… icâ edüp on gün tekâ‘üd içün çavuşlar tenbîh edüp cümle paşa askerine kurâlarda
konaklar
ta‘yîn olunup bu hakîr paşadan me’zûn olup, Ahmed Ağa âdemleriyle,
Menzil-i Tayan Ahmed Ağa Çiftliği: Ahmed Ağa, paşayı bunda on gün ziyâfet etmeğe ricâ edüp on gün tekâ‘üd içün çavuşlar tenbîh edüp cümle paşa askerine kurâlarda konaklar ta‘yîn olunup bu hakîr paşadan me’zûn olup, Ahmed Ağa âdemleriyle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342b ·
metinde göster ·
… edüp bir gün acz sûreti göstermedi. Ve cümle ağavâtlara şehr içre yâfteler ile
konaklar
verilüp cümle ağavâtlar a‘yân-ı vilâyet ile babalı ve oğullu geçinüp dörd bin k …
Sene (---) târîhinde Âl-i Dânişmendiyye binâsıdır. Ba‘dehû Yıldırım Hân fethidir. Hâlâ Sivas eyâletinde Amasiyye sancağı hâkinde {celâlî ve cemâlîden emîn olmak içün şekl-i murabba‘ kerpiç binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde aslâ evleri yokdur. Ba‘zı mühimmât ve levâzımâtlar içün pâsbânları var.} Şehri, Pîr Dede Sultân evkâfıdır. Hâlâ Kızlar Ağası hükm eder. Üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve cümle (---) nâhiyedir. Bu nevâhîlerden kadısına senevî altı kîse hâsıl olur. Kal‘ası türâb olup iç il olmağıla dizdârı ve neferâtı yokdur. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Üç yüz kadar menâsıb-ı âlî zabt etmiş kudât efendileri ve sulehâ-yı ümmetden meşâyihleri ve a‘yân [u] eşrâf ağavâtları ve paşalığa liyâkatli kethüdâyerleri vardır. Husûsan Mehemmed Paşa efendimizin hâne sâhibi Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın silâhdârı 346b Dilâver Ağa, hakkâ ki ismi müsemmâsına mutâbık hânedân sâhibi, ni‘meti mebzûl er-dilâver [u] server âdemdir. Hattâ vakt-i şitâ olmağıla paşa efendimiz hânesinde on gün dörd yüz iç ağalariyle mihmân olup on günde ne çul, ne tobra ve ne kahve ibriği ve ne paşa içün matbah kaynatdırmayup on gün on gice paşa efendimizle bu hakîr zülbiyyât ve katır-ı nebât-ı hamavî tenâvül edüp bir gün acz sûreti göstermedi. Ve cümle ağavâtlara şehr içre yâfteler ile konaklar verilüp cümle ağavâtlar a‘yân-ı vilâyet ile babalı ve oğullu geçinüp dörd bin kadar askere, kurâlara mahkeme yâftesiyle gönderüp konaklar verildi. Gerçi Etrâk vilâyetidir ammâ halkı gâyet halîm u selîm kimesnelerdir. Bunlar avân tâ’ifesidir demeyüp "Hayru't-ta‘ami mâ hazar" deyüp varların dirîğ etmeyüp bezl-i ni‘met etdiler. Zîrâ bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr ucuzluk ve ganîmet şehr-i ma‘mûrdur. Kûh-ı Deşan eteğinde vâkı‘ olmuş dörd bin aded kiremitli ve türâb-ı amber-i pâk ile mestûr bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr ve âbâdân hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346a–346b ·
metinde göster ·
… ı ve oğullu geçinüp dörd bin kadar askere, kurâlara mahkeme yâftesiyle gönderüp
konaklar
verildi. Gerçi Etrâk vilâyetidir ammâ halkı gâyet halîm u selîm kimesnelerdir. …
Sene (---) târîhinde Âl-i Dânişmendiyye binâsıdır. Ba‘dehû Yıldırım Hân fethidir. Hâlâ Sivas eyâletinde Amasiyye sancağı hâkinde {celâlî ve cemâlîden emîn olmak içün şekl-i murabba‘ kerpiç binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde aslâ evleri yokdur. Ba‘zı mühimmât ve levâzımâtlar içün pâsbânları var.} Şehri, Pîr Dede Sultân evkâfıdır. Hâlâ Kızlar Ağası hükm eder. Üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve cümle (---) nâhiyedir. Bu nevâhîlerden kadısına senevî altı kîse hâsıl olur. Kal‘ası türâb olup iç il olmağıla dizdârı ve neferâtı yokdur. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Üç yüz kadar menâsıb-ı âlî zabt etmiş kudât efendileri ve sulehâ-yı ümmetden meşâyihleri ve a‘yân [u] eşrâf ağavâtları ve paşalığa liyâkatli kethüdâyerleri vardır. Husûsan Mehemmed Paşa efendimizin hâne sâhibi Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın silâhdârı 346b Dilâver Ağa, hakkâ ki ismi müsemmâsına mutâbık hânedân sâhibi, ni‘meti mebzûl er-dilâver [u] server âdemdir. Hattâ vakt-i şitâ olmağıla paşa efendimiz hânesinde on gün dörd yüz iç ağalariyle mihmân olup on günde ne çul, ne tobra ve ne kahve ibriği ve ne paşa içün matbah kaynatdırmayup on gün on gice paşa efendimizle bu hakîr zülbiyyât ve katır-ı nebât-ı hamavî tenâvül edüp bir gün acz sûreti göstermedi. Ve cümle ağavâtlara şehr içre yâfteler ile konaklar verilüp cümle ağavâtlar a‘yân-ı vilâyet ile babalı ve oğullu geçinüp dörd bin kadar askere, kurâlara mahkeme yâftesiyle gönderüp konaklar verildi. Gerçi Etrâk vilâyetidir ammâ halkı gâyet halîm u selîm kimesnelerdir. Bunlar avân tâ’ifesidir demeyüp "Hayru't-ta‘ami mâ hazar" deyüp varların dirîğ etmeyüp bezl-i ni‘met etdiler. Zîrâ bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr ucuzluk ve ganîmet şehr-i ma‘mûrdur. Kûh-ı Deşan eteğinde vâkı‘ olmuş dörd bin aded kiremitli ve türâb-ı amber-i pâk ile mestûr bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr ve âbâdân hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346a–346b ·
metinde göster ·
… ılıksın", dediler. Fâtiha tilâvet edüp mahkeme tarafından cümle iki bin yaftalı
konaklar
yazılup paşayı Çavuşzâde'nin hânesine kondurmağa karâr verirler. Ertesi gün bir …
Evvelâ şehr-i Engürü'ye konakcımız tuğlar ile şehre dâhil olunca mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîne varup cümle a‘yân-ı vilâyet: "Paşanız Erzurûm'a kapanup celâlî olmak istedi. Töhmet-i sâbıkası zâhir oldu. Ve hâlâ on bin asker cem‘ edüp Varvar Alî Paşa ile celâlî olmağa müttefiklerdir. Biz sizi pâdişâhın kal‘asına komazız" derler. "Ammâ paşa efendimizin çerâğ-ı efrûhteleri çok olmağıla üç gün müsâfir olup kakılıksın", dediler. Fâtiha tilâvet edüp mahkeme tarafından cümle iki bin yaftalı konaklar yazılup paşayı Çavuşzâde'nin hânesine kondurmağa karâr verirler. Ertesi gün bir alay-ı azîm ile kal‘a-i Ankara'ya dâhil olmuşuzdur kim eyle alayı Engüri halkı görmemişdir. Cümle halk istikbâle çıkup kal‘adan yigirmi pâre "Safâ geldin" topları endaht olunup paşa konağına nüzûl edüp cümle a‘yân-ı kibâr ile ehl-i esnâf-ı sığâr hedâyâların arz edüp geldiler. Hakîr beş yüz akçe müvellâ sâdât-ı kirâmdan Kederzâde hânesinde mihmân olup doğru merkad-i pür-envâr-ı Hacı Bayrâm-ı Velî âsitânesine yüzüm sürüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şurû‘ edüp ahd-i misâkımız üzre Balıkhisâr karyesinde Cenâb-ı Bârî'nin haber [u] âgâhımız yoğiken ihsân eyledüğü kiselerden yüz guruş nezrimi Tekye-i Bayrâm-ı Velî fukarâlarına taksîm edüp hayr du‘âlarıyla şerefyâb olup şehrin temâşâsına ibtidâ eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356a ·
metinde göster ·
… ve Eğîl ve Erganî ve Çermik ve Hani ve Palu köylerine pârekende olup yâfte ile
konaklar
verildi ve paşa efendimiz bu Monlâ köyünde on gün tekâ‘üd etmeğe karâr verüp sâ …
Bu mahalde paşa ağaları Harput köylerine ve Başhân ve Ortahân ve Şerbetin ve Eğîl ve Erganî ve Çermik ve Hani ve Palu köylerine pârekende olup yâfte ile konaklar verildi ve paşa efendimiz bu Monlâ köyünde on gün tekâ‘üd etmeğe karâr verüp sâ’ir nevâhî kurâlarından zahîreler gelirdi. Bu mahalde paşa efendimizin fermânlarıyla,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 197b ·
metinde göster ·
… tûb-ı dürer-bârların bûs edüp mahzûz olup cümlemize birer mesîregâh-ı hıyâbânlı
konaklar
verüp üç gün şehri seyr [ü] temâşâ etdik.
Sitâyiş-i kal‘a-i Sine: Sene 616 târîhinde Luristân hâkimlerinden Emîr Gıyâseddîn binâsı olduğu ve Âl-i Osmân'a ve Acem'e tâbi‘ olup Luristân hâkimi tahtı olduğu ve şehri bir çukur yerde vâki‘ olup Derbend-i Mâşa dağlarından çam ağacı oluklarıyla bu Sine şehrinin damları üzre sular cereyân etdiği ve iç hisârı taş binâ kal‘a-i ra‘nâ olup şehr-i imâr olduğu bâlâda diyâr-ı Tebrîz ü Erdebil ve Hemedân u Dergezîn'e gitdiğimizde bu şehr-i Sine mufassal tahrîr olunmuşdu. Ammâ şimdiki hâlde Murtezâ Paşa kethudâsı Yûsuf Ağa ile geldiğimizde Luristân hâkimi Süleymân Hân beş bin güzîde askerle istikbâle çıkup alây-ı azîm ile Sine şehrine dâhil olduk. Ba‘de'z-ziyâfe Murtezâ Paşa'nın hedâyâsı bir mücevherli küheylân atın ve bir külçe lepanı destârın verüp kabûl etdi. Ve mektûb-ı dürer-bârların bûs edüp mahzûz olup cümlemize birer mesîregâh-ı hıyâbânlı konaklar verüp üç gün şehri seyr [ü] temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370b ·
metinde göster ·
… râyında Paşa mihmân olup cümle ağavâtlara yâfteler ile şehir içre izn-i şer‘ile
konaklar
verilüp üç gün ikamet fermân olunup hamd-i Hudâ bu şehir sevâhil olmağile şidde …
Hacı Paşaoğlu sarâyında Paşa mihmân olup cümle ağavâtlara yâfteler ile şehir içre izn-i şer‘ile konaklar verilüp üç gün ikamet fermân olunup hamd-i Hudâ bu şehir sevâhil olmağile şiddet-i şitâdan halâs olup sehel râhat bulduk. Bu şehr-i sevâd-ı mu‘azzamın bânîsi ve fâtihi ve âb [u] havâsı ve arz-ı belediyle ve cümle âsâr-ı imâret-i selâtîn-i selefiyle cümle sene 1056 târîhinde mufassal tahrîr olunmuşdur kim bâlâda cild-i evvelimize nazar oluna. Amasiyye'den kalkup yine cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 26a ·
metinde göster ·
… up kelleler pây-ı ünâsda galtân olup kadı efendi cümlemize şehir içre yâfte ile
konaklar
verüp,
Bu hüccet [ü] burhânı da elimize alup cümle kelleleri ve tabılları mahkeme önünde zemîne bırağup kelleler pây-ı ünâsda galtân olup kadı efendi cümlemize şehir içre yâfte ile konaklar verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55a ·
metinde göster ·
verilüp herkes hakkâ ki cennete girmişe dönüp bin bin hamd [ü] senâlar edüp bun …
Cümle asâkir-i İslâm'a konaklar verilüp herkes hakkâ ki cennete girmişe dönüp bin bin hamd [ü] senâlar edüp bunda üç gün tekâ‘üd fermân olundu, ammâ niçe âdemler bu şehrin hânelerinde alev-ber-alev âteşler yakup âteşler başında niçe yüz âdemlerin gözleri karığup a‘mâ oldu. Ve niçe âdemler sovuğu çekmişken hemân âteşler başında buğup öle kaldı. Hudâ bu şehr halkının âbâ vü ecdâdlarına rahmet edüp kendülere sa‘âdet-i dâreyn müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138b ·
metinde göster ·
… yü haber gelüp cümlemize bu şehr-i mu‘azzam içre zer-ender-zerli münakkaş sarây
konaklar
verüp bir hafta meks olundu.
"Paşa dostumuz bir hafta şehr-i Peşpehil'de meks edüp yorgunluğu gidüp bir haftadan sonrası kendüleriyle mülâkât olalım" deyü haber gelüp cümlemize bu şehr-i mu‘azzam içre zer-ender-zerli münakkaş sarây konaklar verüp bir hafta meks olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b ·
metinde göster ·
… tekne latîf revâk gibi bal ve bir tekne peynir ve bir tekne pasta getirüp "Aşan
konaklar
halâl bolsun. Benim babası cânı savasın", ya‘nî "Balı yeyin helâl olsun. Atam c …
Hudâ'ya ayândır kim böyle olmuşdur. Bir gün bu diyârda bir kabakda mihmân olup konak-bânımız olan Çerkes âdemlik edüp fi'l-hâl taşra çıkup sehel eğlenüp geldi ve meydân-ı mahabbete sığın derisinden sofra getirüp bir ağaç tekne latîf revâk gibi bal ve bir tekne peynir ve bir tekne pasta getirüp "Aşan konaklar halâl bolsun. Benim babası cânı savasın", ya‘nî "Balı yeyin helâl olsun. Atam cânına değsin" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
… vül olunup kal‘adan top şâdımânları olup Hân'ın cümle tevâbi‘ [u] levâhıklarına
konaklar
verilüp herkes mihmânsarâylarımıza gidüp Hân ile Sultân Mahmûd bir yerde kalup …
Bu şehir hâricinde Sultân Şamhal Mahmûd Şâh Hân'a karşu gelüp ikisi de atlarından enüp birbirleriyle görüşüp öpüşüp yine semend-i küheylânlarına süvâr olup iki nefer şâh-ı düldül-süvârlar kerr ü ferr deverânlarıyla Şamhal Şâh'ın sarâyına varup ziyâfet-i azîmler tenâvül olunup kal‘adan top şâdımânları olup Hân'ın cümle tevâbi‘ [u] levâhıklarına konaklar verilüp herkes mihmânsarâylarımıza gidüp Hân ile Sultân Mahmûd bir yerde kalup müşâvereye başladılar. Ba‘dehu Hân dahi konağına gelüp "Üç gün oturakdır" deyü fermânlar olundukda hakîr şehr-i Tarhu'yu seyr [ü] temâşâya şürû‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… hakîr ile gelen beş yüz atlı keferelere kal‘adan taşra Karatayak Tatarları içre
konaklar
verüp anlar da meks etdiler.
Hemân Mehemmed Paşa sırtındaki semmûr kürkün arkama geydirüp elimden bûs edüp hakîre bir od[a] tehiyye edüp hakîr ile gelen beş yüz atlı keferelere kal‘adan taşra Karatayak Tatarları içre konaklar verüp anlar da meks etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·
… rûd içinde kaldı. Ve elçiye paşa bir hil‘at-i pâdişâhî geydirüp kal‘a hâricinde
konaklar
ta‘yîn olunup bir gece cümle küffâr mihmân olup ertesi gün on bin küffâr gerüye …
Ertesi gün cümle Azak askeri pür-silâh âmâde olup Mehemmed Paşa kethudâsıyla elçiye istikbâle çıkup alay-ı azîmle kal‘a-i Azağ'a getirirken kal‘a-i Azağ'ın burc-ı bârûlarından ve zemînde olan tabyaların balyemez topların üçer nevbet küffâra rağmen atup top şâdımânları etdiler kim kal‘a-i Azak murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Ve elçiye paşa bir hil‘at-i pâdişâhî geydirüp kal‘a hâricinde konaklar ta‘yîn olunup bir gece cümle küffâr mihmân olup ertesi gün on bin küffâr gerüye dönüp gitdiler. Elçi ban beş yüz kefere ile kal‘a-i Azak'da kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·
… şazâdeler ve Kefeli Seyyid (---) Efendi kadı olup cümle paşalılara yâfteler ile
konaklar
verilüp paşa, Osmân Paşazâde sarâyında mihmân olup herkes hânelerinde istirâhat …
Bu kal‘aya girirken cümle ahâlî-i Taman paşaya istikbâle çıkup kal‘adan top şâdımânları edüp Osmân Paşazâdeler ve Kefeli Seyyid (---) Efendi kadı olup cümle paşalılara yâfteler ile konaklar verilüp paşa, Osmân Paşazâde sarâyında mihmân olup herkes hânelerinde istirâhat etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194a ·
metinde göster ·
… halkı Mehemmed Paşa'nın istikbâline çıkup cümle tevâbi‘ [ü] levâhıkıyla paşaya
konaklar
ta‘yîn olunup herkes menzilgehinde a‘yân-ı vilâyet ile görüşüp cân sohbetleri e …
Cümle Kefe halkı Mehemmed Paşa'nın istikbâline çıkup cümle tevâbi‘ [ü] levâhıkıyla paşaya konaklar ta‘yîn olunup herkes menzilgehinde a‘yân-ı vilâyet ile görüşüp cân sohbetleri etmeğe başladılar. Ertesi gün Karadeniz'den on pâre şayka nâm büyük gemiler ile Tarabefzûn vilâyetinden Sarhoş İbrâhîm Paşa Kefe vâlîsi olup ol dahi alay-ı azîm ile Kefe'ye dâhil olunca cümle ahâlî-i vilâyet ana dahi istikbâle çıkup alay-ı azîm ile kal‘ada sarâya gelirken ana dahi kal‘adan kırk elli pâre top şâdımânları edüp Ak Mehemmed Paşa İbrâhîm Paşa'nın mübârek-bâdına vardı, zîrâ İbrâhîm Paşa bostâncıbaşılığından berü eski vezîr idi. Azîm ziyâfet olup ertesi İbrâhîm Paşa Ak mehemmed Paşa'ya gelüp yine ta‘âm-ı uzmâlar tenâvül olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195a ·
metinde göster ·
… i karındaşımız bile götürün. Bizim anda konakçımız olup cümle tevâbi‘âtlarımıza
konaklar
hâzırlasın" dedikde hakîr dahi cümle tedâriklerim görüp,
"Pâdişâhım! Mukaddem siz sa‘âdetle varup taht-ı âlînizde karâr-dâde olup sonra bizi da‘vet edersiniz. Hâk-i pâye bizler dahi yüzler sürmeğe Bâğçesarây'a revâne oluruz. Lâkin şimdi bizim Evliyâ Çelebi karındaşımız bile götürün. Bizim anda konakçımız olup cümle tevâbi‘âtlarımıza konaklar hâzırlasın" dedikde hakîr dahi cümle tedâriklerim görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195b ·
metinde göster ·
… ın istikbâline çıkup paşaya ziyâfet-i azîmler olup cümle tevâbi‘lerine müstevfâ
konaklar
verüp hân ile Şîrînliyi barışdırup yemîn billâh ile ve emân makremesi ile başka …
Mehemmed Paşa'ya hedâyâlar varınca memnûn olup Azak'dan gelirken Çerkezistân içre Şîrîn beğinin oğlu ve Sübhân Gâzî Ağa'nın oğlun Nevrûz kal‘asından bile hâna getirüp Kefe'den Bâğçesarây'a dördüncü günde girirken azamet-i Hudâ hân ile bu kadar bin aded müsellah ve mükemmel güzîde asker Mehemmed Paşa'nın istikbâline çıkup paşaya ziyâfet-i azîmler olup cümle tevâbi‘lerine müstevfâ konaklar verüp hân ile Şîrînliyi barışdırup yemîn billâh ile ve emân makremesi ile başkapucubaşı ve Halîm Efendi gidüp Şîrîn beğini getirüp dest-bûs edüp Sübhân Gâzî oğlu dahi dest-bûs edüp babası Sübhân Gâzî Ağa'nın dahi defter-i cerâ’imi üzre kalem-i afv çekilüp anın da‘vetine dahi bir kapıcıbaşıyla kendi oğlu gitdi. Ol dahi gelüp dest-bûs edüp vilâyet-i Kırım âsûde-hâl olup hân dahi henüz Ak Mehemmed Paşa sebebiyle müstakil hân olup ibtidâ ramazân-ı şerîfin gurresinden her gece sohbet-i hâslar edüp ol kadar Hüseyin Baykara meclisleri olup zevk u safâlar eyledik kim ta‘bîr olunmaz, zîrâ Mehemmed Paşa'yı Mehemmed Geray Hân'ın binâ etdiği görünüşüne kondurmuşlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197b ·
metinde göster ·
… ğa ve'l-hâsıl cemî‘i ocakdan birer ağa kal‘a içine rehin girüp cümleye müstevfâ
konaklar
verüp ammâ ta‘yînât vermeğe iktidârları olmayup bu ağavâtlar içeri girirken bu …
"Tiz müşâvere-i sulha çıkan kâfirleri cümle göz hapsine koyup rehin dursunlar" deyü fermân gelüp "Bizim rehinimiz dahi içeri" deyü fermân-ı Âsaf oldukda Yanyalı Arslan Paşazâde mîr-i mîrân Bebr Paşa ve sipâh ocağından altı bölük ağaları ve yeniçeriyân zümresinden Ellidokuz Mehemmed Ağa ve'l-hâsıl cemî‘i ocakdan birer ağa kal‘a içine rehin girüp cümleye müstevfâ konaklar verüp ammâ ta‘yînât vermeğe iktidârları olmayup bu ağavâtlar içeri girirken bu abd-i kemter Göllük tarafındaki Yassı tabya üzre dal kılıç olup ibtidâ bu abd-i kemter Kandiye'nin fetih ezânın okumak müyesser oldu. Elhamdü lillâh hâzâ min fazlı Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303a ·
metinde göster ·
Ve'l-hâsıl cemî‘i ocak ağalarına ve cemî‘i erbâb-ı dîvân efendilerine birer sarây ve sâ’ir iş erlerine birer kışla konaklar verüp herkes konakların amâr etsin deyü fermân-ı düstûr-ı mükerrem olunca azamet-i Hudâ bir ayda cemî‘i hânedânlar dürr-i beyz-âsâ oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316a ·
metinde göster ·
… r içinde Ken‘ân Beğ'in (---)(---)(---) sarâyından ale'l-ittifâk a‘yân-ı Mısır
konaklar
verüp (---)(---)(---) tâ Ahmed Paşa'ya (---)(---)(---) Paşa gelince ⟦Q 351b …
Hakkâ ki zamân-ı Sultânzâde Cânpûlâdî'de dîdemiz dünyâ göziyle Mısır'ın bu mertebe görülmemiş bir mürtefi‘ müzeyyen olduğun gördük kim Ümmü Dünyâ nev-arûs gibi müzeyyen oldu. Âhirü'l-emr bu menâsıb-ı dünyâ bir destmâl gibidir yılda bir kerre yenilmez(?) destmâl-misâldır. İki sene Mısır'a azîz olup veyâ Azîz ismine mazhar olduğıyçün ma‘zûz azîz ü mükerrem, ikinci senede yine Kıbtî hisâbı üzre Tût başında sene 1084 Şa‘bân'ı gurresinde Defterdâr Ahmed Paşa'ya Mısır eyâleti ihsân olunup müsellimi Hazînedâr Mustafâ Ağa gelüp dîvân-ı Mısır'da Hüseyin Paşa efendimizden hil‘at geyüp Mısır ümerâlarından Kansu Beğ kâ’immakâm hil‘ati ile (---)(---)(---) olup şâd olup ve geyüp Mısır'a mutasarrıf oldular. Ertesi gün Cânpûlâdzâde'ye alay-ı azîm hâzır (---)(---) olup istemeyüp hemân kendü askeriyle Mısır içinde Ken‘ân Beğ'in (---)(---)(---) sarâyından ale'l-ittifâk a‘yân-ı Mısır konaklar verüp (---)(---)(---) tâ Ahmed Paşa'ya (---)(---)(---) Paşa gelince Q 351b oldu. P 345b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·