İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

koynu*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
68
isabet
59 cümle/beyitte
25,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
10
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6827,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 68

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“koynu*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 65b … ların sicill-i şer‘a kayd etdirüp elime pâdişâhım hüccet-i şer‘iyye aldım" deyü koynundan hücceti Sultân Murâd'a verir.
EÇS I 114b … n kadının oğlu fülân çebu hoş geldin" deyü ayağa kalkup sıçrayup reftâr ederdi. Koynu ve koltuğu mâl-â-mâl koyun ve sığır ve keçi ve kuzu ve karaca ve sığın ve ceyrâ …
EÇS II 297b … dârzâde Mehemmed Paşa'nın mektûb-ı dürer-bârların ve nâme-i muhabbet-uslûbların koynumdan çıkarup bûs-ı nâme edüp yeden-be-yed hânın destine verdim. Ol dahi ayağ üzre ka …
EÇS II 353b–355b … r dahi pîr sırrın işâret edüp cümle on iki yiğit 354b ile öpüşüp görüşüp beğe koynumdan bir Kaya Sultân yağlığı verüp cümlesi ale'l-fevr tarfetü'l-ayn içre atlarına sü …
EÇS II 361b–362a … rundan kalkup otak içre reftâr ederken hakîre yüz altun ve bir mercân tesbîh ve koynundan bir mücevher sâ‘at ihsân edüp hazînedâra "Müsâfirindir, bir hoş ikrâm edüp bir …
EÇS II 364a–365a … cümle vüzerâları birbirine kırdırmak isterler" dediğimde "Gerçeksin amma" deyüp koynundan evrâdın çıkarup "Vallahi korkmasın. Elli âdem ile dahi günden güne gezsin. Kılı …
EÇS II 373b–374b … "Evliyâm! Bana yine tesellî-i hâtır verdin. Allah senden râzî ola" deyüp Hemân koynundan bir altun mînâ zarflı sâ‘at çıkarup "Şu kendü bâğın koruğu halvasıdır. Yine san …
EÇS III 23b–24a … olup Yahûdî'ye cebel-i Gülbîn zeylinde yetişüp Yahûdî'yi ol mahalde katl edince koynundaki dördüncü şîşenin biri dahi bu Gülbin dağında kırılınca bi-emrillahi Te‘âlâ âb-ı …
EÇS III 103a–104a … ce kılıç üşürüp niçe yerden zahm-ı hurde edüp leşin harem kapusu önünde bırağup koynundan bir telhis kisesin ve sâ‘ati ve bıçağ [u] hançer yağma edüp Melek sarâyından ku …
EÇS III 103a–104a … tf eyle, pâdişâhın ayağın öperim. Hüsn-i terbiye ile hâlimizi i‘lâm eyle" deyüp koynundan mührü çıkarup verdi. İbrâhîm Ağa eydür "Sultânım, hâşâ sümme hâşâ, ben mührü al …
EÇS III 159a–159b … r. Bir yârânımızı bizim gibi kayd-bend ile huzûr-ı Süleymân Hân'a ıhzâr ederken koynundan bu Mesnevî-i Şerîfi "Al yâ İbrâhîm, sende emânet olsun. Yine Süleymân Hân huzûr …
EÇS III 159b … kesi Şeyhi Abdî Dede ile cümle görüşüp öpüşüp bilişirler. Hemân İbrâhîm Gülşenî koynundan Mesnevî-i şerîfi çıkarup Kâsımpaşa Şeyhi Abdî Dede'ye "Alın bize gönderdiğiniz …
EÇS III 159b … înâverlik ederek evrâkların perîşân edüp bizim geminin kenarına gelüp şeyh alıp koynuna koyup hünkâr huzûrunda yine sâhibine teslim ederim, deyüp kîtâbı deryâdan aldı. …
EÇS III 172a … Dervîş Mehemmed Paşa ile bizim Melek Paşa birbirlerin bağrına basup sadrıa‘zam koynundan bir hatt-ı şerîf çıkarup paşaya verdi. Paşa bûs ber-ser edüp kırâ’at etdikde "E …
EÇS III 174a … şâh, efendimize bir semmûr lipâçe dahi giydirüp ol gün iki kürk oldu. Ammâ paşa koynuna mührü kodu ammâ gûyâ bir akreb-i Kâşiyân koynuna girüp aslâ hazz etmeyüp muğber …
EÇS III 174a … l gün iki kürk oldu. Ammâ paşa koynuna mührü kodu ammâ gûyâ bir akreb-i Kâşiyân koynuna girüp aslâ hazz etmeyüp muğber-hâtır oldu. Zîrâ mâl ü hazîne tedâhülün fikr edü …
EÇS III 177b–178b … semmâma dek ol diyârlarda hükm-i hükûmât ederim" dedikde Melek Ahmed Paşa hemân koynundan En‘âm-ı şerîfin çıkarup yedi kerre el urup ve yedi kerre Kesrihâ ile yemîn-bill …
EÇS IV 216a Ve soğanı ve cacıhlı peyniri bu kavm dâ’imâ koynunda gezdirirler. Bir âdem bu kavmin önünde bir baş soğanı yumruk ile ezse ol âdemin …
EÇS IV 233a … Hudâ şâhidim ola kanım ve katlim size helâl ola. Bizi du‘âdan unutmanuz" deyüp koynundan bir eldiven çıkarup ellerine giydi ve "Bismillah ya Allah!" deyü bam-ı damdan z …
EÇS IV 290b Andan koynumdan paşanın nâmesin çıkarup hakîr bûs edüp dest-i hâna verdim. Hân dahi ve "aleyküm …
EÇS IV 292b "Genc Alî sana kurbân olsun. Meded menim dâdıma imdâd et galan." deyüp koynundan şâh sikkesiyle beş yüz mümessek kızıl altun verüp ve beş şemmâme amber ve on ad …
EÇS IV 299a … ânı yanında zânû-be-zânû olanda her danışıkda meni hâna yahşı mahtayasın." deyü koynundan üç yüz aded mümessek şâh sikke altun ve iki yüz guruş ve bir sâ‘at ve bir Gürcî …
EÇS IV 303b … Hudâ edüp eydür: "Şükür olsun kim gözüm çıkarup ödüm çıkarmadılar" deyü hakîre koynundan yedi kıt‘a elmas taş ve bir incü tesbîh ve bin altun verüp "Dehi çok şey verire …
EÇS V 5a … e İslâmbol'a gidersin" deyü elime üç yüz altun ve belime bir hoş-kadem kılıç ve koynuma bir aylı ve günlü bir cevâhir zarflı sâ‘at verdikde hakîr dahi gaş[y] olup "El- …
EÇS V 10a … ûf, pûf" ederek leşlerin ayağından yapışup çekmeğe imdâd ederken Haydar Ağa'nın koynundan sâ‘ati düşüp aldım ve kapu arasında yüzüklerin dahi aldım. Leşlerin sürüyerek n …
EÇS V 18b–19a … e alup Siyâvuş Paşa'ya mührü döndürdüler. Hele biz yarım sâ‘at 19a mührü alup koynuma koyup ve yüzün görüp çaşni helâl bir kerre mührü kokladım. Gûyâ hayâl-i hâb imi …
EÇS V 19a … r: "Hele hey sultânım, mühür bende birkaç gün kalaydı gam yemezdim. Hemân mührü koynumda bir kerre yokladım gördüm ki durur, elim koynumdan çıkardım, ‘ver mührü’ dedile …
EÇS V 19a … ydı gam yemezdim. Hemân mührü koynumda bir kerre yokladım gördüm ki durur, elim koynumdan çıkardım, ‘ver mührü’ dediler. Ol ânda yine mührü aldılar ve gitdiler. İşte ben …
EÇS V 51b … Akkirmân'a gitmede. Hakîr dahi Hân'ın dest-i şerîfin bûs edüp vedâ‘ mahallinde koynundan bir mücevher sâ‘atin ve üç yüz altun verüp du‘â-i hayriyle dest bûs edüp Akkirm …
EÇS V 62b … giderim" dedikde hemân Hân tarfetü'l-ayn içre Paşa'ya bir mektûb yazup Paşa'ya koynundan bir cevâhirli sâ‘at verüp, "Evliyâm, boş gitme. şu emâneti Paşa'ya ver" deyü ha …
EÇS V 124b Vârat'da var at tüfeği / Koynuna ko ekmeği / Kışa kalmakdan ise / Göre gör evvel gitmeği.
EÇS V 161a … tiyârları kal‘ada bırağup sarâyından çıkarken hareminden beş yüz Ungurus altunu koynuma koyup,
EÇS V 185b … bir kurşum garîb Seydî'nin memesi altına isâbet edüp "Hay meded kâfirler" deyü koynunda makramasın çıkarup kurşum zahmına sokup dal hançer olup "Bire at yetişdirin" de …
EÇS VI 44b Ol ân paşa-yı Âsaf-şân mezkûr kitâbı koynuna koyup ve bir şemmâme amber bilesince alup esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup doğru …
EÇS VI 44b … ‘atine süvâr olup doğru Şeyhülislâm Sun‘îzâde Efendi'ye varup dest bûsdan sonra koynundan Tarîkat-ı Muhammedî kitâbın gösterüp birez mütâla‘a ederken haşr u neşr ve mevt …
EÇS VI 44b … bdır. Hakkâ ki her bâr bu kitâbı okuyun" buyurduklarında Melek Paşa kitâbı yine koynuna koyup şeyhülislâma bir şemmâme amber ve bir tuhef Keşmîrî şâl verüp dediler kim …
EÇS VI 113b … m-künân oldukda hemân Şehzâde-i cüvân-baht Ahmed Giray ibn sâhib-i taht {hemân} koynundan cemî‘i Kırım a‘yânının Kalmak kâfirinden feryâdnâmelerin dest be-dest Sadrıa‘za …
EÇS VI 124a … şağı kürek başı üzre kurşum zahmından kızıl kan Ceyhûn-vâr revân oluyor. Derhâl koynumdan makramemi çıkarup iki pâre edüp atın cerâhatı olan yerine sokdum. Hamd-i Hudâ d …
EÇS VII 26a … ve zelîl ü zebûn piyâde ve yalınayak Allâh Allâh deyüp dökülerek ubûr ederler. Koynumdaki sâ‘atime nazar etdim, henüz vakt-i zuhur olup bir garîb yiğitden su’âl edüp:
EÇS VII 64b … elîmî destârı üzre cevâhirli sorguc-ı pâdişâhî takınup ve nâme-i hümâyûnu kendü koynuna sokunup nâmenin kisesi ve cevâhirli altun kozalağı paşanın yakasında görünüp se …
EÇS VII 65a … ldin ve hoş geldin" deyü paşaya vâfir ta‘zîmler etdikde hemân paşa-yı âlî-vakâr koynundan nâme-i hümâyûnu çıkarup öpüp başına koyup sağ eliyle nâmeyi krala verince kral …
EÇS VII 67a … siyâh roklalı papasdır kim her bâr boynundaki kuzuyu eline alup nazar edüp yine koynuna kor.
EÇS VII 92a Ba‘dehu koynumdan Nemse çâsârının hakîre verdiği yedi kral içün hattını Erdel kralı eline verdiği …
EÇS VII 115b Bâ-husûs Maskov kralının başvezîri olan Sarı Şeremet Vezîr Ban ki anın koynunda üç yüz kıt‘a elmâs ve yetmiş aded dürr-i yetîm incüler ve kırk kıt‘a la‘l-i Bed …
EÇS VII 123a … e kalınca hemân dâğ-ı derûnundan henüz beş altı aylık kundakdaki ma‘sûmun anası koynundan alup bu Çufud kal‘ası zindânı bâdgîrinden aşağı fırladup ma‘sûmun atar.
EÇS VII 175b … mezler. Hemân hakîr çetele münakkaş ağacı öpüp başıma koyup bir destimâle sarup koynuma koyup yine kelimât-ı gûnâ-gûnlara başladık. Elçi beğe dedi kim,
EÇS VIII 193a Ve ağzından bir ceviz kadar sarı bir taş çıkarup gözlerine sürüp yine koynuna koyup alnındaki necâseti dahi kar ile silüp döne döne paşanın yanına geldi. Ve …
EÇS VIII 198a … sa cümlemiz andan ifâde ederdik" dedikde hemân Emrem nâm atalığın meğer tevârîh koynunda imiş. Çıkarup Halîm Efendi tilâvet etdi. Meğer bu tevârîh sâhibi Emrem Atalık y …
EÇS VIII 198a … müverrih-i benâm kimesnenin te’lîfi olduğundan Emrem Koca dedelerinin te’lîfin koynundan çıkarup tilâvet olunmağa başlandı, ammâ lisân-ı Çağatay üzre bir latîf ve fasîh …
EÇS VIII 380a "Yâ kal‘ayı nice müceddeden binâ etdiniz?" dedikde hemân koynumdan Manya kal‘asının ve yetmiş yedi pâre kurâlarının eşkâlleri ve esmâlarıyla tahrî …