Bu esnâf-ı makbûl, cümlesi pâk libâslar ile ve pâk müsellah ve müretteb saf saf ubûr edüp arabalar ve tahtırevânlar üzre orta peşkinli beşer altışar tancere ta‘âmlı ocaklar binâ edüp her dükkânları zer [u] zîvere gark edüp pâk dilberân huddâmlar el kavuşup her dükkânda zî-kıymet kâseler ve fağfûrî tabaklar ve mertebânî-i Gavrîler ve mutallâ leğen ve ibrîk ve harîr peşkîrler ve koknusu ve gücügen cenâhından yelpâzeler ile huddâmlar âmâde durup âşbâzlar ellerinde kepçeler ile ta‘âm kotararak giderken ba‘zı ehl-i cû‘ ol izdihâmda dükkâna girince âşcılar çavuşu feryâd edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
, beş akçe herse pilâv yağlıca ve nevâlelice ve çevrilişce [çevrişlice] eyle" de …
"Yaşlı müşterî geldi, ekmeğ ile kotara, beş akçe herse pilâv yağlıca ve nevâlelice ve çevrilişce [çevrişlice] eyle" deyü usûl ü âheng ile teğannî eder. Her dükkânın birer gûne tarz [u] tavırları üzre cümle şeyhleri ve nakîbleri ve çavuşlarıyla ubûr ederler. Ammâ âşcıbaşı en gerüde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… esmaları bunlardır. Fırtuloğlu ve Foduloğlu ve Fazaraz oğlu ve Koşumburoğlu ve
Kotarazoğlu
ve Kalafat oğlu ve Kosdiçoğlu ve Cündeoğlu ve Ali-Pelioğlu ve Sürmenelioğlu Pip …
Ve hâlâ cümle halkı yeniçerilerdir kim, anadan doğma kul oğlu kul yeniçeri doğar. İsimleri: Ali Peşe [Beye], Veli Peşe, Hutâverti Peşe ve Câfer Peşe, Peşîr Peşe ve Fasli Peşe ve Memi Peşe ve Meyeser Peşe ve Fahrad Peşe ve Mahmet Peşe künyeli esmaları bunlardır. Fırtuloğlu ve Foduloğlu ve Fazaraz oğlu ve Koşumburoğlu ve Kotarazoğlu ve Kalafat oğlu ve Kosdiçoğlu ve Cündeoğlu ve Ali-Pelioğlu ve Sürmenelioğlu Pipolı ve Kaşidiyarı ve Siyâmi ve Corkali ve Hacı Çeço ve Kotoz Musli ve Ali Pişar ve Göneli Alî Peşe merdânelerinin bu gûne esmâlı lakabları vardır kim yiğitliğiyle nâmdâr ve yarar tüvânâ fetâ bahâdırları vardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249b ·
metinde göster ·
… şîret-i Kutası : Beğlerinin ismi (---). Cümle yedi bin asker olur. İskelelerine
Kotası
derler. Tahta ile binâ olunmuş hasır örtülü mahzenleri vardır. Köyleri, limana …
Evsâf-ı aşîret-i Kutası : Beğlerinin ismi (---). Cümle yedi bin asker olur. İskelelerine Kotası derler. Tahta ile binâ olunmuş hasır örtülü mahzenleri vardır. Köyleri, limana havâle dağlardadır. Limanında Kefe ve Taman gemileri çokdur. Azağ'a sefer-i azîm olduğun bunlardan dahi haber alup birkaç Kırımlı âşinâlar bulduk. Ve her bâr bu aşîret içine Çerkes diyârından Kırım atlıları gelüp bey‘ [u] şirâ ederler. Ankâ ve mutî‘ kavmi vardır. Zirâ yerleri sarp değildir, buğday dahi zirâ‘at ederler. Bundan gayrı tahrîr olunan Abaza diyârlarında cümle pasta darısı ekerler. Bir kilesi yüz kile darı verir. Bu Kotası kavminin dahi evleri cümle sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ortadadır. On eve bir kabak ta‘bîr edüp cânib-i erba‘aları kal‘a-misâl çit azbarlardır. (?) Cümle hayvanâtların her gice hıfz edüp arslan-misâl kelbleri ile nevbet beklerler. Cemî‘î Abaza aşîretlerinin hâlleri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu Kotası kavmi ile Jana Çerkesi gâyet yakın meşâdır. Mabeynehümâlarında bir cebel-i suğra üzre bir konakda Jana'ya varılur. Bunlar Çerkesce dahi bilirler. Bunlar Çerkese; Çerkes, bunların limanına emân ile metâ‘ getirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258a ·
metinde göster ·
… aza diyârlarında cümle pasta darısı ekerler. Bir kilesi yüz kile darı verir. Bu
Kotası
kavminin dahi evleri cümle sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ortadadır. …
Evsâf-ı aşîret-i Kutası : Beğlerinin ismi (---). Cümle yedi bin asker olur. İskelelerine Kotası derler. Tahta ile binâ olunmuş hasır örtülü mahzenleri vardır. Köyleri, limana havâle dağlardadır. Limanında Kefe ve Taman gemileri çokdur. Azağ'a sefer-i azîm olduğun bunlardan dahi haber alup birkaç Kırımlı âşinâlar bulduk. Ve her bâr bu aşîret içine Çerkes diyârından Kırım atlıları gelüp bey‘ [u] şirâ ederler. Ankâ ve mutî‘ kavmi vardır. Zirâ yerleri sarp değildir, buğday dahi zirâ‘at ederler. Bundan gayrı tahrîr olunan Abaza diyârlarında cümle pasta darısı ekerler. Bir kilesi yüz kile darı verir. Bu Kotası kavminin dahi evleri cümle sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ortadadır. On eve bir kabak ta‘bîr edüp cânib-i erba‘aları kal‘a-misâl çit azbarlardır. (?) Cümle hayvanâtların her gice hıfz edüp arslan-misâl kelbleri ile nevbet beklerler. Cemî‘î Abaza aşîretlerinin hâlleri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu Kotası kavmi ile Jana Çerkesi gâyet yakın meşâdır. Mabeynehümâlarında bir cebel-i suğra üzre bir konakda Jana'ya varılur. Bunlar Çerkesce dahi bilirler. Bunlar Çerkese; Çerkes, bunların limanına emân ile metâ‘ getirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258a ·
metinde göster ·
… leri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu
Kotası
kavmi ile Jana Çerkesi gâyet yakın meşâdır. Mabeynehümâlarında bir cebel-i suğr …
Evsâf-ı aşîret-i Kutası : Beğlerinin ismi (---). Cümle yedi bin asker olur. İskelelerine Kotası derler. Tahta ile binâ olunmuş hasır örtülü mahzenleri vardır. Köyleri, limana havâle dağlardadır. Limanında Kefe ve Taman gemileri çokdur. Azağ'a sefer-i azîm olduğun bunlardan dahi haber alup birkaç Kırımlı âşinâlar bulduk. Ve her bâr bu aşîret içine Çerkes diyârından Kırım atlıları gelüp bey‘ [u] şirâ ederler. Ankâ ve mutî‘ kavmi vardır. Zirâ yerleri sarp değildir, buğday dahi zirâ‘at ederler. Bundan gayrı tahrîr olunan Abaza diyârlarında cümle pasta darısı ekerler. Bir kilesi yüz kile darı verir. Bu Kotası kavminin dahi evleri cümle sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ortadadır. On eve bir kabak ta‘bîr edüp cânib-i erba‘aları kal‘a-misâl çit azbarlardır. (?) Cümle hayvanâtların her gice hıfz edüp arslan-misâl kelbleri ile nevbet beklerler. Cemî‘î Abaza aşîretlerinin hâlleri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu Kotası kavmi ile Jana Çerkesi gâyet yakın meşâdır. Mabeynehümâlarında bir cebel-i suğra üzre bir konakda Jana'ya varılur. Bunlar Çerkesce dahi bilirler. Bunlar Çerkese; Çerkes, bunların limanına emân ile metâ‘ getirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258a ·
metinde göster ·
Bu mahalde Abaza vilâyeti tamâm olup bu mahalden ta Faşa çayına varınca geldiğimiz ve temâşâ etdiğimiz aşîretler serâpâ leb-i deryâda olup cümle kurâlarının evleri kıble cânibine Karadeniz'e nâzır Abaza memleketidir. Ve Faşa çayından şarkdan garba bu Kotası aşîretine gelince Abaza diyârının tûlu kâmil kırk konakdır, deryâdan (---) mildir ve arzı beş konak ve dörd menzil ve üç menzil ve iki menzil ve bir menzil yeri. Bu Kotası'yla Jana Çerkesi mâbeynidir. {Ve bu Abaza diyârının kırk konak yerinde kırk nehr-i azîm var. Cümlesi Çerkes ile Abaza mâbeyninde dağlardan gelüp Karadeniz'e mahlut olup cümle birbirine muttasıl yetmiş aded kûh-ı bâlâlardır}. Cümle iki bin pâre köydür derler, ammâ ma‘lûmum değildir. Dağların gezmedim. Harâc ve bâğ u bâğçe ve sâ’ir mahsûlât öşrü dahi vermezler. Niçe yüz bin dâğî ve bağî ve yağî kavmdirler. Kâfir dersen âdemi katl ederler, müselmân desen hazz ederler, ammâ kâfiri sevmeyüp müselmâna cân verirler. İslâm'a gelseler gâyet mü’min ve muvahhid olurlar. Kitâbî değiller ve bir mezhebde değiller bir alay oğuz ve şehbâz dağî âdemlerdir kim ecdâdları kabâ’il-i Kureyş'den Arab Abazî'dir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258a ·
metinde göster ·
… arzı beş konak ve dörd menzil ve üç menzil ve iki menzil ve bir menzil yeri. Bu
Kotası'yla
Jana Çerkesi mâbeynidir. {Ve bu Abaza diyârının kırk konak yerinde kırk nehr-i …
Bu mahalde Abaza vilâyeti tamâm olup bu mahalden ta Faşa çayına varınca geldiğimiz ve temâşâ etdiğimiz aşîretler serâpâ leb-i deryâda olup cümle kurâlarının evleri kıble cânibine Karadeniz'e nâzır Abaza memleketidir. Ve Faşa çayından şarkdan garba bu Kotası aşîretine gelince Abaza diyârının tûlu kâmil kırk konakdır, deryâdan (---) mildir ve arzı beş konak ve dörd menzil ve üç menzil ve iki menzil ve bir menzil yeri. Bu Kotası'yla Jana Çerkesi mâbeynidir. {Ve bu Abaza diyârının kırk konak yerinde kırk nehr-i azîm var. Cümlesi Çerkes ile Abaza mâbeyninde dağlardan gelüp Karadeniz'e mahlut olup cümle birbirine muttasıl yetmiş aded kûh-ı bâlâlardır}. Cümle iki bin pâre köydür derler, ammâ ma‘lûmum değildir. Dağların gezmedim. Harâc ve bâğ u bâğçe ve sâ’ir mahsûlât öşrü dahi vermezler. Niçe yüz bin dâğî ve bağî ve yağî kavmdirler. Kâfir dersen âdemi katl ederler, müselmân desen hazz ederler, ammâ kâfiri sevmeyüp müselmâna cân verirler. İslâm'a gelseler gâyet mü’min ve muvahhid olurlar. Kitâbî değiller ve bir mezhebde değiller bir alay oğuz ve şehbâz dağî âdemlerdir kim ecdâdları kabâ’il-i Kureyş'den Arab Abazî'dir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258a ·
metinde göster ·
… daline ve Bodguriçse ve Tekeli Paşa döğdüğü Şibenik kal‘ası ve Zadra kal‘ası ve
Kotar
vilâyeti ve Dodonişka vilâyetleri bu zikr etdiğim kılâ‘ların cümlesi bizim Bosn …
Ammâ meydân-ı ma‘rekede Ereğli kapudanı kalyonu Ahmed Paşa ile ve Mağribli Alî Kapudan ve Kara Mavuna ve Vâlide Kalyonuyla cümle yedi aded kalyon bir gün bir gice ceng ede ede küffârdan kırk pâre kalyon ve kadırga ve mavuna helâk olup âhir Ahmed Paşa şehîd olunca Mustafâ Kapudan uluç âdemîsi idi, gemisinde kimesne kalmayup gemiyi âteşe vurup şehîd olup sâ’ir gemiler ile Melek Paşa galyonu dahi âteşe urup bu gûne sû-i tedbîr ile eyle bu donanma-yı azîm münhezim olup cümle kırk bir pâre gemi nâkıs olup mâ‘adâsı Sakız limanına sâlimîn ü gânimîn vâsıl olduğun Adana Paşası Abdullah Paşa haber getirince efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın aklı başından gidüp gûyâ sar‘ dutup ol ân pâdişâha telhîs edüp ale'l-akîb kendüsi pâdişâha girüp 98a mührü ferâğat etmek murâd edindi. Pâdişâh aslâ rızâ vermeyüp "Eyle olur Lala! {Âyet, sûre-i Neşrah}Arapça "Elhamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn"dir, "Rabbu'l-müslimîn" değildir. Hikmeti ve kudret-i ezeliyyesi böyle imiş" dedükde "İmdi, pâdişâhım! Var kuvveti bazuya getirüp böyle bir donanma-i azîm edüp bu dahi böyle olup ma‘lûm oldu kim küffâr ile deryâda muhâsamet ve mukâvmet müşkildir. Bu intikâmı küffâra komayalım. Ecdâd-ı ızâmlarının pâk rûhlariyçün ve Hazret-i Risâlet-penâhın rûh-ı şerîfiyçün olsun, mührile karadan deryâ-misâl asker ile tâ Arnavudluk içinde Kilimente ve Karadağ ve Pava ve Nikşik ve Daternak ve Durubrak ve Banyan âsîlerin kırarak Hersek sancağı hudûdunda Kutur kal‘asın ve Kilis kal‘asın ve İspilet kal‘asın ve Kamin ve Kaminkrad ve Ribniçe ve Mandaline ve Bodguriçse ve Tekeli Paşa döğdüğü Şibenik kal‘ası ve Zadra kal‘ası ve Kotar vilâyeti ve Dodonişka vilâyetleri bu zikr etdiğim kılâ‘ların cümlesi bizim Bosna eyâleti hudûdunda deryâ kenarında sağîr ü kebîr kal‘alardır, bunları karadan birer birer muhâsara edelim. Küffâr bunların tedârikinde iken başına vâveylâ düşüp cezîre-i Girid hâlî kalup serdârın Hüseyin Paşa lalan da defterhâne ile yüz bin asker vardır. Anlar da Kandiye kal‘asın muhâsara edeler. Bi-emrillahi Te‘âlâ her tarafdan küffâra göz açdırmayup bu donanmamızın intikâmın alırız" dedikde sa‘âdetlü pâdişâh "Allah âsân getire, bir müşâvere edelüm" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97b–98a ·
metinde göster ·
… yiğitleri kırkar ve ellişer dirhem tüfengleri bir darbdan mazgal deliklerinden
kotardıkça
küffâr taşrada kurşumu yeyüp meterislerinden baş gösteremezlerdi, lâkin anların …
Ammâ ertesi ale's-sabâh gördük kim kâfirin meterisleri üzre yetmiş yerde yetmiş aded gûnâ-gûn haçlı peykerler nümâyân olup her biri birer hatman u hotmana alâmetdir kim her hatman kolunda birer ikişer hurde şâhî toplar atılup cemî‘i küffâr bir ağızdan "Yajuj Yajuj" deyü çağırup aslâ tabıl çalmamışlar iken ertesi gün torompete ve dankiyo tulumların ve düdükleri ve nâkûs-ı erganonların çalup kara günlük râyihası cihânı mu‘attar edüp bildik ki {kâfirin} henüz imdâd-ı azîmleri gelüp topların atdıkça zerre kadar Özü kal‘asına zarar isâbet etmediğinden derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı muvahhidîn hamd edüp cümle paşalı sekbân [u] sarıca yiğitleri kırkar ve ellişer dirhem tüfengleri bir darbdan mazgal deliklerinden kotardıkça küffâr taşrada kurşumu yeyüp meterislerinden baş gösteremezlerdi, lâkin anların lağım hîlesinden havf edüp kal‘anın içinde dîvâr diplerinde lağım yerleri arayup kal‘a dîvârları üzre davullar koyup davullar üzre daru ve buğday döküp lağım hîlesi gözedirdik. Eğer küffâr kal‘a temelin kazup lağım ederse davullar üzre darılar kâfirin külüngi darbından sıçraşırlar. Hamd-i İlah eyle bir lağım hîlesi duyulmadı, ammâ gün be-gün kâfir kırıldıkça anlara nehr-i Özü ile imdâd ve zahîreleri gelmede, ammâ bize imdâd gelmeyüp zahîremiz tükenmede. Ve küffâr nehr-i Özü'den kal‘a içine giren su yolun bulup kesdi. Bi'z-zarûrî kuyulardan acı suları nûş {ederek} benî Âdem hayâtda olmağı ferâmûş edüp sekbân ve sarıcaların ve paşalıların atları acı su içmeden karın ağrısına uğrayup at sâhiblerinin başlarına cihân dâr-ı cahîm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58a ·
metinde göster ·
… ka sancağında harâbdır. Bunda dahi niçe bin aded gâzîler kâfirin hudûdunda olan
Kotarlar
kal‘alarına gidüp etrâf-ı diyârı nehb u gâret edüp mansûr u muzaffer geldiler. …
Sebeb-i tesmiyesi lisân-ı Boşnakca (---)(---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Islovin keferesidir. Fâtihi sene 946'da Gâzî Arnavud Memi Beğ'dir. Bu kal‘a Çîk sahrâsında şekl-i murabba‘ bir şîrîn 140a kal‘adır, lâkin bu dahi Kırka sancağında harâbdır. Bunda dahi niçe bin aded gâzîler kâfirin hudûdunda olan Kotarlar kal‘alarına gidüp etrâf-ı diyârı nehb u gâret edüp mansûr u muzaffer geldiler. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 139b–140a ·
metinde göster ·
… edir. Cânib-i şarkda Gılamuc dağlarından ve İzmiyan kûhu bellerinden tulû‘ edüp
Kotarlar
nâm mahalleye karîb Venedik körfezine mahlût olur. Ve hâlâ bu şehrin ahâlîleri …
Kal‘ası sehel taşlıca bir vâdî içre bir yalçın alçacık kaya üzre şekl-i muhammesden tûlânîce bir kal‘acıkdır kim ol kadar sûr-ı kebîr değildir, ammâ kizb harâmdır, adımlamadım. Dibinden nehr-i (---) cereyân eder bir uyûn-ı sagîredir. Cânib-i şarkda Gılamuc dağlarından ve İzmiyan kûhu bellerinden tulû‘ edüp Kotarlar nâm mahalleye karîb Venedik körfezine mahlût olur. Ve hâlâ bu şehrin ahâlîleri kal‘a-i Zadvorya'da ve kal‘a-i Kinin'de ve kal‘a-i Sin'de sinüp sine girmişlerdir, ammâ zemîn-i Sin'e girmeyenler "Âh Dirniş vâdî-i ıyş" deyü âh-ı derûn ederler. Hudâ amâr ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147b ·
metinde göster ·
… a-i Posadarya ve kal‘a-i Zemonik ve kal‘a-i Ozrin ve kal‘a-i Porodin ve kal‘a-i
Kotarlar
ve kal‘a-i Zadra, kâfirindir ve kal‘a-i Zemonik ve kal‘a-i Tin ve kal‘a-i Viren …
Kulle-i Porolok ve kulle-i Baba Ahmed ve Zadvorya kal‘ası [ve] Omiş kal‘ası ve kal‘a-i Sin [ve] kal‘a-i Kilis, kâfirde kaldı ve kal‘a-i Trogır ve kal‘a-i İspilet kâfirde kaldı ve Kamin kal‘aları ve kal‘a-i Verlika, bu mezkûrlar Kilis hâkindedirler ve kal‘a-i Kinin, Kırka sancağı tahtıdır ve kal‘a-i Nadin ve kal‘a-i İsgıradin ve kal‘a-i Sedd-i İslâm ve kal‘a-i İvarina ve kal‘a-i Karin ve kal‘a-i Posadarya ve kal‘a-i Zemonik ve kal‘a-i Ozrin ve kal‘a-i Porodin ve kal‘a-i Kotarlar ve kal‘a-i Zadra, kâfirindir ve kal‘a-i Zemonik ve kal‘a-i Tin ve kal‘a-i Virene ve kal‘a-i Ustorviçe ve kal‘a-i Karaorman ve kal‘a-i Hilevne, Kilis hâkidir ve kal‘a-i Gılamuc ve kal‘a-i Ribniçse, kurb-i şibenik ve kal‘a-i Mandalina ve kal‘a-i Marina, kurb-i şibenik ve kal‘a-i Kaminkrad ve kal‘a-i Dirniş ve kal‘a-i Solin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167b ·
metinde göster ·
köy: Beş yüz hâneli bâğ-ı İrem-misâl bir ma‘mûr karye-i kebîrdir kim müslimi ve …
Kotanı köy: Beş yüz hâneli bâğ-ı İrem-misâl bir ma‘mûr karye-i kebîrdir kim müslimi ve Sırf ve Hırvadları vardır. Bundan gayri kal‘a-i Nova etrâfında âb-ı hayât sulu bâğ-ı hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğçeler var kim hadden efzûn ve kalemden bîrûn bâğ-ı Merâmlar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… esi var kim üzerinde yedi aded balyemez topları kıble tarafında iki sâ‘at ba‘îd
Kota
köyü semtinde kuş kondurmaz topları var.
Ve kulle-i azîmleri ve burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleri var ve derûn-ı hisârda yüz otuz kadar kiremitli ve kayağan örtülü evleri ve bir Ebü'l-feth Mehemmed Hân câmi‘i ve gılâl anbârı ve su sarnıçları ve cebehânesi ve mehterhâne kullesi vardır, ammâ çârsû-yı bâzâr bezzâzistânları ve hân [u] imâretleri yokdur, lâkin başka dizdârı ve topçusu ve azebistânları olup cümle dörd yüz aded mükemmel ü mükellef ve pür-silâh gâzî yiğit askere mâlikdir. Ve kıbleye nâzır olan kapusunın önünde hırmen cirmi kadar bir azîm kullesi var kim üzerinde yedi aded balyemez topları kıble tarafında iki sâ‘at ba‘îd Kota köyü semtinde kuş kondurmaz topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… ın şehr-i Tarhu'sundan (---) menzilde Terek nehridir. Andan bir menzilde nehr-i
Kotay-ı
azîm iki sudur. İkisi de Dağıstân diyârının Karabudak Hân ülkesinden cem‘ olup …
Ve yine bu Dağıstân'ın şehr-i Tarhu'sundan (---) menzilde Terek nehridir. Andan bir menzilde nehr-i Kotay-ı azîm iki sudur. İkisi de Dağıstân diyârının Karabudak Hân ülkesinden cem‘ olup Dağıstân'ın niçe kendleri ve şehirlerin rey edüp Bahr-i Harez'e mahlût olur. Mezkûr Kotay nehirlerinin yine cânib-i şarkîsi Dağıstân pâdişâhı hükmüdür, ammâ leb-i deryâ ile şehr-i Tarhu'dan beş günde kal‘a-i Demirkapu'dur kim bu mahalde Acem ile Dağıstân pâdişâhı hem-hâkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162a ·
metinde göster ·
Ve yine bu Dağıstân'ın şehr-i Tarhu'sundan (---) menzilde Terek nehridir. Andan bir menzilde nehr-i Kotay-ı azîm iki sudur. İkisi de Dağıstân diyârının Karabudak Hân ülkesinden cem‘ olup Dağıstân'ın niçe kendleri ve şehirlerin rey edüp Bahr-i Harez'e mahlût olur. Mezkûr Kotay nehirlerinin yine cânib-i şarkîsi Dağıstân pâdişâhı hükmüdür, ammâ leb-i deryâ ile şehr-i Tarhu'dan beş günde kal‘a-i Demirkapu'dur kim bu mahalde Acem ile Dağıstân pâdişâhı hem-hâkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162a ·
metinde göster ·