… rından bir âdem kurşum ile urup şehîd olunca hemân cümle kal‘a neferâtları bizi
kovanlara
bir yaylım kurguşum urup on bir âdemleri kar üzre düşüp atları cümle kal‘a altı …
"Vurun şu gidi Rujiki Kürdlerini" deyince ibtidâ anlardan pâdişâhın kal‘asına yetmiş seksen kadar tüfeng atup kal‘a neferâtlarından bir âdem kurşum ile urup şehîd olunca hemân cümle kal‘a neferâtları bizi kovanlara bir yaylım kurguşum urup on bir âdemleri kar üzre düşüp atları cümle kal‘a altına geldiler hemân kal‘adan anlara birkaç şâhî toplar atınca anlar da bizim gibi at boynuna düşüp firâr edüp bizler kal‘a-i Ahlad'da istirâhat edüp kal‘a kapuların açup anlardan mürd olan on bir nefer âdemlerin leşlerin kal‘a dibinde kadı ve a‘yân-ı Ahlad huzûrunda keşf olunup bizlerin destine arz [u] mahzarlar verüp kal‘ayı muhâsara eden mel‘ûnları Melek Paşa'ya ve Van eyâleti müsellimine arzlar gönderüp anların mürd olanlarından bir küheylân at Menteş Bölükbaşı'nın mukaddemâ çatlayan atı yerine verdiler. Ve bir at dahi eğeri oyanıyla yedek ihsân etdiler ve dörd at dahi bisatıyla hakîre ihsân edüp üç sâ‘atden sonra bize kal‘a neferâtlarından üç yüz âdem refîk verüp cümle a‘yân u dizdâr ile vedâ[‘]laşup Van deryâsı kenârıyla (---) sâ‘atde menzil-i kal‘a-i Adilcevaz'a selâmetle dahil olup Ahlad'dan gelen refîkleri avdet etdirdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 14a ·
metinde göster ·
… kdur. Hattâ bir nev‘a bal mumu yerde biter. şiddet-i hârdan yerler yarılup anda
kovanlar
bal yeyüp yağmur yağdıkda balları eriyüp bal mumları yer yüzüne çıkup alırlar.
Me’kûlât [ü] meşrûbâtının memdûhâtından balı ve yağı ve bal mumu gâyet çokdur. Hattâ bir nev‘a bal mumu yerde biter. şiddet-i hârdan yerler yarılup anda kovanlar bal yeyüp yağmur yağdıkda balları eriyüp bal mumları yer yüzüne çıkup alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107b ·
metinde göster ·
… l-ı ganâ’imleri ganîmet olup şehri âteşe urulup ancak dağlarında bâğları ve bal
kovanları
kalup iki kerre yüz bin asker-i İslâmı balı ve balmûmusu ganîmet etdi. Ve bu ne …
Şagları ve nemeşleri ve jodoşları serdâra itâ‘at etmedikleri ecilden ma‘mûr u müzeyyenliğine nazar olunmayup cümle mâl-ı ganâ’imleri ganîmet olup şehri âteşe urulup ancak dağlarında bâğları ve bal kovanları kalup iki kerre yüz bin asker-i İslâmı balı ve balmûmusu ganîmet etdi. Ve bu nehr-i Matar cânib-i şarkda Macar dağlarından gelüp nehr-i azîm Tise'ye mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
Fa[r]gaçi eydir: "Bire çufudlar, siz bana dediniz ki ‘Türk bu kal‘ayı almağa beri tarafa on bin âdemle geçdi ve köprüyü yapamayup Tuna taşdı ve Türk şaşdı. Hemân Türk'ü varın kırın, köprü başların alın Uyvar'ın kal‘asın kurtarın’ dediniz. Size aldanup yigirmi otuz bin Hıristiyan askerimden ve bu kadar cebehâne ve hazînemden ayırup Uyvar kal‘asın askersiz kodurdunuz. Tîz şunları kazığa {urun}" deyüp iki aded mel‘ûn mürtedleri dahi kal‘a handakı kenârında 106a kazığa urdukların Fargaçi kapudanı akîbince tâ Uyvar'a varınca kovanlar nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b–106a ·
metinde göster ·
… bulmayup cihânı arı dutmuşdur, zîrâ Şem‘ûn balı pek sevdiklerinden kendiler bal
kovanları
beslermişler. Bir acâ’ib ü garâ’ib neftî reng balı olur kim bir fincân asel-i m …
Ve bu deyr etrâfındaki dağlara ve bayırlara matar-ı rahmet yağsa rûy-ı arzda olan nebâtâtın ve dırahtların be[r]klerinde(?) olan lâdenlerin ve niçe kerre yüz bin elvân ezhârâtların râyiha-i tayyibeleri insânın demâğların mu‘attar eder. Anıniçün Koçbaşı manastırı balı meşhûrdur. Hazret-i Şem‘ûn balının arılarına du‘â edüp ilâ hâze'l-ân ol asel-i zenbûrlar inkırâz bulmayup cihânı arı dutmuşdur, zîrâ Şem‘ûn balı pek sevdiklerinden kendiler bal kovanları beslermişler. Bir acâ’ib ü garâ’ib neftî reng balı olur kim bir fincân asel-i musaffâ mürevvakına kırk filcan su kosan a‘lâ lezîz şerbet olup pâlûde bir dahi olur. Tâ bu mertebe kuvvetli neftî reng balı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… ded evli ma‘mûr Urûm karyesidir. Dâğları cümle bâğlar ve zeytûn ağaçları ve bal
kovanlarıdır
. Andan cânib-i cenûba bir sâ‘at gidüp,
Menzil-i kar (---)(---) Mesoya: Hâlâ başka kazâdır kim yüz elli akçe pâyesidir. Hâ[lâ] kadısı bunda sâkin olur. Yüz aded evli ma‘mûr Urûm karyesidir. Dâğları cümle bâğlar ve zeytûn ağaçları ve bal kovanlarıdır. Andan cânib-i cenûba bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
… dağlar ve bâğlar sadâ verir. Ve hâzır helvâ gibi kurd balların arılar cem‘ edüp
kovanlar
içre yigirmişer ve otuzar vukıyye gömeç balı olur ve gâyet beyâz dülbend gibi a …
Ve bu dağlarda arılar perr ü bâli gürüldüsünden dağlar ve bâğlar sadâ verir. Ve hâzır helvâ gibi kurd balların arılar cem‘ edüp kovanlar içre yigirmişer ve otuzar vukıyye gömeç balı olur ve gâyet beyâz dülbend gibi asel-i musaffâ olup a‘yân [u] eşrâfa hedâyâ götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a ·
metinde göster ·