… rı ve dökücüyân üstâdlarından dahi kırk âdem girüp gayrı huddâmları cümle taşra
kovarlar
. Zîrâ tuç deryâsı akdıkda bed-nazar sevmez kim hadîs: Arapça hadîsi vardır.
Ba‘dehu yigirmi dörd sâ‘atden sonra sadrıa‘zama ve şeyhülislâma ve kadı‘askereyne ve niçe müstecâbü'd-da‘ve meşâyiha ve sâ’ir vüzerâlara haber olup vüzerâlar ile kârhâne içine kırk âdemden gayrı ve dökücüyân üstâdlarından dahi kırk âdem girüp gayrı huddâmları cümle taşra kovarlar. Zîrâ tuç deryâsı akdıkda bed-nazar sevmez kim hadîs: Arapça hadîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… üp, "Yürü, seni Allâh sıçan avlamak içün halk etmişdir" deyü kediyi döğüp söğüp
kovarlar
. Hattâ Banyaluka şehri halkı Bosnasarâylıyı bu kedi hakkında mezemmet edüp derl …
Ve cemî‘i zamânda kediyi sofra başına getirmezler. Eğer hatâ’en bir kedi ta‘âm başına gelirse azar edüp, "Yürü, seni Allâh sıçan avlamak içün halk etmişdir" deyü kediyi döğüp söğüp kovarlar. Hattâ Banyaluka şehri halkı Bosnasarâylıyı bu kedi hakkında mezemmet edüp derler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
Ve cümle yeniçerileri gûnâ-gûn çuka dolamalı ve zerdûz üsküflü yeniçeriler haftada dör[d] kerre alay ile dîvân kovarlar. İslâmbol'da yeniçeri odaları gibi şâhrâh üzre kâşî-i Çîn-misâl rûy-ı meh-cebîn münakkaş odaları var. Mehâbet-i İslâm içün dosta düşmana karşu tezyîn olmuş altun toplu ve şâhnişîn ve revzenli kat-ender-kat hücreleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79a ·
metinde göster ·
… . Aslâ bu dervîşin feryâdına ve yüzüne bir ferd-i âferîde nazar etmeyüp dervîşi
kovarlar
.
Hikmet-i Hudâ: Bir gece bir za‘îf beze miskîn fakîr dervîş-i dilrîş kışda kıyâmetde ac u zâc ve uryân bir kâmiyâbun dervezesine gelüp berk-i hazân gibi ol hizân dervîş ditreyüp "Şey’en lillâh" deyü feryâd eder. Aslâ bu dervîşin feryâdına ve yüzüne bir ferd-i âferîde nazar etmeyüp dervîşi kovarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 137b ·
metinde göster ·
… üp döşeğin bırağup hizmet ederler, ammâ bir fi‘l-i şenî‘ edem diyen âdemi evden
kovarlar
yâhûd katl ederler. Ammâ şılga nâm köle kızları ve oğulları anlara el uzadanlar …
Evlâd-ı ehl [ü] ıyâllerin senden sak[la]mayup yüzleri ve gözleri açık sana hizmet ederler. Ve nûr-dîde kızları seni bitleyüp döşeğin bırağup hizmet ederler, ammâ bir fi‘l-i şenî‘ edem diyen âdemi evden kovarlar yâhûd katl ederler. Ammâ şılga nâm köle kızları ve oğulları anlara el uzadanlara bir nesne demezler, ammâ anlara da kec nazar etmeyenden "Bu hacı âdemdir" deyü hazz edüp riâyet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150a ·
metinde göster ·
… er bu ağavâtları urup tahsîl etdikleri mâlları ellerinden alup ağaları vur edüp
kovarlar
. Hemân ertesi gün Kırım cezîresi içre bir gulû-yı âm hây hûy zâhir olup pür-sil …
Meğer Şîrînliler bu ağavâtları urup tahsîl etdikleri mâlları ellerinden alup ağaları vur edüp kovarlar. Hemân ertesi gün Kırım cezîresi içre bir gulû-yı âm hây hûy zâhir olup pür-silâh sadaklı ve savatlı asker kayalar başında deryâ-misâl cem‘ olup Çoban Geray oğlu hânı ve vezîri olan İslâm Ağa'yı görünüşe kapadup, "Biz bu bid‘ati etdirmeziz" deyü Tatar lisânı üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196a ·
metinde göster ·
… ağı kuyuya endikde aşağıdaki âdemler destileri su ile doldurup eşekleri kal‘aya
kovarlar
. Eşekler su ile evleri önüne geldikde segâh makâmında bir âğâze-i hımâr etdikde …
Ve kamusu beş aded dükkâncıklardır. Hân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve bâğ u bâğçeden bir eser-i binâ yokdur. Hemân susuz bir cezîredir. Suyu aşağı liman kenârında mezkûr kumsal yerdeki kuyulardan eşekler ile kal‘aya su taşır. Ammâ garâ’ib temâşâ-yı iberdir kim su getiren eşekler üzre kal‘ada su destilerin yükledüp aşağı kuyuya endikde aşağıdaki âdemler destileri su ile doldurup eşekleri kal‘aya kovarlar. Eşekler su ile evleri önüne geldikde segâh makâmında bir âğâze-i hımâr etdikde hâne sâhibi çemenderinin su ile geldiğin bilüp eşekden suyu alup yine gönderir. Eyle mu‘allem hımârları olduğundan Mora vilâyetinde darb-ı meseldir kim "Seni Avarin eşeğinden mu‘allem ederim" deyü hüddâmlarına hitâb ederler. İşde Avarin kal‘asının tâ zirve-i a‘lâsına suları bu tertîb üzre hımârlar ile çıkar. Ve her hânedânda sarnıç mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… r bir pâyeleri sütûn-ı azîme dönüp sayyâdlar ba‘zı yakında olan âdemleri ba‘îde
kovarlar
,
Bu tâ’ife bu kadar yılanları sayd edüp zenbîller ile hımârlara yükledüp Mısır'a götürürken Besâtîn nâm bir bâğ-ı İrem kurbuna geldükde yılanın biri rehâ bulup zenbîli götüren hımârı sokup fakîr hımâr tepesi üzre yıkılup tarfetü'l-ayn içre hımârın vücûdu şişüp fîl cüssesi P 201b kadar olup cân teslîm etdükde her bir pâyeleri sütûn-ı azîme dönüp sayyâdlar ba‘zı yakında olan âdemleri ba‘îde kovarlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y120b ·
metinde göster ·