… itâ gelmek ile Bağdâd'dan ferâğat edüp avdet etdiklerinde Hille kal‘asına asker
konulup
andan selâmetle Musul'a dâhil olup kal‘a-i Kahkahâ-misâl ta‘mîr edüp pâye-i ser …
"Bizzât şâh-ı bed-fi‘âli kayd [ü] bend ile pâye-i serîrime getirsen makbûl-i hümâyûnum değildir. Elbette sana başın gerek ise Bağdâd-ı Dârü'l-hilâfe'yi feth edüp mezhebimiz sâhibi Nu‘mân ibn Sâbit olan imâm-ı A‘zam'ı ve Hazret-i eş-Şeyh Abdülkâdir el-Cîlânî hazretlerin Kızılbaş-ı bed-ma‘âş kallâş nâ-trâş-baş evbâş elinden ol sultânları halâs edesin" deyü hatları gelüp sene 1040 Saferü'l-muzafferinin yedinci günü Bağdâd metrisine girilüp kırk gün muhâsara olunup Acem diyâ[r]larına asker-i İslâm gâret etmeden ganîmet olup âhir şiddet-i şitâ gelmek ile Bağdâd'dan ferâğat edüp avdet etdiklerinde Hille kal‘asına asker konulup andan selâmetle Musul'a dâhil olup kal‘a-i Kahkahâ-misâl ta‘mîr edüp pâye-i serîre i‘lâm olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67a ·
metinde göster ·
… ol gice ordu-yı İslâm'ın cânib-i erba‘asına niçe bin tüfenk-endâz kemîngâhları
konulup
âmâde durdular. Tâ ki nısfu'l-leyl oldu, el-azametullah Cebelü'l-Lübnân'ın üzer …
Bu kal‘ada bir gice subaşı Saçlıoğlan'da mihmân olup ertesi yine cânib-i şimâle (---) sâ‘atde sür‘at ile gidüp yine kal‘a-i Şıkıf altında askere dâhil olup gice derûn-ı askerde bir güft-gû olup "Ordu-yı İslâm'ı kırk bin tüfenk-endâz Dürüzî basacak imiş" deyüp niçe hây-hûy olup ol gice ordu-yı İslâm'ın cânib-i erba‘asına niçe bin tüfenk-endâz kemîngâhları konulup âmâde durdular. Tâ ki nısfu'l-leyl oldu, el-azametullah Cebelü'l-Lübnân'ın üzerinde niçe bin fitîl çerâğân görünüp bir "Hûbâr", sadâsı kopdu kim zemîn [u] âsumân dir dir ditreyüp ne cânibden ordu-yı İslâma şebhûn hücûmlar etdilerse kemîngâhda âmâde olan guzât-ı Müslimîn üzre uğrayup dendân-ı seyf-i Murtezâ Paşa'dan geçüp münhedimen hâ’ib ve hâsir gitdiler. Ertesi ale's-sabâh bir gün mukaddem tuğlar ileri gitmesin ma‘kûl görmeyüp cümle asâkir-i zafer-şi‘âr bir topdan kalkup yine cânib-i garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38a ·
metinde göster ·
… nun cânib-i erba‘asına birer tüfeng menzili ba‘îd kat-ender-kat ince karavullar
konulup
herkes haymesinde hâzır-bâş dururlardı. Zîrâ imdâda gelmeyen Kürdistân beğlerin …
Bu haber-i mûhiş paşaya gelince, "Bre bre" deyüp tarfetü'l-ayn içre bunlara karîb vardıkda cümle başları bırakdırup elimize teklîf-i mâlâ-yutak edüp Mahmûdî Beği İbrâhîm Beğ ileride bulunup hânlılar da Bitlîs derelerine girme sadedinde iken İbrâhîm Beğ anları çevirüp çoğunun atları kalup Bitlîs deresine cân atam derken anları da kayd ü bend edüp çıt-a-çıt tüfengleşerek paşa dahi yetişüp altı yüz hân askerinden ancak iki yüz ellisi piyâde sengistâna düşüp halâs oldular. Üç yüz ellisi hemân ol mahalde dendân-ı tîğdan geçüp cümle kelleleri paşa leşkeri yanında bırakdırup bizim şehîdlerin iki yüz aded kellelerin hemân ol mahalle bir dere içre bir bayır altında defn edüp ba‘de'l-asr ordu-yı İslâm'a girüp paşa eydür: "Bre bre şu nâmerd hân gerçi hânesinde mihmân olduğumuzda bize hokkabâz şekilli göründü ammâ müdebbir imiş. Kemîngâhlarda yiğit saklarmış. Tiz dellâllar nidâ eylesünler kim her kim çete ve yağma ve talana giderse katl ederim." deyü yemîn edüp münâdîler nidâ edüp ol gice cemî‘i ümerâlara fermânlar gidüp taraf taraf cânib-i erba‘ada ince karavullar ta‘yîn olunup "Herkes çadırlarında hâzır-bâş olsunlar ve çadırlarından bir hay huya çıkmasınlar ve ata binmesinler ve âteş yakmasınlar ve tüfeng atmasınlar." deyü gûnâ-gûn tenbîh ü te‘kîdler olunup ordunun cânib-i erba‘asına birer tüfeng menzili ba‘îd kat-ender-kat ince karavullar konulup herkes haymesinde hâzır-bâş dururlardı. Zîrâ imdâda gelmeyen Kürdistân beğlerinden havf olunurdu. Ve Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın umûr-dîde olduğundan ve müdebbir ü mubassır olup hıyel u şeytanatda yegâne-i asr u ferîdü'd-dehr olduğundan ve asker-i bî-pâyân olduğundan hân bir gice ale'l-gafle şîrînlenüp bir hîle ile şebhûn eder deyü paşa ve asker-i İslâm havf ederlerdi. Ammâ Allah âlim ü dânâdır, ol hân-ı âlîşân âlüfte vü âşüfte hân-ı mazlûm bir şeyden haberi yok iken bir alây gammâz-misâller hân-ı bî-günâhı paşaya gamz ide ide cümle müfsidîn ü hâsidînler hâh-nâ-hâh hân-ı bî-günâhı âk edüp cenge âheng etdirdiler. Âhir Hân dahi gayret-i hamiyyet-i Âl-i Abbâsiyân'ı vücûda getirüp otuz kırk bin asker başına cem‘ eyleyüp bu gûne harekâtlar eyleyüp Ahlat kal‘asından berü kâh bizim asker Hân tarafından ve kâh Hân askeri bizim tarafımızdan kelle ve dil alırlardı. Ammâ Paşa-yı müdebbire Pinyanişî beği tarafından bir dil gelüp meğer gâyet fasîh ü belîğ söz ebesi diller imiş, Paşa'ya eydür: "Sultânım, ol hân-ı bed-gümân-ı bî-îmân Ekrâd-ı Yezîdî'den ve Haltî ve Çekvânî ve Papirî ve Çelevî'den ve Tüvanî ve Mervânî 265a ve Beddî ve Nankî ve Küvarî ve Güvaşî ve Bezikî ve Mornî ve Kanahî'den ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kavm-i Yezîdîlerden kâmil yigirmi bin tüfeng-endâz ve kırk bin cürd atlı hayyâl-i mümtâz cem‘ edüp vezîri Çâker Ağa ile bu Ekrâd a‘râb-ı hâne-harâblar Hâna imdâd etmeğiçün kûh-ı Dehdîvân'ın Cehennem deresinden bu gice sizi basacaklardır." deyü bu hânın asker-i bî-pâyânı evsâfın ve mehâbet-i dârât-ı azamet-i salâbeti tarafın ol kadar ta‘rîf u tavsîf etdi kim gûyâ Sâm [u] Nerîmân'ı ve Zâl [u] Güstehem'i meddâhlar medh etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264b–265a ·
metinde göster ·
… b tınaba meks edüp yine kânûn üzre her tarafa mü’ekked kat-ender-kat karavullar
konulup
ta vakt-i Şâfi‘îye varınca cümle guzât-ı müslimîn hâbdan bîdâr ve top keşânlıkd …
Hele güç ile halâs olup bîcân paşaya gelüp kaziyye-i mâcerâyı bir bir takrîr etdiklerinde bu isyânları sicill-i şer‘-i Resûl-i mübîne tahrîr olunup paşa-yı müdebbir eline bir huccet-i kâ’ime alup cümle ümerâlara ve mîr-i aşâ’irlere ve iş erlerine ve cümle guzât-ı müslimîne kal‘ayı muhâsara etmek fermân olunup vakt-i gurûb olmağile cümle guzât-ı müslimîn kal‘anın cânib-i erba‘asın muhâsara edüp yatdılar ve gayrı asâkir-i İslâm Bitlîs şehrinin cânib-i şarkîsinde Rahova'ya çıkacak mahalde Paşa-yı zîşân çetr-i mülammâ‘ların kurup çıt-a-çıt yine tınab tınaba meks edüp yine kânûn üzre her tarafa mü’ekked kat-ender-kat karavullar konulup ta vakt-i Şâfi‘îye varınca cümle guzât-ı müslimîn hâbdan bîdâr ve top keşânlıkdan bîzâr olup on bin mikdârı asker şeb-i muzlimde meterislere girüp mülk edindiler. Ve yedi yerden çitler ve siperler ardına toplar koyup cümlesinin mühimmât u levâzımâtlarıyla âmâde etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 270b ·
metinde göster ·
ol gece Balkan 101b dağı içine on bin tüfeng-endâz ta‘yîn olunup beri tarafda …
Menzil-i Kekeş balkanı: Altında karavullar ile konulup ol gece Balkan 101b dağı içine on bin tüfeng-endâz ta‘yîn olunup beri tarafda cümle asker âsûde-hâl yatdılar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101a–101b ·
metinde göster ·
… -ı şehriyârîye tâkat getiremeyüp bu kal‘aları küffâr boş bırağup içlerine asker
konulup
zabt olundukda bu kal‘alardan aşağı Belgrad'a nehr-i Tuna ile imdâd ve zahîre g …
Bu kal‘alar dahi savlet-i pâdişâh-ı şehriyârîye tâkat getiremeyüp bu kal‘aları küffâr boş bırağup içlerine asker konulup zabt olundukda bu kal‘alardan aşağı Belgrad'a nehr-i Tuna ile imdâd ve zahîre geçemeyüp derûn-ı Belgrad'da olan küffâr-ı dûzah-karâr mutazayyıkkâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111b ·
metinde göster ·
… p derûn-ı hisâra kifâyet mikdârı asker ve cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar
konulup
tahrîr-i Süleymân Hân üzre hâlâ Kırka sancağı hükmünde nehr-i Ona kenârında şek …
Lisân-ı Latin'de Lika (---)(---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Hırvat banları ve kâfir Hıristiyânlarıdır, ammâ fâtihi Ferhâd Paşa'nın Delibaşılığından Kırka Beği olan Rüstem Beğ {sene 1000} feth edüp derûn-ı hisâra kifâyet mikdârı asker ve cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar konulup tahrîr-i Süleymân Hân üzre hâlâ Kırka sancağı hükmünde nehr-i Ona kenârında şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir kal‘a-i şîrîndir. Kapudanı ve üç yüz aded neferâtları ve derûn-ı hisârda üç yüz aded hâneleri serâpâ tahta şindire örtülüdür ve bir câmi‘i ve anbârları ve kârgîr binâ-yı şeddadî metîn kulleler ile ârâste ve etrâfı fecc-i amîk handaklar ile pîrâste olmuş kal‘a-i mahbûb Lika'dır. Hakkâ ki âb [u] havâsının letâfetinden kal‘a-i Lika'nın mahbûbu ve mahbûbe hûr-ı likaları vardır, ammâ bu kal‘a nehr-i Ona'nın karşu tarafındadır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 155a ·
metinde göster ·
… er edüp hadden efzûn cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar ve müstahfızân asker
konulup
guzât-ı müslimîn bu kal‘adan şahin yuvasından şikâra sunar gibi etrâf-ı kâfiris …
Sene 1000 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis mîr-i mîrânlarından Düş Hasan Paşa müceddeden binâ etdi ve sancakbeği tahtı edüp Bosna eyâletinde nev-peydâ bir sancağ-ı kebîr olup ibtidâ mîr-i livâsı serhaddîn-i İslâm'ın mümtâz ümerâsı Rüstem Beğ idi. Bu kal‘ayı dürr-i beyz-âsâ münevver edüp hadden efzûn cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar ve müstahfızân asker konulup guzât-ı müslimîn bu kal‘adan şahin yuvasından şikâra sunar gibi etrâf-ı kâfiristâna ve cemî‘i Hırvadistân'a kol kol asâkir-i İslâm gidüp bî-hadd ü bî-kıyâs şikârlar alup küffâr-ı dûzah-karâr-ı bed-tebâra göz açdırmadıklarından küffâra hoş gelmeyüp Erdelik banı olan bî-dîn ve Hırvat cenerali olan la‘în var kuvvetlerin bâzûlarına getirmişler ve taht-ı yedlerinde olan kılâ‘-ı menhûselerin erbâbın ve gayrı diyâr-ı cuhûd ve mu‘ânidîn ve umûmen re‘âyâların sürmüşler ve Nemse imparatorunun karındaşı Makşimelyan dahi kırk bin cünûd-ı cünüb-ı müşrikîn ile cümle gelüp Yenihisâr kurbunda nehr-i Kübe üzre bir metîn ve müstahkem bir vâsi‘ haşeb cisr-i azîm yapup beri tarafda Hasan Paşa üzre yürümede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 155b ·
metinde göster ·
ıhrâk olunmadı. Ve bu mahalde nâm [u] nişân içün bin koyun on altı akçeye bey‘ …
İtâ‘at edüp bir yeniçeri odası konulup ıhrâk olunmadı. Ve bu mahalde nâm [u] nişân içün bin koyun on altı akçeye bey‘ olunup Ordu Monlası Ramazân Efendi sicille kayd etdi. Bir seferde Âl-i Osmân askeri böyle ganîmet olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
… n itâ‘at edüp bir oda yeniçeriler ile Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Beğ yasakçı
konulup
bu kal‘ayı hıfz [u] hırâset edüp ıhrâk-ı nâr olunmadı. Ve iki gün meks olunup b …
Ve kıble cânibine varoş kapusu var. Üç kapusu dahi üç tarafa nâzır metîn kapulardır. Bu kal‘a havâleli ve metîn olmamağile ve cümle halkı ankâ bâzergân olmağile havflarından itâ‘at edüp bir oda yeniçeriler ile Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Beğ yasakçı konulup bu kal‘ayı hıfz [u] hırâset edüp ıhrâk-ı nâr olunmadı. Ve iki gün meks olunup bey‘ [u] şirâlar olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
ol gece anda mihmân olundu. Ve cânib-i erba‘ada olan kurâ vü kasabât-ı ma‘mûrel …
Andan nefîr-i rıhletler çalınup nîm sâ‘at gidüp nâhiye-i Çik karyesinde meks olunup cânib-i erba‘aya karavullar konulup ol gece anda mihmân olundu. Ve cânib-i erba‘ada olan kurâ vü kasabât-ı ma‘mûrelere çeteye gitdiler, sâlimîn ü gânimîn gelüp vâsıl oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22a ·
metinde göster ·
… klardan yedi aded sancak beğleriyle cümle dörd bin aded güzîde asker muhâfazacı
konulup
iki bin aded müsellah kal‘a neferâtlarıyla on iki aded ocak ağaları tahrîr olun …
Ve bu kal‘aya (---) eyâletiyle Çatrapatrazâde Ali Paşa'yı muhâfazacı kodular ve yüz elli akçe pâyesiyle Ramazân Efendi'ye kazâsın ihsân etdiler ve Haseki Ali Ağa'yı yedi oda yeniçeri ile nevbetçi kodular ve bir oda cebeci ve bir oda topçu ve sâ’ir sancaklardan yedi aded sancak beğleriyle cümle dörd bin aded güzîde asker muhâfazacı konulup iki bin aded müsellah kal‘a neferâtlarıyla on iki aded ocak ağaları tahrîr olunup Uyvar altında Leve kal‘ası başka sancakbeği tahtı olup üç yüz pâre köyün kefereleri gelüp itâ‘at edüp kal‘a neferâtlarından nigehbânlar aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133b ·
metinde göster ·
… rg-ı semender-vâr bu tabya-i tîn âteş içinde kalup her birine üçer yüz kul dahi
konulup
altı yüz ad[ed] neferâtların mevâcibleri Ösek panayuru bâzârından ta‘yîn olundu …
Ve bu Topraklık varoşunun iki başlarından yüz ellişer adım dahi göl içre Sadrıa‘zam dahi ziyâde uzadup iki başında iki aded sedd-i Van gibi tabyalar etdirdi kim gûyâ her biri sedd-i kûh-ı Elburz'a mânend olup yedi kralın bırağup gitdiği cebehâneleri ve yetmiş yedi aded balyemez topları cümle bu iki aded vezîr tabyalarına koyup murg-ı semender-vâr bu tabya-i tîn âteş içinde kalup her birine üçer yüz kul dahi konulup altı yüz ad[ed] neferâtların mevâcibleri Ösek panayuru bâzârından ta‘yîn olundu. Ve her cum‘a bu iki tabyalar üzre fılandıra ve sancağ u bayraklar ile zeyn olunmak fermân olunup henüz bu Topraklık varoşu sedd-i İskender olup kal‘a-i Kanije gûyâ tâze cân buldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
… ağırlık yine bir kapudan girüp varoş kapusundan sehel taşra çıkup Tuna kenârına
konulup
Tuna kenârı hayme vü hargâhlarıyla müzeyyen oldu.
Ve bu temâşâları ederken paşanın cümle ağırlık arabaları kal‘a köprüsü başına geldikde arabaları ve develeri ve katâr katırları cümlesin "Âdem saklı olmasın" deyü aradılar, zîrâ bu kal‘ayı anlar böyle araba hîlesi ile aldılar. Andan cümle ağırlık yine bir kapudan girüp varoş kapusundan sehel taşra çıkup Tuna kenârına konulup Tuna kenârı hayme vü hargâhlarıyla müzeyyen oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… lere girilüp cümle kırk dörd aded balyemez toplar ve cümle on aded havân toplar
konulup
mükemmel meterisler idi.
Ve bu İbrâhîm Paşa kolunda Haseki Hasan Ağa ve Samsoncubaşı (---) Ağa ve Zemberekçibaşı (---) Ağa ve Ta‘lîmhânecibaşı (---) Ağa cümle yigirmi oda yeniçeri ve beş oda cebeci ve beş oda topçu ve bir oda kumbaracılar cümle iki yüz elli aded meterislere girilüp cümle kırk dörd aded balyemez toplar ve cümle on aded havân toplar konulup mükemmel meterisler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290b ·
metinde göster ·
Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı konulup cebehâne ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtlarından mâ‘adâ kırk pâre mahbûb serâmed toplar konulup kal‘asının ba‘zı yerlerin ta‘mîr ü termîme cümle yetmiş pâre kurâların re‘âyâları kireç ve taş ve keraste taşımağa me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı konulup cebehâne ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtlarından mâ‘adâ kırk pâre mahbûb serâmed toplar konulup kal‘asının ba‘zı yerlerin ta‘mîr ü termîme cümle yetmiş pâre kurâların re‘âyâları kireç ve taş ve keraste taşımağa me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
… mileri dahi feth olup mezkûr kal‘alara asâkir-i Âl-i Osmân'dan cengâver fetâlar
konulup
Süleymân Paşa, Süleymân Hân'a neccâblar ile bu feth-i meserreti arz etdükde Sül …
Bu tuç direkler dahi Süleymân Hân'ın binâsıdır. Her biri üç âdem kaddi tuç ve musaykal sütûnlardır. Süleymân Hân'ın Seyyidvar altında rikâbdârı olan Kuzu Alî Ağa'dan mesmû‘umuz olmuşdur kim Süleymân Hân bu kırk bir aded tuç direkleri Mısır'da Tavâşî Süleymân Paşa'ya inşâ etdirüp Yemen gazâsına götürmek içün toplar idi. Ba‘dehu Süleymân Hân Ungurus seferlerinden Yemen gazâsına gidemeyüp Süleymân Paşa Yemen'i ve Hindustân'da Dîvâbâd'ı ve Ahmedâbâd'ı ve Bender'i ve Suratâbâd nâm benderleri iki yüz pâre keştî ile Süveys deryâsından varup altı ay kâmil ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ile mezkûr benderleri Portakal keferesi destinden kuvvet-i bâzû-yı Âl-i Osmân ile alup ve tokuz bin aded Portekiz küffârı esîr olup kırk bir pâre balkarmata gemileri dahi feth olup mezkûr kal‘alara asâkir-i Âl-i Osmân'dan cengâver fetâlar konulup Süleymân Paşa, Süleymân Hân'a neccâblar ile bu feth-i meserreti arz etdükde Süleymân Hân'dan hatt-ı şerîf vârid olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y344b ·
metinde göster ·
Sahrâ-yı İdrîs'in şarkî tarafında çetâçet kat-ender-kat bir yerde mazbût
konulup
ol gece cânib-i erba‘aya karavullar koyup vakt-i sabâhda cümle ağırlık menzil y …
Sahrâ-yı İdrîs'in şarkî tarafında çetâçet kat-ender-kat bir yerde mazbût konulup ol gece cânib-i erba‘aya karavullar koyup vakt-i sabâhda cümle ağırlık menzil yerinde kalup cümle cengâver asâkir-i dilâver ile mütevekkilen alallâh deyüp ceng fîlleri ile mancınık ve topları ileri koyup azm-i cânib-i düşmen etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y400a ·
metinde göster ·