… r. Hudûdları Çanga balkanında mezkûr kal‘a ve handakdan tâ Alacahisâr'da despot
kral ile
müşâ idi. Bir tarafı Tuna kenarında Tolça kal‘asından Tuna kenarıyla ne kadar b …
Der-sitâyiş-i şehr-i kadîm Bürvadi, ya‘nî kal‘a-i âlî Pirevadi: İbtidâ bânisi Dobruca krallarından Helona kral binâsıdır. Ve dârü'l-mülk-i Dobruca'dır. Cemî‘i Bulkaristân-i millet-i Yunan bunun destinde idi. Bunlar dahi millet-i 109b Mesîhî'den olup İncîlî idiler. Hudûdları Çanga balkanında mezkûr kal‘a ve handakdan tâ Alacahisâr'da despot kral ile müşâ idi. Bir tarafı Tuna kenarında Tolça kal‘asından Tuna kenarıyla ne kadar büleyde kılâ‘lar var ise Semendire kralıyla müşâ olup mâbeynlerinde Sofya sahrâsında cereyân eden nehr-i Iskır hudûd olduğu Yanvan Târîhi'nde acâyib mufassal tahrîr olunmuşdur. Ve bu Dobruca kralı dâ’imâ Çınkız Hân ve Tohtamış Hân ile Akkirmân'da Kamerü'l-kamer sahrâsında ceng-i azîmler edüp İslâmbol Kostantinlerinin üzerine Tatar'ı geçirmeyüp sedd olduğundan "dobra" ya‘nî iyi kral demek olur. Krallarının karârgâhı bu Pirevadi'dir. Niçe kimesne kitâbetde Pirevâdi, niçeler Perevadi, niçeleri "Bir er var idi" yazar. Hakkâ ki Belh [ü] Buhârâ'da Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretleri Hâcı Bektâş-ı Velî'yi Rûm'a Sarı Saltık ya‘nî Muhammed Buhârî hazretlerin gönderdikde Saltık-ı Buhârî Sinop'dan Varna'ya, Varna'dan bu Pirevadi'de Dobruca krala gelüp bir ejderhâyı katl edüp bu Perevadi'de neşv [ü] nemâ bulduğundan "Bir er vardı"dan galat Pirevadi derler. Ba‘dehû sene 814 târîhinde bu kal‘ayı Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân Rûm'a halîfe iken feth etmişdir. Bâ ceng-i azîm, be-dest-i i‘ânet-i Mehemmed Beğ ibn Mihal-i Kebîr şehr-i Plevne'de medfûndur. Ba‘dehû Süleymân Hân tahrîrinde Özi eyâleti vâlîsi hükmünde paşa ve voyvadası zâbitdir. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ olup Der-i devletinde cümle nakîbü'l-eşrâflara arpalık olup nâ’ibi hükm eder. Cümle nevâhî kurâları (---) âbâdân mahsûldâr kurâlardır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Zîrâ a‘yân [u] eşrâfı ve askerî tâ’ifesi çokdur. Şeyhülislâmı ve nakîbi ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve bâcdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a–109b ·
metinde göster ·
… nâdına musırr olup eydir: "Hânım, ibtidâ Köpürlü Egre paşası iken bizim Rakofçi
kral ile
hasm idi. şimdi vezîr olup intikâm almak ister. Lütf eyle Hânım, cenâbınıza on …
Küffâr inâdına musırr olup eydir: "Hânım, ibtidâ Köpürlü Egre paşası iken bizim Rakofçi kral ile hasm idi. şimdi vezîr olup intikâm almak ister. Lütf eyle Hânım, cenâbınıza on hinto araba guruş ve Âl-i Osmân'a on araba altun ve Köpürlü'ye beş araba altun verelim ve gayrı bî-hisâb hedâyâlardan mâ‘adâ her sene Leh memleketinden Âl-i Osmân'a beşer bin kîse verelim. Biz bu Leh diyârına gelmişken boş gitmeyüp İlvov tahtın ve Daniska tahtın ve Krakov vilâyeti tahtların feth edüp her sene Âl-i Osmân'a beşer bin kîse vereceğimizi der-i devlete arz edün" deyü Hân hazretlerine altı sâ‘at niçe yüz bin şeyler arz edüp aslâ küffârın laklaka ve bakbakalarına kulak dutmayup sehel istimâletler verir şeklinde {olup} gelen kıssîs ve mitrepolid belîdleri kovup hâb-ı hargûş verüp Kırım'a döner şeklinde oldukda cümle cezîre-i Kırım'ın Karaçi halkı şıpırtma kalpakların taşlayup Hân alacığına yığınak edüp "Cılu cılu yaman yaman Hânım" deyü feryâd etdiklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a ·
metinde göster ·
… un sâhib-kırânı gidüp bu sene Erdel diyârı kâfiristânına nice girüp Kemen Yanoş
kral ile
nice ceng edüp nice kral nasb edüp bin iki yüz kîse iki yıllık harâcı nice tahs …
"Vâ hasretâ ve vâ firkatâ! Ordumuzun sâhib-kırânı gidüp bu sene Erdel diyârı kâfiristânına nice girüp Kemen Yanoş kral ile nice ceng edüp nice kral nasb edüp bin iki yüz kîse iki yıllık harâcı nice tahsîl edüp pâdişâha nice cevâb veririz" deyü herkes figân edüp perîşân olduklarında hemân hakîr bu hâli görüp atıma süvâr olup tarfetü'l-ayn içre Melek Ahmed Paşa efendimize gelüp Seydî 186a Paşa ahvâlin bir bir Melek Ahmed Paşa efendimize nakl etdiğimde aklı başından gidüp eydir: mısra‘,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 185b–186a ·
metinde göster ·
mukâbil olup yine seksen sekiz bin askeriyle on dörd bin aded Seydî Ahmed Paşa …
Dördüncü gazâmız yine ol sene-i mezbûrede bahâr eyyâmında yine Erdel vilâyeti içre Kolojvâr nâm kal‘a-i be-nâm zeylinde Rakofçi Kral ile mukâbil olup yine seksen sekiz bin askeriyle on dörd bin aded Seydî Ahmed Paşa askeri Rakofçi Kral askeriyle kâmil yedi sâ‘at ceng-i azîm (...) olup hamd-i Hudâ küffâr-ı dûzah-karâr münhezim olup karârları firâra mübeddel olup yigirmi binden mütecâviz küffâr-ı hâksâr kellesi ve yigirmi bin katana küffâr esîr ve (...) olup bakıyyetü's-suyûfları mecrûhen firâr edüp Rakofçi Kral-ı dâl dahi mecrûhen firâr edüp Vârat kal‘asına varup anda dahi havfinden karâr edemeyüp andan nehr-i Tisa kurbunda Namin kal‘ası nâm sûr-ı be-nâma varup anda mürd (...) beri tarafda küffârın ordusunu cemî‘i guzât-ı müslimîn yağmâ ve gâret ve (...) edüp yüz elli pâre alay topların ve on yedi pâre balyemez topların ve bu kadar bin araba yükü cebehâne ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtların cümle guzât-ı müslimîn ahz u kabz edüp hamd-i Hudâ bu kadar mâl-ı ganâ’imler ile diyâr-ı Erdelistân'dan mansûr [u] muzaffer yine Tımışvâr sahrâsına selâmet çıkdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 187b ·
metinde göster ·
… n bu Vinçaz kal‘asından kalkup cânib-i şimâle giderken Tatar askeri Kemen Yanoş
kral ile
tabur cengi edüp on bin esîr ile ordu-yı İslâm'a dâhil olunca asker-i İslâm içr …
Andan bu Vinçaz kal‘asından kalkup cânib-i şimâle giderken Tatar askeri Kemen Yanoş kral ile tabur cengi edüp on bin esîr ile ordu-yı İslâm'a dâhil olunca asker-i İslâm içre 5a bir sürûr [u] şâdumân ve bir ganîmet-i firâvân oldu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4b–5a ·
metinde göster ·
… halom altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup
kral ile
yek-dil [ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan …
Serdâr-i zafer-şi‘âr kal‘a-i Kihalom altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup kral ile yek-dil [ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan mâl-i pâdişâhî ve hazâ’in-i serdâr-i mu‘azzami ve gayri mâl-i vüzerâlari cümle kal‘a-i Kihalom içine koyup Hisim Mehemmed Paşa'yi ve Çatalbaş Paşa'yi ve Yentür Hasan Paşalari cümle askerleriyle kal‘a içine koyup muhâfazaci ta‘yîn etdi, ammâ nezâketle kal‘a kabza-i teshîre alinup cümle asker kal‘a altinda tinâb tinâba meks edüp kal‘aya seyr[e] gitdiler. Zîrâ bu kal‘a-i Kihalom gâyet sa‘b ve metîn hisâr-i üstüvârdir kim diyâr-i Erdel'in kilididir. Bir zemîn(?) vâdîde vâki‘ olmuşdur kim Saz Macari hâkiyle Seykel vilâyeti ve Erdel hâki arasinda üç vilâyet hudûdunda inşâ olunmuş gâyet latîf ve sîn kal‘a-i rengîn ve sengîn Şeddâdî binâ-yi metîn bir sûr-i (...). Zemîni eyledir kim iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapulu ve yedi kenîseli ve mükemmel cebehâneli havâlesiz iki kat kal‘a-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… yla meks edüp bu vâ[di]nin tâ vasatına kral askeri hepini(?) meks edüp etrâfına
kral ile
me’mûr olan mezkûr paşalar ve Tatar askerleri çet-a-çet konup kral içün azîm ot …
Menzil-i sahrâ-yı Turvin: Bir sahrâ-yı azîmdir kim gûyâ hâmûn-ı Deşt-i Kıpçak'dır. Bu sahrâ-yı lâlezârın etrâfına kol kol asâkir-i nusret-me’ser hayme [vü] hargâhıyla meks edüp bu vâ[di]nin tâ vasatına kral askeri hepini(?) meks edüp etrâfına kral ile me’mûr olan mezkûr paşalar ve Tatar askerleri çet-a-çet konup kral içün azîm otaklar ve çetr-i mülammâ‘ sokaklar kurulup kral-ı dâl bî-şân u bî-nişân muzlım şöhretiyle karâr-dâde olup tâ vakt-i zuhur oldukda bu sahrânın bir mürtefi‘ yerinde bir beyâz mermerden bilâ-teşbîh kırk kademe âlî bir minber-i bâlâ ve taht-misâl bir kürsî-i vâlâ var. Ol kürsî dahi Alman mermerinden inşâ olunmuşdur. Eğer bu minber ü kürsîyi ta‘rîf ü tavsîf etsek me’âl-i kelâm tahrîrinden kalırız. Hemân şundan ma‘lûm ola kim bir nâ-ehil ve bir bî-ma‘rifet sâde-dil ebleh âdem, bu taht ve minberi görse "Yed-i kudret ile yaradılmış" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30a ·
metinde göster ·
… diğinden asâkirin za‘afına haml edüp yine cümle küffâr tek durmayup bu kerre üç
kral ile
Budin üzre üç kerre yüz bin küffâr ile gelmede. Tekrâr,
Ba‘dehu Süleymân Hân kal‘a-i Peşte önünden nehr-i Tuna'yı ubûr edüp ol şiddet-i şitâda Keçkemet sahrâsıyla gidüp kal‘a-i Varadin cisrinden ubûr edüp Âsitâne-i sa‘âdete dâhil olunca beri tarafda yine küffâr-ı Alaman Süleymân Hân'ın Beç kal‘asın alamayup bî-feth avdet etdiğinden asâkirin za‘afına haml edüp yine cümle küffâr tek durmayup bu kerre üç kral ile Budin üzre üç kerre yüz bin küffâr ile gelmede. Tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
Pes Yanoş Krala çaşıtlar gelüp Beç Kralı Ferdinand Kral'ın üç
kral ile
Budin üzre geleceğin haber alup tâc-ı İskender Budin kralında olmak ile dörd ad …
Pes Yanoş Krala çaşıtlar gelüp Beç Kralı Ferdinand Kral'ın üç kral ile Budin üzre geleceğin haber alup tâc-ı İskender Budin kralında olmak ile dörd aded krallar kendüye mutî‘ [u] münkâdlar olup Budin altında ve derûn-ı hisârda cenge âmâde oldular. Çünki Ferdina[n]d Kral Budin kurbunda Kızıl Sahrâ nâm mahalle küffâr gelüp meks etdikde hemân Yanoş Kral ale'l-gafle Alaman Kralı Ferdinand'ı basup eyle şiş ve harba ve top ve tüfeng-i pür-ceng urur kim cümle küffâr şişden geçüp mâl [u] menâllerin bırağup kaçup dâr-ı menhûslarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… âzil ve tayy-ı merâhil ederek deryâ-misâl askeriyle Mihaç sahrâsına gelüp Lagoş
Kral ile
neberd-i azîm edüp Lagoş Kral'ın yedi kerre yüz bin leşkerin kırup Lagoş Kral d …
Hikmet-i Hudâ El-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddir, çünki Süleymân Hân kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek deryâ-misâl askeriyle Mihaç sahrâsına gelüp Lagoş Kral ile neberd-i azîm edüp Lagoş Kral'ın yedi kerre yüz bin leşkerin kırup Lagoş Kral dahi ol meydân-ı ma‘rekede dahi bir batlakda gark olup başı ârâyiş-i nîze oldukda Süleymân Hân Lagoş Kral'ın cümle atların alup kal‘a-i Budin'i feth edüp kralın atlarıyla Süleymân Hân'ın atlarına bu âhûr müyesser oldu, aceb hikmet-i Hudâ'dır. Elsine-i nâsda darb-ı meseldir kim "Evdeki hisâb bâzâra uymaz" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a ·
metinde göster ·
… th edüp Yanoş Kral'a Budin'i yine ihsân edüp ba‘dehu sene 951 {târîhinde} Yanoş
Kral ile
Yahyâ Paşazâde {Mehemmed Paşa ile} kal‘a-i Vaç'ı ve kal‘a-i Novigrad'ı ve kal‘a …
Ba‘dehu sene 934 târîhinde Sultân Süleymân Hân Budin'i feth edüp Yanoş Kral'a Budin'i yine ihsân edüp ba‘dehu sene 951 {târîhinde} Yanoş Kral ile Yahyâ Paşazâde {Mehemmed Paşa ile} kal‘a-i Vaç'ı ve kal‘a-i Novigrad'ı ve kal‘a-i Diregel'i ve kal‘a-i {Vişegrad'ı cümle} feth edüp Budin'e ilhâk edüp içine kifâyet mikdârı asker korlar. Tâ ki sene 1002 târîhinde Sultân Murâd-ı Sâlis asrında Nemse çâsârı hurûc edüp ol sene-i menhûsda küffâr-ı hâksâr taburu azîm leşker-i cünûd-ı cünübiyle kal‘a-i Novigrad üzre gelüp kâmil üç ay kal‘ayı döğüp bir yerden imdâd gelmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134a ·
metinde göster ·
… îr topları vardır, ammâ yine havâlelerinden gâyetü'l-gâye havfi olduğundan yedi
kral ile
ve Âl-i Osmân ile sulh edüp harâc ve bâc verir, ammâ yine sulh etdiği pâdişâhla …
Ve cümle (---) kal‘a kapusudur. Ve Büyük Venedik körfezi içre bir küçük körfez ağzında vâkı‘ olmuş rabât-ı metîndir. Ve cümle yedi yüz aded sağîr u kebîr topları vardır, ammâ yine havâlelerinden gâyetü'l-gâye havfi olduğundan yedi kral ile ve Âl-i Osmân ile sulh edüp harâc ve bâc verir, ammâ yine sulh etdiği pâdişâhlardan yigirmi harâc verdiği kadar mâl peyd[â] eder bir hîlekâr şeytân-ı dûzah-karâr küffâr-ı hâksârdır. Ve kal‘ası içi eyle zîk ve daracık sokaklı ma‘mûr hânelerdir kim aslâ bir hâlî ve mu‘attal yeri yokdur. İllâ siyâsetgâh meydânı ve bâzâr meydânı ve yigirmi iki manastır meydânları var. Cümleden mükellef Hersek kralının (---)(---) nâm manastırı bu kal‘aya gûyâ iç kal‘a olmuşdur. Serâpâ kubâbları kurşum ile mestûr bir deyr-i ma‘mûr, Hudâ-yı bîçûn İslâm'a müyesser edüp ma‘bedgâh-ı müslimîn ola. Bundan mâ‘adâ Venedik Pirinc-pirimlerinin ve irşek ve banlar ve herseklerin kenîseleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
… erhâş ederler kim Sultân Ahmed zamânı yine bu Kanije'ye Tiryâkî Hasan Paşa yedi
kral ile
böyle germâ-germ ceng etmemişdir, ammâ feryâdımız zahîre kılletidir ve bir ayda …
"Eğer Kanije'ye bugün ve yarın yetişirsek hoş ve illâ Kanije elden gitdi. Bu tulum ile Kanije gölünden yüzerek da‘vâ-yı merd ile cân u başım gâzîlerin ve dîn-i Muhammedî'nin uğuruna koyup kâfir içinden huzûruna geldim. Feryâdımı dinle cânım vezîr. Yedi kral üç kerre yüz bin asker ile ve yedi koldan yetmiş pâre balyemez ile kal‘ayı döğerler, ammâ kal‘ada askerimiz azdır ve zahîremiz yokdur, ammâ bârûd cebehânemiz gâyet çokdur ve paşamız Yentür Hasan Paşa ve Kanije gâzîleri ilâ hâze'l-ân altı bin asker ile şeb [ü] rûz ceng edüp küffârı Kanije gölüne komadılar ve Ölesi nâm varoşa ve Bereklik nâm mahalleye kâfiri uğratmadılar ve aşağı suya berâber topları dahi atmadılar ve şeb [ü] rûz ikdâm-ı tâm ile sa‘y [u] kûşiş edüp eyle savaş-ı perhâş ederler kim Sultân Ahmed zamânı yine bu Kanije'ye Tiryâkî Hasan Paşa yedi kral ile böyle germâ-germ ceng etmemişdir, ammâ feryâdımız zahîre kılletidir ve bir aydan berü imdâd gelmeyüp niçe yüz gâzîlerimiz top güllesinden şehd-i şehâdet piyâlesinden nûş edüp huld-i berîne gitdiler ve mecrûhlarımız ac u zâc u muhtâc oldular ve niçe yüz aded ibâdullâh cû‘dan öldüler. Yine böyle iken ta‘yîn olunan imdâdlar bir aydan berü gelmediler ve yine ahâlî-i Kanije tekâsül etmeyüp hâlâ germâ-ger[m] ceng [ü] cidâl ve harb u kıtâl ederler, ammâ efendim Kanijeli gâzîlerinin açlıkdan cânları gelmişdir. Küffâr-ı hâksâr gördü kim bu kal‘a-i Kanije bir deryâ içinde fethi günden güne müşted oldu. Âhir-i kâr mel‘ûn krallar hîleye sâlik olup bu dâm-ı tezvîri re’y-i ahsen görüp ba‘zı mekâtîbleri dürûğ-âmîzler peydâ edüp zemberek oklarıyla Kanije kal‘ası içine atdı. Hasan Paşa kuluna mektûbları getirdiler, ammâ içinde küffâr niçe hezeyân sözler yazmış. Sultânım huzûrunda söyleyecek kelimâtlar değildir" dedikde Sadrıa‘zam bu feryâda gelen ebü'l-kelâm yiğidin muntazamu'l-kelâmlarından hazz edüp "Söyle yiğit" dedikde ol fetâ-yı hâzır-cevâb eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178a ·
metinde göster ·
… -ı Sâlis asrında Arnavud Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzam iken küffâr-ı hâksâr yedi
kral ile
bu Ustolni-Belgrad'ı dörd ay muhâsara edüp bir taşın koparmağa kâdir olmayup ka …
Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında Arnavud Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzam iken küffâr-ı hâksâr yedi kral ile bu Ustolni-Belgrad'ı dörd ay muhâsara edüp bir taşın koparmağa kâdir olmayup kal‘ayı döğerken Sinân Paşa deryâ-misâl asker ile gelüp kal‘a-i Pirespirim'i ve kal‘a-i Polata'yı sene 1002 {târîhinde} alup Ustolni-Belgrad'ın istihlâsına gelirken küffâr kal‘a-i Ustolni'yi bırağup asâkir-i İslâma karşu çıkup germâ-germ savaş-ı perhâşda iken mukaddemâ pusuda olan iki bin araba yükü zahîreyi ve sekiz bin sekiz yüz piyâde askeri cümle Ustolni'ye imdâd koyup kütâ küt Sinân Paşa küffârın taburuyla ceng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Hırıştoş yaylasında Fâtih-i Egre Mehemmed Hân'ın yedi
kral ile
ceng etdiği mahalde Türk Oru nâm bir handaklı toprakdan kal‘a yapmışdır, hâlâ T …
Ba‘dehu Hırıştoş yaylasında Fâtih-i Egre Mehemmed Hân'ın yedi kral ile ceng etdiği mahalde Türk Oru nâm bir handaklı toprakdan kal‘a yapmışdır, hâlâ Türk Oru derler durur, ol dahi Menûçehr evlâdı binâsıdır. Ammâ bu kal‘a-i Egre niçe küffâr kralları ellerine girüp sekiz yüz yıl Orta Macar elinde amâr olup Erdelistân'ın Kızılelması derler, ammâ sene 959 35b târîhinde Tımışvar fâtihi Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Süleymân Hân'ın fermânıyla Egre kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam olup Tımışvar etrâflarında kırk elli pâre kal‘aları feth edüp andan Sonlok gibi bir Sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘ayı feth edüp ba‘dehu Eğri kal‘asına sarılup doğrutmak istedikde kırk gün döğüp kırk gece de asâkir-i İslâma küffârın kesret ü vefreti göz açdırmayup kırk birinci gün berf ü selc ü şiddet-i şitânın vefretinden askerin elleri ve ayakları dutmayup bî-feth avdet edüp cümle guzât Tımışvar'a çıkdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a–35b ·
metinde göster ·
Hattâ Mehemmed Hân-ı Gâzî bu kal‘a fethinden sonra Hırıştoş yaylasında yedi
kral ile
cenge teşrîf buyurduklarında Hazret-i Risâlet'in büyük sancağ-ı şerîfin cenge g …
Hattâ Mehemmed Hân-ı Gâzî bu kal‘a fethinden sonra Hırıştoş yaylasında yedi kral ile cenge teşrîf buyurduklarında Hazret-i Risâlet'in büyük sancağ-ı şerîfin cenge götürmeyüp bu câmi‘de koyup bu câmi‘deki sancak pâresin altun alemiyle götürürler. Hikmet-i Hudâ hîn-i cengde üç alemdâr şehîd olup hazîne-i pâdişâhîyi ve bârgâh-ı Âl-i Osmân'ı küffâr zabt eder. Cenâb-ı Bârî habîbi yüzü suyuna alemdârlar şehîd olunca sancağ-ı Resûlullâh yere düşmeyüp bir delikli taşa geçmiş bulunur. Hâlâ yine bu câmi‘ içre alem-i Resûlullâh vaslesi yine ol delikli taşa sırığı geçmiş durur. Ve bu ahvâli ol gazâ-yı garrâda bulunup görenlerin kırk elli âdem ihtiyârlarından istimâ‘ edüp şehâdetleriyle eylece tahrîre cür’et etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
Bir göl kenârında bir harâb deyr kurbunda meks edüp cânib-i erba‘aya karavullar gitdi, zîrâ küffârın vilâyeti içinde ve dahi sene 1005 târîhinde mâh-ı Rebî‘ulevvelin beşinci gününde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis ibn Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında yedi kral ile bizzâ[t] Sultân Mehemmed bu Hırıştoş yaylasında ceng-i azîm etdiği arbedegâhdır. Bu ceng-i azîmi niçe müverrihân-ı Rûm gûnâ-gûn tahrîr etmişlerdir, ammâ karîbü'l-ahd olup pederim merhûm Dervîş Mehemmed Ağa bile olmağile anlardan istimâ‘ etdiğimiz üzre ve bu Eğre ihtiyârları takrîri üzre sehel tahrîr edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39a ·
metinde göster ·
… âfet ederim, sabâh teşrîf buyurun" deyü paşayı da‘vet edüp paşa nola deyüp paşa
kral ile
dahi niçe gûne sulh [u] salâha müte‘allık kelimâtlardan sonra ne ta‘âm ve ne hi …
"Tîz bu sâ‘at bu otağı götürüp benim bâğçemde kursunlar. Yarın elçi paşa dostumuza bu otak içre ziyâfet ederim, sabâh teşrîf buyurun" deyü paşayı da‘vet edüp paşa nola deyüp paşa kral ile dahi niçe gûne sulh [u] salâha müte‘allık kelimâtlardan sonra ne ta‘âm ve ne hil‘at-i fâhire ihsân [u] in‘âm olmadan paşa kraldan me’zûn olup çâsâr baş açup paşaya du‘âlar eyleyüp ta‘zîm [ü] tekrîm ile yine alay ederek cümlemiz konağımıza gelüp paşanın summât-ı Muhammedîsi ta‘âmına eyle dendân urup def‘[-i cû‘] etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66b ·
metinde göster ·
… t-ta‘âm paşaya bir semmûr kürk ve on kîse ve bir hınto araba hedâyâ verüp andan
kral ile
paşa vedâlaşup yine alayımızla mehterhânemiz döğerek konağımıza geldik.
Evvelki gün elçi paşayı otakda ziyâfete da‘vet etmişdi. Bu kerre kral-ı bed-fi‘âl elçi paşaya esbâb-ı ihtişâm-ı dârât-ı azamatin göstermek içün bir cemapur keferesi gibi bir asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile ubûr etdi kim kara şapkalı küffâr cihânı dutup yetmiş yerde erganon ve torompete ve nâkûs ve borular ve tabl-ı Cemşîdler döğülerek haçlı peykerler ile cünûd-ı cünüb-i küffâr piyâde ve atlı ol kadar ubûr etdiler kim hadd-i hasrı yok idi. Ba‘dehu vakt-i zuhrda kral bir cevâhirli ve on iki atlı hınto araba ile ubûr edüp ardı sıra iki binden mütecâviz pençe-i âfitâb mûğ-pîçe gılmânlar ubûr edüp dahi ardı sıra kendü tabl u nâkûs u erganonları çalınarak güzer edüp bâğ-ı Merâm'ına vardıkda hemân ol ân başkomsar gelüp elçi paşayı ziyâfete da‘vet etdikde hemân paşa-yı müdebbir cümle alayıyla pür-silâh sâde mehterhâne faslı ederek çâsârın bâğına varup çâsâr ayağa kalkup yine tahtına oturup paşa içün Osmânlı tarzı otak yanında bir otak ve bir cerge kurup yerlerinde oturup ta‘âm-ı firâvân geldi, ammâ cümle bizim aşçılar ta‘âm-ı gûnâ-gûn pişirmişlerdi. İki sâ‘at kâmil Ma‘dî-kereb gibi ta‘âmlar yenüp çâsâr yalnız başlı başına yeyüp ba‘zı ta‘âmlardan mahabbeten paşaya altun ve cevâhirli tabaklar ile ta‘âmlar gönderüp ba‘de't-ta‘âm paşaya bir semmûr kürk ve on kîse ve bir hınto araba hedâyâ verüp andan kral ile paşa vedâlaşup yine alayımızla mehterhânemiz döğerek konağımıza geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68a ·
metinde göster ·
… dahi bir taht-ı kehribâ üzre oturup kral musâhibi olur şekilli olup niçe zamân
kral ile
hüsn-i ülfet etdik.
Bu gûne mu‘ârazalarımız kral istimâ‘ edüp elçi paşanın izniyle her bâr kral hakîri huzûruna da‘vet edüp hakîr dahi bir taht-ı kehribâ üzre oturup kral musâhibi olur şekilli olup niçe zamân kral ile hüsn-i ülfet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70b ·
metinde göster ·
… kalkarız" dediklerinde hemân cümle a‘yân-ı Beç ile ve cümle vüzerâ vü vükelâ ve
kral ile
ve anası ile vedâlaşup yine ihsânlar alup bizim elçi paşadan dahi izin alup bir …
"Safâ geldin ve hoş geldin bizimle bile gidüp vilâyetlerimiz görüp zevk u safâlar edersin. Hemân hâzır ol bu bâzârertesi gün bu Beç'den kalkarız" dediklerinde hemân cümle a‘yân-ı Beç ile ve cümle vüzerâ vü vükelâ ve kral ile ve anası ile vedâlaşup yine ihsânlar alup bizim elçi paşadan dahi izin alup bir kîse harc-ı râh ve bir küheylân esb-i sabâ-sür‘at ihsân edüp gulâmlarıma ve hakîre birer kat esbâblar dahi verüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
… re kal‘ası kurbunda Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis kim fâtih-i Eğre'dir, anın yedi
kral ile
ceng edüp bozulduğu ve sonra kâfiri münhezim etdiği Hırıştoş yaylasında Menûçeh …
Ve hâlâ bu toprak kal‘aları bir varoş-ı azîmdir, ammâ topları ve tüfengleri yokdur. Ve hâlâ Varat kal‘asındaki Köpürlü Mehemmed Paşa câmi‘inin evkâfıdır. Lâkin re‘âyâsı Macar'dır, hâki Hayduşak toprağıdır. Ammâ bu Tatar kal‘asının bir eşi dahi Eğre kal‘ası kurbunda Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis kim fâtih-i Eğre'dir, anın yedi kral ile ceng edüp bozulduğu ve sonra kâfiri münhezim etdiği Hırıştoş yaylasında Menûçehr evlâdlarının bir kal‘ası dahi toprakdandır, ol dahi harâb-ender-harâbdır, ammâ bu Hayduşak'daki ana göre ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90a ·
metinde göster ·