… da Kulle bâğları ve Bekir Ağa hânesi ensesinde Yarbağları ve Dede Saltık Sultân
korusu
bir azîm hıyâbân u çınaristân ve çengelistân ü kûyâh-ı sebzezâr ve lâle-ızâr u …
Ve teferrücgâh-ı Babadağı: Cümle on bir aded mesîregâhdır. Evvelâ şehrin şarkında Kulle bâğları ve Bekir Ağa hânesi ensesinde Yarbağları ve Dede Saltık Sultân korusu bir azîm hıyâbân u çınaristân ve çengelistân ü kûyâh-ı sebzezâr ve lâle-ızâr u sayd [u] şikârlı korudur. Ferd-i âferîdeden bir merd ü zen bir haşebin almağa kâdir değildir. İllâ hâkim izniyle tekyeye ve ba‘zı vakfullah binâlara haşeblerin kat‘ ederler. Anda Sarı Saltık Sultân'ın niçe bin koyunu ve sığırı ve sıpası ve atları ve kısrakları ve taylakları mâl-â-mâldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127b ·
metinde göster ·
… mâ bu Sofya'nın Korubâğları bir mesîregâh korudur kim dıraht-ı gûnâ-gûnunun bir
korusu
yokdur. Bu kadar cümle şecereleri sebz-gûn dıraht-ı tayyibelerdir. Ve bahâr eyy …
Şehr-i Sofya'nın cânib-i erba‘asında yigirmi bir mesîregâh [u] teferrücgâhlar vardır. Cümleden cebel-i Vitoş ile şehr-i Sofya mâbeyninde mesîregâh-ı Korubâğları, Rûm u Arab [u] Acem'de Konya şehrinin Merâm'ı ve Malâtiyye şehrinin Aspozu'su ve Adaliyye'nin Istanâz'ı ve Rûm serhaddine şehr-i Peçevî sirem u mânend-i bâğ-ı İremin Barudhânesi ve Bosnasarây'ın Mevlevîhânesi meşhûr teferrücgâhlardır. Ammâ bu Sofya'nın Korubâğları bir mesîregâh korudur kim dıraht-ı gûnâ-gûnunun bir korusu yokdur. Bu kadar cümle şecereleri sebz-gûn dıraht-ı tayyibelerdir. Ve bahâr eyyâmında bu bâğlara âdem girse gûnâ-gûn ezheriyyâtın râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Cümleden şecerâtdan vişne şükûfesi cihânı dutup rûy-ı zemîn berk-i şükûfe ile mestûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141a ·
metinde göster ·
: Kûh-ı Vitoş'un zeylinde bir hiyâbânistân-ı kûyâgistân, dağistân-ı ormanistândı …
Evsâf-ı mesîregâh-ı Balı Efendi korusu: Kûh-ı Vitoş'un zeylinde bir hiyâbânistân-ı kûyâgistân, dağistân-ı ormanistândır kim ok ursan geçmez ve kurguşum atsan işlemez bir ormandır. Evc-i âsumâna kadd-i bâlâ çekmiş serâmed dıraht-ı çınar, mişe ve kavak ve ar‘ar vardır. Misli meğer Bosna diyârında Revâne dağlarında ve Çemirne yaylalarında ola. Ammâ bu Balı Efendi korusunun her tarafında uyûn-ı câriyeler cereyân edüp her dıraht-ı bîd-i sernigûnun zıll [u] himâyesinde cemî‘i âşıkân-ı züvvâr-ı müştâkân zevk u safâ edüp tâ‘at [u] ibâdet-i Sübhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141b ·
metinde göster ·
… âhiretde görüşürüz" deyü vâfir endîşe-i hâma düşer. Hemân ol sâ‘at Balı Efendi
korusu
kendüye temlîk olup bir ferd-i âferîde koruyu kırmamak içün hatt-ı şerîf-i hudû …
Mesîregâh-ı mastaba-i Süleymân Hân: Bizzât Süleymân Hân sene (---) târîhinde diyâr-ı Alaman serhaddinde kal‘a-i Sigetvâr gazâsına teveccüh etdiklerinde Balı Efendi hazretleri hayâtda olmak ile azîz-i merkûma buluşmak içün korusuna gelüp bu kadar bin asker ile cây-ı emân olan korusuna konup askeri koruyu kırup haymelerin kurup meks ederler. Balı Efendi azîz bu hâli istimâ‘ edüp eydür: "Süleymân garîb, kırk sekiz yıldır cihâd-ı gazâ edüp cihâd-ı ekber etmedi. Niçe yüz bin mahlûk-ı Hudâ'yı kırarak şimdi bizim himâyemizde olan korumuzu âhir senesinde kırmağa mı geldi?" deyüp seccâdesin alup dağlar içine firâr eder. Süleymân Hân mümkün olup azîze buluşmak müyesser olmayup Süleymân Hân Şeyhülislâm Ebussu‘ûd Efendi tebdîl-i kıyâfet edüp azîzden istimdâd taleb etmeğe niçe hedâyâlar ile Ebussu‘ûd'u azîze gönderüp vardıkda hemân azîz hazretleri keşf edüp "Hoca-i zâhir Ebussu‘ûd (---) safâ geldin. Şer‘-i Resûl'e pek hizmet eyle. Tarîk-i bâtını da elden komayup beraber terâzû dut" dedükde hemân Ebussu‘ûd azîzin dâmenin bûs etdükde "Molla! Berhurdâr-ı dâreyn olasın. İnkırâzu'd-deverân te’lîfinle ve evlâd [u] ensâbınla ecel-i müsemmânda mü’ebbed olasın. Süleymân âhiret pâdişâhlığı ister, hele varsın, Sigetvâr'ı görsün. Bu bizim korumuzda kırdığı ağaçdan Sigetvâr gölüne ağaç doldursun. Feth eder bulunur. Kalbin anda bıraksın. Ba‘dehû bizimle İrem bâğı korusunda görüşsün ve barışsın. Yohsa bizim koruda anınla görüşmezik. İşin Allah âsâr ide. Bizden selâm eyle" deyü böyle niçe rümûz-ı künûz kelimâtlar ile Ebussu‘ûd'u Süleymân Hân'a gönderir. Süleymân Hân-ı Gâzî-i nüktedân eydür: "Hay molla! Allahu a‘lem, biz Sigetvâr'a emek çeküp gölüne ağaç doludup feth eder bulunur, dediğinde, ayâ feth edemeyüz yâhûd kalbin anda bıraksın dedüğü, biz anda merhûm oluruz ve azîz ile âhiretde görüşürüz" deyü vâfir endîşe-i hâma düşer. Hemân ol sâ‘at Balı Efendi korusu kendüye temlîk olup bir ferd-i âferîde koruyu kırmamak içün hatt-ı şerîf-i hudûdnâmeler tahrîr edüp andan Sigetvâr'a kat‘-ı menâzil ederek varup ol ân muhâsara edüp dağ ve taşın, dıraht-ı azîmlerin kırup Balı Efendi korusundan getürdüğü ağaçlardan Sigetvâr halîçine döküp gölü leb ber-leb, edüp kal‘ayı feth etme sadedinde iken maraz-ı zahîrden merhûm olup karnın Âsaf-ı Berhiya'sı 142a olan (---) paşa, kalb-i Süleymân Hân'ı zemîne alâ tarîki'l-emâne defn edüp na‘ş-ı şerîfin tuzlayup pinhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141b–142a ·
metinde göster ·
içinde medfûndur. Ba‘dehû Selîm-i Sânî ılgar ile Sigetvâr'a varup Belgrad'a gel …
Bu ahvâlden asâkir-i İslâm'ın aslâ haber-i âgâhları olmayup vezîr-i sâhib-tedbîrin re’y-i tedbîri ile hâh nâ-hâh Sigetvâr kal‘asına göl üzerinden yürüyüş hücûmun etdirüp cebren ve kahren koca Macar-ı Zirin-i la‘înin destinden kal‘a-i Sigetvâr'ı feth ederler. Ol ânda Erdel diyârında Pertev Paşa dahi Göle kal‘asın feth eder. Hâlâ efvâh-ı nâsda "Süleymân Hân'ın ölüsü Sigetvâr'ı ve Göle kal‘asın feth etdi" derler. Hikmet-i Hudâ Süleymân Hân merhûm olduğu gün bu Sofya korusunda Balı Efendi eydür: "Süleymân ile görüşmeğe ahd etmişdik, ey ihvân-ı vefâ, anlar gitdiler, biz de anlar ile görüşmeğe gidelim. İbtidâ bananın kudret suyuyla gasl edelim, sonra gidelim" deyü niçe keşf-âmîz rumûz-ı künûz edüp fukarâsıyla vedâ‘ edüp rûh teslîm edüp korusu içinde medfûndur. Ba‘dehû Selîm-i Sânî ılgar ile Sigetvâr'a varup Belgrad'a gelüp cülûs eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a ·
metinde göster ·
… nde paşa mihmân olup üç gün zevk u safâlar etdik. Andan yine şarka meyyâl Papas
Korusu
nâm çengelistân, hıyâbân-ı kûyâğı geçerken sun‘-ı Hâlık-ı Bîçûn olan dıraht-ı m …
Menzil-i şehr-i azîm, Filibe-i kadîm: Bu dahi bâlâda ale't-tafsîl memdûhdur. Ammâ bunda Nâzır Celeb Mehemmed Paşa hânesinde paşa mihmân olup üç gün zevk u safâlar etdik. Andan yine şarka meyyâl Papas Korusu nâm çengelistân, hıyâbân-ı kûyâğı geçerken sun‘-ı Hâlık-ı Bîçûn olan dıraht-ı müntehâları seyr [u] temâşâ ederek
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147b ·
metinde göster ·
… [u] şikârgâhı bir söğüdlük orman hıyâbânı olduğundan bu mahalle Boşnaklar Virba
korusu
, ya‘nî Söğüd ormanı derler. Bu mahalde dahi üç bin aded müsellâh gâzîler paşa e …
Menzil-i koru-yı Virba: Bu mahal şibenik cenerallerinin sayd 144a[u] şikârgâhı bir söğüdlük orman hıyâbânı olduğundan bu mahalle Boşnaklar Virba korusu, ya‘nî Söğüd ormanı derler. Bu mahalde dahi üç bin aded müsellâh gâzîler paşa efendimizden me’zûn olup çeteye gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b–144a ·
metinde göster ·
… ferrihât: Cümle yetmiş aded yerde seyrângâhları var. Evvelâ Kral bâğı ve Bâğlar
korusu
ve Kral korusu ve Gerz İlyâs dağı ve Hızır Baba bâğı ve Miftâh Baba tekyesi ve …
Der-mesîre-i teferrücgâh-ı bâğ-ı Merâm-ı müferrihât: Cümle yetmiş aded yerde seyrângâhları var. Evvelâ Kral bâğı ve Bâğlar korusu ve Kral korusu ve Gerz İlyâs dağı ve Hızır Baba bâğı ve Miftâh Baba tekyesi ve Gül Baba tekyesi ve Bârûthâne kal‘ası ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 88a ·
metinde göster ·
… yetmiş aded yerde seyrângâhları var. Evvelâ Kral bâğı ve Bâğlar korusu ve Kral
korusu
ve Gerz İlyâs dağı ve Hızır Baba bâğı ve Miftâh Baba tekyesi ve Gül Baba tekyes …
Der-mesîre-i teferrücgâh-ı bâğ-ı Merâm-ı müferrihât: Cümle yetmiş aded yerde seyrângâhları var. Evvelâ Kral bâğı ve Bâğlar korusu ve Kral korusu ve Gerz İlyâs dağı ve Hızır Baba bâğı ve Miftâh Baba tekyesi ve Gül Baba tekyesi ve Bârûthâne kal‘ası ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 88a ·
metinde göster ·
var kim Allâh'a ayândır bunda olan dıraht-ı müntehâların her biri evc-i âsumâna …
Ve bu sarây kurbunda bir orman korusu var kim Allâh'a ayândır bunda olan dıraht-ı müntehâların her biri evc-i âsumâna kad-keşân olup her birinin zıll-ı himâyesinde biner aded koyun otlasa mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169b ·
metinde göster ·
ve atlarıdır" deyü haber verdikde gûyâ Hızır'a râst gelüp cümle atları kayd [u] …
"Vallâhi bu dağlar çârnâsâr kralımızın korusu ve atlarıdır" deyü haber verdikde gûyâ Hızır'a râst gelüp cümle atları kayd [u] bend edüp arabalar içre olan esbâbları ve sekiz yüz yetmiş kadar esîrleri cümle atlara bindirüp ve cümle arabaları ihrâk edüp bir hayli sebükbâr olup ol gün yine cânib-i şimâle kâh orman ve kâh câdde-i râh ile giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5a ·
metinde göster ·
: Bir hıyâbân-ı Acem-misâl koyah-ı çâr-bâğ-ı İremdir kim anda olan hudâyî dıraht …
Fâtıma Hâtûn korusu: Bir hıyâbân-ı Acem-misâl koyah-ı çâr-bâğ-ı İremdir kim anda olan hudâyî dıraht-ı azîmler meğer Zirinoğlu Hırvadistân'ında ve Lipova kal‘ası dağlarında olan aslâ zemîne güneş düşmez bir hıyâbân-ı Merâm'dır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·
: Budin serhaddinde Peçoy-ı Sirem mânend bâğ-ı İrem olan şehrin Bârûdhâne nâm me …
Teferrücgâh-ı Çelebi korusu: Budin serhaddinde Peçoy-ı Sirem mânend bâğ-ı İrem olan şehrin Bârûdhâne nâm mesîregâhına müşâbeheti var, bir dilküşâ-yı hoş-elhân tuyûrlu bir cân-ı cihân korusudur kim âdem güzeli kuzuları bu cây-ı dilküşâda hûbân uşşâklarıyla reme reme olur çerâgâhda reftâr ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·
… unlu kısrağı ve yedi değirmeni ve bu kadar bâğ u bâğçe ve tarlası ve dağlarında
korusu
var. Ve her [biri] bir sâhib-i hayrâtın ihsânıdır, zîrâ bu Anatolu vilâyeti hal …
Ve eyle hikâyet ederler kim Mûsâ Baba bu âsitâne’i inşâ edeli matbahında âteş sönmemişdir. Ve Hudâ söndürmeyüp inkırâzü'd-devrân mü’ebbed ola. Aceb hâne-i bî-minnetdir ve azîm evkâfdır. On binden mütecâviz koyunu ve bin câmûsu ve on katâr devesi ve yedi katâr katırı ve binden mütecâviz sığırı ve yedi yüz kulunlu kısrağı ve yedi değirmeni ve bu kadar bâğ u bâğçe ve tarlası ve dağlarında korusu var. Ve her [biri] bir sâhib-i hayrâtın ihsânıdır, zîrâ bu Anatolu vilâyeti halkı bu sultâna Y 130a gâyet mu‘tekidlerdir. Yigirmi otuz konak yerden berr ü bahrden nüzûrât gelür gâyet ulu sultândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129b–Y130a ·
metinde göster ·
… isvân ile hânesine getürüp ol gece avret cerrâhları vardır, kızın ol kestânelik
korusu
çatlağında bî-zebân bir kırmızıca dili var imiş, diline mîl girüp, andan dilber …
Böyle bir azîm sûr-ı sürûr dahi kızların sünnet etdiklerinde azîm düğün olur. Azîm alay ile niçe bin nisvân-ı pür-isyân harsüvâr olup mehterhâne ile kızı hammâma Y 245a koyup yine alay-ı nisvân ile hânesine getürüp ol gece avret cerrâhları vardır, kızın ol kestânelik korusu çatlağında bî-zebân bir kırmızıca dili var imiş, diline mîl girüp, andan dilberler müştak olsun, deyü ol dili keserler imiş, azîm düğün olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y244b–Y245a ·
metinde göster ·