir kim yalçın kaya üzredir. Karşu cânibde Taman adası burnunda deryâya çıkmış bir sivri Çoçka nâm bir burun var. Bu mâbeyn bir dar boğazdır kim iki mîldir. Bu boğazdan içeri şimâl cânibine gidüp Azak denizidir. Bu hakîr bu Kilisecik nâm vîrân kal‘a kenârıyla Azak bahrince şimâl tarafına 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i aşağı hisâr: Nehr-i Cayık kenârında (kenârında) bir vâsi‘ sahrâda şekl-i murabba‘dan tûlânî iki kat sevâd-ı mu‘azzam kirmân-ı azîm bir kâr-ı kadîm şehr-i atîkdir. Cirmi on altı bin adım ihâta eder. Kırk kapusu ve kırk manastırı ve yetmiş kenîsesi ve yigirmi altı bin saz ve şindire tahta örtülü menhûshânelerdir. Bu kal‘aya selâmetle kavm-i Heşdek'i komazlar. Kapularda silâhların bırağup girirler. Cümle kavm-i Heşdek kal‘a hâricinde obalarıyla sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… e on bin aded Mujik askeri vardır, ammâ bu mahallerde kavm-i Heşdek re‘âyâların
komazlar
, zîrâ "Azak kal‘ası yakın olmak ile firâr edüp Osmânlıya gider" deyü bu mahalle …
Kal‘ası yine ağaçdır, ammâ iç hisârı tula binâ-yı Şeddâdîdir. Başka hatman ve başka kapudanı ve on bin aded Mujik askeri vardır, ammâ bu mahallerde kavm-i Heşdek re‘âyâların komazlar, zîrâ "Azak kal‘ası yakın olmak ile firâr edüp Osmânlıya gider" deyü bu mahallere Heşdek müselmânı re‘âyâların komazlar. Mâ-tekaddem bu şehr-i mu‘azzam müslimîn imiş. İlâ hâze'l-ân niçe bin cevâmi‘ ve mesâcid ve hammâmât medârisât imârâtları harâb u yebâb olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
… ile firâr edüp Osmânlıya gider" deyü bu mahallere Heşdek müselmânı re‘âyâların
komazlar
. Mâ-tekaddem bu şehr-i mu‘azzam müslimîn imiş. İlâ hâze'l-ân niçe bin cevâmi‘ v …
Kal‘ası yine ağaçdır, ammâ iç hisârı tula binâ-yı Şeddâdîdir. Başka hatman ve başka kapudanı ve on bin aded Mujik askeri vardır, ammâ bu mahallerde kavm-i Heşdek re‘âyâların komazlar, zîrâ "Azak kal‘ası yakın olmak ile firâr edüp Osmânlıya gider" deyü bu mahallere Heşdek müselmânı re‘âyâların komazlar. Mâ-tekaddem bu şehr-i mu‘azzam müslimîn imiş. İlâ hâze'l-ân niçe bin cevâmi‘ ve mesâcid ve hammâmât medârisât imârâtları harâb u yebâb olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
… âhrâha hilâf olmak ile bu kavim aslâ müsâfir almazlar ve Yahûdî kavmin bu şehre
komazlar
ve Yahûdîler de havf edüp gelmezler.
Cümle iki hânları ve cümle elli aded dükkânları var ammâ hammâmı ve gayri imâretleri yokdur, ammâ âb-ı hayât kaynak suları çokdur. Ve bâğ u bâğçeleri uzakdır. Bu kal‘a şâhrâha hilâf olmak ile bu kavim aslâ müsâfir almazlar ve Yahûdî kavmin bu şehre komazlar ve Yahûdîler de havf edüp gelmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
… olar, pâk kayalı şâhrâhları var. [Ve] bu kal‘ada aslâ kelb yokdur kim bevvâblar
komazlar
.
Ve bu mevsûf olan aşağı kal‘adan beyâz kayalı yol ile baş yukaru orta kal‘aya çıkup cânib-i cenûba nâzir bir küçük hadîd bâb-ı şedîdi var ve cümle beş aded evleri var. Ammâ bir azîm su sarnıcı var cemî‘i bârân-ı rahmet mîzâblar ile cereyân edüp bir katre mâ-i matar hebâya gitmeyüp yollardan sarnıca dolar, pâk kayalı şâhrâhları var. [Ve] bu kal‘ada aslâ kelb yokdur kim bevvâblar komazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… kaldırım olup pâk ü pâkîzedir. Aslâ bu kal‘aya bevvâbân [ve] nigâhbânlar köpek
komazlar
, zîrâ cümle yağmur suları su sarnıçlarına gider. Anıniçün cümle tarîk-i âmları …
Ve bu kal‘anın cümle sokakları serâpâ kudretden beyâz taş döşeme kaldırım olup pâk ü pâkîzedir. Aslâ bu kal‘aya bevvâbân [ve] nigâhbânlar köpek komazlar, zîrâ cümle yağmur suları su sarnıçlarına gider. Anıniçün cümle tarîk-i âmları pâkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
… i yüz mikdârı lağımlar atup ve gûnâ-gûn yürüyüşler edüp limandan içeri gemileri
komaz
oldular. Ammâ küffâr-ı anîd-i pelîd inâdına musırr olup bir ay dahi cân ve baş …
Ve dahi öte Göllük tarafında ise günden güne bizim asâkir-i nusret-me’serimiz mansûr u muzaffer olup tâ kal‘a dîvârının altlarına girüp yedi yüz mikdârı lağımlar atup ve gûnâ-gûn yürüyüşler edüp limandan içeri gemileri komaz oldular. Ammâ küffâr-ı anîd-i pelîd inâdına musırr olup bir ay dahi cân ve baş ile gayret-i bâtıl edüp ceng ederdi, ammâ yine her şeyde tenezzül üzre hareket ederdi. Lâkin bizim asâkir-i İslâm zabt [u] rabt olmadan kaldılardı. Askerin zabtdan kalmaları bu idi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300b ·
metinde göster ·
, ol sâ‘at katl ederler. Selef pâdişâhlarından hatt-ı şerîfleri vardır. Ammâ kad …
Ve bu şehirde Yahûdî ve Ermeni ve Freng komazlar, ol sâ‘at katl ederler. Selef pâdişâhlarından hatt-ı şerîfleri vardır. Ammâ kadîm-i eyyâmdan berü Urum keferesi bir mahalledir. Cümle üç yüz harâcdır. Ammâ aslâ Urum lisânı bilmeyüp bâtıl Türk lisânı bilürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139b ·
metinde göster ·
… gâyet garîb-dost kavimdirler. Müselmânları severler ve bu şehre kâfir ve Cuhûd
komazlar
.
Ve Kâfiryat halkı olmak ile avradları Arapça âyetin tilâvet edüp "Yâ Hâdî el-mudallîn" esmâsına mazhar olmuşlardır. Ve gâyet garîb-dost kavimdirler. Müselmânları severler ve bu şehre kâfir ve Cuhûd komazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144b ·
metinde göster ·
… imâm ve mü’ezzin ve elli neferât evlerinden gayri bir şey yokdur. Ve her âdemi
komazlar
. Dâ’imâ dîdebânları Dürûzîden havf edüp muhâfaza ederler.
Kal‘a içinde ancak dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve elli neferât evlerinden gayri bir şey yokdur. Ve her âdemi komazlar. Dâ’imâ dîdebânları Dürûzîden havf edüp muhâfaza ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189a ·
metinde göster ·
… vardır, anlara pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa
komazlar
, gâyet pâkdir. Ve bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer ki …
Ve bu deyrin yanında bevvâb nâtüvân kefereler vardır, anlara pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet pâkdir. Ve bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… f değildir. Huddâmları yine fertûte zen-i pîrezenlerdir. Kefereleri içeri deyre
komazlar
ammâ ba‘zı müselmânları ol deyre koyup seyr Y 225a olunur.
"Eğer kızım bu derdden halâs olursa, Hazret-i Îsâ'ya bağışladım. Âhiretde nikâh ile alsın" deyü nezr etdükde eğer ol kız sıhhat bulursa babası ahde vefâ edüp bu deyre me’kûlât [u] meşrûbâtıyla gönderüp bunda mürde olunca bir et parçacığı yemeğe hasret olup ölürler. Bir temâşâgâh deyrdir, ammâ gayri deyrler gibi mükellef değildir. Huddâmları yine fertûte zen-i pîrezenlerdir. Kefereleri içeri deyre komazlar ammâ ba‘zı müselmânları ol deyre koyup seyr Y 225a olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b–Y225a ·
metinde göster ·
… al‘a neferâtları anda edâ-yı salât ederler, zîrâ Arab aşkıyâsından kal‘ayı hâlî
komazlar
. Zîrâ Medîne-i münevverenin bu iç kal‘a rûhudur. Cemî‘i mâl-ı hazâyin ve defâyi …
Ve bu kal‘a içinde olan hâneler cümle beş mahalledir. Ve (---) mihrâbdır. Ve iç kal‘ada dahi mescid vardır. Cümle kal‘a neferâtları anda edâ-yı salât ederler, zîrâ Arab aşkıyâsından kal‘ayı hâlî komazlar. Zîrâ Medîne-i münevverenin bu iç kal‘a rûhudur. Cemî‘i mâl-ı hazâyin ve defâyin bu iç kal‘adadır. şehir içinde şarka nâzır bir demir kapusu vardır. Ve kapunun iç yüzünde bir dîvânhâne-i azîmi vardır. Cümle mustahfızân anda âmâdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
… aslûb değildir. Hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu perdeden içeri bir ferd
komazlar
. Hazrete mahsûs mahaldir. Ammâ yılda bir kerre hâdım huddâmların sulehâ-yı ümme …
Bu serâperde-i Resûlullâh içinde ol kadar zî-kıymet mücevher şem‘dân ve kandîldân ve buhûrdân ve gülâbdân vardır kim intikâl-i Resûlullâh'dan bu bin seksen iki Y 291b târîhine gelince niçe selef pâdişâhları ve vüzerâ ve vükelâları ve a‘yân-ı kibârları Hazrete mahabbeten gönderdikleri nüzûrât-ı cevâhirât cümle bu serâperde içinde biri biri üzre yığın yığın hâzırdır. Ammâ maslûb değildir. Hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu perdeden içeri bir ferd komazlar. Hazrete mahsûs mahaldir. Ammâ yılda bir kerre hâdım huddâmların sulehâ-yı ümmetlerinden girüp zerre-i gubârdan tathîr edüp taşra çıkarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291a–Y291b ·
metinde göster ·
evvel reh-i râstdan deli çıplakdan gezerler ki Hadîs: Arapça hadîs-i şerîf ⟦A …
Ve bu Ka‘be-i şerîfin cânib-i erba‘asında ihrâma girecek yerleri var. Evvelâ Medîneli Bi’r-i Alî'de ihrâma girir. Mısır huccâcı Râbi‘a Eşmesi'nde girir. Habeş'den ve Mısır'dan gemilerle gelen, Cidde ile Mekke mâbeyninde Hıdde nâm mahalde ihrâma girir. Bağdâd ve Basra ve Lahsa'dan gelen (---) nâm mahalde ihrâma girirler. Ammâ bu Yemen huccâcı şehr-i Şîrîn'de Yelemlem nâm mahalde ihrâma girdiklerinde bâlâda zikri sebkat eden Urbân kırmızı âdemler ihrâma girme mukâbelesinde te’eddüben avret yerlerin ihrâma komak var, yohsa avretlerin ihrâma komazdan evvel reh-i râstdan deli çıplakdan gezerler ki Hadîs: Arapça hadîs-i şerîf Arapça ine amel etmeyüp uryân gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320a ·
metinde göster ·