… tta Cenâbî Ahmed Paşa nâm bir vezîr-i hümâm deryâdan tarafa kârgîr binâ ile bir
korkuluk
sedd idem ve dağdan tarafa kûhkenlere kesdirüp şâhrâh-ı vâsi‘ idem deyü himmet …
Hatta Cenâbî Ahmed Paşa nâm bir vezîr-i hümâm deryâdan tarafa kârgîr binâ ile bir korkuluk sedd idem ve dağdan tarafa kûhkenlere kesdirüp şâhrâh-ı vâsi‘ idem deyü himmet etmişken Kızılbaş vilâyetimize âsân vech ile gelmeğe yol olur, deyü mâni‘ olmuşlar. Lafzen eyle demişler ammâ ma‘nen Osmânlı'dan kendi diyârların halâs içün eyle demişler. Bu mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281b ·
metinde göster ·
… bât-ı palasanta ve sindiyân ve âbinûş ve çemşîr ve servî haşeblerinden müşebbek
korkuluk
revzenler ve kafesler eylemiş kim gören âdemin aklı enderûn-ı kafes-i tende dem …
Cümle pesendîde ma‘rifetlerinden biri bu mahfel-i şerîfe bî-sütûn bir nerdübân-ı ibret-nümûn etmiş kim âdem üzerine basmağa havf eder, zîrâ bu nerdübânın bir tarafında sütûnları yokdur. Hemân kûh-ı bî-sütûn mânend bir nerdübân-ı bî-mânend musanna‘ taş nerdübândır kim her kademe taşların birer uçları câmi‘ dîvârına muttasıldır. Mâ‘adâ basamak yerleri cümle mu‘allakdır. Ve bu nerdübânın câmi‘ içi tarafına bir demir parmaklık etmiş kim nerdübâna bu demir parmaklık dahi bir metânet verüp üstâd-ı haddâdı bunda dahi yed-i tûlâsın ayân etmiş kim ol dahi makdûr-ı beşer değildir. Ve bu mahfel-i münîfin kenârelerine üstâd-ı harrâtîn ahşâbât-ı palasanta ve sindiyân ve âbinûş ve çemşîr ve servî haşeblerinden müşebbek korkuluk revzenler ve kafesler eylemiş kim gören âdemin aklı enderûn-ı kafes-i tende dem-beste olur. Ve revzen-i zîbâlarında hod ol kadar müşebbek ve murakka‘ ve murassa‘ fusûskârî pençere kubâbları var kim vasfında cihân meddâhları lâl [ü] bî-zebândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95a ·
metinde göster ·
… k bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile
korkuluk
binâ etmişler, zîrâ bu yolda niçe kerre atların ve âdemlerin ayakları sıyrılup …
Ve kal‘a hâricinde bir su sarnıcı var ve ancak bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile korkuluk binâ etmişler, zîrâ bu yolda niçe kerre atların ve âdemlerin ayakları sıyrılup niçe yüz hayvânâtlar hezâr-pâre olmuşlardır. Ol ecilden yolun tarafeynine korkuluk yapmışlardır. Bu yoldan âdem geçerken aşağı nazar etse zehresi çâk olur. Üç bin adım aşağısı gayyâ ve derk-i esfel deresinden nehr-i Yadra sâ‘ika gibi gürleyüp cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… rılup niçe yüz hayvânâtlar hezâr-pâre olmuşlardır. Ol ecilden yolun tarafeynine
korkuluk
yapmışlardır. Bu yoldan âdem geçerken aşağı nazar etse zehresi çâk olur. Üç bin …
Ve kal‘a hâricinde bir su sarnıcı var ve ancak bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile korkuluk binâ etmişler, zîrâ bu yolda niçe kerre atların ve âdemlerin ayakları sıyrılup niçe yüz hayvânâtlar hezâr-pâre olmuşlardır. Ol ecilden yolun tarafeynine korkuluk yapmışlardır. Bu yoldan âdem geçerken aşağı nazar etse zehresi çâk olur. Üç bin adım aşağısı gayyâ ve derk-i esfel deresinden nehr-i Yadra sâ‘ika gibi gürleyüp cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… dağa döküp eyle tathîr etmiş kim iki araba yan yana gider. Ve deryâ taraflarına
korkuluk
dîvârlarını kârgîr binâlar ile inşâ etdirüp iki sâ‘atlik sarp dağları sâfî kald …
Evvelâ Kakiskala dağından yokuş aşağı cânib-i garba enerken el-ıyâzen billâh âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Hudâ-yı Müte’âl rahmet eyleye şehîd ü gâzî Durak Paşa İnebahtı beği iken bu Kakiskala dağına niçe bin re‘âyâ vü berâyâları üşürüp ve kendü kadırga forsa esîrler bu dağa döküp eyle tathîr etmiş kim iki araba yan yana gider. Ve deryâ taraflarına korkuluk dîvârlarını kârgîr binâlar ile inşâ etdirüp iki sâ‘atlik sarp dağları sâfî kaldırım döşeyüp bir hayrât-ı azîm etmiş kim ta‘bîr ü tavsîf olunma[z]. Anı refâhiyyet ile ubûr edüp (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340b ·
metinde göster ·
… â bu mertebe evce ser çekmiş kayalardır. Zamân-ı evâ’ilde bu uçurum taraflarına
korkuluk
şekilli dîvârlar binâ eylemişler, ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhe …
Ve bu taşra kal‘anın maşrıkdan şimâle ve yıldız cânibinde ve garbında sa‘b ve metîn kal‘a dîvârları vardır. Ve ol taraflar cümle bayırlardır, ammâ göl tarafı ki kal‘anın kıble ve cenûb taraflarıdır kim ol semtler yalçın kanare serâmed kayalar olmağile mahûf ve muhâtara uçurum bî-amân çâh-ı esfelli yerler olup bu taraflarda aslâ kal‘a dîvârları yokdur ve lâzım da değildir. Lâkin kâhîce hayvânlar düşüp pâre pâre olurlar, tâ bu mertebe evce ser çekmiş kayalardır. Zamân-ı evâ’ilde bu uçurum taraflarına korkuluk şekilli dîvârlar binâ eylemişler, ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369b ·
metinde göster ·
… ulleciğin Y 116b taşrasından tolaşma bir taş nerdübânı vardır ve kenârlarında
korkuluk
içün demir parmaklıkları vardır. Bir vâcibü's-seyr kulle-i mevzûn müzeyyendir k …
Poyraz limanına girecek mahalde sağ tarafda Arab kullesi evc-i âsumâna ser çekmiş çârkûşe bir kulle-i Kahkahâ'dır ve seksen arşın bâlâ bir kulle-i vâlâ ve müntehâ ve cihân-ârâ bir kulle-i Arab-nümâdır, tâ zirve-i a‘lâsının her köşesinde alçak minâre gibi ağzı açık kadeh gibi dörd kulle var. Her kadehin içine kırkar ve ellişer âdem sığar. Ve bu dörd kadeh kulleciklerin ortasında anlardan on arşın bâlâ bir kulle-i mevzûn dahi vardır. Bunun dahi ağzı kadeh-misâl açıkdır ve gâyet musanna‘ kulledir. Ammâ kenârlarında bedenleri yokdur. Ve bu orta kulleciğin Y 116b taşrasından tolaşma bir taş nerdübânı vardır ve kenârlarında korkuluk içün demir parmaklıkları vardır. Bir vâcibü's-seyr kulle-i mevzûn müzeyyendir kim bir diyârın kal‘alarında böyle üstâdâne kulle-i serâmed yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116a–Y116b ·
metinde göster ·
… aşağı baksa bî-tâb olur. At ve âdem düşmesin içün yollar üzre çam ağaçlarından
korkuluk
etmişler. Bu mahalleri yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp,
Söğüdlü dere: Bir mahûf u muhâtara içre Karamanoğulları'nın yaylaları olmak ile niçe kerre yüz bin bîd-i sernigûnları mezkûr derenin iki cânibine ale't-tertîb hemvâr dikmişler kim âdem hayrân olur. Ve bu derenin kıble cânibi Silifke sancağı hâkidir. Şimâl tarafı Karaman sancağı hudûdudur. Ve bu derelerde eyle uçurum yerler vardır kim âdem aşağı baksa bî-tâb olur. At ve âdem düşmesin içün yollar üzre çam ağaçlarından korkuluk etmişler. Bu mahalleri yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·