… nde kemeri bendi üzre edüp ba‘dehu sağ eliyle pîrin seccâdesi üstüne el arkasın
koya
ve,
"Bismillâhi'r-rahmâni'r-rahîm" deyüp sağ elin şeddin başı altında göbeği yerinde kemeri bendi üzre edüp ba‘dehu sağ eliyle pîrin seccâdesi üstüne el arkasın koya ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149a ·
metinde göster ·
… şında bu câmi‘i inşâ eder kim bu mahalle bir şehr-i azîm edüp ismine Hasan-âbâd
koya
. Âkıbet Ebü'l-feth bu Tercân sahrâsında Hasan'ı hüsn-i nazarına komayup ne Hasa …
Menzil-i Sultân Hasan Câmi‘i: Azerbaycân pâdişâhı Sultân Uzun Hasan Şâh binâsı vâcibü's-seyr bir [câ]mi‘u'n-nûrdur. Ammâ bir kurâ içinde cemâ‘atden garîb kalmış câmi‘-i vâcibü's-seyrdir. Hasan Şâh bu mahallin âb [u] hevâsın beğenip bu Tercân sahrâsı başında bu câmi‘i inşâ eder kim bu mahalle bir şehr-i azîm edüp ismine Hasan-âbâd koya. Âkıbet Ebü'l-feth bu Tercân sahrâsında Hasan'ı hüsn-i nazarına komayup ne Hasan-âbâdı ma‘mûr oldu ve ne hüsn-i âbâdı kalup Hasan Şâh "hüsn-i tedbîr budur" deyüp Ebü'l-feth inhizâmından firâr edüp Azerbaycân'da cân verüp anda dârü'l-karâr etdi. Bu Tercân sahrâsı eyle bir hâmûn-ı ceng [u] cidâl yeridir kim hâlâ re‘âyâ vü berâyâlar çift sürerlerken zemînden âdem üstühânları bulunur ve her bâr zemînde medfûn sâhibi cengde gâ’ib olmuş mâllar ayân u beyân olur. Böyle bir ma‘reke meydânı sahrâ-yı bî-pâyândır. Bu vâdîyi ılgar ile 8 sâ‘atde ubûr idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 284b ·
metinde göster ·
… emân ol ân paşa-yı müdebbir, "Olmaya kim bir hîle ile hân, askerimiz içre asker
koya
." deyüp dellâllar nidâ etdirdi kim, "Ordu içinde hân askerinden âdem bulup kell …
Aceb hikmetdir kim hânın meterislerinden ve şehr-i Bitlîs'den asker-i Hân bizim orduya açlıkdan firâr edüp gelmeğe başladılar. Paşa istimâ‘ etdi kim niçe Kürdistân beğleri kümelerinde pinhân olmuş, niçe günden hân askeri firâr edüp gelmişlerdir, deyince hemân ol ân paşa-yı müdebbir, "Olmaya kim bir hîle ile hân, askerimiz içre asker koya." deyüp dellâllar nidâ etdirdi kim, "Ordu içinde hân askerinden âdem bulup kellesin getirirse elli altun ve bir at donluğu vardır." deyü münâdîler nidâ etdükde bir gicede üç bin kadar Hân askeri dağlara ve gayrı bâğlara firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267a ·
metinde göster ·
koya seni karşu yakaya çağıran ben idim. Sen Mehemmed Geray Hân ile şimden gerü …
"Elim başıma koya koya seni karşu yakaya çağıran ben idim. Sen Mehemmed Geray Hân ile şimden gerü karşu geçüp Dağıstân pâdişâhına gidüp dahil düşün. Osmânlı hünkârı Mehemmed Hân Mehemmed Geray Hân'ı ma‘zûl etse gerek. Sonratin Mehemmed Geray Tavustân'a gitse gerek. Sen bile gidüp yine bana cügür gel" deyü vâkı‘amı ta‘bîr etdikde hayr ola deyü 143a Fâtiha tilâvet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b–143a ·
metinde göster ·
seni karşu yakaya çağıran ben idim. Sen Mehemmed Geray Hân ile şimden gerü karş …
"Elim başıma koya koya seni karşu yakaya çağıran ben idim. Sen Mehemmed Geray Hân ile şimden gerü karşu geçüp Dağıstân pâdişâhına gidüp dahil düşün. Osmânlı hünkârı Mehemmed Hân Mehemmed Geray Hân'ı ma‘zûl etse gerek. Sonratin Mehemmed Geray Tavustân'a gitse gerek. Sen bile gidüp yine bana cügür gel" deyü vâkı‘amı ta‘bîr etdikde hayr ola deyü 143a Fâtiha tilâvet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b–143a ·
metinde göster ·
… tâ suya berâberinden kazup cümle tîn [ü] türâbların taşra atup altına desdekler
koya
koya lağım yerin tathîr edüp Hazret-i Peygamber'in defn olunduğu ol hâk-i müşk- …
"İhtimâldir, düşmen bu hâk-i amber-âsânın ka‘rından nakb edüp penâhımızın ka‘rından gireler, ana bir ilâc" deyüp bu hafr içre hazretin defn olunduğu çâr-kûşe kalın türâbı üskündürelere ve pâyendelere alup cânib-i erba‘asın ıskaralara alup bu türâb-ı mübârekenin tâ suya berâberinden kazup cümle tîn [ü] türâbların taşra atup altına desdekler koya koya lağım yerin tathîr edüp Hazret-i Peygamber'in defn olunduğu ol hâk-i müşk-i amber-i hâm sandûka-vâr bir mu‘allak şey oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y286a ·
metinde göster ·
… ya berâberinden kazup cümle tîn [ü] türâbların taşra atup altına desdekler koya
koya
lağım yerin tathîr edüp Hazret-i Peygamber'in defn olunduğu ol hâk-i müşk-i amb …
"İhtimâldir, düşmen bu hâk-i amber-âsânın ka‘rından nakb edüp penâhımızın ka‘rından gireler, ana bir ilâc" deyüp bu hafr içre hazretin defn olunduğu çâr-kûşe kalın türâbı üskündürelere ve pâyendelere alup cânib-i erba‘asın ıskaralara alup bu türâb-ı mübârekenin tâ suya berâberinden kazup cümle tîn [ü] türâbların taşra atup altına desdekler koya koya lağım yerin tathîr edüp Hazret-i Peygamber'in defn olunduğu ol hâk-i müşk-i amber-i hâm sandûka-vâr bir mu‘allak şey oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y286a ·
metinde göster ·